EDİNDİKLERİ KAZANIM AZ BUZ DEĞİL… Beylikbağı yerinde dönüşümün Türkiye markasıdır
Cumartesi Yazıları: Beylikbağı ve Beylikbağlı hikâyeleri…
Hikâye olunur ki: Pir Sultan Abdal, idam edileceği darağacına doğru yürümeye başlar. Hızır Paşa emir verir: “Herkes Pir Sultan’ı taşlasın, taş atmayanın boynu uçurulacak, bilsin.” Uğruna mücadele ettiği halk, Pir Sultan’ı taşlamaya başlar. Taşlar Pir Sultan’a kadar gelmekte, ama ona değmeden yere düşmektedir. Pir’in musahibi (can yolda- şı) Ali Baba, taş atmasa da can korkusundan Pir’e bir gül atar. Gül, Pir’e değer ve yaralar. Al kanlar akar Pir’in bedeninden. Can dostunun bu hareketinden incinen Pir’in dudaklarından yukarıdaki ifadeler de, dökülür… İlle dostun bir tek gülü yaralar beni
**
Ya Adnan Köşker idi, ya Zinnur Büyükgöz ama galiba Köşker idi…
Yedi mahalleli bir bölge olan Beylikbağı’nda, yerinde dönüşüm mücadelesinin sürdüğü bir zaman diliminde, onları “İşgalci” olmakla itham ettiydi…
Bence fazla gam etmediler ancak…
29 Aralık 2014’te Bigman Çakman dönemi Kocaeli Zirve’de, “Küçük Giresun’da sende mi Brütüs vakası başlığıyla yayınlanan haberim özeti şöyle:
“Gebze'nin 'Küçük Giresun' diye de adlandırılan Beylikbağı Bölgesi'nin iki mahallesindeki tapu mücadelesinde halka, AKP'li ve Giresunlu meclis üyesi Bahtiyar Öztürk, 'Siz devletin yerine kondunuz' deyip işgalcilikle suçlamış…”
Muhtemelen bu yaralamıştır Beylikbağlı’yı. Bir de kimi toplantılarda kulağıma çarptıydı: “Yahu. Bizim Giresunlu hemşerimiz gazeteciler de var Gebze’de. Hatta gazete sahibi. Neredeler?”
“Şöyle bir algı da var. Meclis toplantısının çıkışında biri (AKP’li Meclis Üyesi Bahtiyar Öztürk), ‘Siz gidip devletin yerine kondunuz’ dedi. Belki sizlerin (gazetecilerin) kafasında da böyle bir algı var, olabilir. Ama şöyle bir şey var.
Mahalle sakinlerinin yarıdan fazlası 1986 yılında buraların parasını vermiş zaten. Vermeyen de, ‘Vermeyeceğim’ demiyor ki, öyle bir derdi yok. Bize, ‘Devletin yerine kondunuz’ diyen meclis üyesi arkadaşımız da göçmendi, en son diyecek kişiydi. Belki 15 yıl sonra bize, ‘Suriyeli göçmensiniz, işgalcisiniz’ diyecek
Yavuz Selim Mahallesi Güzelleştirme Derneği Başkanı Osman Karaman
**
Mesleğe 1994’te başladım ancak Beylikbağlılar şahsında Beylikbağı hukukum, 1982’ye uzar…
11 yıllık Üsküdar Selimiye, bir sene Maltepe Tugay Yolu ikametlerinin ardından kamyon kasasında Arapçeşme Mahallesi’ndeki ilk ikametgaha doğru yönelirken;
Kamyonun sırtından Feniş’in Pimaş’ın tepelerine baktığımda tek tük evler, bolca yeşillik arazi görmüştüm.
İsmail, Ayhan, Enver…
İlk arkadaş çevrelerimden biri Beylikbağı’ndan idi. Birlikte Sultanhamam’a banliyö, vapur, Karaköy’den de tabanvay gider, akşamları da denk geldiği kadarıyla yine birlikte dönerdik.
Ergenlik çağımızdı.. Gebze – Haydarpaşa banliyösünün haylaz çocukları idik. Sağlam maceralarımız olduydu…
**
Beylikbağı; Beylikbağı ile birlikte Ulus, Hürriyet, Yavuz Selim, Mimar Sinan, Adem Yavuz ve Cumhuriyet’ten oluşan bir bölge. Zaman zaman, ilçeleşme ile de anılır.
