2+2 FACİA SONRASI İLİMİZ VEKİLLERİ -5 AKP’den sonra DEM’i tercih gerekçesi aynı

25 Kasım 2025 07:09
Gergerlioğlu, hayatını kaybedenlerin çocuk işçiler olduğunu belirterek, çalışmak zorunda kaldıklarını aktardı ve ekledi: "Yoksulluğun, zalimliğin, kapitalizmin zirveye çıktığı bir yer Dilovası. İşte bundan dolayı ölüyor insanlar.”.

“Bu kitabı hazırladım çünkü haber karalamaya başladığım günden beri, ölümden daha beter, yaşamdan daha kıymetli yazılacak bir şey bulamadım. Bu ülke çok büyük acılardan geçti. Zalimin zulmü geçmişten günümüze halkların hep ensesindeydi. Ben bu nedenle daha önce haberini yaptığım insanların daha sonra “Öyküsünü de yazsam nasıl olur” düşüncesiyle yola çıktım ve kitap böyle oluştu. Amacım ölümleri bir gazete haberinin hissizliğinden çıkararak insanın his dünyasına ulaştırmaktı.”

 

Halil Yeni

İsigmeclisi.org’da yer alan

Zamansız Ölümler Ülkesi adlı kitabına dair röportajdan.

01 Ekim 2017

https://isigmeclisi.org/18983-zamansiz-olumler-ulkesi-halil-yeni

 

**

DEM Parti Kocaeli Milletvekili Doktor Ömer Faruk Gergerlioğlu ile üç yıl aradan sonra iki lafın belini bir ay önce kırmıştım.

29 Ekim’e üç gün kala idi…

Görüştüğümüz sürecin iki yakıcı gündeminden biri GEBKİM OSB’deki patlamada hayatını kaybeden iki emekçinin şahsında iş cinayetleri ve Gebze Plastikçiler OSB’deki arıtma tesisinden sızma ile halka solutulan siyanür idi…

Ben o görüşmenin ses kaydını çözüp hale habere, röportaja dökebilmiş değilim çünkü üzerine 29 Ekim’deki apartman çökmesi ve hemen akabinde Dilovası’nda yedi emekçi yurttaşımızı kaybettiğimiz patlama gündeme girdi.

Biraz hafifler gibi gözükse de olağanüstü haber hareketliliğinin sürdüğü bölgemizde bu sürece dair ıskaladığım konulardan biri Gergerlioğlu’nun Dilovası’ndaki patlama sonrası refleksi oldu.

Gergerlioğlu patlamadan bir gün sonra TMMOB bileşenleri ve paydaşlarının Dilovası’ndaki basın açıklamasında söz alıp şu detaylara dikkat çekti:

Faciayı "kokuşmuş kapitalizmin" sonucu olarak niteledi ve sorumluların derhal istifa etmesi çağrısında bulundu. Gergerlioğlu, yoksulluğun ve denetimsizliğin bu ölümlere davetiye çıkardığını vurguladı.

"Bakın dün sabah burada alevler içinde, 6 kadın sağa sola kaçışıyordu. Çığlıklar atıyordu. Korku içindeydi... ve yangın merdiveni aradılar, bulamadılar. Yangın tüpü aradılar, bulamadılar. Çıkacak alternatif bir kapı aradılar, bulamadılar ve orada hayatlarını kaybettiler." ifadelerini kullanarak yaşanan korkunç olayı gözler önüne serdi. Gergerlioğlu, hayatını kaybedenlerin çocuk işçiler olduğunu belirterek, birinin babasının kanser hastası olması nedeniyle çalışmak zorunda kaldığını aktardı ve ekledi: "Yoksulluğun, zalimliğin, kapitalizmin zirveye çıktığı bir yer Dilovası. İşte bundan dolayı ölüyor insanlar." dedi. 

