MUHALEFET "SİYASET" YAPIYORSA HALK NE YAPIYOR "Korku İmparatorluğu" Kırılırken
***
Yorumumun üst başlığını, akabinde başlığı yazdım. Başlığa bir süre takıldım. Muhalefetten kastım, parti…
Partiler siyaset yapmayacakta ne yapacak..
Akse Sapağı’ndaki mağdurlara dair haftalık geleneksel CHP öncülüğündeki eylemde CHP İl Başkanı Erdem Arcan, “Buraya siyaset yapmaya gelmedik” diyor.
Bence gereksiz bir söz.
CHP İl ve Gebze İlçe Örgütleri, Akse’deki sorunda durması gerektiği yerde ve şekilde duruyor.
Eskaza; Kroman Çelik’in cüruf tesisine karşı duruşu ile Yeniden Refah…
Beylikbağı Bölgesi’nde halkın tapu ve mülkiyet sorununu takibi ve yaklaşımı ile Saadet…
Eskiçarşı esnafının mağduriyetini Gebze Belediye Meclisi’ne taşıyıp sorgulayan İYİ Parti…
Grev ve direnişteki emekçinin kesintisiz şekilde yanında olan Emek Partisi…
Ve nice örnekleri; doğru zamanda, doğru yerdeler.
Eksikleri, gedikleri vardır yoktur, ayrı mesele.
Ancak şunu söylemek mümkün..
Akse vakasına dair yılın son günü gerçekleşen beşinci eylemi de sahadan, yerinden takip etmenin getirdiği gözleme dayalı bir tespitimi ilgili haberimde de yansıttım.
Arslan Apartmanı’nın neden çöktüğüne dair rapor açıklanmadığından sebep o eylemlerde CHP’li başkan ve meclis üyelerinin söylemleri, farklı cümleler ile aynı şeyleri ifade etmekten öteye geçmiyor.
İlk dört eylemin Akse Sapağı’nda düzenlenmesinin ardından beşincisinin Gebze Belediyesi önüne taşınması dahi, eyleme dair bir yenilikti.
Yenilikleri, geliştirmeliler kanaatindeyim.
Şekil o ki çarşamba eylemleri sürecek ancak 09 Ocak Cuma, yıkım kararı verilen binalarda tahliye süresinin son günü..
Başta Yıldız Apartmanı sakinleri olmak üzere gerek tepki, gerek taleplerine beklentilerine hak verdiğim mağdurlar şahsında…
Şayet erk soruna rantı, fırsatçılığı değil halkı önceleyen bir yaklaşımla çözüm önerisi getirmezse gergin bir gün, Gebze’yi bekliyor gibi.
Uzman, mühendis, akademisyen elbette değilim.
Ancak facianın sebebine dair iki ayı aşkın süredir net bir açıklama, bilgilendirmede bulunulmaması…
20’nin üzerinde binanın gerekçeli gerekçesiz tahliyesi, yıkım kararı…
Vakanın zanlıları olarak metroda işi üstlenen Eze İnşaat ve ana işveren konumunda Ulaştırma Bakanlığı’nı işaret ediyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın önceki cuma günü Gebze yerel basını ile düzenlediği..
Yanılmıyorsam genel yayın yönetmenleri; yazılı ve/veya internetten yayın yapan gazete ve “gazete”lerin sahipleri, yöneticileriyle sınırlı tuttuğu toplantıya Gebze Emek Haber Sitesi kurumsal kimliğiyle, site sahibi gazeteci olarak davetliydim ancak mücbir sebepten ötürü, katılamadım.
Yayınlanan haberlerin bir haylisini inceledim.
Tahir Büyükakın, özetle; Arslan Apartmanı faciasına dair Gebze’de CHP’li belediye başkanı olsa “Tutuklanırdı” diyen CHP’lilere Kartal’da geçtiğimiz yıllarda yaşanan benzer vakayı hatırlatıp dönemin CHP’li belediye başkanının tutuklanmadığına dikkat çekiyor. Doğru da söylüyor velakin, eksik söylüyor.
Toplantıya katılım sağlayanlardan biri dahi sormamış olacak ki, Kartal’daki facia sonrası asıl raporun kaç günde çıktığını, pas geçiyor.
Toplantıya katılanların en “baba” sorusu, Büyükakın’ın AKP’li belediye başkanlarını başarılı bulup bulmadığı…
Toplantının öne çıkan “haber” konularından biri Büyükakın’ın İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’e yönelik eleştirileri.
Gebze’de, halkın gündemi o mevzuular çünkü!
Toplantı sonrası tepkiler, “Niye ben çağrılmadım…”
Halkın çığlık atarak çağırdığı yerde olmayanlar, halkı mağdur eden erk kendilerini çağırmadı diye “kırgın”, akıl hocalığı da yapıyor.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinin basına yönelik olarak yanılmıyorsam en akreditecisi Cumhurbaşkanı olan Erdoğan’ı, Büyükakın’ın örnek almasını isteyenlere de tanık oldum…
Görevde yedinci yılına dolduruyor: “İlk defa benden eksi puan aldı” diyene de.
