TOLTAR, ÇİFTÇİ ve ORHAN İLE YANIT HAKKI… Eksik bilgi vermişler sana. Şehit ailesine küfretti

08 Kasım 2025 08:59
Anayasa'mızın 32. maddesinde düzenlenen ”Düzeltme ve Cevap Hakkı” kişileri şeref ve haysiyetlerine dokunan veya kendileriyle ilgili gerçeğe aykırı yayınlara karşı korumak amacıyla tanınan ve

kanunla düzenlenmesi öngörülen Anayasal bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.”

 cezabilinci.org

Cumhuriyet Savcısı Doç.Dr.Cengiz APAYDIN

 **

Cumartesi yazıları: Bunları da bilelim

 

Zaman zaman kimi köşe yazılarımda evrensel ve ulusal bir yurttaş hatta tüketici hakkı olduğunu ifade ettiğim yanıt hakkının, Sayın Apaydın şahsında bir bilenin, “Cevap ve düzeltme hakkının işlevi ve yerine getirilmemesinin yaptırımları” başlıklı yazısından alıntı ile  tanımı, bir üst paragraftaki gibi.

Meraklısı için yazının tamamı bu linkte…

https://tls.tc/MIyGA

 *

Bu cumartesi, cumartesi yazılarının içeriği biraz değişti sevgili okur…

Önceden gezip görüyor, yiyip içiyorduk ama şartlar öyle gerektirdi.

 Yanıt hakkı, naçizane bir gazeteci olarak çok önemsediğim bir detay. Alabildiğine yer vermeye çalışırım. Hatta, aşağılayana bile…Bir örneğini bu hafta Dilovası Belediyesi eski Başkanı, AKP’li Ali Toltar ile yaşadım. Aşağılamasını, başlığa çektiydim:

Demek ki siz ucuz insanlar ucuz şeylerle uğraşırsınız.”

Buradaki “siz”den kimi kastettiği net anlaşılmıyor veya kafa karıştırıyorsa aleni söyleyeyim.

 Buradaki “siz” bizzat ben…**

Dünkü yorumumun başlığı, “CHP Gebze’de yeni yönetim orta sahada top çeviriyor” başlığıyla idi.

Tamamı CHP Gebze İlçe Örgütü’nün mevcut yönetimine yönelik negatif bir yorum idi.

Bu arada şu detay önemli: Bir gün önceki, “İktidarın şark kurnazlığı da İYİ imiş” başlıklı yorumun bir paragrafında var idi…

 Ayrı bir yorum konusudur ama Gökhan Orhan başkanlığındaki mevcut yönetimi, yine Gökhan Orhan başkanlığındaki bir önceki dönemini öngördüğüm gibi şimdiden aratan ana muhalefetteki CHP Gbze İlçe Örgütü’nün neredeyse yokluğunda…

Velhasıl kelam CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan, dünkü yorumun iki detayına yanıt hakkını belgeli kullandı.

Gebze Belediye Meclisi’nin kasım ayı olağan toplantısında olmamasından ötürü eleştirmiştim. Fotoğrafı ile yanıtladı.  

EKSİK BİLGİ VERMİŞLER sana o gün meclisteydim ben. Ankara’ya da o sebepten gitmedim. Bu da meclis sonrası fotoğrafımız. Benim (Ana muhalefet partisi) için ayrılan yere vatandaş oturmuştu, kaldırmak istemedim.

Sevgili okur. Dünkü yorumumda bir yanlış bilgilendirmeden ötürü düzeltir, her ne kadar çok bariz bir hatam olarak gibi görünmüyor olsa dahi, siz okurlarımdan özür dilerim.

Kristal-İş Sendikası Gebze Şubesi eski Başkanı Mustafa Usta’nın cenazesinde olmamasını eleştirmiş idim;

“Bu arada Mustafa Usta bizim esnaf komşumuz. Cenazedeydim önde değildim fakat Celalettin Kurt’tan bilgi alabilirsin. Çocuklarından sonra taziyeyi ona verdim.”

Mustafa Usta’nın yakın akrabası, Kızılay Gebze Şube Başkanı Celalettin Kurt’tan bilgi almaya gerek yok. Gökhan Orhan şahsında CHP Gebze İlçe Başkanı’nın sözü senettir.

Sevgili okur. Dünkü yorumumda ikinci yanlış bilgilendirmeden ötürü düzeltirim ama özür dilemem gerektiğini zannetmiyorum.

Bu haftanın ikinci yanıt hakkı böyle idi…

İyi ama yanıt hakkının yanıt hakkı başlığıyla bir hukuki bilimsel tanımlama var mı…

Arama motorundan aradım. Galiba yok.

Yanıt haklarında şu detaya da özen gösteriyorum…

Evet.. Başlıklara çektiğim şekilde gerek Ali Toltar gerekse Gökhan Orhan’ın kullandıkları yanıt hakkında, şahsıma yanıt hakkı doğuran –yani en azından bence öyle- zeminler oluştu.