Günümüzde gerek Beylikbağı gerekse dört ilçeli Gebze Bölgesi’nde benzer konumda ikamet eden yurttaşları hala işgalci olarak tanımlayanlar var. Ama, halbuki ve özetle…
Gebze ile gelişim olarak benzerlik taşıyan İstanbul’un Kartal İlçesi’nde kentsel dönüşüm problemini çözen Kartal’ın CHP’li Belediye Başkanı Doktor Altınok Öz; 2017’nin son günlerinde geniş bir Gebze heyetini konuya dair konuk etmiş, 40 yıllık mazisi olan çarpık kentleşmede o gün seyirci kalan Devlet’in bugün tapu vermeye mecbur olduğunu söylemişti.
Diye yazmışım fi tarihinde. Bir haberimin bir yerinde.
Bugün günlerden cumartesi…
Detayına girmeyeceğim ama Altınok Öz’ün görüşüne katılıyorum. Bir hafta içi günü, detaylıca yorumlamak mümkün.
**
Ya da Gebze Yeni Haber’de çalıştığım bir süreçti. Beylikbağı sakinlerinden Hüseyin Güngör sosyal medyadan, “Vicdanlara” diye uzun bir paylaşımda bulundu. Naçizane şahsımı da etiketledi. ‘Konuk yazar’ diye değerlendirdiydim. Güngör, yaklaşık 79 bin kişi tarafından okunan paylaşımında özetle der ki…
“Köyde bağı bahçeyi satıp savarak büyükşehirlere göç eden insanların, insan gibi yaşayabilme hayali ile çıktıkları yolculuk hikâyesine değinerek başladım bu yazıya. Kendileri mürekkep yalamamış, çocukları mektep görsün, okul okusun diye kocaman hayaller ile şehirlere gelen insanların yaşam mücadelesinin sayısız örnekleri var…
Eskiden kenarda kalmış, şimdilerde ise Gebze ve Beylikbağı arasına sıkışmış Hürriyet ve Yavuzselim Mahalleleri’nin yılan hikâyesine dönmüş bu tapusuzluk ve sahipsizlik mevzusunu içime sindiremeyerek kaleme aldım.
Bilenler için yabancı olmayan bu konuyu bilmeyenlere ve yetkili mercilere bildirmeyi bir toplumsal görev bilerek yazdım. Umarım yerinde ve doğru bir aktarım dahilinde kamuoyu oluşturmayı sağlamışımdır.”
https://www.gebzehaber.net/vicdanlara-5260yy.htm
**
Arama motoru marifetiyle insan merkezli kimi Beylikbağı hikâyelerim ve kahramanları ise şöyle:
Neziha - Özer çiftinin 11 yıllık özlemi sonrası tüp bebek olarak dünyaya gelen Vuslat ilk diplomasını Nisa Kreş’ten, ikincisini İl Genel Meclisi İO’dan aldı. Üçüncüsünü İl Genel Meclisi OO’dan almak üzere. Dördüncü hedefi Yücel Boru Fen Lisesi için matematiğe ağırlık veren Vuslat’ın üniversitede ilk seçeneği, yine caymazsa genetik mühendisliği.
**
FENİŞ ARKASI'NIN ŞAMPİYONLUK ÇİÇEĞİ
Futbolun bir yaşam biçimi olduğu bölgede mahallenin ismini taşıyan Beylikbağıspor dün Süper Amatör Lig'e yükselirken koskoca statta sadece bir bayan taraftar vardı.
Feniş "battı" ama hala Feniş arkası adı yadigâr kaldı.
Önümüzdeki sezon muhtemeldir ki tribünlerde bayan taraftar sayısı daha da artacak, maçın tek bayan taraftarı şampiyonluk çiçeği diye değil grup halinde, şampiyonluk demeti diye tanımlanacaktır....
DEMEK Kİ OLURMUŞ İKİ TAKIMIN
TARAFTARI YANYANA MAÇ İZLERMİŞ
Fotoğraf dün akşam Dilovası'nda oynanan Tavşancılspor - Beylikbağıspor maçından
Beylikbağı taraftarı Tayfa ile Tavşancılspor'u destekleyen Dilovalı çocuklar aynı tribünden maçı izlerkene...
