BİR FERHAT TUNÇ, İLKAY AKKAYA ZATEN DEĞİLDİ Tutunacak dalımızı kırma be Ahbap
**
Dün…
Gündemdeki Haluk Levent vakasına dair
Sosyal medyadan yaptığım şahsıma ait bazı fotoğraflar ile yaptığım paylaşımda naçizane ve özetle;
“Emek hareketinden, fakirden, umuttan, güvenden, o saf sevgiden ne istedin...
İddialar ortada...
Doğruysa savunulur yanı yok...
Flormar'dır, Baldur'dur, Migros Depo'da DGD-SEN'in örgütlenme sürecindeki direnişitir, grevidir...
Bir tepsi baklava, iki şarkı türküyle ne güzel dayanışırdın...
Şayet iddialar doğruysa...
Emek hareketinden, Dilovası'nda 'fakir'den, sana duyulan bir güven vardı o güvenden, o saf sevgiden ne istedin...
Be adam...” yazdım.
O fotoğraflar arasından ikisini hususi tercih ettim ve bugünkü yorumumun da kapak fotosudur.
Haluk Levent; bir fotoğraf karesinde..
Adı bugünlerde Ravive Kozmetik faciasıyla da anılan, bir süre önce Sakarya, Erenler’e tayin edilen önceki dönem Dilovası Kaymakamı Dr.Metin Kubilay ve önceki dönem Dilovası Belediye Başkanı Hamza Şayir ve AKP Kocaeli Milletvekili Cemil Yaman…
Bir diğer karede dönemin Gebze Sendikalar Birliği Sözcüsü ve Petrol-İş Gebze Şube Başkanı Eyüp Akdemir ve BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı, aynı zamanda günümüz GSB sözcüsü Necmettin Aydın ile görülmektedir.
Her iki fotoğraf da aynı gün, aynı yerde, Dilovası Belediyesi’nin Polisan destekli sünnet şölenindendir.
Yani…
Haluk Levent’in özünde farzımisal bir Ferhat Tunç, İlkay Akkaya ve emsalleri gibi düzen, rejim karşıtı bir sanatçı olmadığı doğrudur.
Ancak bölgemizde Flormar direnişi, Baldur direnişi ve grevine elinde bir tepsi baklava ile geldiği de. Hatta 2018’de Tek Gıda-İş Sendikası’na üye olduktan sonra atılan Cargill işçilerinin Bursa, Orhangazi’den Kadıköy’deki Cargill Türkiye merkezine yürüyüşü esnasında, Gebze’deki konaklamalarını da yine bir tepsi baklava ile ziyaretle, desteklemiştir.
Ülke genelinde de benzerlerini, tekrarlamıştır.
Bir bütün haliyle Haluk Levent vakası, yerelimizi de bağlayan, ilgilendiren ulusal bir vakadır.
Vakaya dair sosyal medya yansımalarına, yerelimiz ölçekli bir göz attım. “Bizimkiler”den kim ne de demiş ne yazmış diye..
Yanılmıyorsam ülke genelinde de aynı sosyal medya “savaşları” söz konusu.
Bir tarafta “İzmir Marşı” çıkışı üzerinden de “Laik” diye tanımlanabilir kesime yüklenenler.. Diğer tarafta tersi örneklerle “Muhakazakar” diye tanımlanabilir kesime yüklenenler.
Şahsım adına, bence, “Aklıselim” bir değerlendirmeye Ozan Kurtuluş İlyasoğlu’nun, Gazeteci Uğur Saray’ın ironik paylaşımına yaptığı yorumda rastladım. Az evvel, “Haber Analiz” nitelikli bir haberimin başlığına çektim.
Hırsızın şucusu bucusu olmaz. Hırsız hırsızdır.
Vay efendim Haluk Levent, İzmir Marşı'nı da, Atatürkçülüğü de malzeme yapmış. Doğrudur veya iddialar hakimce hükme bağlanırsa doğrudur... İyi de bundan, başkalarına ne... Atatürk'e, küssünler mi?
Bugün malum 15 Temmuz’un yıldönümü…
Bir televizyon tartışmasında denk gelmişti.
Uyuşturucu kaçakçıları, uyuşturucu sevkinde en rahat günlerini, hain darbe girişiminden sonraki sokak eylemleri esnasında yaşamışlar.
Asmışlar araca bayrağımızı..
“Kahrolsun FETÖ… Kahrolsan Fethullah” falan naraları ata ata, bir yerden başka yere sevki sağlamışlar.
Ne durduran var, ne çeviren eden…
Ya da “İslam”ı kılıf olarak kullanan terör örgütlerinin video çekerek de paylaştıkları, boğazından insan bıçaklayarak insan katli esnasında “Tekbir” çekmelerine ne diyeceğiz.
Bayrağa mı küseceğiz, dindar ve inanan kesim için İslam’a mı?
Öte yandan masumiyet kainesi diye de bir şey vardır.
Haluk Levent ve beraberinde gözaltına alınanlar günümüz itibariyle o suçlamanın gözaltındaki şüphelileri veya sanıklarıdır. Henüz haklarında hâkim tarafından hükme bağlanmış kesin bir kanaat yoktur.
Haluk Levent ve beraberindekilerin bu gerekçeyle gözaltına alınmaları da tartışmasız haber konusudur ama meselenin bu detayı da göz ardı edilmemelidir.
Bu yorumun tek anekdotu olsun..
Gebzespor’da geçen dönemin ikinci teknik direktörü Muzaffer Bilazer ile Tavşancıl’daki tesislerde, bir maç öncesi aynı zamanda o dönemin güncel konusunu, önce hakemlere sonra futbolculara yönelik olan, ardından Bilazer dâhil teknik heyetlere de yönelik “İddaa” operasyonlarını sordum.
