ÇÜNKÜ HÜRRİYET “TOKATLARKEN” SUSTUYDUK Örgütlü Tepki, Zamanında Hamle, 16 Ocak Kasımdan önemli

18 Temmuz 2026 06:28
Mehmet Ümit Küçükkaya’nın “Abicilik” oynayan “Abiler” diye tanımladıkları, her dönem var.Belediyelerimizde partisi değişmese bile başkan ve dönem değiştiğinde “Abiler” değişir.

**

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nin önceki perşembe günü gerçekleşen temmuz ayı olağan meclis toplantısında, kurumsal ve kişiselde ferdi olmakla birlikte mevzuu mesleğimiz, mevzuu gazetecilik, mevzuu basın ile belediyeler arası ilişki idi gibi.

Konuların geliş şekli, biçimi, ele alınan konular tartışmaya açık olmakla birlikte Mehmet Ümit Küçükkaya ve Erkan Uygun şahsında CHP Grubu’nun teşekkürü hak ettiği kanaatindeyim.

Ama madem bazı meslektaşlarımız ve gazeteler, haber siteleri, televizyon kanalları ile birebir görüşmeler oldu veya kendilerine direk şikâyet geldi. Meclis gündemine taşımadan önce bir Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, TGS Kocaeli Temsilciliği veya uygun gördükleri diğer meslek örgütlerinin, örgütlü gücün başkan ve yöneticileri ile görüşülse idi:

Meclis toplantısında şu, şu konuları gündeme getireceğiz. Varsa öneriniz, dinleyelim” dense idi.

**

Memlekette 07 Nisan 2016’da yürürlüğe giren Kişisel Verileri Koruma Kanunu – KVKK diye bir kanun var.

Ne menem bir şey olduğunu çok fazla bilmiyorum ama bence bilmesi gerekenler de bilmiyor, kanaatindeyim.

Eskaza;

Belediyeler bazen marketler, lokantalar vesaire gibi yerlere denetimlerde gayri nizami yerler tespit ettiklerinde basına haberi servis eder yaa..

Ama o yerin ismini vermezler.

Sordum çok defa:  KVKK gereği imiş.

İyi de madem KVKK var..

İlgili Bakanlık için yok mu?

Uygunsuz et ürünü kullandığı gerekçesi ile teşhir edilen Köfteci Yusuf’un kabahati neydi?

Gerçi o teşhirin mağduru olmadı. Başka ülkede olsa herhalde bir haftada kepek indirirdi de bizde Hükümet’e olan “güven”den sebep, yeni şube açmış veya şubelerin kapasitesini artırmıştır kanaatindeyim.

Gebze Plastikçiler OSB’deki arıtma tesisinden bildiğiniz, aleni siyanür sızdı ve halkımız o zehri soludu.

Halkı zehirleyenin MASS Arıtma Sistemleri olduğunu, ya da Gebze Belediyesi’nin mühür vurduğu pidecinin Akse Sapağı’ndaki Gaziantep Özen Lahmacun Salonu olduğunu güvenilir kaynaklara dayanarak yazan Gebze Emek oldu.

Gerek sanayici, gerekse esnaf ne yalanladı.

Ne de, “Adımızın yazılması KVKK’ya aykırı” deyip şikâyetçi veya davacı olmadı.  

Gebze Bölgesi’ndeki ilçelerin belediye meclislerinde, denetim komisyonu raporunu açıklayan CHP Gruplarından açıkladıkları iş ve rakamların kime gittiğini soruyoruz veya soruyorum: “KVKK var, açıklayamayız” diyorlar.

Nokta Gazetesi’nden Emirhan Akman meslektaşımız, KVKK mı çiğniyor şimdi?

CHP Grubu meclis öncesi mesleğimizin örgütlü gücü ile görüşse belki; sadece hangi sermaye basınının belediyeden hangi işleri aldığını veya hangi BİK uyumlu, onaylı gazetenin belediyeden alabildiği ilana “ambargo” uygulandığını anlatmakla kalmaz,

Sağlıklı ve doğru bilgiye ulaşmakta yaşadığımız zorluklara da değinebilir hatta belki de önerge verebilirdi…

Antiparantez;

Bu vakada bir sermaye basınının aldığı işler, bir başka sermaye basınının yayın organında teşhir edilmiş oldu. Malum, Nokta Gazetesi’nin kurucusu da gazetecilik mesleği ile uzaktan yakından ilgisi olmayan, farklı bir iş kolundan sermayedar.

…İki örnek vermek gerekirse;

Çayırova, Emek Mahallesi’ndeki Ragıp Demirkol Bulvarı’nın her iki başına merhum meslek büyüğümüzün kim olduğuna dair pano; dönemin KOGACE yönetiminin girişimi sonrası, belediye meclisinde oy birliğiyle alınan karar sonrası konuldu.

