AKP KAYBETSEYDİ EMPERYALİZM KAYBETMİŞTİ Cesaret: Korku İmparatorluğu Sebepsiz Değil

11 Aralık 2025 06:16
"Oradan çekmişler videoları. Benim haberim yok, bilmiyorum. Paylaşıyorlar. Haber gönderiyorlar. ‘Bak işte oğlun var, eşin var. Ekmek yiyorsun."

**

Saadet Partisi Çayırova İlçe Teşkilatı’nın 26 Ekim 2025 pazar günü gerçekleşen kongresinin üst düzey konuğu, Genel İdare Kurulu Üyesi Ümit Çebi iktidara çok sert ifadelerle yüklendiği, partililerini dava için motive ettiği konuşmasında ciddi iddialarda da bulundu. Çebi, 2023 seçimlerine atıfta, “Millet İttifakı ile Cumhurbaşkanlığı’nı alsaydık geçmişte Ecevit ile Kıbrıs’ı nasıl aldıysak bugün de Kılıçdaroğlu ile Filistin’i alırdık” diye konuştu.

Gebze Emek: Kılıçdaroğlu ile Filistin’i alırdık başlıklı haberden.

**

Sevgili okur… Bugün günlerden yine ortaya karışık mevzular, Alıntılar. Birbirinden bağımsız gibi gözüken ama birbiriyle ilişkili durumlar...

“Beni tehdit ediyorlar. İki gün önce ben bir konuşma yaptım… Sosyal medyada Facebook’tan arıyorlar. Massenger’dan arıyorlar. Eşimi arıyorlar. İki gün önce meclis toplantısı çıkışında ben biraz konuştum. Oradan çekmişler videoları. Benim haberim yok, bilmiyorum. Paylaşıyorlar. Haber gönderiyorlar. ‘Bak işte oğlun var, eşin var. Ekmek yiyorsun.’ Ben 45 senedir buradayım. Buranın yerlisiyim ben.”

https://www.facebook.com/reel/1192946442166832

Yukarıdaki sözler Dilovası’ndaki yangın faciasında hayatını kaybeden Esma Dikan’ın AKP’li akrabası Engin Aras’a ait.

Dilovası Belediye Meclisi’nin söz konusu faciadan ötürü görevden alınan eski belediye başkan yardımcısı Necati Temiz’in de katılıp izlediği aralık ayı meclis toplantısının bitiminde önce meclis salonunda, ardından meclisin gerçekleştiği Ercan Dalkılıç Kültür Merkezi içinde açıklamaları olmuş, “Yaman’a dört oy veren kolum dört yerden kırılsın!” başlığı ile haberleştirmiştim.

Önceki cumartesi günü Saadet Partisi Gebze İlçe Teşkilatı’nın kongresi için Gebze’ye gelen SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın kongreden önce, Dilovası’ndaki mağdur aileler ile görüşmesi esnasında söylemiş. SP Dilovası İlçe Başkanı Erkan Bilikli’nin bir sosyal medya paylaşımında görmüş, aklımın bir yerine kaydetmiştim.

**

Dün akşam…

Gebze’nin Mevlana Mahallesi’nde 29 Ekim’de yaşanan apartman çökmesi faciasının ardından önce tahliyesine sonra yıkımına karar verilen yapılardan Yıldız Apartmanı sakinlerinin eylemine katıldım. Eylemi, haklı talepleri yerine getiriline kadar her hafta, çarşamba günü akşamları tekrarlayacaklar.

CHP İl Başkanı Erdem Arcan ve İzmit Belediye Başkanı Avukat Fatma Kaplan Hürriyet’in de katıldığı CHP’li yoğun eylem ve basın açıklamasına Mevlana Mahallesi Muhtarı Selda Çakırer de katıldı.

Mahallenin halkoyuyla seçilmiş kişisi.

Muhtarlar ve muhtarlık: Bir tanım ile demokrasinin ilk ayağı.

Dikkatimi çekti. Toplantı/eylem süresince gerek fotoğraf makineleri gerekse video çekimlerinden sote yerlerde mevzi edindi. Basın açıklamasının başladığı esnada naçizane şahsımın da dürtüsüyle daha görünür bir yere geçti.

Bir duyum aldım: Bu süreçte galiba halktan yana bir tavır sergilediği için erkten tehdit veya uyarı… almış.

Bir ara yanına gittim: “Sizi tehdit ettikleri doğru mu?” diye sordum.

Bunun, orada konuşulacak bir mevzuu olmadığını söyledi. Ama yalanlamadı da. “Yok öyle bir şey” de demedi.

Basın açıklamasının sonundaki toplu fotoğraf karesinde de, yer almadı.

**

Dün akşam yine biz gazetecilerin tabiri caizse, “Beynimizin yıkandığı” bir toplantı oldu.

Pazar günü gerçekleşen toplantıyı, konunun gündemden düşmemesi için üç güne, altı ayrı haberle yaydım. Hatta dün akşamki toplantıyı duyunca aslında bugüne tasarladığım iki haberi, dün öğleden sonra yayınladım.

Dün akşamı da aynı taktikle haberleştirme amacındayım.

Dün akşamın yansımaları, Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin bugünkü toplantısına da yansıyacak. Canlı yayından izleme olanağım da var ama ortamı solumak farklı oluyor. Kaldı ki belediye meclisleri önemli. Orada olacağım.

**

Dilovası’ndaki facia sonrası sosyal medya sayfalarından pek çok fotoğraf karesi de paylaşıldı. Her biri düzenin gerçek yüzünün bir teşhiri idi.

