YÜZYILLIK KOMPLO: KÜRESEL KISKAÇTA BİR ÜLKE Gördüğümüz her şeyin büyük illüzyonu!
**
Bakın, yüzyılın başından beri bu topraklarda oynanan büyük oyunu net bir şekilde görmemiz gerekiyor.
Benim tezim açık: Karşımızdaki sistem, *Sabetay Sevi'ye dayanan o derin devletin eseriydi. Bu yapı, sadece siyaseti değil, devletin kritik kurumlarını da ele geçirmiş durumdaydı. Eskiden MAĞ, sonra MAH, şimdi MİT dediğimiz yapı, Dışişleri'ndeki o kendilerine "Monşer" diyenler... Sanayimiz, bankalarımız, hatta paramızın değeri bile o zamanlar onların kontrolünde idi. Unutmayın, paralarımız ve altınlarımız son dönemlere kadar rehin tutuluyordu!
OSMANLI'NIN BORÇ SARMALI VE GÜÇ KAYBI: İÇTEN GELEN YIKIM
Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkılış sebebi, dışarıdan gelen bir zorlama değil, içimizdeki bu yapıların kararıydı. Bizi borçlandırdılar, özellikle de **Kırım Harbi sırasında. Bu borçlar yüzünden yıllarca başımızı kaldıramadık. Oysa eskiden güçlüydük, İpek Yolu bizden geçiyordu. Ancak buharlı gemilerle birlikte deniz yolu ticareti hayatımıza girdiğinde, okyanuslara hükmeden Britanya kazandı. Yelkenli kalyonlarımızı vurdular, ticareti denize kaydırdılar ve Güneş Batmayan İmparatorluklarını kurdular. 1700'lerden 2000'lere kadar, o Windsor Hanedanları bu dünyayı kapitalizm ve emperyalizmle sömürdü.
KÜRESEL DİNİ TESVİYE VE TAPINAKÇI TEZGÂHI
Bu küresel yapının bir ayağı, "kıskaçta" kalan ***Tapınakçıların sülalesidir. Diğer yarısı ise hanedanlardır ve hâlâ büyük komploları yönetmeye devam etmektedirler. İşte bu noktada Türkiye, geride kalan hanedan tayfasıyla ve Vatikan'la taktiksel bir işbirliği içindedir. Vatikan’ın bu oyundaki rolü şudur: Kendi tebaalarının kiliselerden hızla uzaklaşması sebebiyle Hristiyanlığı tasfiye etme kararı almışlardır. Bu boşluğu doldurmak için, İslam'ı tahrif ederek ve mistik bir kisveye büründürerek "çakma İslâm"a dönüştürme planları vardır. Nihai hedef, tek tip, kontrol edilebilir bir global inanç sistemi kurma operasyonudur.
CUMHURİYET PERDESİ VE KÜRESEL GÜÇLERE HİZMET
O büyük oyun Cumhuriyet kurulduktan sonra da devam etti. Asıl iddia şudur: Atatürk’ün ismi ve Kemalist ideoloji perdesi, Türkiye’yi asıl kurucu felsefesinden koparmak ve onu küresel güçlerin (ve bu anlatıda sıkça adı geçen İsrail'in) politikalarına entegre etmek için kullanıldı. Bürokraside, orduda, yargıda ve Dışişleri'nde yuvalanan o zümreler, kendilerini milli ilke bekçisi olarak konumlandırdılar; ancak kararlarıyla ülkeyi daima küresel sermayenin ve Batı'nın güdümünde tuttular. Milli sanayileşme çabaları dahi, bu vesayet sistemi tarafından ya yavaşlatıldı ya da engellendi.
KAPİTALİZM ADLI KÖLELİK SİSTEMİ VE İLLÜZYON
Bugün yaşadığımız tüm sıkıntının kökeninde, adını Kapitalizm koyduğumuz bu sistem var. Ekonomimiz onların elinde! "Paranın değerini düşürdüm" dediklerinde, benim refahımı, benim emeğimi çaldım demektir. Sen fakirsin! Bu kıskaçtan çıkmadan refaha ulaşmamız mümkün değil.
Ukrayna savaşmasına rağmen parası bir şekilde değerini korurken, bizde savaş yok, işgal yok, üretim yapıyoruz; ama paramız değersiz! İşte size illüzyonun kanıtı: İnsanlar geçinemiyor, çünkü rejimin, yani sistemin ve bankaların kontrolü onlarda. Bizi bu kıskaçta tutan, üretimimiz değil, finansal sistemin kendisidir.
KIRILMA NOKTASI: 15 TEMMUZ VE GERÇEK KURTULUŞ
Bu küresel hizmet zinciri, 15 Temmuz 2016 darbe girişimiyle zirveye ulaştı. 15 Temmuz, sadece bir askeri hareket değil; yüz yıllık bir küresel hizmetin son ve en büyük kalkışmasıydı. O gece başarısız olan, Kemalist/Laiklik perdesi altında, küresel güçlerin maşalığını yapan yapıların ta kendisiydi. 15 Temmuz’un bastırılması, bu karanlık vesayet sisteminin nihayet kırıldığı, Türkiye’nin borç sarmalından ve küresel boyunduruktan gerçek manada kurtuluş yoluna girdiği an olarak yorumlanmaktadır.
*Sabatay Sevi, Yahudi din adamı ve tarikat lideriydi. Sabatay Sevi 17. yüzyılda Osmanlı topraklarında, İzmir Agora'da doğdu. 22 yaşında Mesihlik iddiasında bulundu. Dünyayı kötülüklerden arındıracağına, tüm Yahudileri mukaddes İsrail'e götürerek orada yeniden tapınağı inşa edeceğine inanıyordu. Yahudiliği ikiye böldü (Kaynak: Vikipedi)
**Kırım Harbi, Kırım Savaşı, 4 Ekim 1853-30 Mart 1856 tarihleri arasındaki Osmanlı-Rus savaşıdır.
***Tapınakçılar; Tapınak Şövalyeleri, resmî adıyla Süleyman Tapınağı ve İsa'nın Fakir Askerleri, 1119 civarında Kudüs'te kurulan bir Hristiyan askeri tarikattır. Haçlı Seferleri sırasında önemli bir rol oynamış ve Hristiyan hacıları korumak ve Kutsal Toprakları savunmak için savaşmışlardır
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Bir Devrin Sonu ve Allah’ın Adaletinin Tecellisi 09 Mart 2026 Pazartesi
- Çayın Demi, Kahvenin Gamı 07 Mart 2026 Cumartesi
- Türk asrının şafağı 06 Mart 2026 Cuma
- İki kavmin gizli savaşı ve dünyanın kaderi 05 Mart 2026 Perşembe
- Türkiye’nin adalet terazisi 04 Mart 2026 Çarşamba
- Güç sarhoşluğu ve fitne kıskacında bir coğrafya 26 Şubat 2026 Perşembe
- Büyük Türk restorasyonu 21 Şubat 2026 Cumartesi
- Mola yerlerinde ve terminallerde sessiz protesto! 17 Şubat 2026 Salı
- Harita operasyonu: İmparatorlukların dönüşü 14 Şubat 2026 Cumartesi
- Dijital Bataklıkta Katledilen Masumiyet 01 Şubat 2026 Pazar