Demek ki oluyormuş. Demek ki oluyormuş...
**
SELDA MİCAN İLE RÖPORTAJ SERİSİ.. 2
Siyasetçi, esnaf, hayvansever, doğasever, sanatsever Selda Mican Konuştu
Sokak hayvanları sorununun çözümü de siyasetten geçiyor
Gebzeli tüketicinin imzası değil sözü senettir
Osman Hamdi Bey’de fotoğraf çektirme yasağı neyin nesi
“Biz sokaklarda büyüdük. Şimdiki çocuklar, bilgisayar başında…”
Materyalist Değilim… Üzülüyorsam Sebebi Var
Annemden sebep Beylikbağı’nda yabancılık hissetmiyorum
Ege’de kadınıyla erkeğiyle herkes efe, kadınları Topuklu Efe’dir
Tanrı misafirliği kültürü, Ege’de sürüyor
**
“İlk meşaleyi 9 Mayıs 2013’te, Gebze Hürriyet Mahallesi’nde yaktık. O gün rantsal dönüşüm yasasını tartışıyorduk; bugün kentsel dönüşümü konuştuğumuz ana geldik.
Elbette hâlâ sorulması gereken çok soru, yanıtlanmayı bekleyen çok gerçek var. Çünkü insanca yaşam koşullarını sağlamak, sosyal devletin birinci görevidir.
Barınma haktır!
Tıpkı beslenme, sağlık ve eğitim gibi…
Yıllarca bu kente alın teriyle emek vermiş mahalle sakinlerine “işgalci” denilerek hakları gasp edilmeye çalışıldı. Oysa biz bu kentin çamurunu da çilesini de kirli havasını da soluduk. Şimdi dirençle, inatla, hakkımızı alıyoruz!
Hürriyet ve Yavuz Selim Mahallelerinin mücadelesi, örgütlü halk iradesinin neleri başarabileceğinin en somut kanıtıdır.
İnanmayanlar baksın: direnenler kazandı, kazanıyor, kazanacak!”
Dilesen KARATAŞ
**
Alıntısı ile bağlarkene…
Elbette bir takım kaygılar var ancak bu yorumun fotoğraf linkinde, Gaziler Dağı’ndan Beylikbağı fotoğrafları var…
İşte bu bölgeden yurttaşları çıkartıp, kimbilir bu sefer nereye sürgüne gönderip boşalan yerlere inşa edecekleri belki de villa tipi konutları manzarasından sebep çok fahiş fiyatlara kiralamak amacındaki rant çevrelerine karşı da önemli bir kazanımı edindiler.
Edindikleri sonuç; başta Gebze Bölgesi olmak üzere ülke genelinde benzer sorunu yaşayan nicelerine ama umut, ama emsal olacaktır.
Olası Gebze İli’nin, Gebze il olursa ilçe adayı namzeti Beylikbağı yerinde dönüşümün Türkiye markası bir bölge olarak, tarihte de hak ettiği yeri alacaktır kanaatindeyim.
Bahtiyar Öztürk misali Brütüsleri olsa da….
Hüseyin Güngör misali yel değirmenine dahi kafa tutan Don Kişotları da var…
Foto galeri…
https://www.facebook.com/photo/?fbid=122233738964173167&set=pcb.122233739204173167
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Konuştu da, ne konuştu? 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Dünün özeti: Gazzeli’nin çığlığı, Büyükakın’ın önerisi 17 Ocak 2026 Cumartesi
- Kocaeli’de mesleğin tek çatısı KOGACE’dir 16 Ocak 2026 Cuma
- Uludağ tercihi Bursasporlu'ya destekmiş: Gazoz olma. Efsane ol 15 Ocak 2026 Perşembe
- Bahis'te Bilazer’i gönderdik: Yatacak yerimiz yok! 14 Ocak 2026 Çarşamba
- Gazze'yi de emeği de bombalıyorlar 13 Ocak 2026 Salı
- Atarlanmakla olsaydı: Çözüm kamulaştırma 12 Ocak 2026 Pazartesi
- Atatürk “giderayak” çok şey öğretti 09 Ocak 2026 Cuma
- Sistem ve düzen, susturmak için kalan seçeneği kullandı 08 Ocak 2026 Perşembe
- AKP’de Trump’ın “Dost”u ile yüzleşme 05 Ocak 2026 Pazartesi