O fotoğraflar karelerinden birinde, 2024 yerel seçimleri öncesi dönem itibariyle AKP Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, Belediye Başkanı Hamza Şayir, AKP İlçe İlhan Yıldırım, AKP’li belediye meclis üyeleri ve belediye bürokratlarının Ravive Kozmetik’e ziyaretleri var.

Siyasal İslamcı vahşi kapitalizm bataklığı ve ahlaki çöküntüsünde ülkemizde tuzun koktuğunun, çivinin çıktığının belgesi niteliğindedir.

Facia sonrası doğal olarak bir bilgi kirliliği de oluştu ancak şöyle bir bilgi, rapora dayanarak kesinleşti:

Fabrika binasına belediye tarafından ruhsat verildi.

Prof.Dr. Onur Hamzaoğlu

2000’lerin başında Dilovası’ndaki sağlık sorunlarını, kanser gerçeğini kamuoyuna aktardığı için dönemin KBB Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu tarafından “Şarlatan” olmakla itham edilen bir güzel insan.

16 Kasım 2025’te Evrensel Gazetesi’nden İzel Gözde Meydan’a verdiği demeçte şöyle diyor:

“2000’lerin başında Dilovası ile tanıştım. Sonrasında akademik ve sosyal nedenlerle içinde olduğum bir yerleşim yeri. Bu olay maalesef hiç şaşırtıcı gelmedi. Bütün uyarılara rağmen hiçbir önlem almayan devlet, hükümet yetkilileri; denetimlerde yasal düzenlemelerle etkisiz hale getirilen büyükşehir belediyesi ve belediyeler… Özetle kapitalizmin dünyadaki ve Türkiye’deki bugünkü halinin çıplak gözle görüntüsüdür.”

**

Sözün özü sevgili okur…

Günümüz Türkiye’sinde “Türkiye Yüzyılı”nda iktidarın ülkeyi bir korku imparatorluğuna dönüştürdüğüne dair tespite katılıyorum çünkü korkuyorlar.

2023 genel seçimlerinde Cumhurbaşkanlığı da yapan iktidar partisi liderinin Kılıçdaroğlu’na dair çakma video kayıtlarını neredeyse kutsayarak siyasette ahlaksız propagandaya prim tanıması, o korkaklığın ürünüdür.

Çünkü ve ola ki 2023’te kaybetseydi, kaybettikleri sadece AKP kurumsalında iktidar olmayacaktı.

AKP kaybetse idi..

Erdoğan’ın eş başkanlığını yaptığı Büyük Ortadoğu Projesi

Zaman zaman atar gidercilik oynadığı ama varlığını borçlu olduğu 12 Eylül süreci, hukuku ve darbesi

Mağdurculuk oynadığı ve beslendiği 28 Şubat postmodern darbesi ve süreci…

O gecenin tüm kahramanlarına saygı ve inandıkları dava uğruna ölen tüm şehitlerine minnetle…

Elini güçlendirdiği ve hala tüm yönleriyle aydınlatılmayan 15 Temmuz hain darbe girişimi… O gece halkımızın duruşuyla kaybetti ama hepten, kaybedecekti.

Sadece AKP değil emperyalizm, İsrail, ABD kaybedecekti.

2023’te ola ki devrilseydi…

Aynı Kıbrıs Barış Harekatı’nda olduğu gibi…

Kıbrıs’a giren Türkiye ya Gazze’ye girecekti. Ya da İsrail, cesaret bile edemeyecekti.

İktidarı ve yandaşları ile Gazzecilik adı altında Maskeli Balo’yu sürdürdüğü süreçte, İsrail’e yakıt naklinde varil başı bilmem kaç dolar kazandığımızı söyleyen Avukat Özlem Zengin’in hala AKP Grup Başkanvekilliğini sürdürmesi dahi, ülkemizde emperyalist işgalin sürdürdüğünün net kanıtıdır.

Varlığını ama baskı ama korkutarak sürdürmek amacındaki mevcut sistem, biz korktukça daha fazla korkmakta ve baskının şiddetini arttırmaktadır.

Dün akşam CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan’ın yaptığı açıklamada iki önemli detaydan biri…

AKP Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya, Akse Sapağı civarında ama caddenin öte tarafında bir dizi temasta bulunmuş, fotoğraf karesi paylaşmış. Merak edip baktım.

Recep Kaya, “Yönetimimizle birlikte Akse sapağı esnaflarımızla biraraya gelerek istişarelerde bulunduk” diye yazmış.

O ziyaret bir yayın organında, “Recep Kaya: Esnafımızın yanındayız” başlığı ile haberleşmiş.

İlgili habere göre Kaya görüşmelerin hem bölgedeki ihtiyaçların tespiti hem de çözüm süreçlerinin hızlandırılması açısından önemli olduğunu belirtti. Her zaman sahada ve esnafın yanında olduklarını söyleyip esnafa hayırlı işler diledi.

Orhan vakayı, “Yerseniz” diye yorumlarken bir de dün akşamki toplantıyı ama kaygılı, ama buruk, ama gözü yaşlı takip eden mağdur ailelerin çocuklarına atıfla, “Gözyaşlarında boğulacaksınız” dedi.

Tespit doğru. Bugünkü yorumumun da naçizane görselidir.

Sistem o çocukların kaygı, korku ve gözyaşlarında da boğulacak ama tepkinin sloganda, söylemde kalmaması kaydı ve bir Grup Yorum klasiğinden;,

Cesaret cesaret daha fazla cesaret. Kurtuluş mutlaka ellerimizde

Daha fazla, cesaretle.

Ümit Çebi’den girizgâhla başladım. Yine Çebi’den alıntı ve şimdilik olmak kaydıyla, noktalayayım.

Hangi davaya inanırsanız inanın:

Dava bedel istiyor. Cimrilerin ve korkakların bu davada yeri yok.”

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X