Baronun ve Yeni Parti’nin öğretileri Büyükakın’a kalsa, seçime atama adayla giderdik
**
“Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti (KOGACE) başkan adayı Hüseyin Öziri, yönetimine aldığı Şennur Uzan, Serhat Güneş, Serkan Üldeş ve Sefa Gardiyanoğlu ile birlikte gazetemizi ziyaret etti.
Başkan adayı Öziri ve beraberindeki heyet, seçildikleri taktirde yapacakları çalışmalarla ilgili bize bilgi verdi.
Ben de kendilerine; KOCAELİ Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü olarak, cemiyete üye gazete personeline her hangi bir adaya oy vermeleri yönünde yönlendirme yapmayacağımı belirterek, başarılar diledim.
Mesut AKBULUT
Kocaeli Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Öziri ve ekibinin Kocaeli Gazetesi’ne ziyaretinin ardından yaptığı sosyal medya paylaşımından
06 Ekim 2026
**
Aslında bugünkü yorumumun bir diğer anekdotu cemiyetimizin kurucu üyelerinden, Ali Gündoğdu'nun cemiyetin mevcut üye yapısına dair değerlendirmesi idi.
Nasıl olsa Facebook sayfasında diye “depo”ya almamıştım. Aslında dün için tasarladığım bu yorumda kullanmak için Facebook’taki sayfasına girdiğimde bulamadım.
Arayıp sorduğumda, söz dalaşına sebep olduğu için sildiğini söyledi.
Artık niye, kim veya kimler gerçekliğimizden ne tür bir rahatsızlık duydu, bilemiyorum.
Bu mesleğe 1994’te..
Adından ötürü sol bir gazete sandığım ancak sonra Özgün Kablo iştiraki sermaye gazetesi olduğunu anladığım Gebze merkezli Özgün Haber’de…
Gazetenin, “Yetiştirmek üzere muhabir aranıyor” ilanı üzerine başladım.
Özgün Kablo’nun ortaklarının Adapazarlı ve Düzceli olmasından sebep olsa gerek, alaylısı olduğum meslekte ilk hocam Sakarya Gazeteciler Cemiyetinin eski başkanlarından, bir dönem MHP’den Sakarya Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği de yapan merhum Necdet Güngörsün oldu.
17 Ağustos 1999 depreminde enkaza dönüşen binadan, “Öldü” sanılırken bir bacağını bırakıp çıkmıştı. Sonra, kanserden kaybettik. Bu vesileyle üzerimde büyük emeği olan ilk hocamı da anmış olayım.
En önemli öğretilerinden biri, “Halk otobüsünde iki kişinin konuştuğu, haberdir” olmuştur ki o öğretiden sebep, yakaladığım haber konuları vardır.
Cemiyete ilk üyeliğim, merhum Barbaros Tantan döneminde oldu. Bir dönem, sitemizde ilgili bölümde “yönetim kurulu üyesi” olarak görülsem dahi yönetim kurulu yedek üyesi idim.
Bir dönem de, detayına girmeyeceğim ama o dönemin atmosferinin sürüklemesinden ötürü, hele ki şahsının başkanlığında aklımdan geçirmesem dahi Volkan Yüksel’in başkanlığı döneminde, yönetim kurulu üyeliği yaptım.
Ve çok enteresandır. O dönem yürüyüş yolu üzerinde yer edinen cemiyetimiz lokalinin arka tarafında oyun masaları vardı. Benim de içinde yer aldığım o dönem, cemiyet kumarhaneye dönüştü ve camiadan bir üyemiz dahi, ben dâhil hiç kimseye hesabını sormadı.
Gel gör ki birinci dönemine sözüm yok. Kaldı ki ondan sebep ikinci dönemi için kongrede seçime tek aday olarak girmiştir. Halit Yılmaz’ın ikinci dönemiyle birlikte başlayan ve ta ki mevcut yönetimde Cemal Kaplan’ın sağlık gerekçesiyle görevi Şahin Oktay’a devrettiği güne kadar süren fetret döneminde, daha rezil bir haneye de dönüştü. Yine kimse hiç hesap sormadı ya da ola ki ses çıkartan olduysa, sadece şahsım değil birkaç arkadaş daha savunmaları dahi alınmadan ihraç edildi.
Şahsım adına: Yüz kızartıcı hiçbir vakam olmadığından sebep, kendi çapımda kıyamet koparttım. Üye oyuyla dönerken, o dönemin oy birliğiyle alındığı söylenen kararında tüm imza sahiplerine…
Velhasıl kelam, en tepede imzası olan Çetin Gürol da benim akıbetime uğradı. Sizce, niye gıkını çıkartamadı…
Yani öncelikle eleştirim camiamızın büyük kısmınadır ki, oy verelim vermeyelim, seçtiklerimizi veya seçilenleri sorgulamıyoruz.
