SEKA KAĞITSPOR MODELİ ÖNERDİYDİ! İzmit ve Gebze'de tiyatroya adanan ömürler
Pazar yazıları / Portreler…
Bu işin doğasında böyle bir yalnızlık var. Seyircinin alkışları ‘ne kadar çok seveni var’ dedirtse de sahnedeki insanların tamamı yapayalnız…
Değer bilmek eğer bir plaket, valinin bir teşekkür yazısıysa hiçbir sanatçının bu şehirde böyle beklentisi yok. Olmamalı da zaten.”
Burhan AKÇİN
Kocaeli Bölge Tiyatrosu kurucusu
Kocaeli Life Dergisi’nde 2020’deki röportajından
**
2012 yılı idi…
Üyesi olduğum ve tiyatro topluluğunun da içinde yer aldığım Gebze BİLKAR’dan il geneli tiyatro topluluklarına bir çağrı yapmış ve zamanla Kocaeli Tiyatrolar Birliği’ne dönüşen Kocaeli Tiyatrolar Çevresi girişimini tetiklemiştik.
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/1410631/kotibde-sozcu-gulabi-turan
Sayısını hatırlamıyorum ama birlik yanılmıyorsam Gölcük ve İzmit’te 10’a yakın toplantı yaptı. Kararlar aldı…
İzmit’ten sonra tiyatronun en yaygın olduğu ilçeler Gebze ve Gölcük’te
Hiçbir ayırım gözetmeksizin…
Tüm topluluklar çatının altında birleşirken İzmit’teki topluluklar, “Armudun sapı, İzmit’in çöpü…” gibi gerekçelerle..:
Birbirleri arasındaki dalaşı, “O varsa ben yokum…” gibi olmadık tutumlarla sekteye uğratınca birlik, birlik olduğuyla kaldı…
İzmitsiz… olmazdı.
Nedendir bilmem ve garipserim…
Kimi tavırlarını, tutumlarını, oyun tercihlerini seversiniz sevmezsiniz ayrı mesele ama bugün İzmit’te tiyatro, tiyatro sevgisi, Kocaeli Şehir Tiyatroları dahil gerek il içi gerek il dışı topluluklarının salonda seyircisi varsa Burhan Akçin’den sebep var.
Bunu 30 Ekim tarihli, “Tüm alkışlar babama gelsin” üst başlıklı, “Gebze, İstanbul’un İlçesi! “Espriydi ciddiye alındı” başlıklı…
Komedyen ve Avukat Miray Akovalıgil, Gebze’deki ilk performansında ayakta alkışlandı. Tüm alkışları kalp krizinden kaybettiği babası için isteyen sanatçı Gebze’yi İstanbul İlçesi sandığını söylerdi ama sorduk: Esprisini, 'galiba' ciddiye almışız spotlu analiz haberimin girizgahında bir kere daha hatırlatma gereği hissettim.
İşte o haberimin çıktısı Kocaeli Bölge Tiyatrosu’nun panosunda…
Öte yandan…
Burhan Akçin’e hak ettiğini veren tek gazeteci değilim elbette.
2002-2003’te Bizim Kocaeli’den mesai arkadaşım ve mesleğimde kendimi geliştirmemde büyük emeği olan Serpil Çolak Türkoğlu’na ait Kocaeli Life dergisinde…
5 yıl önce dönemin muhabirlerinden Eylem Selvi Arı’ya da anlatmış Burhan Akçin..
Bir ömrünü tiyatroya adadı başlığı atılan röportajda…
https://www.kocaelilife.com/bir-omru-tiyatroya-adadi-burhan-akcin/
Yine 2002-2003’te Bizim Kocaeli’den mesai arkadaşım, meslek büyüğüm, halen Çağdaş Kocaeli Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sadun Çetin de vermiş, 'Sezar'ın hakkını..
https://www.cagdaskocaeli.com.tr/makale/9101392/sadun-cetin/kocaeli-bolge-tiyatrosu-ve-burhan-akcin
Yine Google arama motoruyla Burhan Akçin üzerinden bir tarama yaptığınızda ilimiz basınından çok sayıda haberine ve açıklamasına ulaşmak mümkün.
12 ilçenin tamamında tiyatro sanatının yaşaması için önüne bir hedef koymuş. Bu konuda ilk çağrısı kent burjuvasına ardından Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne oldu.
Mümkün mü…
Aslında gayet mümkün. Her şey istemekle hedeflemekle alakalı.
KBB SEKA Kağıtspor türü bir yapılanmanın tiyatro üzerinden yapılabileceğini de anlatmaya çalışıyor.
Kağıtspor’un, sporun çeşitli alanlarında il geneline yayılmış sporcuları varsa ve o sporculardan takımlar oluşuyorsa…
12 ilçede eğitilen ve yeteneği tespit edilenlerin Şehir Tiyatroları’na altyapı oluşturacağından.
İzmit’in kent veya hele ki Gebze’ye kıyasla bir kent olmasından ötürü sesini duyurabileceği bir zemin, aktif bir yerel basın var.
Ama aynı olanağa Gebze’de hayatını tiyatroya adayan bir güzel insan, Abbas Kırçıl için geçerli değil.
