Vali Bey MASS’ı Zinnur Bey Özen’i korursa Medical, ISS’yi saklar. Karaköy mühür söker. Müteahhit hizmeti önler
**
Öncelikle;
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK), kişilerin temel hak ve özgürlüklerini, özellikle özel hayatın gizliliğini korumak amacıyla kişisel verilerin işlenme şartlarını ve kurallarını belirleyen kanundur. Bu kanun, 24 Mart 2016'da TBMM'de kabul edilmiş ve 7 Nisan 2016 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Kanunun temel amacı ve kapsamı; kişilerin özel hayatının gizliliğini ve temel haklarını güvence altına alır. (Alıntı bilgidir)
Bugünkü yorumun çokça örneği var. En tazelerinden başlamak gerekirse..
Darıca Belediye Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısında Yeni Partili Belediye Meclis Üyesi Özgür Çelik söz aldı. Darıca’nın Osmangazi Mahallesinde, Kroman Çelik ve Sarkuysan fabrikaları civarlarındaki caddelerde yaşanan üstyapı sorunlarını gündeme getirdi.
Darıca Belediye Başkan Yardımcısı Abdullatif Özkan, Büyükşehir Belediyesinin anılan bölgede üstyapı çalışması için milyar TL üzeri bir meblağ ile ihaleye çıkıldığını, ihalenin yapıldığını, sonuçlandığını, ancak diğer katılımcı veya katılımcıların kısa adı KİK olan Kamu İhale Kurumu’na itirazda bulunduğunu, bundan ötürü o itirazın sonucunun beklendiğini söyledi.
Bu gerek Gebze Bölgesinde gerek ilimizde ilk defa yaşanan bir mevzu değil ve bu sermayenin, müthiş bir pişkinlikle ve aymazlıkla, sonucu itibariyle vatandaşı cezalandırdığı bir itirazıdır.
12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası süreçte ülkemiz belediyeleri önce toplu taşımayı özelleştirerek bu alandan kısmen ve tamamen çekildi.
Belediyelerin kültür sanat etkinlikleri dâhil hemen her tür icraatı, organizasyonu bir şekilde irili ufaklı sermayeye pas edildi.
Peşi sıra altyapı ve üstyapı işlerinden ya tamamen, ya kısmen çekildi.
Bu beraberinde emekçiler için sendikasız ve güvencesiz çalışmayı, daha ucuz iş gücü ile bu alanın devredildiği müteahhitlerin, sermayenin daha da palazlanmasını sağladı.
Ve Darıca Belediye Meclisinde Başkan Yardımcısı Abdullatif Özkan, itirazda bulunanı bildiğine adım gibi eminim ama o müteahhit veya müteahhitlerin ismini teşhir etmeyerek, üstelik Darıcalı’ya çektirdiği eziyete rağmen teşhir etmedi.
Farklı bir örnek üzerinden sürdürmek gerekirse..
İl Milli Eğitim Müdürlüğü geçtiğimiz aylarda tadilat yapılacak okulların listesini yayınladı ve listede Yenikent Mahallesi’ndeki Aziz Sancar Ortaokulu da yer aldı. İyi de okul, sıfır okuldu. Müteahhit Yusuf Sapan ile İnşaat Mühendisi oğlu Caner Sapan’a ait Sapan İnşaat tarafından yapılmıştı. Okulu gittim, gördüm. Müdür Bey de bazı tadilatların sürdüğünü belirtip sitem edip duruyordu. Baba oğul Sapanlar vakti zamanında Vali Bey’i makamında da ziyaret etmiş. Kocaeli Valiliğinin sitesinde var.
Biraz konu dışı örnek ama içinde müteahhit de geçiyor.
Gebze Alaattin Kurt Anadolu Lisesinde tarih öğretmeni ve Eğitim-İş temsilcisi Tamer Çağlar, sınıfında Atatürk köşesi oluşturması ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek açılan soruşturmalar sonucunda Mart 2026'da Karamürsel'e sürgün edildiğinde açıklamada bulunan ve bir anda aslan kesilen Emrullah Aydın…
Ne, “Sıfır okula tadilat. Nasıl yani. Kamunun kaynağı nereye gidiyor?” sorusunu yanıtladı.
Ne de, “Hakkında soruşturma açılan devlet memuru soruşturmanın selameti açısından bulunduğu yerden açığa alındığında komşu ilçede görevlendirilir. Karamürsel, Gebze’nin komşu ilçesi mi?”ye izahat getiremedi.
Yetim hakkının müteahhit tarafından gaspında Emrullah Bilgin de, Vali Bey de, ola ki yetkileri varsa Gebze Kaymakamı ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz de, kayıtsız kaldı.
Bu arada bir duyumuma göre Sapan İnşaat bazı kamu işlerini almayı da sürdürüyor.
