Küçük Kara Balığın İmar Kaçağı Tentesi Darıca Balıkçı Barınağında aklın yolu bulundu gibi

06 Ağustos 2026 06:09
Darıca Belediyesi çok bir kuralcı da, tenteye bile imar kaçağı diye tutanak tutuyor da MÜSİAD Gebze Şube eski Başkanı Ali Özkan’a ait Cami Mahallesi’ndeki villa tipi kaçak yapı ki kaçak olduğunu Muzaffer Bıyık da kabullendi idi. Kaçıncı senesine girildi, yıkıldı mı?

**

“Balıkçı barınağı balıkçılara kapandı”

Darıca Belediyesi’nin Kurban Bayramı’na dört gün kala sahildeki balıkçı barınağına giden, park içinden geçen yolun girişini zabıta müdürlüğünün bir kamyoneti ile kapatmasını Gebze Emek’te ilk 25 Mayıs’ta, “Balıkçı barınağı balıkçılara kapandı” başlıklı haberle konu edindik.

O günden bu yana yaklaşık 2.5 ayı aşkın sürede 20 civarı haber ve haber yorum ile gündemde tuttuk.

Darıca Su Ürünleri Kooperatifi ile Darıca Belediyesi arasındaki mahkemeye kadar taşan uyuşmazlık sürecinde belediyenin balıkçıları, bir yolun girişini kamyonetle kapayarak “cezalandırması”;

Daha doğru bir tanımla gücün “adaleti”ni devreye sokmasından daha tezat ne olabilirdi ki ama o da oldu.

Barınak içinde, kooperatif binası önündeki dinlence alanında balıkçıların güneşten korunması için çekilen tenteye, imar kaçağı olduğu gerekçesiyle zabıta tarafından tutanak tutuldu.

Bu zaman diliminde Gebze Emek Haber Sitesi olarak, “Tarafsız” bir habercilik izlemedik. Zaten öyle bir iddiamız da yok. Ancak belediye meclisine de iki kere taşınan konuya dair gerek Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık gerekse Başkan Yardımcısı Abdullatif Özkan’ın açıklamalarına yer verdik.

Akabinde tam da bu zaman diliminde kurulan Darıca Amatör Balıkçılar ve Su Sporlarını Sevdirme Derneği Başkanı Hüsnü Papakçı’nın demeci de yer aldı.

Sosyal medya paylaşımlarına yapılan yorumlarda her iki tarafın görüşleri de yer buldu.

Başkan Papakçı dünkü “Bıyık yetkiyi aldı, geri adım attı” üst başlık ve “Marina belediyede, barınak kooperatifte” başlıklı haberimiz sonrası aradı ve nazik ifadeler ancak kabaca bir tarzla, “Haberin doğruluk derecesi nedir?” diye sordu.

Haberin sonunda haberin kaynağının Darıca Belediye Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı olduğunu,

Gebze Bölgesindeki dört ilçede eş zamanlı belediye meclislerinden ötürü yerinde izleyemediğimiz Darıca Belediye Meclisinin toplantısını, meclis yayınını izleyerek haberleştirdiğimizi belirtip

Darıca Belediyesinin Facebook sayfasında hala duran çekimin linkini paylaşmaya rağmen…

Doğrulanmak istenen bir haber mi var yoksa barınağın kooperatife kiralanacak olmasından ötürü beklenti içinde olup hayal kırıklığına uğrayan bazı kesimler mi oldu, bilemedim.

Bence…

Balıkçı barınağı için kooperatifle kira sözleşmesi olması gereken sonuçtur.

Bunu konunun her iki tarafından tüm muhatapları bir şekilde dinleyen, koskoca bir klasör içindeki çok sayıda evrak ve yazışmayı inceleyen biri olarak söylüyorum.

Haziran ayındaki bir demecinde barınağı belediyenin işleteceğini açıklayan Muzaffer Bıyık’ın “Geri adım” diye tanımladığım, bu kararından cayması bence çok yerinde olmuştur.

