KAFTANCIOĞLU 2018’DE ÖNGÖRDÜYDÜ 15-16 Haziran’ın Flormar’a, Flormar’ın Omsa’ya ışığı
Sizler 81 gündür gerçekleştirdiğiniz bu direnişle Flormar’ın değil direnişin, direncin insanları güzelleştirdiğini dünyaya gösterdiniz. Bu haklı isteklerinizle bu inancınızla mutlaka kazanacaksınız. Sonuna kadar bu mücadelenizin yanında olacağım.
Sizin bu direnişiz yaşamı oluşturan zincirin bir parçasıdır. Ne mutlu kadın mücadelesini, sınıf mücadelesini yücelten sizlere. Bu direnişiniz, tüm Türkiye’deki sınıf mücadelesi yapanların yoluna ışık olacaktır. Emin olun, eninde sonunda haklarınızı kazanacaksınız.”
Canan Kaftancıoğlu
Dönemin CHP İstanbul İl Başkanı
Eylül 2018
**
Flormar direnişi..
1994 yılından bugüne tanık olduklarımdan sebep,
Benim dağarcığımda oldukları kadarıyla Gebze Emek tarihinin en uzun soluklu direnişidir.
297’nci günü idi…
2019 yılının bir 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü…
Çok büyük kısmı kadınlardan oluşan direnişte emek hareketi ve kadınlar tabiri caizse gövde gösterisine yapmaya hazırlanıyor.
Artık işverenin mi güne kastı vardı ya da sistem mi önüne geçmek istedi.
Ne önceki, ne sonraki gün tam o gün..
Anlaşma sağlandığı için fabrika önündeki eylem yerine Gebze’nin Sultan Orhan Mahallesi’ndeki bir düğün salonunda toplanıldı.
İstanbul merkezli haber ajansı BİANET de muhabiri Evrim Kepenek ile oradaydı:
Direnen kadınlardan Ayşe Öztürk bianet’e yaptığı açıklamada kıdem tazminatı ve tazminat gibi maddi haklarını aldıklarını ancak işe geri dönüşlerinin gerçekleşmediğini söyledi:
“Bizim için bir başarı var ancak yine de işe geri dönemediğimiz için üzgünüz. Bizim için Flormar bitti. Dün akşam sendikada yaptığımız toplantıda demokratik bir seçimle karar aldık. Oylama yaptık. 53 arkadaşımız devam etmeme kararı verirken 20 arkadaş ‘devam edelim’ dedi. Tazminatımızı aldık ama işe geri dönemedik.
Sonuç olarak artık eylemlerime son verdik. Bundan sonra yeni işlerde yolumuza devam edeceğiz. İçimizde buruk bir sevinç var. Maddi olarak kazanım elde ettik ancak işe geri dönemedik. Bu bizler için üzücü”
**
Petrol-İş Gebze'nin örgütlenmeye çalıştığı Flormar direnişini çokça haberleştirdim.
Çok üst düzey ziyaretçiyi haber yaptıydım. Petrol-İş Genel Başkanı Süleyman Akyüz o dönem Gebze Şube Başkanı idi. Dönemin genel başkanı Ali Ufuk Yaşar... Bir tek Yaşar'ın ziyaretini haberleştiremedim. Geldi de gidemedeğimden değil, gelmediydi. Emek hareketinde sendikaların gerek genel merkez gerek şube kongrelerinde makam çekişmeleri ile o kavgaya ahlaksızca basını katıp tröllemeleri vakaları... ayrı bir yorum konusu ve sendikal hareketin önemli sancısı ama ayrı yorum konusudur.
Ayşe Öztürk ile o süreçte illaki yüz aşinalığım, belki de iki lafın belini kırmışlığım, hal hatır sormuşluğum vardır. Ancak Bianet’e verdiği demeçte, “Maddi olarak kazanım elde ettik ancak işe geri dönemedik. Bu bizler için üzücü” değerlendirmesi ülkemizdeki tüm grev ve direnişlerin emekçi şahsında emek hareketine kattığı olgunluktur kanaatindeyim.
Ayşe Öztürk şimdi nerelerde ekmeğinin peşinde. Ayşe Öztürk ve Ayşe Öztürkler ile yollarımızın zaman zaman kesiştiği de olmuştur. Ya yine yeni bir direnişte veya bir başka direnişi destekte. Muhtemelen gerek bölgemiz gerek ülkemizde benzer direnişleri medya veya sosyal medyadan takip ediyorlardır kanaatindeyim. Omsa Metal direnişi fiiliyatta sona erdiğinde oradaki emekçilerin tüm hak edişlerini edinmesiyle önce buruk ancak o direnişin kapalı mekânlarda süren hali sonrası sendikalı olarak, toplu iş sözleşmesi imzalayarak geri dönmelerine de ola ki duydularsa, mutlu olduklarına eminim.
Emek hareketinin dünden bugüne mücadelesinde hiçbir yaşananın bir diğerinden bağımsız olmadığına eminim. Bugünün, bu yorumun ana konusuyla ilgili yaşanmış hikâyesi şu…
**
Geçtiğimiz yıllarda yayın hayatına son veren Çağdaşkent’te çalıştığım süreçti.
