HALKA RAĞMEN HALKI YÖNETMEK! İnönü ve Proje Okulları ne zaman özelleşecek?

23 Aralık 2025 05:34
Okulun, Darıca – Gebze metrosunun kazı güzergâhında olup olmadığına dair kesin kanaate dayanmayan bir sorgulamam oldu. Galiba değilmiş. Yakınından geçiyor ama tam altından geçmiyor.

**

Dünden devam…

2018 senesinin eylül ayı adı.

2018-2019 eğitim öğretim yılının tam başlangıcı.

Şimdilerde Yenimahalle, 5118/3 Sokak’ta faaliyetini sürdüren Çayırova’daki Mehmet Akif İlkokulu, Fatih Caddesi üzerindeki yerinde faal iken ilçenin bitmek bilmeyen projelerinden kent meydanı gerekçesiyle binanın yıkım kararı alındı ve veliler ayaklandı. Karar 2018-2019 eğitim öğretim yılının başlamasına üç gün kala velilere duyuruldu.

Okul, mevcut okul binasına birkaç kilometre mesafedeki bir başka okula tahliye edilmek isteniyordu. Velilerin tümünün tepkisi tüm plan ve programlarını yapmışken allak bullak olan düzenlerine idi. 1’nci sınıf öğrenci velilerinin çok anlaşılır kaygı ve tepkisi ise okula henüz yeni başlayan çocuklarına ihtiyaç halinde anında ulaşılabilecekleri mesafenin ötesinde kalmak idi.

Dönemin AKP’li Belediye Başkanı Şevki Demirci velilerin tepkisini anlamak bir yana o gün o tepkiyi, “CHP provokasyonu” diye tanımladı. CHP’nin Çayırova’da en zayıf olduğu mahallede…

**

Bu yılın ağustos ayında Darıca’nın Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki Mehmet Akif Ortaokulu’nda öğrenci velisi Hamdi Kızılyel ve biraderi; İstanbul Barosu’na kayıtlı Avukat Anıl Kızılyel okulun müdür ve müdür yardımcısına bıçakla saldırdı. Gerekçeleri Hamdi Kızılyel’in çocuğunu o okula sahte evrakla kaydetme isteğine ret cevabı almaları idi.

AKP Darıca İlçe Başkanı Köksal Şakar ve beraberindeki birkaç yönetici bir iki gün sonra okul müdürünü ziyaret etti ve bunu partinin sosyal medya sayfasından son derece rutin bir ziyaret gibiymiş paylaştı.

Şakar naçizane sorum üzerine toplumda infial uyandırmaması için ziyaret gerekçelerine değinmediklerini söyledi.

Bölgemizde altı eğitim sendikasının saldırıyı kınayan yürüyüşü tüm öğrenci ve velilerinin gözleri önünde okul bahçesinden başladı. Mahallede sokak aralarından geçti. Adnan Menderes Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklamasında eğitimde şiddet vakalarına karşı mücadelede toplumun tüm kesimlerinden destek istendi.

**

Gebze’de 29 Ekim günü meydana gelen Arslan Apartmanı faciasının ardından civardaki çok binada yıkım kararı açıklandı. Neredeyse ikinci ayına giren vakada halen çökmeye gerekçe açıklanmadı. Darıca – Gebze metrosu inşasından ötürü esnafın da çok ciddi mağduriyetleri sürüyor.

Öte yandan AKP Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya

Akse Sapağı bölgesinde; İbrahim Ağa Caddesi’nin Güzeller Mahallesi kanadında civar esnafı gezip halkla ve esnafla daima iç içe olduklarını, onları dinlediklerini falan filan yazıp sosyal medya paylaşımı yaparken caddenin Mevlana Mahallesi kanadının muhtemelen kıyısından bile geçmedi.

Bir de Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’ün başta Yıldız Apartmanı sakinleri olmak üzere halkla düzenlediği toplantılarda fotoğraf karesi verdi. Bu arada Gebze Belediyesi Basın Yayın’dan bir süre önce basına geçilen habere göre Büyükgöz son toplantıda vatandaştan sabretmelerini istedi.

**

Sevgili okur…

Her üçünde de ama tamamen, ama kısmen yer aldığım vakalardan üç örnekle girdim. Örnekleri çoğaltmak da mümkün.

Dünkü yorumumda iktidarın 23’ncü yılında da halka rağmen halkı yönetemeyeceğini öğrenemediğini yazmıştım. Yukarıdakiler tespitime dair teşhislerimden sadece üç tanesidir.

Henüz resmi açıklama ve bilgilendirme yapılmamış olmakla birlikte, kesinleştirmediğim bir duyuma göre İlyasbey Ortaokulu’nun A ve B bloklarının depreme dayanıklı olmadığına dair yıkım kararı akademik bir heyetin raporu üzerinden türemiş. Şüphesiz doğru bir karar.

Okulun, Darıca – Gebze metrosunun kazı güzergâhında olup olmadığına dair bir kesin kanaate dayanmayan bir sorgulamam oldu. Galiba değilmiş. Yakınından geçiyor ama tam altından geçmiyor.

Gerek İlyasbey Ortaokulu’na gerek aynı raporla yıkım kararı alınan tüm okul binaları yeni eğitim öğretim dönemine başlanırken de oradaydı.

Bu yıl içinde bölgemizde; diğer illerde yaşanan depremlerin yan etkisiyle sallanmanın dışında merkezi bir deprem vakası olmadı.

Bu tespitler niye 2024-2025 eğitim öğretim döneminin sonunda yapılmadı?

Geçtiğimiz yıllarda Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi işbirliğinde il geneli, kamu binaları dâhil binalarda deprem dayanıklılık taraması yapıldı. O taramaların sonuç raporunda bu binalar yer almadı mı?

