NE O BAŞKANIN NE BU BAŞKANIN… Tribünde herkes armanın peşinde

14 Ekim 2025 07:33
“1980’de renklerden ve İFA adından dolayı öyle bir bahaneler sunarak kulübümüz üzerine bir baskı oluşturuldu. Kelimelerden, renklerden nem kapılan bir süreçti.

Aslen Iğdırlı’yım. Yaklaşık 50 yıldır İstanbul’dayız. Küçükçekmece’nin Halkalı muhitindeyiz. Bizim burada Zeynebiye  camiamız var. Yaklaşık 40 bin kişi bir arada yaşıyoruz. Kulübümüz 1980 yılında liderimiz (Türkiye Caferilerinin lideri) Sayın Selahattin Özgündüz önderliğinde kuruldu. Önceleri mahalli liglerde idik. Daha sonra, 1990’dan bu yana, yaklaşık 35 senedir federe devam ediyoruz.”

Aydın Aydeniz

-Dönemin- İFA Spor Kulüp Başkanı

İFA Spor – Gebzespor maçı öncesi

Gebze Emek’e demecinden

Mayıs 2024

**

Üsküdar’ın Selimiye Mahallesi’nde tamamlanan bir çocukluk sürecinin üzerinden bir yıl kadar da o zamanlar Kartal İlçesi’ne bağlı Tugay Yolu semtinde ikametin ardından 1982’de Gebze’ye geldiğimizde Gebze’nin gerek 27-30 kilometre mesafedeki Kartal gerekse 45 kilometre mesafedeki Üsküdar’a…

Kentleşmeyi merkeze aldığımızda aslında neredeyse Hakkâri mesafesinde olduğunu deneyimleyerek edinmiş oldu idim.

Buna bir de 1980 askeri darbesinin getirdiği aşırı kısıtlama ve yasakları…

Cezaevlerinde o yıllar itibariyle idamla yargılananlarının ailelerinin ve sevenlerinin yaşadığı kaygının getirdiği kasavatı ekleyin.

Sosyal hayat dediğin İbrahim Ağa tarihi çeşmesinin yanı başında birbirine cepheli Aydoğdu ve Aygün Pastaneleri ile tıka basa dolu kahveler…

Bir de ilçenin neredeyse tek yasaksız yeri, derme çatma tahtadan iskeleden ibaret o günkü Yazı Stadı’nda, Gebzespor veya diğer amatör takımların maçlarını izlemekle geçerdi.

Günümüz itibariyle Gebze’de en az 30-40 kişinin okuduğunu bildiğim, bir süre önce Gebze’ye söyleşi ve imza için de gelen Gebzespor’un eski, günümüz itibariyle İstanbul Galata Spor Kulübü’nün çiçeği burnunda teknik direktörü Ümit Metin Yıldız’ın Soyunma Odası adlı ilk kitabında da bu tespit yer alır.

1967’de başlayıp 1980’de kaldırılan günümüz itibariyle Nesine 3’ncü Lig, 1984 yılında yine ve yeniden bir nevi, toplumun gazı alınsın diye kurulduydu.

Gebzespor’da başkan diş hekimi merhum Şendoğan Tezyüksel idi ve lige katılım için ödenmesi gereken meblağ son güne ancak denkleştirilmiş ve menekşeler lige kabul edilmişti. İlk maçımız iç sahada o yılın coğrafi koşullarında komşu ilçemiz Kartal’ın semt takımı Pendikspor ileydi. 2-0 kaybettiğimiz maçın sonunda yaşanan bazı vakalardan 41 sene aradan sonra dahi günümüze yansıyan, ne zaman hangi ligde eşleşirsek eşleşelim her Gebzespor – Pendikspor maçının “ekşın” atmosferde oynanmasıdır.

Bir de o dönemler, bu dönemlerde ki imkânlar nerede.

Adanaspor deplasmanına taraftarımız uçakla gidip geldi. Zaten otobüs tahsisli olsaydı maçın oynanacağı gün ve saatten itibaren Mersin deplasmanı gibi olacaktı.

Mehmet Emin Akın’ın belediye ve kulüp başkanlığı döneminde, o günün koşullarında tribünden bir iki kritik deplasmana o da uyarsa otobüs tahsis edilebildiğinden, “Büyük başkan Pendik’e  bisiklet kaldır” diye tempo tuttuğumuzu hatırlarım. Fakirliğin yatacak yeri yok!

Günümüze döndüğümüzde takımın durumu malum. Taraftar da, kentte çok iyi bir atmosfer yakaladı derken…

Isparta 32 Spor maçı öncesi zaman ayarlı yerleştirilen bir “saatli bomba”, bu maçın hemen ardından patladı.

Başkan Yusuf Öztürk’ün zaten maçtan önce aldığı ancak kritik maç öncesi teknik heyet ve özellikle takımı olumsuz etkilememek için olsa gerek maç sonrasına ertelediği açıklaması sonrası…

Yaklaşık 24 saatlik süreçte ben dâhil biz ne yaşadık öyle yaa…

O kaotik ortama ben de, “Nasılsa başkan istifa etti. Çarşı karıştı” diye naçizane ben de az biraz tuz biber katmış oldum. Başkan Öztürk’ün aslında haber olan istifasını haber analizine çevirdim…

Öncelikle şunu ifade ederim.