15-16 Haziran 1970 büyük işçi direnişinin önemli bir ayağı da Gebze’dir ve o güne tanık olanlar, o gün Gebze’den ve İzmit’ten Kadıköy’e doğru yürüyenlerin çoğu, her birine sağlıklı ve uzun ömürler dilerim, çarşıda pazarda aramızdadır.
O dönem Çağdaşkent’te bir yazı dizisi yaptım. 15-16 Haziran’ın tanıklarının ve yol yürüyenlerinin konuştuğu. Diziye İzmit ve İstanbul’dan da tanık katkısı aldım. Oldum olası arşiv alışkanlığım yok ki, Allah beni bildiği gibi yapsın…
Galiba yaptığımın ne olduğunun bile farkında değildim. Yeminle yazıyorum, meselenin karizmasında falan da değilim ama o kitapta, onların yer almasını çok isterdim:
Emekçi dostu Yazar Zafer Aydın’ın 2020 basımı, “İşçilerin Haziranı. 15-16 Haziran 1970” adlı eserinde dönemin Gebzeli tanıkları ile yer almanın direğinden döndüm.
Eseri öncesi Gebze’deki bir dizi temaslarından ötürü bir hukukumuzun oluştuğu değerli yazara o kitabı yazmaya başladığında biri veya birileri galiba, naçizane şahsımın o yazı dizisinden söz etmiş. İstedi. Gazetenin arşivine ulaşmayı gerek Ankara gerekse İstanbul’da arşiv nitelikli kütüphaneleri dahi zorlamama karşın ulaşamadım.
Aksi gibi, dizide konuşturduklarımın dahi arşivinde yoktu. Onun da sebebi şu: Gebze olarak kentleşememenin getirisiyle halkımızın kendi haberi yayınlandığında dahi gidip bayiden gazete edinme alışkanlığının olmaması idi ama…
Gebze’deki grev ve direnişlerin şahsıma da önemli öğretileri olduğunu daha önce yazmıştım.
Arşivlemenin önemini 15-16 Haziran 1970’den sebep öğrendim de uygulamada hala yokum!
**
Birleşik Metal-İş Gebze 1 No'lu Şube'nin örgütlendiği Omsa Metal’de Omsa Metal direnişçileri şahsında ülkemiz emek hareketinin kazanımını sosyal medyadan bilgi edinince ilgili haberin üst başlığını, “Tarafsız basın” olarak hani “Tarihin dilinden düşmez bu destan” şeklinde attım.
Bu mesleğin erbabı olarak mesleğime dair elbette konuşma hakkına sahibim ama dilimde tüy bittiydi, “Tarafsız basın diye bir basın değil ülkemizde dünyada olmamıştır ve olmayacaktır” deyip bu tezi destekleyen onlarca örneği sıralamaktan.
Gebze Emek haber sitesinde emeğin adını siyaseten EMEP’ten esinlenerek aldığını öngörünler de oldu. Saygım var. Demek ki öyle algıladılar.
EMEP’in emeğini merkezine alan bir parti olduğu da doğrudur. Mücadelelerine saygım var.
Ama Gebze Emek’e adını veren emek hareketi ve emekçinin ta kendisidir.
Omsa Metal direnişinde sonucu dönemin CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, öngörüsü güçlü bir siyasetçi olarak taaa 2018’de görüp, “Bu direnişiniz, tüm Türkiye’deki sınıf mücadelesi yapanların yoluna ışık olacaktır” diyerek gördüydü.
Flormar direnişinin ışığıyla aydınlanan Omsa direnişçileri çıtayı yükseltti ve önce tüm haklarını aldı. İşsizlik maaşı hakkı da edindiydiler de herhalde onu almaya süreleri olmayacak. Sendikaları ile toplu sözleşme imzalayarak döndüler. Kendilerini aydınlatan Flormar ışığını aydınlatan bir ışık daha vardı.
15-16 Haziran 1970 büyük işçi direnişi…
Dünden bugüne emek hareketinin hak hukuk mücadelesini ışıklarıyla aydınlatanlara selam olsun.
Omsa Metal direnişçileri de sonrakiler için ışık yaktı. Helal olsun diyorum.
Bugün kısa tutuyor. Kelimesayar 900’ü bile görmeden,
‘Başka da bi’şi demiyorum dermişim’ diyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Konuştu da, ne konuştu? 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Dünün özeti: Gazzeli’nin çığlığı, Büyükakın’ın önerisi 17 Ocak 2026 Cumartesi
- Kocaeli’de mesleğin tek çatısı KOGACE’dir 16 Ocak 2026 Cuma
- Uludağ tercihi Bursasporlu'ya destekmiş: Gazoz olma. Efsane ol 15 Ocak 2026 Perşembe
- Bahis'te Bilazer’i gönderdik: Yatacak yerimiz yok! 14 Ocak 2026 Çarşamba
- Gazze'yi de emeği de bombalıyorlar 13 Ocak 2026 Salı
- Atarlanmakla olsaydı: Çözüm kamulaştırma 12 Ocak 2026 Pazartesi
- Atatürk “giderayak” çok şey öğretti 09 Ocak 2026 Cuma
- Sistem ve düzen, susturmak için kalan seçeneği kullandı 08 Ocak 2026 Perşembe
- AKP’de Trump’ın “Dost”u ile yüzleşme 05 Ocak 2026 Pazartesi