Malum, “Nesine” kumar sitesi, 2’nci Lig’in isim babası.
Birçok benzer kumar sitesine, Milli takımlarımızın da sponsorluğu verildi.
Ben bu sponsorluklarda kulüplere falan hatırı sayılır bedeller ödendiğini sanıyordum.
Muzaffer hoca, sandığımın aksine, çok düşük meblağlar ödendiğini kaydetti.
Yani soran eden olursa İslam ülkesiyiz ya…
Bahis adı altında kumarın rejim tarafından bu kadar teşvik edildiği ikinci bir İslam ülkesi var mı, bilmiyorum.
Operasyonların teknik heyetlere yönelik kısmında bir iki “İddaa” kuponundan sebep Muzaffer hoca da…
Yine Gebzespor’un aynı zamanda Kocaelispor’un eski teknik direktörlerinden Ümit Metin Yıldız da…
Hakemlerin ardından çok sayıda futbolcu, teknik adam bir süreliğine sahalardan muaf tutuldu.
Haluk Levent vakasında tartışılan bir diğer detay, kumar alışkanlığı ve zafiyetidir.
Bu vakada henüz sanık aşamasında iken Haluk Levent’in ipi birileri, hâkime rağmen çoktan çekildi.
Ve hiç hak etmedikleri şekilde,
Ahbap’a güvenip destek olanlar, yargılanıyor.
Ahbap veya başka benzeri yapılar.
Dindar veya “dinci” yapılanmalar.
Kızılay dururken o mecralara yöneldiğinde, neden Kızılay’ı tercih etmedikleri, sorgulanmıyor.
Çünkü insanlar, güvenmediler.
Bu ülkenin “Laik” diye tanımlanan yardımseverleri de..
“Muhafazakar” diye tanımlanan yardımseverleri de..
Birilerine yardım göndermek için aracı aradığında Kızılay dururken ama Ahbap’ı, ama İHH’yi vesaireyi tercih ettiyse, güvenmediğindendir.
İyi niyetlerinin kötüye kullanılması halinde sorgulanması gereken onlar değil, iyi niyeti kötüye kullanandır.
Sorgulanması gereken..
Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalizm bataklığında, ahlaki çöküntüde zirve ne kelime mirvanayı gören memlekette rejimin ta kendisidir.
Sorgulanması gereken, “Benim hırsızım iyidir” diyen her bir yurttaş duruşudur.
Haluk Levent aslında bu düzenle, rejimle hiçbir sorunu olmayan, ekseri sosyal demokratımtrak ama liberal duruşlu, ama emek hareketine de duyarlı, bence de güvenilir ve iyi niyetli bir sanatçıydı. Galiba değilmiş…
Açığa çıkan belgeler, ona işaret ediyor.
Ola ki doğruysa en büyük kötülüğü halkın büyük kısmında zaten yok olan güvene…
Dilovası’ndaki konserde bizzat tanığı oldum.
Kendisine duyulan o saf, tertemiz sevgiye muhabbete etmiştir..
Aynı Sanatçı Metin Yıldırım’ın dediği gibi…
“Hey Ahbap...
Bugün sana bir suçlama yöneltmiyorum.
Çünkü buna ne hakkım var ne de elimizde kesinleşmiş bir hüküm.
Ama sana bir ricam, bir temennim var.
Ne olur, söylenenler doğru olmasın.
Çünkü mesele artık sadece Haluk Levent değil.
Bu ülkede insanlar uzun yıllar güvene hasret kaldı. Özellikle deprem günlerinde milyonlarca insan, Ahbap'a sadece bağış yapmadı; vicdanını emanet etti. "Bu yardım yerine ulaşır." diyerek umut gönderdi.
Eğer o güvenin altı boş çıkarsa, kaybedeceğimiz yalnızca bir sanatçı ya da bir dernek olmayacak.
Bir sonraki afette uzanacak eller eksilecek.
Bir sonraki bağışta insanlar şüphe duyacak.
Ve bunun bedelini en çok, yardım bekleyenler ödeyecek.
O yüzden içimizden geçen tek cümle şu:
Ne olur, bu iddialar doğru olmasın.
Çünkü bazen bir insanın itibarı yeniden kazanılır.
Ama bir toplumun iyiliğe, dayanışmaya ve vicdana olan güveni kolay kolay geri gelmez.
Dilerim ki gerçek, hepimizin vicdanını rahatlatacak şekilde ortaya çıkar.
Çünkü bugün seni değil, aslında kendi vicdanımızı da korumaya çalışıyoruz.
Tutunacak dalımızı kırma AHBAP.”
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Benim KBB Başkan adayım Kaymakam Yaşar Dönmez’dir 14 Temmuz 2026 Salı
- Sivas’ta katliam olmadı ise Ragıplar sayesindedir 10 Temmuz 2026 Cuma
- ÇALışINCA keşke olsaydı. Keşke sadece hizmet yapsaydı 05 Temmuz 2026 Pazar
- Bence geçici mutlak çare yeni partide 03 Temmuz 2026 Cuma
- İşçinin işi Allah’a kaldıysa sendika niye var 22 Haziran 2026 Pazartesi
- Ali Osman Akat’a yılın eni ödülü ne zaman? 18 Haziran 2026 Perşembe
- PG’de çözüm boykot ve grevi topluma yaymakta 16 Haziran 2026 Salı
- Tuzla’da güneşe karşı “radyo”dan maç dinledik 14 Haziran 2026 Pazar
- Zabıta kamyoneti ile gücün "adaleti" 11 Haziran 2026 Perşembe
- Tarhan konuştu: Partiye bi’şi olmasın 04 Haziran 2026 Perşembe