YENİ DÜNYA DÜZENİNE DOĞRU: Medeniyetlerin çatışması ve küresel hegemonyanın sonu

08 Aralık 2025 06:10
Adnan Sak, yazdı...

***

Uzun asırlar boyunca hüküm sürmüş, üç kıtaya yayılan ve cihanşümul bir etki yaratmış imparatorluk mirasına yöneltilen nefret ve düşmanlık, köklerini inkâr eden ve tarihsel sürekliliği reddeden bir zihniyetin ürünüdür. Bu zihniyet, 600 senelik bir saltanatı, sert eleştiriler ve aşağılamalar üzerinden yıpratıp tüketme gayretindedir. Kimliklerini "Türklüğü korumak" adı altında gizleyen bu ayrıştırıcı yaklaşım, hanedanlar ve padişahlar üzerinden geçmişi hedef alarak toplumsal yapıyı bölme ve karalama çabasıdır; bu, Türk Milletini salamuraya yatırılmış gibi pasifize eden uzun bir uyku döneminin ardından gelen bir itirazdır.

​JEOPOLİTİK DÖNÜŞÜM: ABD HEGEMONYASININ ÇÖKÜŞÜ

​Küresel dengeler sarsıcı bir hızla değişmektedir. Önümüzdeki dönem, mevcut süper gücün tasfiyesine ve dünya siyasetinde yeni bir merkezin yükselişine sahne olacaktır. Amerika Birleşik Devletleri (ABD), 38 trilyon dolarlık devasa borç yükü altında, teknolojik olarak geride kalmıştır. ABD'nin eski, ağır silah teknolojilerine saplanıp kalması ve Pentagon çevrelerinin "büyük savaş" korkusu yayarak bu köhne silahları satma çabası, içinde bulunduğu bataklığı gözler önüne sermektedir.

Sahada ise durum farklıdır: Afrika'dan Ortadoğu'ya kadar geniş bir coğrafyada, ABD'nin tetikçisi olarak görülen yerel güçler (BAE'ler, Suudlar gibi) yenilgiye uğramaktadır. Irak'ta yaşananlar, ABD'nin askeri üstünlüğünün sarsıldığının somut kanıtıdır. Görünmez, konvansiyonel olmayan ve bilinmeyen silahlar kullanılarak Amerikan üslerinin iz bırakmadan yok edilmesi, teknolojik üstünlüğün el değiştirdiğinin kesin işaretidir.

​Bu durum, ABD'nin artık "efendileri" için yüksek maliyetli bir küresel jandarma yükü haline geldiğini göstermektedir. Bu gücün son hizmetleri, vekâlet savaşları (İsrail-Filistin, Ukrayna-Rusya) üzerinden yürütülmektedir; bu çatışmaların ardından yeni küresel aktör hakem rolünü üstlenecektir. Haritalar 1944'ten bu yana olduğu gibi sabit kalsa da, esas değişim nüfuz alanlarında olacaktır. Dünya, yeni bir medeniyetin küresel etkisine açılmıştır.

​İNANÇLARIN DEĞİŞİMİ: BİN YILLIK FORMATLAMA DÖNGÜSÜ

​Tarihsel bir örüntüye göre, büyük organize dinler yaklaşık her bin yılda bir, dış müdahalelerle değiştirilip bozulmaya çalışılmaktadır. Bu, inançları ve toplumsal yapıyı kontrol etme çabasının bir parçasıdır.

​Hristiyanlık: İsa'dan sonra Roma'da, pagan Mitra dininin ögeleriyle harmanlanarak temelden bozulmuş;

Yahudilik: Tevrat'a yapılan müdahalelerle özünden uzaklaştırılmıştır.

​Üçüncü bin yıla girerken, bu formatlama çabası İslam üzerine yoğunlaşmıştır. Kutsal kitaba doğrudan dokunamayanlar, inancın içine sızarak "çakma İslam" türevleri yaratma ve asıl inancı bozma hedefini gütmektedirler. Mezheplere ve tarikatlara bölünmeler, bu manipülasyonun uzun süredir devam eden bir sonucudur. Amaç, İslam'ı mistik, Bektaşi, Hristiyan veya Yahudi (Judik-İslam) unsurlarla harmanlanmış, Peygamber merkezli olmayan bir inanç yapısına dönüştürmektir. Nitekim Fethullahçı yapının kelime-i şahadette Peygamberi dışlayan tavrı, bu gayretin somut örneklerinden biridir.

​Bu eylemler, kendini Tanrı'yı kıyamete zorlamak olarak tanımlayan gizli, ezoterik grupların (Tapınakçılar) işidir. Her bin yılda bir bu bozma teşebbüsünde bulunurlar.

​ALTIN ÇAĞ VE MEDENİYETİN KILICI

Peygamberler zinciri, Son Peygamber Hazreti Muhammed ile tamamlanmıştır. Artık peygamber gönderilmeyecektir.

​Yeni başlayan bu dönem, "Kün medeniyeti çağı" olarak adlandırılan, bolluğun ve refahın yaşanacağı bir Altın Çağ ve Cennet Çağ beklentisidir.

Bu, aynı zamanda Âhir Zaman olarak da anılan büyük hesaplaşma ve dönüşüm dönemidir. Bu yeni medeniyetin kuruluşunda ve korunmasında, bir ulus medeniyetin kılıcı rolünü üstlenerek tarih sahnesindeki yerini alacaktır. Türkler, bu büyük dönüşümün ve yeni dünya düzeninin temel taşı, medeniyetin koruyucusu ve kurucusu olarak varlığını sürdürecektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X