Bu yılın ocak ayında, benzerinin neredeyse bir yenisi tekrarlanan 16 Ocak etkinliğimizde Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın malum “fırçasını” buradan tekrarlamayayım. Fetret dönemi, yan etkisidir. Camianın sessiz kaldığı bir adam sendeciliğe tepki, Büyükakın şahsında camia dışından gelmiştir. Utancımızdır. Sebep olanlar içinse galiba ne gam.
Ben bu mesleği bir de sahadan çok öğrendim: Özgün Haber’de spor muhabiri olarak başladığımda gazetenin haber ve dağıtım alanına Tuzla ve Hereke’de alınmıştı.
O yıllarda İstanbul Süper Amatör Lig’de mücadele eden Tuzlaspor’un kongresini takibe gittiğimde divan başkanlığına seçilen kişiyi, kulüp başkanlığına seçildiğini yazarak, öyle bir fiyaskoya da imza atarak, öğrendim neyin ne olduğunu.
İçinde bulunduğumuz zaman diliminde ise malum; Yeni Parti’nin ön seçimleri ve ilçelerde kongresi oldu.
Kocaeli Barosu’nun kongresi de önümüzdeki hafta sonu.
Hangi meslektaşımız hangi ilçede, Yeni Parti’nin hangi ön seçim ve kongresini takip etti bilmiyorum ama bence Yeni Parti’nin en önemli ve belki de tek yeni tarafı, başkanların belirlenmesinde delegeliği formalite haline getiren üye bazlı ön seçim oldu.
Gel gör ki kongrelerde, üstelik tüzüğe rağmen verilen önergeyle çarşaf liste yerine blok liste ile gidilmesinden ötürü bu tarafta Gebze, Darıca, Çayırova kaynıyor. İlimizin diğer sekiz ilçesine dair bir tespitim yok ama muhtemelen öyledir.
Yeni Parti tabanında ekseri, biçimi tartışan yok. “Divana blok liste için önerge verildiğinde ben de kabul oyu verdim” diyen de yok. Kişiler tartışılıyor.
Demek ki demokrasi, yarım halde uygulanmaya da gelmiyor.
Kocaeli Barosu’nun hafta sonu gerçekleşecek kongresinde ise yönetim kurulu ile birlikte diğer kurulların adayları da, üye katılımı ile belirlenecek. Ve ben bugüne kadar başkanlığa ve yönetime her kim seçilirse seçilsin, hiçbir kongre sonrası Kocaeli Barosu’ndan “çatlak” bir ses duymadım. “Yoktu, olmadı” demeyim ama ben duymadım.
KOGACE’nin 01 Kasım’daki kongresinde tarafım net: Şahin Oktay…
Başkanım ve başkan adayım ile uzlaşmadığım konulandan biri, kongrede seçim biçimi. Benim adayım da, blok listeden yana…
Diğer başkan adayımız, yine mevcut yönetim kurulu üyemiz Hüseyin Öziri de blok listeden yana ama Öziri’nin listesinden yönetim kuruluna aday olan meslektaşımız Şennur Uzan Yıldız, bu yılın ilk aylarında köşe yazısından duyurduğu yönetim kurulu adaylığında, çarşaf liste çağrısı yapmıştı.
Velhasıl kelam…
Kongre günü o önerge, o divana sunulacak. Divan da üye oyuna…
Ben elbette desteklediğim aday Şahin Oktay’ın kazanmasını isterim ama Öziri’nin listesinden yönetim kuruluna aday birkaç arkadaşında kazananın listesini delerek yönetime girmesini, bu şekilde hem bir iradeyi yönetime taşımasını isterim.
Eskasa…
Hüseyin Öziri de kazanırsa ona ne şüphe ki başkanımdır. Ancak o yönetime de, Oktay’ın listesinden birkaç arkadaşın girmesini isterim.
Antiparantez belirteyim:
Blok liste veya çarşaf listeli seçimde, Oktay’ın listesinden veya ekibinden, yüzde 99.99 ihtimal yönetim kuruluna aday değilim. Mucizevi durumlar yaşanmazsa Şahin’in listesi veya ekibinden Gebze adayı belli. Açıklamak bana düşmez.
Antiparantez; fetret döneminde hikâyeden komisyon çağrıları oldu. Onlardan birinin, kültür sanat komisyonunun üyesiyim. Gebze’de TMMOB Gebze Bileşenleri işbirliğinde iki tavla turnuvası organize ettik. Önümüzdeki sene Gebze’nin yanı sıra İzmit’te de yapılması için seçilecek yönetime taslak program sunulup onay alınacak.