Dünyanın hangi şehrinde yedi yıl görevde olan belediye başkanı yönettiği şehrin yerel basınınca hep ama hep alkışlanmış…
“Hocam… Balım peteğim..”
Akse’de Yıldız Apartmanı sakinleri başta olmak üzere vatandaşa yönelik sunulan biri yerinde olmak üzere üç kentsel dönüşüm alternatifinde de “Yarı yarıya…”
Bu teklifin kullanım ömrü gerçekten dolmuş binalardaki hak sahipleri için makul yanı olabilir ama Yıldız Apartmanı sakinleri ve emsal durumdakiler için kabul edilemez.
Haksız, hukuksuz, adaletsiz, halkı değil bu koşullarda bile rantı önceleyen anlayışın ürünü bir öneridir.
Önceki cumartesi günü, Kirazpınar Mahallesi sakinlerinin Tavşanlı’da Kroman Çelik tarafından yaptırılmak istenen cüruf tesisine karşı yürüyüşünü de yerinde takip ettim. 20 bin nüfuslu bir mahalle için hayli az sayıda yurttaşın katıldığı bir yürüyüş ve basın açıklaması oldu. Mahallede aslında 12 Ekim 2025 günü de yürüyüş ve basın açıklaması olacaktı ama Kaymakamlık izin vermeyince, halk toplanmayınca iptal edildi.
Cumartesi günü de yürüyüşe izin yoktu ama halk, jandarma uyarısına ve engelleme çabasına karşı, yürüdü.
Hatırlarsanız; 21 Aralık Pazar günü Gebze’deki DİSK yürüyüşüne de Kaymakamlık izin vermedi. 5 bini aşkın kişi, yürüdü.
İktidar her ne kadar ret ederse etsin…
Kaldı ki vakti zamanında, “Basına akredite” uygulandığını da ret etmişlerdi…
Adı konmamış bir, “Korku İmparatorluğu” var ve ama Kaymakamlığın bu tür Anayasal ve yasal haklar öncesi, “Yasaklıyorum” şeklindeki açıklaması..
Ama kolluk güçlerinin hiç olmazsa kıvamında kaldı diye avunduğumuz uyarıları…
Halkı, “Ne oluyor” diye kaygılandırıp kabuğuna çektirirken bu algı çalışması ve baskı rejimine karşı direnen..
“Korku”nun üzerine üzerine yürüyen az sayıda dahi olsa yurttaş var.
Akse Mahallesi eyleminde yurttaşların ne söylediğine, ne tepki gösterdiğine zaman zaman arşivde tuttuğum daha doğrusu tutmak zorunda kaldığım söylemlerini haberleştirerek sürdüreceğim. Çok yoğun haber trafiğinde, aslında çok önemsediğim yurttaş görüşlerini haberleştirmeye zaman kalmıyor veya yetersiz.
Kaldı ki aslolan da halkın, yurttaşın ne söylediğidir.
“Korku imparatorluğu” oluşturarak halkın ekseri kısmını susturup geri adım attıran erk, iktidar, düzen..
Az sayıda kalan konuşanların tepki ve söylemlerine kulak kabartmalı ve hakkını teslim etmelidir.
Arslan Apartmanı faciası sonrası iyiden iyiye açığa çıkmıştır ki facianın bir numaralı zanlısı Eze İnşaat bazı eller veya “güçler” tarafından korunup kollanmaktadır.
Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalist düzen ve sistem, kendi oluşturduğu bataklıkta “boğulup” sona erdikten sonra açığa çıkacaktır.
Ana muhalefet CHP ve muhalefet partilerinin siyaset yaptığına dair erk yaklaşımının yerinde bir tespit olduğunu varsayalım..
Ya halk ne yapmaktadır?
Diyorum…
Ötesi şimdilik, yok.
Başka da bi’şi demiyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Konuştu da, ne konuştu? 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Dünün özeti: Gazzeli’nin çığlığı, Büyükakın’ın önerisi 17 Ocak 2026 Cumartesi
- Kocaeli’de mesleğin tek çatısı KOGACE’dir 16 Ocak 2026 Cuma
- Uludağ tercihi Bursasporlu'ya destekmiş: Gazoz olma. Efsane ol 15 Ocak 2026 Perşembe
- Bahis'te Bilazer’i gönderdik: Yatacak yerimiz yok! 14 Ocak 2026 Çarşamba
- Gazze'yi de emeği de bombalıyorlar 13 Ocak 2026 Salı
- Atarlanmakla olsaydı: Çözüm kamulaştırma 12 Ocak 2026 Pazartesi
- Atatürk “giderayak” çok şey öğretti 09 Ocak 2026 Cuma
- Sistem ve düzen, susturmak için kalan seçeneği kullandı 08 Ocak 2026 Perşembe
- AKP’de Trump’ın “Dost”u ile yüzleşme 05 Ocak 2026 Pazartesi