Adnan Sak ile anılar Cezayir’deki balıkçı gemisini Türkiye’ye getirişim
**
Bu anlatı, Cezayir’de inşa edilen bir balıkçı gemisini Türkiye’ye getirişimi konu almaktadır. Geminin yapımından denize indirilmesine, Cezayir’de bekleyişinden Türkiye’ye ulaştırılmasına kadar yaşananları kendi hatıralarıma dayanarak aktarıyorum.
KURULUŞ VE İNŞA SÜRECİ
Ufuk Mayna Denizcilik ve İlhan İşbilen tarafından Cezayir’de kurulduğu belirtilen Burç Türk Maritime tersanesinde bir balıkçı gemisi inşa edilmeye başlandı. Geminin ilk kaynağının, dönemin TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Kasım 2006’daki Cezayir ziyareti sırasında yapıldığı yönündeki bilgi o dönemde anlatılanlar arasındaydı.
Gemi 2008’de tamamlanarak Cezayir’de denize indirildi. Ancak çeşitli hazırlıklar ve işlemler nedeniyle hemen faaliyete geçemedi. Geminin denize indirilmesinden sonra Türkiye’ye getirileceği günü beklemeye başladık.
CEZAYİR’DE BEKLEYİŞ
Gemi, Cezayir’deki bir balıkçı barınağında bir süre kullanılmadan kaldı. Teknenin eksiklerinin tamamlanmasını ve yola çıkabilecek duruma gelmesini bekliyorduk.
Bir süre sonra geminin Türkiye’ye getirilmesi gündeme geldi. Kaptan olarak dört kişilik ekiple Cezayir’e gittim. Yaklaşık 15 gün boyunca hazırlıklarımızı yaptık. Amacımız gemiyi teslim almak, denize çıkarmak ve Türkiye’ye ulaştırmaktı.
Cezayir’de geçirdiğimiz bu 15 günlük süreç, geminin bulunduğu yerden çıkarılması için yaptığımız hazırlıklar ve karşılaştığımız güçlükler başlı başına ayrı bir yazı konusudur.
CEZAYİR SAHİLLERİNDE İKİ GÜNLÜK KAÇIŞ
Cezayir’deki makamlar geminin ülkeden çıkarılmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Buna rağmen geri adım atmadık. Gemiyi bulunduğu yerden çıkardıktan sonra Cezayir sahillerinde yaklaşık iki gün boyunca kaçış hâlinde ilerledik. Bu süreçte hem takip edilme endişesi yaşadık hem de gemiyi güvenli biçimde açık denize ulaştırmaya çalıştık.
Cezayir sahillerindeki bu iki günlük kaçış macerası, geminin Türkiye’ye getiriliş sürecinin en zorlu ve en riskli bölümünü oluşturdu. Geminin bayrak, seyir ve sertifikasyon belgeleri tamamlanmış değildi. Ancak bütün zorluklara rağmen tekneyi Türkiye’ye ulaştırmaya kararlıydım.
ALTI GÜNLÜK YOLCULUK
Yolculuk yaklaşık altı gün sürdü. Cezayir, Tunus, İtalya, Yunanistan ve Türkiye çevresindeki deniz alanlarından geçtik. Kaptan olarak rotayı ben yönetirken, diğer ekip üyeleri vardiya, makine, yakıt ve kumanyayla ilgilendi.
Yolculuk boyunca hava ve deniz şartlarını dikkatle takip ettik. Teknenin uzun ve zorlu bir rotayı tamamlayarak Türkiye’ye ulaşması, ekip olarak bizim için büyük bir başarıydı.
TÜRKİYE’YE VARIŞ
İstanbul’a ulaştığımızda gemiyi sahibi olarak bildiğim İlhan İşbilen’e teslim ettim. Gemi bir süre Bebek Koyu’nda kaldıktan sonra Rumeli Feneri Balıkçı Barınağı’na götürüldü. Benim gemiyle olan hikâyem burada sona erdi.
SONUÇ
Cezayir’de büyük umutlarla inşa edilen bu balıkçı gemisi, uzun bir bekleyişin ardından Türkiye’ye getirildi. Cezayir’de yaklaşık on beş gün süren hazırlıkların ardından gemiyi bulunduğu yerden çıkardık ve Cezayir sahillerinde iki gün süren zorlu bir kaçışın ardından açık denize ulaştık. Daha sonra yaklaşık altı gün süren deniz yolculuğunun sonunda İstanbul’a vardık.
Teknenin adı “Manisa” olarak konmuştu. Bu ismin Bülent Arınç ile İlhan İşbilen arasındaki samimiyetle bir bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum. Benim açımdan bu hikâyenin en önemli noktası, Cezayir’de bekleyen tekneyi çıkararak Türkiye’ye getirmeyi başarmış olmamızdır.
Geminin sonraki akıbeti hakkında bilgim yoktur.
Cezayir’de geçirdiğimiz 15 gün ve sahillerde yaşadığımız iki günlük kaçış ise bu anlatının en gerilimli bölümünü oluşturuyor. O günlerde neler yaşadığımızı, hangi güçlüklerle karşılaştığımızı ve gemiyi nasıl barınaktan çıkardığımızi ayrı bir yazıda anlatacağım.
Fotoğraf: Adnan Sak, Cezayir’de. 1997
EDİTÖR NOTU..
Cezayir'de "kaçak avcılık" iddiasıyla alıkonulan ve 9 yıllık hukuki sürecin ardından Temmuz 2018'de Türkiye'ye getirilen "Manisa" isimli balıkçı gemisi, iki ülke arasında krize yol açan bir orkinos avcılığı davasının ardından yurda dönmüştür
Akua Group AŞ'ye ait Türk gemileri, 2008 yılında Cezayir devletinden alınan izinlerle orkinos avcılığı yapmak ve yerel balıkçılara eğitim vermek üzere Cezayir'e gitmiştir. (Bilgiler alıntıdır)
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Milletin genetiğine bastırılan ithal elbise ve ‘güven’ dinamiti 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Böl, parçala ve yönet tiyatrosu 09 Ekim 2026 Cuma
- İtalyan insafı değil, sistem iflası 30 Eylül 2026 Çarşamba
- Bağlama: İnsanın içinde söylenmeyen kalan sesi 25 Eylül 2026 Cuma
- Tarla ile market arasında kim kazanıyor? 18 Eylül 2026 Cuma
- Etin fiyatı kasapta değil merada başlar 10 Eylül 2026 Perşembe
- Mümkün olanı inşa etmek 04 Eylül 2026 Cuma
- Karadeniz'in bitmeyen hırçınlığı 02 Eylül 2026 Çarşamba
- Malazgirt ruhu ve asla bükülmeyen Türklük 29 Ağustos 2026 Cumartesi
- Gürültünün bittiği yerde sorular başlar 26 Ağustos 2026 Çarşamba