Kocaeli Valisi'nin "Ruhsatı vardı" açıklamasına tepki gösteren Gergerlioğlu, "El insan! Üstüne 1.5 kat kaçak yapı çıkmışlar. Binada ruhsat diye bir şey yok. Şehrin ortasında yanıcı maddeyle dolu bir bina ve ruhsatın olduğunu söylüyor! Vali Bey sen ne dediğini biliyor musun ya? Allah aşkına," ifadelerini kullandı. Gergerlioğlu, olayın ardından göstermelik olan görevden almalara da değindi: "Göz boyamak için 5-6 tane görevliyi açığa aldılar.” kaydedereks Dilovası Belediyesi’ndeki sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi. 

Yangının çıktığı binanın hemen yanında bulunan İŞKUR binası ile yanan fabrikanın oluşturduğu manzarayı işaret eden Gergerlioğlu, bu durumu iktidarın tablosu olarak nitelendirdi ve istifa çağrısını yineledi: "Şu manzara var ya İŞKUR binasıyla yanan bina manzarası. İşte bu iktidarın tablosudur. Burada aslında Çalışma Bakanı'nın istifa etmesi lazım. Kocaeli Valisi'nin istifa etmesi lazım. Dilovası Belediye Başkanı'nın istifa etmesi lazım. Dilovası Kaymakamı'nın istifa etmesi lazım. Böyle bir rezalet olabilir mi?" şeklinde konuştu. 

Gergerlioğlu, yanan binanın karşısındaki tesis için 10 Ağustos 2023 tarihinde açıklama yaptıklarını hatırlattı. Mimar Sinan Mahallesi'nde ruhsatsız işler ve ihlaller olduğunu, Aksu Metal gibi fabrikaların mahalle arasında çalıştığını belirttiklerini söyledi. Bu açıklamalarından sonra bir mahalle sakininin CİMER'e başvuru yaptığını gösteren bir belgeyi de basın mensuplarına sunan Gergerlioğlu, "Cimer başvurusu yaptı. Ne oldu? Hiçbir şey olmadı." diyerek denetimsizliğe dikkat çekti. Ayrıca Dilovası Kayapınar Mahallesi'nde de evlerin arasına fabrika yapıldığını ve yeni bir faciaya davetiye çıkarıldığını sözlerine ekledi.

Geçtiğimiz haftalarda Gebze'de 4 kişinin öldüğü bina çökmesini de hatırlatan Gergerlioğlu, "Evet yoksullar ölüyor arkadaşlar" diyerek işçi ve yoksul ölümlerinin bu sistemin bir sonucu olduğunu belirtti. Geçmişteki Toprak Mahsulleri Ofisi patlaması ve Gebze'deki bina çökmesi olaylarında da kimsenin hesap vermediğini, yandaş firmalara haksız ihaleler verildiğini söyledi.  Gergerlioğlu, faciada hayatını kaybedenlerin ailelerinin perişan olduğunu ve kendilerini kurtarmaya çalışan yetkililerin göstermelik uygulamalar yaptığını dile getirdi.

**

Sevgili okur…

Aslında kendi çapında bir yorum dizisinin son halkası olan bugün okuduğunuz yorum, dün yayınlanacak idi. Başta sözünü ettiğim haber yoğunluğuna ve yine bu zaman diliminde cumartesi pazar günlerine has ve hafta sonuna uyumlu yorumlara ara vermeme karşın, yine yetişmedi.

Aslında Gebze Bölgesi kökenli Kocaeli Milletvekilleri’nin bu süreçteki performanslarının değerlendirildiği bir dizi idi. Haricinde, takdiri hak ettiğini düşündüğüm performansından ötürü Gergerlioğlu’nu da diziye katmış oldum.

Halil Yeni’nin 2017’de Gezi direnişinin kayıplarını da konu edindiği Zamansız Ölümler Ülkesi bölgemizde her ay, hafta ve hatta gün kendisini güncelleştirerek sürüyor.

 Üzerine gidilebilen var, gidilemeyen var.

 İşte daha dün Eskihisar’da bir inşaatta çalışırken düşen, iki hafta süreli müşahadenin ardından hastanede ölen Mehmet Sekmen toprağa verildi.

Kaza ise, kazanın ve yine kaza ise daha doğru tanımla iş cinayetinin nasıl olduğuna dair henüz bilgi sahibi değilim.

