2+2 FACİA SONRASI İLİMİZ VEKİLLERİ - 2 Çiler, orada dönen tüm dolapları, biliyordu!

20 Kasım 2025 08:40
“İşyerinde bir şey yapıyormuş gibi görünmek: “Güzel bir çalışan taktiğidir. Çoğunlukla iş yerinde bir şey yapıyormuş gibi görünmek, iş yerinde bir şey yapmaktan daha çok işe yaramaktadır.

Çünkü iş sorumluluğunu üzerine almak, o yükün altından kalkamamak neticesinde çeşitli olumsuzluklar doğurabilir, ama iş yapıyormuş gibi görünülerek saniyelik aldatmacalarla patron kişisi uyutulabilir. Tabi bu taktik nereye kadar işleyebilir, o da uygulayanın sorumluluğu altındadır.”

Kaynak: Ekşi sözlük

**

 

Kim derdi ki…

CHP Kocaeli Milletvekili Nail Çiler’in şahsında;

İrili ufaklı her türden sermayenin Gebze Bölgesi’ndeki en büyük ve köklü temsilcisi Gebze Ticaret Odası’nda uzun yıllar başkan yardımcılığı akabinde dört dönem başkanlık yapan kişi, grevci işçileri desteğe gitsin.

Siyaset bu, oluyor işte…

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2026 yılı bütçe görüşmelerinde söz alan Nail Çiler’i dinledim. Bölgemizde kaç OSB vesaire yer aldığına dair klasik bilgilendirmesinin haricinde..

Dilovası’nda üçü çocuk yaşta altısı kadın yedi emekçi yurttaşımızı kaybettiğimiz vakaya dair söyledikleri özetle şöyle:

“500 metre mesafedeki manava bile makam arabasıyla giderken orayı hiç ziyaret ettiniz mi, içiniz yanıyor mu?

Önceki afetlerde gereken yapılacak deyip, alkışı alıp gittiniz.

Dilovası’nda denetim yapılamıyorsa; küçüksemiyorum, Kars’ı Hakkari’yi hiç düşünemiyorum.

Sayın Bakan: Hatamız var, diyebildiniz mi?

İş cinayetlerinde; 2025’in ilk 10 ayında bin 737, ekim ayında 8’i çocuk 169 kişi öldü.

Dilovası’nda yetkili kurumlarınız orayı en son ne zaman teftişe gitti.

Kızımı kokusundan tanırdım, bu sefer tanıyamadım diyen anneyi anlıyor musunuz?

Sayın Kaymakam, vali olacağım diye her yeri geziyor.

CİMER’e yapılan başvuruya kayıtsız kalan İŞKUR il müdürü, kaza yerine 37 kilometre mesafede.

Kurum bize, ‘çocuk işçilerin adını verin’ diyor.. Bu işleri biz yapacaksak SGK, İŞKUR’a ne gerek var. Liyakatsız kadrolar…

Dört dönem GTO başkanlığı yaptım. Oradaki yeri ve orada dönün dolapları da çok iyi biliyorum. Fason iş yapılıyordu. Vergisiz satışları da biliyorum. Fakat bizim öyle bir yaptırım gücümüz yoktu. Orada modern köle gibi çalıştırıldı o çocuklar.

Kırılan şişelerin parasının ceza olarak maaşlarından kesildiği bir düzen yüzünden öldüler. Kaza, kader demeyin. Cinayetin tüm sorumlularının ortaya çıkarılması için önce kendinizden başlayın. Kurumu sorgulayın.

Soma’da, İliç’te, Ermenek’te, Çorlu’da, Pamukova’da, Darıca’da, Gebze’de yapamadığınızı lütfen Dilovası’nda yapın.”

Hakkını vermek gerekirse etkili bir konuşma.

Nail Çiler dün sosyal medyadan da paylaştığı bir hamlesinde Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na Gebze Darıca Metro hattında çöken binayı sorduğunu belirtti.. “Bakan; ‘Metro ile alakası yok’ dedi. O zaman bu binalar neden çöktü?

