EFENDİLİĞİM YANLIŞ ANLAŞILDI Yitik Kuşak raconu
Susmak; susma zamanı geldiğinde çok anlamlı… Zamanı bilmek, anlamak ve yorumlamak ise susmanın en büyük gücü…
Susmak; susanın iradesiyle ise çok anlamlı… Yapacak bir şey kalmadığında ya da söyletecek söz kalmadığında çok değerli… Ancak konuşulacak zamanda susmak hariç…
Prof.Dr.Hakan Karataş
Kurumsal Gelişim ve Yetenek Yönetimi’nden sorumlu
Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı
Gebze Teknik Üniversitesi eski akademisyeni
Gebzespor eski Başkanvekili
Derinliğini Keşfet isimli eserinden
*
Dün sabah saatlerinde biraz sıra dışı bi’şi yaptım.
Sabah saatlerinde adı sanı belirsiz korkak veya korkaklara ait
“Kocaeli Tarafsız” adlı, aleni sahte hesaplı bir “Haber sitesi”ne şahsımı aramaları için 12 saat süre biçtim.
Kim olduklarını bilmemek bir tarafa başka hiçbir iletişim bilgileri olmamasından sebep Facebook mesaj bölümünden yazıştım. Yanıt geldi:
“Aktan Bey, öncelikle merhaba.
CHP Dilovası kongresinde S....... T……….’ın (adını anasım yok) “Partinin suyu yoktu, elektriği yoktu, biz yaptık” şeklinde beyanları olmuştu. Bu sözler üzerine Nevzat (Yıldız) Bey size sosyal medyada tepki göstermişti. Biz de konuyla ilgili haberi yayınladık.
Ancak sonrasında bazı arkadaşlardan (Eksik olmasın. CHP Dilovası İlçe yönetiminden Tunay Yıldırım) aldığımız bilgiye göre, siz sadece S…… Başkan’ın söylediklerini aktarmışsınız. Bu nedenle haberi yayından kaldırdık.”
Dedim ki…
- Teşekkür...İsminizi öğrenmek isterim, ben kimle görüşüyorum... Face sayfasından silmiş olsanız dahi yazdığınız haber bilgisayarınızda doc belgesinde falan kayıtladır. Görebilir miyim...
Haberde sözüm ona CHP Gebze İlçe eski yöneticisi, vakti zamanında “gazeticilik de yapmış” Nevzat Yıldız’ın şahsıma yönelik hakaretlerinin haddi hesabı yok.
Be tetikçi maşa cahil: Her ne paylaştıysan, o hakaretlerden biri bile yer alıyorsa, konuyu yargıya taşısam… Hakime “Nevzat Yıldız’a ait bana değil ben sadece yazdım” desen, cezadan sıyırır mısın…
Canlı yayındaki hakaretlerde bile filtre sürecinde ayıklanmazsa söylenilen basıyorlar cezayı, be yüreksiz! Be beyinsiz…
Hala yanıt bekliyorum.
Kimsin, kimsiniz veya kimlersiniz?
Dünyada ve ülkemizde tarafsız basın olmayacağını bilmeyecek kadar cahil…
Her tür kullanıma müsait maşa ve aparat olarak fütursuz…
Halkı “Gazeteciyim” diye kandıracak kadar ahlak fakiri…
Yüreksizsiniz ve bir de sizi tanıyanlar vardır elbet.
Sokakta “Adamım” diye hala gezecek kadar “şeref, onur sahibiniz.” Öyle mi?
Ben bu hakaretleri size aleni yazıyorum. Siz benim kim olduğumu her daim bilecekseniz. Belki aynı ortamlarda bir araya geldik ve hatta tanışmışlığımız bile olmuş olabilir.
Sizi tahrik ediyorum ki benden davacı olun. Ama davaya da gelin.
Hakime;
“Yorumdaki tüm hakaretlerin sahibi benim. Ortaya yazılmıştır. Şerefsiz diye itham eden de benim. Bu kişiler niye üzerine alındı ki…” diye sormazsam neyim.
Zaten çivisi çıkan tuzu kokan memlekette, memleketten farksız hale getirdiniz gazeteciliği.
Yaptığınız gazetecilik falan değil aleni tetikçilik, maşalık…
Gel gör ki toplum sizi de gazeteci belleyip gazeteciliği sizin yaptığınız gibi bi’şi sanıyor.
İsyanım ona…
Bu arada üç aşağı beş yukarı aynı tür “gazeteciliği” nispeten daha cesur yapanlar da var.
Adı soyadı da çakma veya sahte hesap değil gibi.
Yusuf Metin Karademir…
Geçen haftaki paylaşımımda eşinin Dilovası Kaymakamlığı’ndaki görevine atanmasını da konu edinmişti.
Aradı. 657’ye tabi imiş. Devlet memuru yani.
Bir de bunu söyleyecek son kişi olsa dahi doğru bi’şi söyledi: “Aileler meseleye katılmamalı…”
Hak verdim. O bölümü silmemi istedi. Sildim de…
İyi de aynı kendisi gibi “gazeteci” Ekrem Meral’in avukatı falan değilim. Zaten mesleğim avukatlık olsa da olmam ayrı mesele…
Ekrem Meral’in Kaymakamlığa giren oğlu, Ekrem Meral’in ailesinden değil mi?
