İRAN’A BOMBA YAĞMIŞ. NE GAM! Maddi değil insani yoksulluğun fotoğrafı
***
Sevgili okur. Bugün günlerden ortaya karışık mevzuular…
Kelimesayara da takılmayacağım. Varsın dört haneli değil beş haneliyi görsün. Varsın bu yorumun benden başka okuyanı olmasın.
Sayı veya bizim işte malum. Tık sayısı, beğeni emojisi dediğin ne ki..
Bizim meslekte bazen bir fotoğraf karesi çok şeyi anlatır. Bazen sadece fotoğraflar yeter. Yazmaya gerek kalmaz.
Örneğin Aylan Bebek vakası.
Suriye’de yaşanan katliam ve dramın sembollerinden Aylan Bebeğin, Ege sahillerinde kıyılarımıza vuran cansız bedeninin fotoğraf karesi, altına bir şeyler yazmayı, gerektirir mi idi?
Bu hafta başında yanılmıyorsam Gebze Yeni Haber’in manşetinde KBB’nin Gebze Kent Meydanındaki iftar çadırının kuyruğundan bir fotoğraf karesi, “Yoksulluğun fotoğrafı” şeklinde haber edildi.
Benim de aklıma takıldı.
Dün akşam Gebze Emek ve Demokrasi Güçlerinin bu sefer ABD ve İsrail’in saldırısını protesto için gerçekleştirdiği basın açıklamasına 15 dakika erken gittim.
İtiraf edeyim. İftara yaklaşık 1.5 saat kala meydanın Yeniçarşı’ya doğru istikamette uzayıp giden kuyrukta bekleyenleri süzdüm. Kılık kıyafetlerine göz attım.
Bu tespitimin hata payı, oranı yüksektir ama bence o kuyrukta ikram edilen o iftar yemeğine, “Muhtaç” düzeyinde ihtiyacı olan ya kimse yoktu. Ya tek tük vardı..
Benim gözlem saatinden esasla en az 1.5 saatlerini, ücretsiz verilecek bir iftar yemeği için bekleyenlerin birinin elinde dahi kitaba, gazete veya dergiye denk gelmedim.
Yani şöyle ki; hâlbuki öylesi bir bekleyiş esnasında bir kitaba veya yayına göz atmak, okumak dahi, insanın heba olup giden zamanını kıymetli bir zamana dönüştürebilir, idi.
Sonra düzen, sistem aklıma geldi.
Aslında tam da sistemin istediği insan profili.
Okumasın, düşünmesin, üretmesin ve bu seferde “Ramazan ayının manevi iklimi” bahanesiyle, “Birlik beraberlik” söylemleri altında kendisine sunulan bir öğün yemekle, mutlu olsun ve sistemin sürdürülebilirliğini sağlasın.
Kimi belediye meclis toplantılarında icraatlarını anlatırken geride kalan yıl dar gelirlilere yönelik sosyal yardımların, bir önceki yıldan daha fazla olduğuyla övünen belediye başkanlarının o söylemlerine tanık, naçizane bir gazeteci olarak yazıyorum.
15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanında basın açıklamaları ekseri, KBB’nin “Kentkart” bölge merkezinin de tam önünde yapılır. Dün akşamki açıklamada söz konusu kuyruktan ötürü birkaç metre daha, İnönü Çamlık Parkı yönüne kaydırıldı.
Meydanda yaklaşık 50 kişilik bir grup. Feryat figan ABD ve İsrail’in İran saldırısını kınıyor.
Burunlarının dibinde, bedavadan dağıtılacak iftar yemeği kuyruğunda olanlar için, adeta ne gam.
Kuyruktaki yerini kaybedeceği kaygısıyla olsa gerek, birkaç kişi şöyle bir yüzünü kitleye dönüp kulak kabarttı veya bana öyle geldi. Ötesi yok.
Sonra aklıma İsrail’in Filistin işgalinin yıldönümü geldi aklıma. Aynı gün Gebze’de iki sokak eylemi oldu. Birinde yine “Hale Jale bizim mahalle” misali, biraz yükseltiden tek kareye sığdırabileceğin sayıda katılımla sol, sosyalist çevreler.
Diğer tarafta İlyasbey Camii önünden yürüyüşle, Yeni Bağdat Caddesi üzerinden meydana doğru ucu bucağı gözükmeyen bir katılımla sağ, muhafazakâr çevreler. Aslında çok iyi bir tepki ama…
Ama…
Yahu İran’da öldürülen, Rojava’da katledilen de insan değil mi?
Haydi, Müslümanlığı insan kimliğinin de önüne koyalım. İran’da katledilen Müslüman değil mi?
Bir tepki göstermek için illaki birilerinin işaret buyurması mı gerekir.
İşte sistemin, varlığını sürdürebilmek için de tam ihtiyacı olan insan profili.