Kaldı ki belediye tarafından yapılan hiçbir açıklamada belediye tarafından yapılan marina ve barınakta Bakanlık onaylı, bilimsel verilere dayalı projeye uyulmadığına dair hiçbir haber ve belge yalanlanmayarak, doğrulanmıştır.

Şayet yine cayılmaz ise belediye ile kooperatif arasında, barınağa dair bir protokole imzanın eli kulağındadır.

Darıca Belediye Meclisinin önceki günkü toplantısında Belediye Başkan Yardımcısı Abdullatif Özkan, “Kooperatif oranın tamamını istiyor” diye tekrarladı.

Kooperatif Başkanı Akın Ateş, 25 Mayıs’taki basın açıklamasında;

Sayın Belediye Başkan yardımcısı açıklamasında kooperatifin barınağın tamamına sahip olmak istediği yönünde bir algı oluşturulmuştur. Bu da gerçeği yansıtmamaktadır.

Kooperatifimizin yürüttüğü hukuki mücadele, kıyının özel mülkiyete geçirilmesi ya da kamuya ait bir alanın şahsi tasarruf altına alınması mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz, fiilen balıkçıların mesleki kullanımında olan kıyı yapısının mevzuata uygun biçimde “Balıkçı Barınağı” statüsüne kavuşturulması ve Darıcalı balıkçıların kanundan doğan haklarının korunması mücadelesidir.

Bugün yaşanan sorunun temelinde de bu statü belirsizliği vardır. İmar planlarında alanın “Balıkçı Barınağı” yerine “Barınak” olarak gösterilmesi, balıkçıların ve kooperatifin yasal yararlanma/kiralama süreçlerini doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle yargı yoluna başvurulmuştur” demişti.

Abdullatif Özkan, konuya dair Gebze Emek’e verdiği ilk demeçte kooperatifin üyelerden usule aykırı para topladığını öne sürmüştü. Özkan önceki gün mecliste yine tekrarladı ama Ateş, 25 Mayıs’taki basın açıklamasında;

“S.S. Darıca Su Ürünleri Kooperatifi, üyeleri olan balıkçıların mesleki faaliyetlerini düzenlemek, haklarını korumak ve ortak ihtiyaçlarını karşılamak için faaliyet gösteren yasal bir kooperatiftir. Kooperatifin tüm iş ve işlemleri kooperatif mevzuatı, yönetim organları, karar defterleri ve kayıt düzeni çerçevesinde yürütülmektedir.

Kooperatif kayıtları dışında, şahsi menfaat amacıyla tek kuruş talep edilmesi söz konusu değildir. Böyle bir iddiada bulunanların görevi, kamuoyu önünde itham etmek değil, somut belge ve delil ortaya koymaktır. Kooperatifimizin kayıtları yetkili kurumların denetimine açıktır.

Balıkçılardan kopuk bir algı oluşturmak amacıyla “usulsüz tahsilat” gibi ağır ifadeler kullanılması, hem şahsımı hem de yıllardır bu barınakta ekmeğinin peşinde olan balıkçı esnafını hedef almaktadır. Bu dili kabul etmiyoruz” da demişti.

Darıca Su Ürünleri Kooperatifinin belediyenin ilgili projesine dair Kocaeli 1’nci İdare Mahkemesinde açtığı bir başka (veya aynı) davaya gelince..

06 Haziran 2016 tarih ve 2016/5 sayılı mahkeme kararına göre anılan yere ilişkin ÇED toplantısı yapılmamasından ötürü “Dava konusu ihalede hukuka uyarlık görülmemiştir” tanımlaması ile dava konusu ihalenin iptaline karar verilmiştir.

Halen süregiden bir dava daha vardır ancak ondan bağımsız şekilde…

Devlette ve belediyede devamlılık esastır…

Darıca Belediyesi olarak bir proje başlatmıştın. Yargı, hukuka uygun bulmamış. Hukuku dahi uygulayamamışsın.

Projeyi hayata geçirmişsin. Bakanlığın ilme bilme fenne dayalı projesinin yerine abuk sabuk bir iş yapmışsın. Projeyi, becerememişsin.

Kaldı ki balıkçı barınağı işletmeciliği yapacaksın.

Bu meselenin artık sokak ağzıyla şahsımın da kimyasını bozan başka teferruatları da var.