Pireye kızıp yorgan yakmam. Resul Tat’ın başkanlık döneminde Gebzespor’un maçlarını, mesafe kısalığının beraberinde getirdiği başta bütçe olmak üzere her tür avantajdan fırsatla deplasmanda da takip edebilirdim.

Ötesinde maçtan bazen bir gün önce bazen saatler önce soluğu o ilçe veya mahallede alıp rakibimizin başkanları, teknik direktörleri ile röportaj yapmışlığım; o şehri ama haberleştirmişliğim ama fotoğrafla gezdiğim yerleri takipçilerime de “gezdirmişliğim” var.

Abbas Sır uzun süre o dönem de kulüp müdürlüğü yaptı. Bir tek şunu çok sorguladım: Bu nasıl bir “omurga”, “yüz” ve “karakter” ki sanki mazide sosyal medyadan ölmüşlerime söven ahlak fakiri, terör örgütlerine adeta üye kaydedip hedef gösteren alçak başkası imiş gibi tesislere gittiğimde almadığım “iyi niyet” dileklerini iletti.

Ama ne oldu.

Barış Gazetesi’nde ilgili haberin altındaki yorumda Gebzespor’da üstelik ahlaksızca rant edinmekle suçlandığı o yorum sonrası gıkı çıkamadı güç karşısında el pençe divanın.

Çünkü o Hakan’ın aslında kuvvetle muhtemel ama bir ihtimal dahi geçen dönemin yöneticilerinden, iktidardaki AKP’den Gebze Belediye Meclis Üyeliği de yapan Hakan Kalıntaş olması olasılığı…

Halbuki ne demiş Nazım, “Bu memleket bizim”de…

dört nala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket bizim

kapansın el kapıları
bir daha açılmasın
yok edin insanın insana kulluğunu
bu davet bizim

…Aynı zamanda gazete sahibi olarak da yerel basınımızın bugünkü “pür pak” haline olağanüstü katkılarından ötürü ahlaken dip yapmış yurdum bataklığında “Duayen” unvanlı zatı alinin yüreği yetmedi, değil atarlanmak altına iki kelamda daha bulunmaya.

Kanaatim odur ki belediyenin aslında halkın kaynağından yüksek meblağda bir geliri kulübe aktaran ama kaynağın asıl sahibinin kim olduğunu; teoride aksini söylese dahi pratiğe pek yansıtmayan Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile Yusuf Öztürk zirvesinden, “Devam” kararı çıktı. Hayırlısı…

Yusuf Öztürk kuvvetle muhtemel ilgili zevatın aleyhinde atarlanan herkese kulağını, gözünü kapatarak kulüp müdürlüğü görevine de getirecektir. “Hayırlısı.”

Zinnur Büyükgöz kaynak, Yusuf Öztürk samimi çaba ve bir önceki döneminde edindirdiği şampiyonluktan ötürü taraftarın da gönüllerinde yer edinmiştir. Taraftar onları da coşkuyla alkışlamaktadır. Kaldı ki özellikle Öztürk’ün çok hakkıdır. Sözüm yok.

Ancak unutulmaması gereken bir detay var.

1984’ten bu yana 41 yıldır…

Merhum Şendoğan Tezyüksel’den…. Yusuf Öztürk’e

Bülent Atasayan / Mehmet Emin Akın’dan… Zinnur Büyükgöz’e

Taraftar her dönemin her belediye başkanı ve kulüp başkanını bağrına basmış, alkışlamış ama peşinde koştuğu asıl sembol hep arma olmuştur.

Yusuf Öztürk’ün yine bu süreçteki diğer hamlesi kuvvetle muhtemel kulübü olağanüstü kongreye götürüp yönetimi yenilemek olacaktır.

Görünen köy kılavuz istemiyor. Başkan ile yönetim kurulu üyelerinin en azından bir kısmı arasında tercihler arasında farklılık olduğu gibi kişi kişi değerlendirildiğinde, güncel vakadan bağımsız, bazıların performansının hayal kırıklığı olduğu aşikârdır.

Günübirlik de olsa, duygusal da olsa günübirlik gitgelin ardından Gebzespor’da dünden itibaren başlayan,

Olağanüstü kongreye gidilsin veya gidilmesin

Üçüncü Yusuf Öztürk dönemidir.

Şahsım adına yeni dönemden tek beklentim ve olması gereken biraz daha şeffaflık ve en kısa sürede bir basın toplantısı ile kamuoyunun aydınlatılmasıdır diye düşünüyorum.

Uzunköprüspor eski başkanı Erkan Davas’ın Uzunköprü – Gebzespor maçı öncesi Gebze Emek’e verdiği röportajda söylediği gibi… Katakulli olmamalı!

Diliyorum, diyorum.

Başka da bi’şi demiyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X