Mikro milliyetçilik emek, siyaset ve sporun zehridir Büyükakın seçilseydi KBB çok dilliydi- 1

19 Ekim 2026 03:43
Bu sezon Bölgesel Amatör Lig’e dönüşen Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde yer alması gerektiğini savunan Darıca Türkeli Spor Kulübü yer almayınca, aynı çevreler basına vakayı, “Sinoplular yok sayıldı” yaklaşımı ile verdi.

**

Sevgili okur.. Bugün (Devamı yarına da sarkabilir) günlerden yine ortaya karışık.

Mikro milliyetçilik ve kent milliyetçiliği dair yakın tarihlerden örnekler ile başlamayıp önceliği emek hareketine verdiğimde…

Petrol-İş Sendikası’nda genel merkezin 31 Ağustos – 01 Eylül 2019 günlerinde gerçekleşen 28’nci Olağan Genel Kurulunda genel başkanlık için sendikanın bir dönem Kocaeli Şube Başkanlığı’na da yapan mevcut genel başkan Ali Ufuk Yaşar ile Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz yarıştı. 129’a 118, Akyüz seçildi.

Ali Ufuk Yaşar, İzmitli idi. Süleyman Akyüz, Derince’de ikamet eden Trabzonlu.

Kongreye doğru ilimiz basını Ali Ufuk Yaşar’dan yana aleni taraf oldu.

Gebze’de ise o güne kadar daha şubenin yolunu bilmeyen..

Petrol-İş’in bir grev ve direnişini dahi yerinde takip etmeyen Gebze basını Akyüz’den yana..

Halbuki emek hareketi ulusal ve evrensel bir harekettir. Mikro milliyetçilik olsun, kent milliyetçiliği olsun, hiçbir milliyetçiliği kaldırmaz. Bu tür yaklaşımlar hareketi sulandırır.

Eskaza Petrol-İş’in 04 Eylül 2023’teki bir diğer genel merkez kongresinde Süleyman Akyüz ile dönemin Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir yarıştı. Eyüp Akdemir, Karamürsel’in Kızderbent Mahallesi eşrafındandır.

İzmitli olmamasından ötürü herhalde, ilimiz basını bu sefer taraf olmadı. Karamürsel basını da oralı değildi. 126’ya 124, Akyüz kazanıp yine seçildi. Eskaza, önümüzdeki genel merkez kongresine de bir seneden az süre kaldı. Gebze Şube’nin aslen Tunceli eşrafından olan Başkanı Şivan Kırmızıçiçek’ten hamle gelir mi, bilinmez.

Emek hareketi önemli. Dört önemli örnekle antiparantez açmak gerekirse;

BMİS’in Gebze’de tek şubeli olduğu yıllarda, Kızılay’a kan bağışında da bulunulan Şahin Motor Grevi, dönemin AKP’li KBB Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun arabulucu olarak devreye girmesiyle, uzlaşı ile bitmiştir.

Petrol-İş Gebze’nin efsanevi Flormar direnişi, AKP’nin Gebze’de ziyaret ettiği tek direniş olmuştur. AKP’de Avukat Abdullah Eryarsoy’un İl başkanlığı dönemindedir. Bence sermayeye göbekten bağımlı partisinde, görevden alınmasında örtülü gerekçedir. Dönemin AKP Gebze İlçe Başkanı İrfan Ayar ve yönetimi mecburen eşlik etmiştir. AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman’ın da aynı mecburiyetle yaptığı ziyaret esnasında konuşurken adeta “Sermaye ürkmesin” diye megafon kullanmaması, kara mizah olarak emek hareketinin hafızasında yer edinmiştir.

DGD-SEN’in Migros Depo örgütlenmesi esnasında dönemin AKP Çayırova İlçe Başkanı Servet Günay tarafından gerçekleşen ziyareti ise en patron Tuncay Özilhan ve TÜSİAD eşrafı ile AKP’nin atargidercilik oynadığı sürece denk gelen, samimiyetten uzak, sermayeye sözüm ona aba altından sopa gösterilen bir “emek hareketine destek” ziyareti olmuştur. Aslında iyi film senaryosu da olurdu.

Yine DGD-SEN’in gerek Migros Depo örgütlenmesi gerekse geçen yıl ki antiMigros eylemlerine halkı, Gençler Birliği taraftarı kurumsalında futbol seyircisini davanın içine katması, mikromilliyetçi akım mikrobundan da arınmış bir emek hareketi zaferidir.

Antiparantez bitti…

CHP Gebze İlçe Örgütü’nün başkanlık için Gökhan Orhan ile Cüneyt Akın’ın yarıştığı mutlak butlan öncesi son kongresine doğru bir dönem Ardahan İli Çıldır İlçesi Akkiraz Köyü Derneği başkanlığı da yapan Soner Akçay,

“KAI'li dostlarım! Yıllardır yaptığımız hataları tekrarlamaktan artık vazgeçmeliyiz. Kendi evladımıza sahip çıkmazsak, başkaları bizi ciddiye almaz…

Eğer şimdi birleşmezsek, Gökhan'ı desteklemezsek, bilin ki yarın başkaları kazandığında bizi yine yok sayacaklar…

Gelin bu kez Gökhan'ın yanında duralım, birlik olalım ve onlara gücümüzü gösterelim,,

Sizlere önerimdir. Bölgesini düşünen bu dediklerimi elini vicdanına koyarak vicdanlı düşünür bölgesini düşünmeyen başkalarına merdiven olmaya devam eder.

türü bir paylaşımda bulundu.