Gebze Bölgesi’ndeki dört ilçede belediyelerin eş zamanlı meclis toplantılarının önüne geçmek için verilen çabaya bir dönem KOGACE yönetimi de dâhil oldu. Çok inatçı çıktılar. Dilovası’nda bu dönemin başında iki üç toplantı saat 11.00’e çekildi. Sonra yine 15.00’e dönüldü. Çayırova Belediyesi’nin 15.00’ten 14.00’e çekmesi hariç sonuç edinilemese dahi çaba, örgütlü güç ile birlikte sarf edildi.

Yine perşembe günkü meclise döndüğümüzde;

Tahir Büyükakın malum, KBB Başkanlığı öncesi genel sekreter yardımcılığı ve genel sekterlikte yaptı. 2004 – 2009 arası 12 ilçenin 11’i, 2009-2019 arası 12 ilçenin tamamında hep AKP’li başkanlar vardı. KBB’de, kesintisiz varlar.

Belediyelerin…

BİK üzerinden basına verdiği ilan ve reklamları yeri geldiği zaman bir sopa, yeri geldiğinde mükâfat, yeri geldiğinde cezalandırma için kullandığını, kim inkâr edebilir.

Bugün; Yeni Kocaeli’nin yaşadığı söylenen “ambargo”yu tek yaşayan, Yeni Kocaeli mi?

Başkan Büyükakın bu eleştiriye verdiği yanıtta da sözüm ona “savunma” diye CHP’li belediyelerin hangi basın kuruluşlarına ilan verip vermediğinin açıklanmasını istiyor.

Yok mudur…

Bence de kesinlikle aynı durum hele ki İzmit Belediyesi’nde, kesin vardır kanaatindeyim ama Büyükakın’ın;

Önce ben açıklıyorum. Hodri meydan. İzmit, Derince ve Karamürsel Belediyeleri’ni de açıklama yapmaya davet ediyorum”

Diyen yerleri, neden ağrıyor.

Önüne gelen her Kocaeli Büyükşehir haltında bozuk plak gibi radyoda “yurttan türküler” programı misali ilimiz ve ülkemizden güzellemeler ile “CHP’li belediyeler de CHP’li belediyeler…”

O zaman şu soruyu yöneltmek lazım kanaatindeyim..

Malum, perşembe gününün diğer öne çıkan mevzuu kürsüden aleni şekilde Yeni Kocaeli’nin yeni sahibi Merve Dişli’nin sözüm ona “eleştirisi” idi.

Sosyal medyadan da tepkisindeki ifade biçimine bir tavır koymuştum.

Büyükakın o tepkiyi..

İzmit Belediyesi’nin CHP’li Başkanı Avukat Fatma Kaplan Hürriyet’in önce Özgür Kocaeli’nin spor müdürü, meslek büyüğümüz Hayrettin Albayrak’a …

Ardından en azından bana nispeten genç meslektaşımız Kocaeli Barış’tan Sebahattin Aydın’a gösterdiği tepki biçimlerini örnek alarak mı tepki gösterdi?

Şahsım adına, Hürriyet’e de yine sosyal medyadan aynı tepki, tavrı göstermiştim.

Ola ki ve hele ki tipik bir iktidar partili, AKP’li olarak, hele ki belediye başkan adaylığına da Erdoğan atadı ya… Yanlışlıkla da olsa özeleştiride bulunup, “Tepkide abarttım” demeye lütfederse, “CHP’li başkan da fırçaladı” diye mi “savunma” yapacak.

Neymiş…

“Ne yapacağız biz? Siz kafanıza göre okutmak için her şeyi yapacaksınız. Biz de boyun bükeceğiz, öyle mi? Sağ tarafa tokat atacaksınız, solu vereceğiz öyle mi? “

Orasını bilmem ama Hürriyet bir süre önce bizim her iki yanağımıza çalıştı. Hürriyet’e yeterince gösterilmeyen tavır ve tepkiden sebep olsa gerek Büyükakın da “sağ yanak” ile başladı!

Kocamanıyla, irili ufaklılarıyla belediyelerin başkanlarının şamar oğlanıyız sanki….

Tekraren…

Her türlü eleştiriye elbette basın açık olmalı ama eleştiren de makamdan aldığı güce ve o gücün ilan reklam dâhil sopa haline getirdiğigücü”ne aldanmamalı.

Her köyden bir “deli”, illakin çıkar. Çomak sokar…”Anne bak kral çıplak” der.

Mehmet Ümit Küçükkaya’nın “Abicilik” oynayan “Abiler” diye tanımladıkları, her dönem var.

Belediyelerimizde partisi değişmese bile şahıslar nezdinde başkan ve dönem değiştiğinde “Abiler” değişir.