Halit Yılmaz’ın birinci döneminde, Çayırova’da Ragıp Demirkol Bulvarının iki ucuna, “Kimdir” panosu asılması işinde, çorbada tuzum var.
GOSB eski Bölge Müdürü Mimar Güher Türker’in merhum eşi ekonomist yazar Cemal Türker anısına ve adına Gebze’nin Barış Mahallesindeki Mehmet Akif Ersoy İlkokulunda yaptırılan kütüphanenin katkı sunanlara teşekkür edilen panosunda, kurumsal kimliğiyle cemiyetimizin de ismi yazıyor.
Yani özetle bir diğer demem o ki önümüzdeki dönem komiteler, komisyonlar artırılmalı ve üyeler de işin içine aktif şekilde çekilmelidir.
Her iki adayın da, ben dâhil her iki aday çevresinin de ona ne şüphe ki camia ve cemiyet içi birlik ve beraberliğe dair söylemleri, vaatleri olacaktır.
Düne kadar, blok listeyle seçilen yönetimlerin içinde dahi olmadığını gördük.
Çarşaf listeli seçim, o söylemin gerçek anlamda hayata geçmesi için önemli bir seçenektir.
Ben ondan sebep gerek desteklediğim başkan adayı Şahin Oktay, gerekse Hüseyin Öziri dahil her bir üyemizi, çarşaf liste önergemiz divan tarafından üye onayına sunulduğunda, “Kabul” oyu vermeye davet ediyorum.
Bağlarken…
Mesut Akbulut’un cemiyet üyesi mesai arkadaşlarını kongrede kime oy vereceklerine dair yönlendirmede bulunmayacağını söylemesi bence yerinde.
Şimdiye kadar, haber koşturup yazmaktan fırsat buldukça veya haber aralarında denk geldiğim cemiyet üyesi arkadaşlara tek söylediğim, “Şahin Oktay’ı destekliyorum.”
Benden sebep Oktay’a meyilli olanlar ola ki sorarsa, “Kefilim. Bence yapar. Ola ki yapamadı, hesabı her şekil sorulur” da diyorum.
Hüseyin Öziri’yi destekleyeceğini söyleyene de, eyvallah ediyorum.
Kimse kimsenin düşmanı değil, sadece rakibi ve öyle olmalı.
Büyükakın’ın 16 Ocak’taki çıkışması sonrası, Cemal Kaplan’ın da bir şekilde görevi bırakması ile birlikte cemiyetimiz bence son zamanların en iyi 16 Ocak programlarından birini bir süre önce açıkladı. Seçilecek yönetim, kalan yerden tamamlayacaktır ümidindeyim.
O günkü çıkışından sebep gerek Büyükakın’a gerekse yönetime sitem ve tepki hakkımız baki olmakla birlikte, gelinen aşamada yine Büyükakın’a da sebep olmasından ötürü teşekkür etmeliyiz ki şahsım adına, teşekkür ederim.
Süregiden Kocaeli Kitap Fuarı’nda cemiyetimizin standını da ziyaret eden Büyükakın, başkan adaylarımız ile de eksik olmasın, fotoğraf da vermiş.
Ve dilerim, kongrede seçime nasıl gidilmesi yönünde telkinleri olmamıştır.
Kesin…
Hani artık üst çatımız yok ama ola ki olsaydı o çatıyı işaret eder,
O çatının başkan adaylığı adı altında aslında başkanlığa atadığı aday ile seçime gidilmesini önerirdi.
Eskaza ve kendi adıma, Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak da vardı.
Ben o seçenekte, “Bari blok liste ile gidelim” der…
Veremi gördüm ya, sıtmaya razı olurdum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Büyükakın seçilseydi KBB çok dilliydi- 1 19 Ekim 2026 Pazartesi
- Erbaa maçının öğretileri 16 Ekim 2026 Cuma
- Polat’ı, BİK’i konuşmayacaksak kongreye niye gidiyoruz 14 Ekim 2026 Çarşamba
- İl basını yazdı. Sözcü yazdı. Yeni Parti Darıca yazmadı 11 Ekim 2026 Pazar
- CHP ve Yeni’de beyin yakan tezatlıklar 06 Ekim 2026 Salı
- Eniş’in tek yanlışı ön seçime gitmemek değilmiş 01 Ekim 2026 Perşembe
- Çiler, Kara’yı destekleseydi 29 Eylül 2026 Salı
- Polat şahsında gazetecilik beraat etmedi. Tutuklandı 25 Eylül 2026 Cuma
- Heyecansız, ruhsuz kongreler: Bitse de gitsek 08 Eylül 2026 Salı
- Çayırovalı bunu 2004’ten beri ölümüne yiyor da niye yiyor 07 Eylül 2026 Pazartesi