Akçay, CHP üyesi/seçmeni veya değil.

Lafa gelince Atatürk’ün kurduğu partide bu tutum ve yaklaşım, Atatürk milliyetçiliğinin neresinde.

Eskaza geçtiğimiz günlerde AKP Darıca İlçe Başkanlığında yönetimden istifa eden Metin Uzunburun sosyal medya paylaşımında kendisiyle dahil; bir Ardahanlı ve Karslı’nın istifa ettiğini belirtti.

MHP Gebze İlçe Teşkilatı’nda bir MHP geleneği olarak bu sefer Bülent Özdemir görevden alındığında Özdemir’den sebep MHP üyesi olan bazı hemşerileri, istifasını verdi.

Halbuki siyasi partilerle hemşeri dernekleri farklı yapıdaki sivil toplum örgütleridir.

Gebze Bölgesi’nde birkaç istisnai örnek hariç “dayanışma” adı altında yer aldıkları mahallelerde halkı birbirinden ayrıştıran, çayına kahvesine de olsa her tür kumarda sözüm ona hemşerilerin birbirine hesap kitlemek için olağanüstü çaba içinde olduğu, kadının yok sayıldığı, kahveden ibaret olan köy derneklerinin hele ki yerel seçim dönemlerinde meclis üyeliği üzerinden oy pazarlıklarının nelere sebep olduğuna, belediye meclis toplantılarında haylice tanık oluyoruz.

Siyasette mikro milliyetçilik ülkeye zarar, kente zarar…

Gebze Emek’te haberleşmedi ama haberi bana da ulaştığından ve refiklerimde de yayınlandığımdan bildiğim bir vakadır.

Bu sezon Bölgesel Amatör Lig’e dönüşen Profesyonelliğe Geçiş Ligi’nde yer alması gerektiğini savunan Darıca Türkeli Spor Kulübü yer almayınca, aynı çevreler basına vakayı, “Sinoplular yok sayıldı” yaklaşımı ile verdi.

Halbuki adaletsizlik, adaletsizlik idi ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun hali, malumdur.

Gebze Bölgesi’nde mikro milliyetçilik sadece köy dernekleri ile değil ne yazık ki spor kulüpleri marifeti ile sürüyor.

Ama bu kabuğu aşanlar da olmadı değil..

Örneğin günümüz itibariyle PGL’de mücadele eden yeşil siyahlı renklere sahip Çayırovaspor, vakti zamanında mavi beyaz renkli Yenimahallespor idi ve “Erzurumlular’ın takımı” olarak bilinirdi. Dönemin üstelik Erzurumlu Kulüp Başkanı Vahdet Kılıç, sporun bu tür mikro milliyetçiliklerle bağdaşmaması gerektiğini tespitten esasla olsa gerek takımın adını, ilçenin adına dönüştürdü. Renklerini de, Kocaeli’nin takımı olmasından sebep yeşil siyah olarak özellikle tercih etti.

Mikro milliyetçiliği spor kulüplerine bulaştırırsanız yer aldığı ilçeyi mi, adını andığı ilçeyi mi temsil ettiği belirsiz kulüpler türemeye devam eder ve adaletsizliğe uğradığında adaleti de, aynı çağa uymayan yaklaşımla arar.

Profesyonelliğe Geçiş Ligi dün itibariyle başladı ve Darıca Türkelispor, ligde yok.

Yorumun ana konusuna gelince…

KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın da Cumhur İttifakı’nın adayı olarak yarıştığı Türkiye Belediyeler Birliği seçimi Gebze Emek’in ilgisiz kaldığı bir vaka olmuştur. Bu süreçte sadece şahsıma ait sosyal medya hesabından Ravive Kozmetik faciasının sanıklarından olması gerektiğini savunduğum KBB’nin faciadaki aleni ihmalinden sebep, Büyükakın’ın oraya adaylığını eleştiren bir paylaşımı, “Katılıyorum” diyerek paylaşmaktan ibaret olmuştur.

Gebze Emek’te haberleştirmedim ama olana bitene o kadar da kayıtsız kalmadım.

Büyükakın, oylama öncesi veya sonrası verdiği bir demeçte soru üzerine, DEM Partili Belediye Başkanlarının şahsına desteği için DEM Parti Genel Merkezi ile görüşmesinin olmadığını ama kısmen veya tamamıyla, DEM Partili Belediye Başkanları ile görüştüğünü söyledi.

Nerdeeeeeen nereye….

2023’teki genel seçim sürecinde altılı masanın yedinci ayağı ile…

Neyse. Mevzudan mevzuya girmeyim çünkü yorumun ana konusu “Siyasette takiyye” değil ama AKP’nin bu konudaki “ustalığı”nı anlatan hicvi bir sosyal medya paylaşımında, “Az dön Reis, başımız döndü” ayrı bir yere sahiptir.

Sevgili okur…

Haftanın ilk iş gününde yorumun bittiği yerde kelime sayar, 2 bine doğru gidiyor.

Tam ortasında, arkası yarına bağlıyorum…

Arkası yarın…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X