Öte yandan ısrarla yanıt hakkını aleni kullanmasını istedim.
Dilovası Belediyesi’nde Hamza Şayir dönemi belediye başkanlığına da bilirim. Şimdiki halini de..
Bir dönem “Halkı aydınlatan halk kahramanı…”
Şimdiki dönem Ömeroğlu için neredeyse, “Fatih’in fedaisi…”
Bu eleştirime açıklama getirmedi.
Paso “Reis” diye biten cümlelerinde bir ara, “İkimizde gazeteciyiz” dedi.
Ben asla aynı fikirde değilim. Ret ediyorum.
Sizin “gazeteci” olduğunuz yerde ben değilim.
**
Bağlarken…
Beni önce yargıyla tehdit eden Nevzat Yıldız. Çark etti, gitmedi.
Iban numaramı talep ederek paralı habercilik denilen şerefsizlik ve ahlaksızlığa bulaştığımı söyledi. Anlaşılan kendisi öyle “gazetecilik” yapmış. Herkesi kendi sanıyor. Paylaşımları hala duruyor. İnkar etti.
“Gerçek gazeteciler” ile düzenleyeceği basın toplantısında tüm yalanlarımı deşifre edip CHP Dilovası İlçe eski Başkanı S….. T…..’ın söylemlerinin yer aldığı o haberi de beni de buruşturup bir kenara atacağını söyledi.
E şimdi…
“Gerçek gazeteciler” diye kast ettiklerinden olsa gerek;
Ekrem Meral’da fire verdi.
“Kocaeli Tarafsız” yazdı. Sonra sildi.
Elde kala kala….. malum kişi mi kaldı? Başka “gerçek gazeteci” de var mı?
Yine herkesi kendi gibi sanıyor ya…
Beni yanına da davet ediyor bir paylaşımında.
Her tür yazılı yanıt hakkına sahip olmakla birlikte…
Benim o “emrini” yerine getirmem şahsıma şahsımın en ağır hakareti olacaktır. Beni anlatmak bana düşmez ama omurgalı, karakterli olduğumu düşünürüm.
Fikriyle zikri bir olanlar benzer durumlarda gidebilir..
Tüm o hakaretleri üstelik neredeyse gözünün önünde seyrederken, “Aktan benden para almadı. Muhatabın benim. Sözler bana ait” diyemeyen…
CHP Dilovası İlçe eski Başkanı S….. T….. da
Bundan böyle senin adınla da sayfamı “incitmek” istemem..
CHP Dilovası İlçe eski yöneticisi N…. D….. olarak sen de…
Yurttaş Aktan için yok hükmündesiniz.
S….. T…. İle bir yerlerde mecburen denk gelmelerimiz olabilir. Gazeteci olarak o haberde katılımcılar bölümünde eski başkan diye adı geçebilir.
Akabinde verilecek selam ne kelime alınacak selamım da, ola ki uzatacak olursa el sıkacak elim olmaz.
**
Sevgili okur… Kusura bakmazsan iyi olur.
Dil bana ait değil ama efendiliğim yanlış anlaşıldı.
Mesleğimin mevcut hali ile de dertlenen bir meslek mensubu olarak, naçizane yani…
Bir sürü Kurtlar Vadisi kuşağı da meydanı boş bulmuş, racon kesiyor.
E ben de naçizane Yitik Kuşak… 1980’lerin çocukları…
Velhasıl kelam efendiliğim yanlış anlaşılıyor.
Racon kesiyorlar. Alttan alıyorum. Racon kesmeyi bilmediğimi sanıyorlar.
Anladıkları dilden daha iyi böyle.
Racon kese kese, diyorum.
Yitik Kuşak raconu Kurtlar Vadisi kuşağından daha iyi keser de diyor,
CHP Dilovası İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Tunay Yıldırım’a ben görmeden yayından kaldırılan “haberin” kalkması için çabasından ötürü teşekkür eder,
Kaldı ki benim için çok değerli. Yalnız olmadığımı hissettirdi… diyorum.
Hakan hocam haklı. Susmak önemli. Ne zaman konuşacağını bilmek kaydıyla, diyorum.
Başka da bi’şi demiyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Konuştu da, ne konuştu? 21 Ocak 2026 Çarşamba
- Dünün özeti: Gazzeli’nin çığlığı, Büyükakın’ın önerisi 17 Ocak 2026 Cumartesi
- Kocaeli’de mesleğin tek çatısı KOGACE’dir 16 Ocak 2026 Cuma
- Uludağ tercihi Bursasporlu'ya destekmiş: Gazoz olma. Efsane ol 15 Ocak 2026 Perşembe
- Bahis'te Bilazer’i gönderdik: Yatacak yerimiz yok! 14 Ocak 2026 Çarşamba
- Gazze'yi de emeği de bombalıyorlar 13 Ocak 2026 Salı
- Atarlanmakla olsaydı: Çözüm kamulaştırma 12 Ocak 2026 Pazartesi
- Atatürk “giderayak” çok şey öğretti 09 Ocak 2026 Cuma
- Sistem ve düzen, susturmak için kalan seçeneği kullandı 08 Ocak 2026 Perşembe
- AKP’de Trump’ın “Dost”u ile yüzleşme 05 Ocak 2026 Pazartesi