Komedi, açmaz, hezimet Siz ne izliyorsunuz. Biz ne izliyoruz
**
İşte iki gün sonraki rakibin kalesini kendi elinle güçlendirme saçmalığını da tam odağa alan, son derece vurucu ve eksiksiz metin:
Erteleme komedisi, rotasyon açmazı ve ibretlik hezimet: siz ne izliyorsunuz, biz ne izliyoruz
Daha ligin birinci haftası!
Gözlerimizi açmışız, yeni sezona büyük umutlarla başlıyoruz... Ama bizimkilerin aklı sahadan çok masada! Hafta içi Salı günü Lyon'la Avrupa maçı var diye daha ilk haftadan Federasyonun kapısına dayanıp "Maçımızı erteleyin" diye başvuruda bulunuyorlar.
Yahu Allah aşkına, sezona yeni girmişsin, futbolcuların deposu tıklım tıklım dolu. Daha ligde siftah yapmadan erteleme istemek nedir? Bu nasıl bir özgüvensizlik, nasıl bir acziyettir?
TFF haliyle bu isteği reddedince ne oluyor peki? B Planı var mı? Yok! Panik başlıyor... "Erteletemedik, o zaman rotasyona gidelim!"
Sen ne zaman koştun, ne zaman hırpalandın da "rotasyon" lüksüne soyunuyorsun? Hangi ara maç eksiğini tamamladın da Lyon maçının korkusuyla lige havlu atar gibi kadro çıkarıyorsun? Bu anlayışla, bu erteleme kafasıyla Lyon’u geçip Şampiyonlar Ligi’ne kalsan ne olur, kalmasan ne olur? Devler Ligi'nde her üç günde bir maça çıkarken TFF’den ligi komple dondurmasını mı isteyeceksiniz?
Basın toplantısına çıkıp "Futbolcular yoruluyor, fikstür sıkışık..." diye masal anlatmak kolay. Peki sahadaki akıl tutulmasına ne diyeceksin?
Rakip zaten kalesinin önüne otobüsü çekmiş, kilitlenmiş, tamamen kapalı defans yapıyor. O etten duvarı ince bir zekayla, tek bir pasla, çalımla çözecek en önemli adamın Asensio... Sen gidip tam da o adamı kenara alıyorsun! Çözüm üretecek beyni sahadan çekip, takımı kör dövüşüne mahkûm ediyorsun.
Açık ve net söyleyelim: Bu mağlubiyet ve bu taktik fiyasko tamamıyla Hocaya yazılır! Daha ilk haftadan, küme düşmesi şimdiden belli gibi duran Gençlerbirliği’ne yeniliyorsan, Lyon maçını bahane edemezsin!
Ve işin en acı, akıllara zarar yönetimsel basiretsizliği...
Daha iki gün sonra maç yapacağın adamların gidip kalesini güçlendiriyorsun! İrfan Can Eğribayat’ı kendi elinle rakibe veriyorsun; adam geliyor sana karşı kalede panter kesiliyor, senin hücum hattını tek başına durduruyor ve seni deplasmanda mağlup ediyor! Kendi rakibine kendi silahını temin edip kendini vurdurmak nasıl bir akıldır? Sahadaki taktik hezimet ve erteleme komedisi Hocaya yazılıyorsa; iki gün sonra karşılaşacağın rakibin kalesini güçlendirip seni mat ettiren bu plansızlık da doğrudan Aziz Başkana yazılır!
Biz ekran başında kahrolurken, bu erteleme sevdalılarının ve rotasyon akrobasisi yapanların bu rahatlığı kabul edilebilir değildir. Ya bu formanın, bu armanın büyüklüğüne yakışır mücadele edin ya da "çok yoruluyoruz" bahanesini bırakıp bu işi hakkıyla yapacak olanlara kulübeyi devredin!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Milletin genetiğine bastırılan ithal elbise ve ‘güven’ dinamiti 10 Ekim 2026 Cumartesi
- Böl, parçala ve yönet tiyatrosu 09 Ekim 2026 Cuma
- İtalyan insafı değil, sistem iflası 30 Eylül 2026 Çarşamba
- Bağlama: İnsanın içinde söylenmeyen kalan sesi 25 Eylül 2026 Cuma
- Tarla ile market arasında kim kazanıyor? 18 Eylül 2026 Cuma
- Cezayir’deki balıkçı gemisini Türkiye’ye getirişim 16 Eylül 2026 Çarşamba
- Etin fiyatı kasapta değil merada başlar 10 Eylül 2026 Perşembe
- Mümkün olanı inşa etmek 04 Eylül 2026 Cuma
- Karadeniz'in bitmeyen hırçınlığı 02 Eylül 2026 Çarşamba
- Malazgirt ruhu ve asla bükülmeyen Türklük 29 Ağustos 2026 Cumartesi