AKP’li Karaosmanoğlu döneminin “Abisi” bir seçim döneminde CHP aleyhine çakma gazete basarak vakti zamanında ekmek yediği mesleğine bile ihanet edecek şekilde menfaatleri doğrultusunda şahsını teşhir eden eski danışman Ömer Polat idi. Ülke genelindeki ahlaki çürüme ve yozlaşmanın, üstelik eski bir gazeteci olarak adeta vücut bulmuş haliydi.  Bu dönem abi değişti. Kim olduğunu bilmiyorum.

Değişen sadece “abi”ler olmuyor.

Bu işkoluna farklı amaçlarla giren, aslında basın demeye bin şahit isteyen, basını yeri geldiği zaman sopa olarak kullanan Hayrullah Demiray’lar da türüyor. Ve Gebze Bölgesi ölçeğinden de Hayrullah Demiraylar, hep varlar. Galiba diğer ilimiz ilçelerinde de ‘eksik olmasınlar’, varlar. “Abiler” de hep varlar. Başkanlar değişince dönemin Hayrullah Demirayları, abileri de değişiyor ki bu aynı zamanda mesleğimizin çıban haline gelmiş bir sorunudur.

Başkan Büyükakın “Hiçbir usulsüzlük” yok, CHP’li Küçükkaya da, “Zaten öyle bir iddiamız yok” diyor ya…

Özüne bakarsanız genelde sermaye basınının, çakma basının, sırf belediyelerden iş almak için kurulan basının bu iş kolunun içine girmesinde de, “gazetecilik” oynayıp “belediye bülteni” çıkarmasında da yasal hiçbir engel yok.

Çivinin çıktığı, tuzun koktuğu yurdumda, at koşturuyorlar.

Velhasıl kelam…

Kasım ayında cemiyetimizin kongreye gideceği, doğrudur.

Naçizane şahsımın da içinde yer aldığı Yine Eskisi Gibi adlı yapılanmanın aday ve liste çıkartacağı da doğrudur.

Kaldı ki alenidir..

Kaldı ki en demokratik haktır…

Bunun üzerinden bazı tutumlarımı ve tutumlarımızı farklı mecralara çekip dedikodu üreten camiamız ve “camiamız” mensupları, dedikodu yaptıkları kadar hakkını vererek işlerini yapsalardı. Veya şu meslek için keşke bir şeyler yapsalar idi.

Yerelimizde, ilimizde iki veya üç senede bir ekim bilemediniz kasım aralık aylarında kongreden sebep kongrenin olduğu ay bizim için önemlidir ama bizde ocak ayı kesintisiz ve sabit şekilde, kongre ayından önemlidir.

Bu zeminde..

Başkan olmasından da sebep aynı zamanda kongrenin potansiyel başkan adayı Şahin Oktay başkanlığındaki yönetimin,

Kongre sonrası yönetime bırakalım” yanlışlığına düşmeden önümüzdeki 16 Ocak Basın Onur Günü için Kocaeli Üniversitesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi paydaşlığındaki hamlesi, zamanlama itibariyle takdire şayandır.

Kongrede ama Şahin Oktay başkanlığında ama farklı, seçilecek yönetim tarafından kesintisiz sürdürülüp sonuca vardırılmalıdır.

Kuvvetle muhtemel en az iki belki de üç başkan adayının, listeleriyle yarışacağı bir kongre olacak.

Geçtiğimiz aylarda adaylığını açıklayan Şennur Uzan Yıldız’ın önerdiği gibi, seçime dilerim çarşaf liste ile gidilir.

Her kongre öncesi önermekten dilimde tüy bitti ama hiç olmazsa önümüzdeki kongreyi iki güne yaymalı, diğer meslek odalarının yaptığı gibi kongrenin ilk günü sadece mesleğimizi tartışmalıyız ki hele ki bu dönem çok ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim.  

Aksi halde

Önce CHP’li Fatma Kaplan Hürriyet, Hayrettin abimize atarlanarak sağ yanağımızı tokatlıyor.

Sessiz kalınca sol yanağımıza, Sebahattin Aydın’a atarlanarak çalışıyor.

Ondan tepkisizlikten aldığı ilhamla olsa gerek AKP’li Tahir Büyükakın bu sefer Merve Dişli ile sağ yanağımıza çalıştı..

Mevzuu biraz meşhur “Sarı Öküz” masalına da andırdı ama “Sarı Öküz”ü zaten kaptırmış gibiyiz. Bence mezbahaneye götürülmeden geri almalıyız.

Kongrede kimin nereye aday olacağı, sandıktan kimin çıkıp çıkmayacağı rutin şeyler.

Biz örgütlü bir gücüz ve gücümüzün pek farkında değiliz. Yeri geldiğinde göstermeliyiz diyorum.

Bu zeminde ocak, önemli.

KOGACE yönetimini doğru zamanda doğru hamleden ötürü tebrik ediyor,

Şimdilik başka da bi’şi demiyorum.

 

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X