Kesinleştiremediğim bir duyumum var…

Mehmet Sekmen ile inşaat sahibi köylü. Sekmen o inşaatta götürü usulü ile çalışıyordu ve ekseri muhafazakar yapısı, dokusu ile bilinen Erzurum İli, İspir İlçesi eşrafından.

Muhtemelen feodaliteye dayalı ilişkilerden…

Aileye ödenirse azdır çoktur “kan parası” ile de takdiri ilahiye bağlanacak.

Takdiri ilahi olmasına takdiri ilahi de bu tür vakalarda takdiri ilahi süreci, Mehmet Sekmen’in tedavi süreciyle birlikte başlamadı mı?  Ya bu vakanın takdiri ilahiye kadar olan sürecinde neler oldu bitti.

Muhtemelen önüne geçilemedi. Gebze Emek kurumsalında basına yansıdı da İş Sağlığı ve Güvenliği Meclisi’nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da veri olarak kullandığı istatistiklerine yansıyacak çünkü kamunun öyle bir mekanizması yok.

Zamansız Ölümler Ülkesi’nde gel gör ki merhumun ailesi sahip çıkmadığı ve gündeme taşımadığı sürece, naçizane gazeteci olarak da yapacak bir şey yok.

 Ömer Faruk Gergerlioğlu ile geçen ay gerçekleşen ve hala röportaja, habere dökemediğim görüşmede vakti zamanında AKP’den de milletvekili aday adaylığı yaptığını hatırlatıp günümüzdeki tercihinin gerekçesini sordurununa atıfla, “O dönem AK Parti’yi niye tercih ettiysem akabinde DEM Parti’yi de aynı gerekçeyle tercih ettim” diye yanıtladı özetle.

Halil Yeni’nin tanımıyla zamansız, Recep Dursun’un bugünkü yorumunda yer alan haliyle ucuz ölümler ülkesinde bir insan hakları aktivisti olarak 28 Şubat sürecinde İzmit’te öncülüğünü üstlendiği türbana özgürlük eylemlerinin bir tekrarını memleketin dört bir tarafında, sürdürüyor.

 Takdir ediyor, devamını diliyorum.

Bugün sona eren bu yorum dizisiyle sınırlı olmak kaydıyla, başka da bi’şi demiyorum.

 DÜNE VE BUGÜNE DAİR

 Herhangi bir güne dair, tam da o gün veya süreçte yorumda bulunma hallerini bırakalı hayli oldu. Zaman zaman belki tekrarlarım veya tekrarladığım vakadır.

Dün malum 24 Kasım Öğretmenler Günü idi…

İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, Selimiye Mahallesi, Selimiye İlkokulu…

 Hayattaki tek diplomamın sahibi ve mimarı, ilkokul öğretmenim Şenay Tekin şahsında tüm öğretmenlerimizin gününü, tebrik ederim.

Dün Gebze Emek’te yer alan ilgili haberde CHP Kocaeli Milletvekili Prof.Dr.Mühip Kanko’nun ifade ettiği gibi;

“Ben bir profesörüm. Bunun temelinin atılmasında Emine öğretmen gibi, diğer tüm öetmenlerimin çok katkısı var. Belki ailemden daha ileriler. Öyle bir bölgede yaşadım ki evinin çatısında muşamba gerili, ayda bir kere et gören/göremeyen bir ailede yetiştim. O öğretmenler beni şekillendirmeselerdi, yönlendirmeselerdi, eğitmeselerdi bugüne gelmemiz mümkün değildi

Kalp damar cerrahisinde bulunduğum aşamada pek insan yoktur. Onlardan biriyim. Hem de TBMM’de 600 milletvekilinden birisiyim. Bu gerçekten çok önemli bir gurur ve tamamen öğretmenlerime ait.”,

Bugün 25 Kasım. Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü…

Biz de aynı zamanda Kadına Yönelik Şiddete Karşı Ulusal Mücadele Günü.

Kutlama değil mücadele günü.

 Kadın cinayetlerinde hayatını kaybeden tüm kadınlarımızın aziz hatıralarına saygıyla bu faşizme karşı mücadelesini sürdüren herkese selam olsun…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X