Birkaç daha ile pekiştirmek gerekirse…
Gebze Belediyesi Zabıta ekipleri geçtiğimiz aylarda bir kebapçıyı denetlediğinde halkın sağlığını hiçe sayan bir işyerinden görüntüler paylaştı. Adını vermediği işyerinin mühürlendiğini belirtti. O adı belediyeden KVKK gerekçesiyle öğrenemedim ancak güvenilir kaynak bilgilerine dayanarak Akse Sapağı’ndaki Gaziantep Özen Kebap Lahmacun Salonu olduğunu yazdım. Habere veya şahsıma dair herhangi bir şikayet veya o esnaf demeye bin şahit isteyen halkın sağlığını hiçe sayan lahmacuncu bozuntusundan yalanlama gelmedi.
Gebze Plastikçiler OSB’de MASS Arıtma Sistemleri tarafından işletilen arıtma tesisinden siyanür sızdı. O siyanürü en çok Başbakanlık TOKİ’nin “cennet” diye pazarladığı ama hayatın cehenneme dönüştüğü Kirazpınar Mahallesi sakinleri soludu. Ne Kocaeli Valisi Sayın İlhami Aktaş ne de Gebze Kaymakamı Sayın Mehmet Ali Özyiğit veya herhangi bir Valilik, Kaymakamlık biriminden firmanın adı hala açıklanmadı. Güvenilir kaynak bilgisiyle yine Gebze Emek yazdı. Habere veya şahsıma dair herhangi bir şikâyet veya o sanayici iş insanı demeye bin şahit isteyen halkın sağlığını hiçe sayan arıtmacı bozuntusundan yalanlama gelmedi.
Yine yakın tarihten bir örnek ile pekiştireceğim.
Osman Yılmaz Mahallesinde, Fatih Devlet Hastanesi yakın civarında, 607/1 Sokak No: 17 adresindeki;
Tekin Tanıtım ve Reklamcılık Limited Şirketi tarafından işletilen Tarihi Karaköy Fırını…
Şimdiki mal sahipleri ile kiracı konumundaki firma arasında birbirlerini bağlayan anlaşmazlıklar vardır doğrudur ama meselenin kamuyu ilgilendiren detayları da var.
Firmanın, Gebze Belediyesince de kaçak onaylı olan ve 16 Ekim 2025 tarihli yıkım kararı alınan yeri, hala yerinde.
Benim edindiğim bilgiye göre firma, yürütmeyi durdurma kararı aldırmış. Eyvallah. İyi de üzerinden neredeyse bir sene geçti.
Ötesinde..
Bu ihbarı aldığımda da Tarihi Karaköy Fırınının oraya gidip fotoğrafladım. Bir sürü yazışmayı okudum. Gebze Belediyesi yetkililerinden ihtiyacım olan bilgiyi de, bu sefer alabildim.
Tarihi Karaköy Fırını aynı zamanda Hazine’ye ait yeri de işgal ediyor mu yoksa yeşil alanı bir şekilde satın mı aldı. Orasını da geçtim.
Kiracı, o çıkıntılı yere belediyenin mühür vurduğunu, firmanın mührü sökerek faaliyetini sürdürdüğünü ve bu iddiasına dair belge olduğunu söylüyor.
Belediye, “mektup arkadaşlığına” dönüşen son yazışmada yurttaşa; “Mühür fekki” iddiası için de yargıya başvurmasını öneriyor.
İyi de yani mantık yürütüyorum: Sökülen mühür Gebze Belediyesinin mührü. Öncelikle belediyenin sahiplenmesi gerekmez mi?
Gebze Belediye Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı sonrası Başkan Büyükgöz’ün yanına giderek sordum.
Tarihi Karaköy Fırını’ndan konuya girince önce duraksadı ancak bu doğaldır. Kaldı ki hangi konuyu hemen hatırlasın.
Ancak mühür fekki durumunda ilkinde ağır bir para cezası uygulandığını, ikinci tekrarının ise daha ağır cezalar getirdiğini söyledi.
Habere veya şahsıma dair herhangi bir şikâyet veya iş insanı demeye bin şahit isteyen poğaçacı börekçi bozuntusundan yalanlama gelmedi.
Bağlarken…
İrili ufaklı sermayenin gerek ülke geneli gerek yerelimizde istediği gibi “cirit attığı” içinde bulunduğumuz “Yeni Türkiye” ve akabinde “Türkiye Yüzyılı”nda…
Üretici firma görüntüsündeki, ilimizde de bir yeri olan Danimarkalı taşeron firma ISS Hazır Yemek…
Gıda mühendisleri ile birlikte ziraat mühendisleri ve kimya mühendislerini de çok yakından ilgilendiren konuda, müthiş bir vurdumduymazlık ile ülkemizdeki Çalıştırılması Zorunlu Personel Taban Ücret Uygulamasından davacı oldu. Ötesinde yürütmeyi durdurma kararı aldırdı.
Aynı firma ilçemizde MedicalPark Gebze Hastanesine de yemek hizmeti veriyor ve bir süre önce hastanenin 45 çalışanı, zehirlendi.
Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi’nin tepkisi üzerine, Şube Başkanı Sema Olkun Kopal’ın demecine göre firma Kopal’ı aradı ve hastane çalışanlarının içli köfteden zehirlendiğini, kendilerinin de içli köfteyi içli köfteciden aldığını ve yasalara rağmen, “Masum” olduklarını falan söyledi.
MedicalPark Gebze Hastanesi, Gıda Mühendisleri Odasının çağrısına rağmen, ISS Hazır Yemek’in ismini vermedi.
Sağlıkta özel sektörünün önünün her şekilde açıldığı günümüzde sözüm ona “sağlık” işkolundaki “yerli ve milli” firma MedicalPark, çalışanı şahsında dahi olsa sermayenin karını, imajını önceledi. “Sermaye vahşi kardeşliği” işbirliğinde, elin emperyalist taşeronunu korudu.
Habere veya şahsıma dair herhangi bir şikâyet sağlıkçı demeye bin şahit isteyen sistem besleneni MedicalPark işverenleri veya yönetimi ile gıda üreticisi demeye bin şahit isteyen taşeron yemekçi bozuntusundan, yalanlama gelmedi.
Birileri söylemiştir belki ama ben de söylerim: Dünyadaki en tehlikeli aç türü, doyuramadığımız açlardır.
Onlar ki:
Belediyelerin çekildiği alt ve üstyapı işlerinden edindikleri pasta ile doymaz, “Vay niye o aldı da ben almadım” diye hizmeti engellerler.
Onlar ki:
Ekseri ucuz işgücü ve emeğin sömürüsü için yatırım yaptıkları ülkemizde yollarına kırmızı halı serilirken mühendislerimizin geçim için kazancına göz diken, üretici geçinen emperyalist taşeronlardır. ISO 500 listelerinde de her daim yerleri vardır.
Onlar ki:
Devlete okul inşa ederler. Yarım yamalak teslim ederler. Değil sorgu suale çekilmek, Sayın Vali tarafından makamda ağırlanıp devletin yeni işleri pas edilen, denetim mekanizmasının zaten olmadığı rejimde tüyü bitmemiş yetim hakkını gaspla, servetlerine servet katanlardır.
Onlar ki
“Esnaf” olanı lahmacuna kebaba; “Sanayici iş insanı” olanı arıtma tesisine zehir ve siyanür katarken KVKK gerekçesiyle korunup kollanandır ki kanunun açılımında ve başlığında “Kişisel” denmesine rağmen, atanmışı ve seçilmişi ile KVKK gerekçeli korunup kollananlardır.
Onlar ki:
“Herkes için sağlık”, “Kendini dinle görmezden gelme” gibi sloganlarda beslendiği ve sömürdüğü sağlık sisteminde çalışanı dahi veya çalışanının şahsında halkın sağlığını sermaye imajı için örtbas edendir.
“Çalışanın enerjisi, masadaki lezzeti”, “Her tabakta taze enerji” sloganıyla zehirli çiğ köfteyi bize yedirirken kamunun yine üç maymunu oynadığı zaman diliminde korunup kollanan, daha da semirendir.
Onlar ki:
Siyasi İslamcı Faşist Diktatörlüğe doğru eğrilen Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalizm bataklığındakiv ve ahlaki çöküntüsündeki Türkiye’de ve Gebze Bölgesinde…
Gazeteciği ve basını, mesleğimizin adını kullanarak kirleten sistem beslenenlerin “Yılın En”i etkinliklerinde dahi, tamamen “Duygusal” tespitlerle ile de baştacıdır.
Onlar ki aslında yatacak yerleri yok da..
Destanımızdaki yerleri apayrıdır.
Fotoğraf: Gebze’deki Aziz Sancar Ortaokulu’nu da inşa eden, sıfır okula bu dönemin başında bina daha hiç kullanılmadan ödenek ayrılıp tadilat yapılan okulun yüklenici firması Sapan İnşaat’ın sahipleri, Vali Bey ile.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- İzmit Barosu olmaması için anahtar liste şart 24 Ağustos 2026 Pazartesi
- CHP / Yeni Partililerin Büyükakın aşkı 22 Ağustos 2026 Cumartesi
- Güzide’de bile mezgit fileto 500, sıcak helva 200 TL 10 Ağustos 2026 Pazartesi
- CHP'li Belediye'nin turnuvasında AKP’li tavlacının yenen hakkı! 09 Ağustos 2026 Pazar
- Sanayi Odamız da olsaydı iyiydi 07 Ağustos 2026 Cuma
- Darıca Balıkçı Barınağında aklın yolu bulundu gibi 06 Ağustos 2026 Perşembe
- CHP’de ve Yeni Parti’de yeni bir şey yok 05 Ağustos 2026 Çarşamba
- Soruşturma açılmayınca aklanılıyordu. Soruşturma açıldı 04 Ağustos 2026 Salı
- Üvey Baba, Baba Evi, Benim Babam: Devlet Baba 03 Ağustos 2026 Pazartesi
- Tuzlalı devrim yapıp rejimi değiştirmişti 02 Ağustos 2026 Pazar