YÜZ YILLIK ZİNCİRİN KIRILIŞI Türk asrının şafağı

06 Mart 2026 03:35
Yüz yıldır "hasta adam" dedikleri dev uyandı ve şimdi mülküne sahip çıkıyor. Batı'nın kapısında icazet bekleyen o eski Türkiye prangalarından kurtuldu; artık rotayı başkaları değil, biz bizzat kendimiz çiziyoruz.

**

​Tam 100 yıl boyunca bu asil millete biçilen "sefil kader" gömleğini bugün bir daha dikilmemek üzere yırtıp attık. Bizi ihtilallerle boğmaya, suikastlerle içimizi oymaya, ambargolarla ruhumuzu teslim almaya çalışan o Siyonist ligin kurduğu çark artık dişli tutmuyor. Dünyayı bir korku tüneline hapsedip, sahte balon maketlerle başımıza dikilenlerin aslında ne kadar aciz, ne kadar sığ ve ne kadar amatör olduklarını tüm çıplaklığıyla gördük. Yüzyıllardır dünyaya fitne ve fesat yayanlar, bugün kendi kendilerini kırma noktasına geldiler; tıpkı arka sokakların yaramaz çocukları gibi birbirlerini kırıyor, kurdukları o kirli düzenin enkazı altında kalıyorlar. Bu zavallıların sergilediği o danışıklı dövüş tiyatrosu artık ifşa olmuştur; tezgâhladıkları o sahte gerilim düzeni, Türk’ün feraseti karşısında darmadağın olmaya mahkûmdur. Onların "böl, parçala ve yönet" taktikleri bitti; çünkü artık karşılarında zayıf ve güçsüz bir figüran değil, oyunu kuran ve masayı yumruğuyla deviren Yiğit Türkiye var!

​Hâlâ eski korkuların gölgesinde yaşayanlar, "İran’dan sonra sıra bize gelir mi?" diye titreyenler bilsin ki; bizi sıraya dizecek bir babayiğit artık yeryüzünde kalmadı. Biz o sırayı çoktan bozduk, yerine kendi nizamımızı kurduk. Arka sokaklarda fısıltıyla kurgulanan o kirli pazarlıklar, bizim sarsılmaz irademize çarpıp geri dönüyor. Bugün savunma sanayimizin çelik pençesi gökyüzünde mühür vuran Kaan ve Kızılelma ile, denizlerdeki kalemiz TCG Anadolu ile tahkim edilmiştir. Kendi mühimmatını yapan, kendi enerjisini Karadeniz'in derinliklerinden, Gabar'ın bağrından söküp çıkaran bu devlet; artık ambargolarla parmak sallanacak, üç beş kuruşla terbiye edilecek veya birbirini yiyen o yaramaz çocukların sahte sokak oyunlarıyla korkutulacak bir ülke değildir.

​Biz bugün sadece sınırlarımızı korumuyoruz; Türk Devletleri Teşkilatı ile Adriyatik’ten Çin Seddi’ne bir gönül hattı çekiyor, Afrika’da asırlık sömürgecilerin kibrini yerle yeksan ediyor, mazlumların duasında sarsılmaz bir kale gibi yükseliyoruz. Ortada bir oyun vardı ve o oyun bitti; şimdi gerçek var, şimdi dik duran, her türlü vesayeti elinin tersiyle iten ve alayına racon kesen bir Türkiye var. Farkında olmayanlar uykularından uyansın; biz çoktan dünyayı sıraya dizmişiz, küresel sistemin çarklarına Türk’ün çeliğini sokmuşuz da haberleri yok!

​Yüz yıldır "hasta adam" dedikleri dev uyandı ve şimdi mülküne sahip çıkıyor. Batı'nın kapısında icazet bekleyen o eski Türkiye prangalarından kurtuldu; artık rotayı başkaları değil, biz bizzat kendimiz çiziyoruz. Uzaydan siber vatana, yer altındaki zenginliklerimizden gökyüzündeki hâkimiyetimize kadar her noktada tam bağımsızlık meşalesini yaktık. Bu yüzyıl bizimdir, bu şafak Türk’ün şafağıdır ve bu yürüyüşü durdurmaya artık hiçbir fani gücün nefesi yetmeyecektir. O fitne odaklarının arka sokaklarda birbirini kırarak oynadığı bu son oyun, yükselen Türk asrının heybetli gölgesinde yok olup gitmeye mahkûmdur.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X