Detayına girmeyeceğim. Özetle kent olamamanın kötü bir getirisi. Kaldı ki aynı ilgisizlikten halkın takımı Gebzespor, işçi emekçi kenti olmamıza karşın zaten düşük oranda olan sendikalı işçilerin çatı örgütü sendikalar. Niteliği merkezine alan sivil toplum örgütleri…
Kendisiyle hukukumuz mesleğe başladığım 1994 yılına dayanır. Amatör tiyatroya ilk adımım olan, “Teneke Şövalyeler”in de, o dönem yanılmıyorsam yardımcı yönetmeni idi.
Müthiş bir el becerisine ve pratikliğine sahip olmasından sebep işin dekor ayağında da, elinde çivisi çekici ile var.
Mesleğimin getirdiği yoğunluktan ötürü çekilmek durumunda olduğum amatör tiyatroculuk maceramda tek oyunluk Gebze İlçe Spor Müdürlüğü Tiyatro Topluluğu, BİLKAR çatısına geçene kadar Gebze Kültür Sanat Derneği, akabinde Gebze BİLKAR Tiyatro Topluluğu’nda maceralarımız var.
Geçtiğimiz aylarda ekibiyle birlikte BİLKAR’dan ayrıldı.
Şu sıralar biri Sarkuysan Anadolu Lisesi diğeri Gebze Kent Politikaları Derneği çatısında sürdürdüğü iki çalışması var. Zamanı geldiğinde haber verecek. Gidip haberleştireceğim.
Tiyatronun öneminin ne olduğuna gelince..
Yine Google taraması üzerinden güvenilir kaynak bilgisine göre çocuklarda;
Özgüven ve Kendini İfade Etme
Empati ve Sosyal Farkındalık
Dil ve İletişim Becerileri
Yaratıcılık ve Hayal Gücü
Problem Çözme ve Anlık Karar Verme
Odaklanma ve Konsantrasyon
Takım Çalışması ve İş Birliği
Disiplin ve Sorumluluk Bilinci
Fiziksel Farkındalık ve Beden Dili
Sanat Sevgisi ve Estetik Bakış Açısı
Kaynak: Piyano Akademi
Detay meraklısına:
https://piyanoakademi.com.tr/tiyatronun-cocuklara-faydasi
Aynı linkin altında var ama ola ki erinirsiniz.. veli görüşleri önemli:
"Tiyatroya başlamadan önce kızım markette bir şey istemeye bile çekinirdi. Şimdi tüm aileye kendi uydurduğu hikâyeleri canlandırarak anlatıyor."
"Oğlum, oyundaki karakterin neden üzgün olduğunu bize anlatmaya başladı. Artık arkadaşlarının duygularını daha çok fark ediyor ve 'üzülmüş olabilir misin?' diye soruyor."
"Okul öncesi öğretmenimiz, kızımın cümle kurma becerisinin ve kelime haznesinin tiyatro sayesinde akranlarına göre çok daha ileride olduğunu söyledi."
"Evdeki karton kutular artık çöp değil; hepsi birer kale, araba veya roket. Tiyatro, onun hayal dünyasını ateşledi."
"Oyuncağı kırıldığında eskiden ağlama krizine girerdi. Geçen gün 'Tamam, bunu yapıştırıcıyla tamir edebiliriz, olmazsa da başka bir oyunda kullanırız' dedi."
"Eskiden 5 dakikadan fazla masa başında oturamazdı. Tiyatro provalarından sonra dikkat süresinin gözle görülür şekilde arttığını fark ettik."
"Artık oyunlarında 'ben, ben' demek yerine 'hadi birlikte yapalım' demeye başladı. Paylaşmayı ve iş birliğini sahnede öğrendi."
"Tiyatro kostümünü ve metnini kendi çantasına kendi hazırlıyor. Sorumluluk bilinci inanılmaz gelişti."
"Anlattığı bir hikâyeyi tüm bedeniyle canlandırmasını, yüz ifadelerinin çeşitlenmesini izlemek harika."
"Artık bir film veya çizgi film izlerken sadece konusuna değil, müziklerine ve renklerine de dikkat ediyor, yorum yapıyor."
Tiyatroyu oynamak ile tiyatronun öğreticisi olmak pek aynı şeyler değil kanaatindeyim.
Bence sevin, sevdirin ve tiyatroya ömrünü adayanların kıymetini bilin…
Büyük ustanın dediği gibi:
Aradıkları veya bekledikleri Valinin, Kaymakamın, Belediye Başkanının plaketi değil…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Konuştu da, ne konuştu? 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Dünün özeti: Gazzeli’nin çığlığı, Büyükakın’ın önerisi 17 Ocak 2026 Cumartesi
- Kocaeli’de mesleğin tek çatısı KOGACE’dir 16 Ocak 2026 Cuma
- Uludağ tercihi Bursasporlu'ya destekmiş: Gazoz olma. Efsane ol 15 Ocak 2026 Perşembe
- Bahis'te Bilazer’i gönderdik: Yatacak yerimiz yok! 14 Ocak 2026 Çarşamba
- Gazze'yi de emeği de bombalıyorlar 13 Ocak 2026 Salı
- Atarlanmakla olsaydı: Çözüm kamulaştırma 12 Ocak 2026 Pazartesi
- Atatürk “giderayak” çok şey öğretti 09 Ocak 2026 Cuma
- Sistem ve düzen, susturmak için kalan seçeneği kullandı 08 Ocak 2026 Perşembe
- AKP’de Trump’ın “Dost”u ile yüzleşme 05 Ocak 2026 Pazartesi