Duyumum doğru ise hangi üniversite veya üniversitelerden akademik bir heyet, hangi gerekçeyle bir çalışma yaptı?

**

İlyasbey Ortaokulu’nun tahliyesine karar verilen İnönü Ortaokulu bir proje okulu.

Bu yılın temmuz ayında Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmeliği ile yürürlüğe girdi.

Projenin detaylarına girmeyeceğim.

Ancak eğitim kadrosu yapılaşmasından olanaklarına bildiğiniz özel okul yapılandırması…

Siz Milli Eğitim’in başına Ziya Selçuk şahsında TED Üniversitesi ve Maya Eğitim Kurumları’nın yanı sıra birçok özel eğitim öğretim kurumunun kuruluşunda yer alan bir şahsiyeti getirirseniz o da bildiğini uygular.

Düzen, kibar deyimle kapitalist bir düzen ama kapitalizmi de eline yüzüne bulaştıran aslında iflas etmiş, çökmüş bir sistem.

Bir taraftan özel eğitimi destekliyor öte taraftan sektörle mücadele halinde.

İnönü Ortaokulu ve İlyasbey Ortaokulu velilerini birbirine “küstüren” kararda kim hangi tarafa ne gerekçeyle hak veriyor, bilmem…

Ben İlyasbey Ortaokulu’nun velilerinin ilgili haberlere gönderdiği yorumlara da yer veriyorum. İnönü Ortaokulu velileriyle kurduğum diyaloğu onlarla, onlardan sebep kuramadım.

… Ama İnönü Ortaokulu velilerinin tepkisine tüketici hakkı zemininde hak verdiğim taraf var. Çocuklarını özel okula gönderir gibi devlet okuluna kayıt ettirdiler. Kendilerine eğitim hizmeti sunulmuyor. Aleni pazarlanıyor. Dönem başında pazarlanan ile dönem ortasında sunulmak istenen aynı değil.

Ve kapitalizmde tüketici hakkı diye bir şey var.

Sistemin kapitalizmi de eline yüzüne bulaştırdığı nokta burası.

Bugünkü yorumun antiparantez detayı farklı bir alandan, toplu taşımadan olsun.

Dini ve milli bayramlar ile kimi özel günlerde Büyükşehir Belediyesi’nin siyah plakalı resmi otobüsleri halkımıza ücretsiz toplu taşıma hizmeti veriyor. Yine sözüm ona kendilerinin kontrolündeki üzerlerinde KBB yazısı logosu bulan halk otobüsleri ile rekabet halindeler.

O günkü rekabette bir taraf bedava taşıyor, diğer taraf parayla.

CHP’li veya “CeHaPe”’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ise Kartal – Adalar arası sefer yapan tekneler dâhil kamudur, özeldir tüm toplu taşıma araçlarına, İstanbul kartınız olduğu müddetçe ücretsiz biniyorsunuz. İBB, kart kayıtları üzerinden özel sektöre, o yolcunun seyahat bedelini ödüyor.

İlimizde KBB’nin resmi araçlarla faal olduğu İzmit – Kartal arası hat 200, İzmit – Sabiha Gökçen Havaalanı arası hat 250 o günlerde de ücretli. İBB otobüsleri ile Suadiye, Etiler, Florya gibi İstanbul’un en “Afili” muhitlerine de kamusuyla, özeliyle tüm toplu taşıma bedava.

Bizde KBB’nin söz konusu uygulaması toplumu gelir grupları üzerinden adeta sınıflandırıyor, ayrıştırıyor. Halbuki hizmet toplumun istisnasız tüm kesimlerine yönelik, adil ve eşit olmalı.

Aradaki fark şu…

İBB’de CHP iktidarda olsa dahi bence sosyal demokrat belediyecilikten baskın bir liberal belediyecilik hâkim ama liberalizmin kuralları işletiliyor.

İlimizde; kuralları itibariyle kural tanımayan bir kapitalizm bile duvara tosladı!

İkinci günün bitiminde nihayet bağlarken…

Tekraren ve verdiğim üç örneğe dayanarak

Mevcut düzenin halka rağmen halkın yönetilemeyeceğini öğrenememesi bir tarafa, nice fiyaskolarına rağmen uygulamaya geçirme gibi bir derdi yok. Sistem, bu bataklıktan besleniyor.

Recep Kaya’nın örneklediğim temasından esasla, algı ile durumu idare etmeye çalışıyor. Ama kadro vererek, ama nemalandırarak susturdukları yerel basının çok büyük kısmının halktan tamamen kopuk “yayıncılık” anlayışının getirisiyle, konu edilmeyen sorunun olmadığı anlayışındalar.

Ehliyete, liyakata değil biata dayalı her tür kadrolaşma ile ülkeyi bugünkü bataklığına sürüklediler. Umurlarında değil. Biatla mevki edinip yol yürüyenler aldıkları kararlara biat edilmesini bekliyorlar.

Sorguya kapalılar. Soru sorulması dahi hoşlarına gitmiyor. Vakada sorgulanacak çok detay ve soru var da bir tane sormuş olayım…

Ziya Selçuk bakanlığındaki Milli Eğitim Bakanlığı kurumsalında Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalist düzen İnönü Ortaokulu başta olmak üzere önce proje okullarını, ardından tüm kamu okullarını ne zaman özelleştirecek?

Diğer tüm soru ve sorguların bir duvardan döneceği kesin kanaat ve öngörüyle başka da sorum yoktur!!!

İLGİLİ YORUM

“Sıfır” okula onarım parası ödeyecek veliler birbirine “küstü”

https://www.gebzeemek.com/yazar/aktan-uslu/sifir-okula-onarim-parasi-odeyecek-veliler-birbirine-kustu/2630.html

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X