Şekil ve şema o ki Hükümet apartman çökmesi vakasını ya soğutup unutturmak isteyecek. Olmadı, hurafeler ile geçiştirecek. Uraloğlu’nun o yanıtı, öylesi bir tutuma gebe.

Gebze’de halkın siyanür soluması vakası ve Gebkim OSB’de akla zarar ihmallerde iki emekçi yurttaşımızı kaybettiğimiz vaka; akabindeki bina çökmesi ve Dilovası’ndaki yangın faciasının gölgesinde kaldı.

Bu süreçte bir konuda empati yapmak gerektiği kanaatindeyim…

Gazetecilik mesleğinin bir erbabı olarak bazı gelişmeleri ıskaladığımı daha önce de yazdım. Bu kadar facianın üst üste gelmesinin yanı sıra diğer taraftan hayatın yüksek tempolu olağan akışında zorluğu bizler de yaşıyoruz.

Muhalefet partilerindeki milletvekillerinin de temposunu artıran ve çalışmaya sevk eden bu hengamede temsil ettikleri partilerin il, ilçe örgütleri tarafından ne kadar destek gördüğüne dair şüphelerim de var.

Örneğin…

Dün bir gerekçeyle CHP Gebze Kadın Kolları Başkanı Sevgül Tüze’nin Facebook sayfasına girdiğimde kadın cinayetlerinin Gebze’deki son kurbanlarından Cansu Albayrak’a ilişkin bir paylaşım gördüm.

23 Ekim tarihli paylaşımda;

“16 Mart 2024 tarihinde 7 aylık evli Gülhan Esen'i (Albayrak) (25) tabancayla vurarak öldüren eski erkek arkadaşı Muhammed Tarhan'ın yargılandığı dava için Gebze Adliyesinde Gülhan kardeşimizin ailesinin yanındayız.

 

Kadınların yaşam hakkının hiçe sayılmaması, adaletin gerçekten yerini bulması, hiçbir indirimin uygulanmaması ve faillerin en ağır cezayı alması için desteklerimizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

 

Bir kadının daha adı bir cinayet dosyasına yazılmasın diye susmayacağız!” yazılı idi.

 

Görselde Gülhan Albayrak ile Gebze Adalet Sarayı’nın yazısının gözüktüğü adliye fotoğrafı kullanıldı. Buraya kadar iyi…

 

İyi de 14 Kasım 2025’teki karar duruşması esnası ve sonrasında CHP Gebze’den kimseyi görmedim.

 

Girizgâha atıfla, iş yapıyormuş gibi yapmanın tipik bir örneği.

 

Bu örneklememden de kast etmeye çalıştığım odur ki…

 

Mesleğimize özgü bir tabir olan haberde takipçiliğin siyasetteki tanımı da konu takipçiliği olsa gerek.

 

Yapıyormuş gibi yaptığında yine örneğin…

 

ÇYDD Gebze Şubesi için kapak topluyorsun öğrencilere burs olsun diye…

 

Gerçekten iyi hoş ediyorsun da, “Kaç kilo… Ederi ne...” gibi sorulara kapakları teslim edenden de, teslim alandan da yanıt yok.

 

Bu zeminde Nail Çiler şahsında CHP’li veya başka bir partili milletvekilini dürtükleyecek etkili bir mekanizma, sağlam bir zemin, yönlendirecek bir organ yoksa, etkili bir sonuç alınacağına dair çok iyimser olmamak gerektiği kanaatindeyim.

 

Bunun nasıl olacağına dair bir ahkamım olamaz, olmamalı da. Bunu aktif siyasetin içinde yer alanlar üretmeli.

 

Çiler’in söylediği gibi, “Kurum bize, ‘çocuk işçilerin adını verin’ diyor.. Bu işleri biz yapacaksak SGK, İŞKUR’a ne gerek var” diyor yaa…

 

O hesap diyorum…

 

Bugünlük başka da bir şey demiyor veya yarın günlerden Lütfü Türkkan, diyorum….

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X