Ama o yanıt hakkımı, muhatabın yanıt hakkına yer verirken kullanmayı çok doğru bulmuyorum çünkü onlara yanıt hakkı zemini oluşturan yorumlarımda kendilerini arayıp bizzat sormamışım ki…

Bu arada bu nitelikler için arayıp sormanın mesleğin olmazsa olmazı olmadığını belirtmiş olayım…

Bir de şu önemli bilgiyle gideyim finale doğru sevgili okur…

Yanıt hakkının “tekzip” yani direk yalanlama ile karıştırılmaması gerektiği kanaatindeyim…

Tekzip kelime anlamı olarak yalanlama demektir. Hukuki olarak tekzip ise; gazete, dergi, radyo, televizyon ve benzeri medya kuruluşlarında yer alan bir haberin aslında gerçeği yansıtmadığının, haberi yapan kuruluş tarafından duyurulması olarak da ifade edilebilir.

Avukat Umur Yıldırım

Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu kurucusu

“Tekzip nedir? Tekzip yayınlatma nasıl yapılır?” başlıklı yorumundan.

Meraklısı için…

https://tls.tc/ghH2d

Yorumun bu bölümünü bağlarken, “Her iki yanıt hakkının içeriklerine dair yanıt hakkım” muhafazamdadır deyim…

**

Yorumun ikinci bölümünü kısa tutacağım.

İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi’ye yönelik, “yolsuzluk” suçlamalı Meclis’teki konuşmasını dün haberleştirdim.

Bu arada yine çok tartışılan bir detaydır mesleğimize dair…

Farzımisal Lütfü Türkkan ile özel röportaj yaptım ve aynı sözleri sarf etti. Öncelikle o görüşme esnasında aleni olarak yaptığım ses kaydını o gerekçeden ötürü muhafaza eder, Başkan Çiftçi’yi de iddiaya dair arar, Türkkan’ın suçlaması ile Çiftçi’nin varsa açıklaması veya savunması eş zamanlı haberleştirirdim.

Ama Türkkan mecliste konuştu. Başkan Çiftçi’nin elbette kendisinin de bildiği şekilde yanıt hakkı var idi. Çoktan kullanmalı idi.

Çiftçi, KBB Meclisi’nin ekim ayı olağan toplantısında İYİ Partili meclis üyesi ve Çayırova İlçe Başkanı İlhami Bayrak'ın sert çıkışını da yanıtsız bırakmıştı.

Her neyse…

Çiftçi’nin kullanmadığı yanıt hakkını Belediye Meclisi eski Üyesi Halil Halifeoğlu, şahsı adına kullandı adeta.

Facebook’taki takipçilerimden, Çayırova’nın sevilen berber esnaflarından Yalçın Beyaz ilgili link paylaşımımın altına, “Diyene bak: Şehit ailesine küfreden bu şahıs mı?” diye yazınca yine Face’deki takipçilerimden Halil Halifeoğlu ekledi:

“Evet. Şehit ailesine de küfür etti bu adam. Yıllarca devlet arazilerine çöküp kaçak yerde çiftlik fabrika neyse bilmiyorum. Yaptı kullandı sonra Büyükşehir Belediyesi yıkım kararı çıkardı, yıktı. Utanmadan sıkılmadan kalkıp konuşuyor. Önce bir kendini temize çıkar ey konuşan.”

Çayırova eşrafından AKP’li Ali Özçelik de devreye girdi:

“Lutfü Türkan bizim için yok hükmünde. Şehit yakınına söven, kaymakamın babası Takkeli diye ‘meclisten atın’ diyen Dilovası’nda devletin yerine çöküp yağ fabrikası kuran adam… Bizim için gereken cevap adalet önünde verilir.”

Her üç “yanıt hakkının” da ortak özelliği, Lütfü Türkkan’ın Çiftçi’ye yönelik suçlamalarına değinilmemesi…

Üç kişiyi de töhmet altında bırakmak istemem. Çiftçi ile ilgili “yanıt hakkı” tanımlamam hep tırnak içinde zaten.

Bir tek Ali Özçelik’in yorumunda Çiftçi’yi savunma, son cümlesinde öne çıkıyor: Bizim için gereken cevap adalet önünde verilir

Ama ve bence keşke gerek Beyaz, gerekse Halifeoğlu ve Özçelik iddialara dair kelamda bulunsa idi..

Mesela… “İnanmıyorum”, “Çiftçi yapmaz öyle bir şey. Yanıt verip yargıya gitmeli”, “İnanmıyorum ama ilgili makamlar soruşturmalı…” falan dese idi.

Sevgili okur…

Niteliği bu sefer, “Bunları da bilelim” takviyeli…

Yanıt hakkı ve tekzibi de konu edindiğimiz bir yorumun sonuna nihayet geldik.

Keyifli bir cumartesiniz ve akabinde Pazar gününüz, bütünü haliyle neşeli bir hafta sonunuz olsun.

Ben yarın Gebze Kandıralılar Derneği’nin 19’ncu geleneksel tavla turnuvasında hem gazeteci, hem oyuncuyum.

Bir şampiyonluğum bir de üçüncülüğüm olan turnuvadan ilk iki turda içinde elenirsem akabinde Gebzespor – Bursaspor maçında olacağım.

Yarın, bileğine; tavla şansa kısmen ihtiyaç duyulan ve satrança nazire olarak üretilen çok köklü bir strateji oyunudur. Mesele iyi zar gelip gelmemesi değil, gelen zarın değerlendirilmesidir. Oyunculuğuna  güveneni tavla turnuvasına…

https://tls.tc/EGV0p

Yürekten seveni Gebzespor tarihinin en tarihi maçlarından birine…

Ülkemiz futbol tarihinin ilk Gebzespor – Bursaspor maçına davet ederim, diyorum.

Başka da bi’şi demiyorum.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X