Bedavacı.. Okumayan.. Sorgulamayan.. Tepkisiz veya tepkisi de erke endeksli.
Ardından dün akşamki basın açıklamasının katılımcılarına göz attım.
Yok.. Temsili anlamda CHP Gebze İlçe Örgütü, yine yok. Başkanı da yok, yöneticisi yok ama üyesi var.
Gebze Kent Politikaları Derneği Başkanı Ali Fuat Bilir ile yönetici ve üyeleri oldular ve dernek malum, CHP yoğun bir dernek ama derneği temsilen oradalar ama aynı zamanda CHP’liler.
Tekraren..
CHP Gebze İlçe’de mevcut Gökhan Orhan yönetimi, bir önceki Gökhan Orhan dönemini dahi aratır haldedir ve değil parti seçmeninin, üyesinin beklentisine dahi yanıt verememektedir.
AKP Gebze İlçe Başkanı Recep Kaya’nın ve AKP ile ilişkili çevrelerin gördüğü hürmeti, galiba CHP üyesi görememektedir, kanaatindeyim.
**
Son üç beş gün içinde sırasıyla Gebze Belediyesi, Saadet Partisi Gebze İlçe ve dün akşam Darıca Belediyesi iftarlarında idim.
Saadet’in iftarı eskaza..
Her iki belediyenin bizzat basına yönelik iftarında yine salonlara sığmayan bir kalabalık.
Bizim meslek içinde bir şekilde yer alıp beraberinde; damadı ve torunlarını getirenler.
Ben dâhil olmak üzere, eşini getireni anlarım. Kaldı ki zaman zaman eşimle gittiğim yemekli, kahvaltılı, müzikli toplantılar olmuştur. Bazı etkinliklere eşimizle katılımın hakkımız, daha doğrusu zaten meslekten sebep ihmal ettiğimiz eşimizin sosyal bir insan olmasından sebep hakkı olduğunu savunuyorum ama damat ve torunlar neyin nesi yahu?
Şu yahu..
Bedavacı toplumun, meslek çıbanlarımızın şahsında bizim mesleğe yansıyan halleri.
Öte yandan onca gazeteci, “gazeteci”, gazete sahibi, basın mensubu.
Her iki iftar programında Zinnur Büyükgöz ve Muzaffer Bıyık şahsında iki kentin seçilmiş belediye başkanları konuştu ve bence haber değeri olan izahlarda bulundular. Kaldı ki haberleştirdim de geçen hafta Gebze, dün akşam Darıca Belediyesinin iftarları sonrası..
Belediye basın yayından haber servis edilmesi olasılığı haricinde…
Kaç gazeteci veya “gazeteci”, toplam kaç haber üretti?
Bizim meslekteki kadar, hangi mesleğin erbabı içinde yer aldığı mesleğe, bizimki kadar kötülük yapıyor?
Dün akşam Darıca’da Kaymakam Yaşar Dönmez mesleğimize yönelik değerlendirmesinde üç ayaklı bir değerlendirmede bulundu. Halkın da gazeteciye ve gazetecinin işine saygı göstermesi gerektiğini söyledi.
Sevgili okur..
Ortaya karışık diye mevzuya girmişken, bir yere kadar diyorum.
Ülkemiz ve bölgemizde yoksulluğun fotoğrafını belediyelerin ucuz ekmek büfelerinin önündeki kuyruklarda çekmek mümkün ancak belediyelerin bedava iftar yemeği dağıttığı çadırlardaki kuyruk, ekseri bedavacı kuyruğudur, kanaatindeyim ve diyorum.
Bu yorumun görseli; biraz daha yüksekten çekebilse idim daha belirgin olabilirdi ama ilgili fotoğrafla anlatmak istediğim şudur ki..
Kuyrukta bir yoksulluk varsa, insanlığımızın giderek yoksullaştığıdır diyorum.
Şimdilik…
Başka da bi’şi demiyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- İşçilere haksızlık etmeye devam ediyorsun 08 Mart 2026 Pazar
- Smart Solar direnişçileriyle “Tekne orucu” açmayacağım 05 Mart 2026 Perşembe
- Halkımız camide siyasi propaganda istemiyor 04 Mart 2026 Çarşamba
- Bu da mı ofsayt değil hocam! 02 Mart 2026 Pazartesi
- “FETÖCÜ” davam 0-1 idi. Şimdi durum 1 – 1 28 Şubat 2026 Cumartesi
- 30 Nisan’da, Adliye önüne 25 Şubat 2026 Çarşamba
- Kocaeli “Düştü” de niye düştü! 23 Şubat 2026 Pazartesi
- Gebze’de de emek hareketi yerel basına mecbur 19 Şubat 2026 Perşembe
- Şartların değişimi ile Cemil’in değişimi mümkün 14 Şubat 2026 Cumartesi
- Ekonomik çöküntü giderilir. Ahlakisi beka meselesi 09 Şubat 2026 Pazartesi