Bu süreç içinde Gebze Teknik Üniversitesi’nde denk geldiğim bir İl Tarım Orman Müdürlüğü bürokratından edindiğim bilgiye göre yerin mülkiyet halinden ötürü Bakanlık, Kooperatif ile kiralama sözleşmesi yapamıyor.

E hani vaki zamanın seçim sloganı idi, “Üçlü olsun, güçlü olsun…”

Cumhur ittifakı veya AKP iktidarında AKP’li belediye, bu açmazın içinden çıkamıyorsa daha kim çıkacak?

Ya da Abdullatif Özkan yine mecliste dün için Bakanlığın ilgili biriminden randevu aldıklarını, yeri kiraladıktan sonra kooperatif ile kontrat imzalayacaklarını söylüyor.

E hani yer belediyeye ait diye, Bakanlığın eli kolu bağlıydı.

Sevgili okur, beynim yandı:

Bunun yanıtını ben de bilmiyor ve hatta kimseye de bi’şi sormak istemiyorum.

Darıca Belediyesi çok bir kuralcı da..

Tenteye bile imar kaçağı diye tutanak düzenliyor da…

MÜSİAD Gebze Şube eski Başkanı Ali Özkan’a ait Cami Mahallesi’ndeki villa tipi kaçak yapı ki kaçak olduğunu Muzaffer Bıyık da kabullendi idi. Kaçıncı senesine girildi, yıkıldı mı?

Darıca Belediyesi çok bir kuralcı da..

Belediye meclis üyelerinin görev sürelerince ve akabindeki iki yıl boyunca belediye ile hiçbir ticari faaliyeti olamayacağına dair yasaya rağmen..

2014-2019 dönemi AKP Meclis Üyesi İsa Baylan’a ve dublörü olarak Abdurrahman Baylan’a kiralanan Çınar Mevkiindeki belediye iştiraki Has Bahçe’ye…

2019 yerel seçimlerinden bir süre sonra beraberindeki heyetle “Hayırlı olsun” ziyaretine giden Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık o ziyareti sosyal medyasından, “Önceki dönem meclis üyesi İsa Baylan’ın İstasyon Caddesi üzerinde yeni açacağı Uluçınar Kafe’yi ziyaret ederek kendisine kolaylıklar diledik. Rabbim hayırlı eylesin inşallah” diye paylaşmıştı.

Naçizane önceki günkü yorumumda da farklı örnekle tekrarlamıştım.

Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalist rejimin ülkeyi ekonomik batağa sürüklediği tahribatını gidermek, rejim değişikliği ile mümkün ancak meşrulaştırdıkları ahlaksızlıkların tahribatını gidermek kolay olmayacaktır.

Azerbaycan Türkü olan İranlı öğretmen ve yazar Samed Behrengi (1939 – 1967) 28 yıla sığdırdığı kısacık ömrü esnasında edebiyatımıza kazandırdığı eserlerden biri olan Küçük Kara Balık’ta, “Küçük bir dere kenarında, siyah bir taşın altındaki yosun evde annesiyle yaşayan, derenin sonunun nereye vardığını ve dünyada başka neler olduğunu öğrenmek isteyen meraklı bir balığın masalını anlatır. Annesi ve diğer balıklar bu düşünceye karşı çıksa da o cesurca yola çıkan küçük kara balık, yolculuğu boyunca tehlikelerle, farklı canlılarla ve engellerle karşılaşır; sonunda özgürlüğe ulaşarak cesaretin ve sorgulamanın önemini herkese kanıtlar.”

Darıca’daki balıkçı barınağı vakasında henüz kâğıda, evraka yansımasa da edinilen sonuç, kooperatifi ve üyelerini ne kadar mutlu etti veya edecek bilinmez ama bence esaslı ve süregiden bir mücadele sonucu edinilen kazanım veya zaten var olan bir hakkın, edinilmesidir.

Bu süreç anılarımızda o yolun girişine konulup günlerce kaldırılmayan kamyonet ve tenteye “Kaçak imar” tutanağı ile de hafızalarımızda yer alacaktır…

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X