GEPOSB’DA SİYANÜR İDDİASI YALANLANMADI Yiyin efendiler yiyin: Memleket verir hayatını

09 Ekim 2025 06:43
“Özellikle son zamanlarda malum üzüntü verici yenidoğanla ilgili olaylar oldu. Burada özellikle bir şey ifade etmek istiyorum; her meslek grubunda, her meslekte maalesef etik değerden, insani duygulardan nasip almamış insanlar çıkabilir.

Sağlık çalışanları arasında da çok çok az da olsa bu çıkabiliyor. Bizlerin görevi bu çürük elmaları, bu yanlış insanları ayıklamaktır. Biz, Sağlık Bakanlığı ve sağlık çalışanları olarak buna ‘yenidoğan çetesi’ demiyoruz. Buna ‘insanlıktan nasibini almamış çeteler’ diyoruz. Bunlara ‘çürük elma operasyonları’ diyoruz. Çünkü bu insanların bırakın sağlıkçı olmayı, insani değerlerden bir şey almadıklarını biliyoruz…”

Prof.Dr.Kemal Memişoğlu

Sağlık Bakanı

Cinayetlerin işlediği zamanın İstanbul İl Sağlık Müdürü

Kapatılan hastaneler arasında eski Sağlık Bakanı Mehmet Müzezzinoğlu’na ait Özel Avcılar Hospital da vardı.

Vakalar hastane sahiplerini de kesinlikle bağlar…

veya adaletin yerleşik, ahlaki çürüme ve yozlaşmanın günümüze nazaran fersah fersah az olduğu “Eski Türkiye’de” bağlar idi…

… “Çürük elma”lıktan sabıkalı Müezzinoğlu, malum tek seçicinin tensipleriyle Bakanlık görevine atandıydı. Tek seçici, “Çürük elma seçmiş” zaar.

Yine mi aldatılmış, zaar.

**

Kocaeli Üniversitesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun  Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu aleyhine açtığı hakaret davasında mahkeme Onur Hamzaoğlu'na hakaret edildiğini kabul etti…

Hamzaoğlu’nun avukatı Ali Haydar Konca, bugün Kocaeli Adliyesi'nde görülen davanın sonucunda, mahkemenin Karaosmanoğlu'na hakaretten dolayı 174 gün para cezası verdiğini, bunun da 3480 liraya tekabül ettiğini söyledi.”

BİANET’te Yonca Yücey’in 15 Mart 2012 tarih, “Onur davası”nı Hamzaoğlu kazandı” başlıklı haberinden.

**

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, hakkında açılan “şarlatan” davasında Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak 20.000 TL manevi tazminat kazandı…

Bunun üzerine Karaosmanoğlu’nun karara itiraz etmesi ile, 26 Şubat 2020 tarihinde karar Yargıtay tarafından onandı. Karaosmanoğlu, 14 Temmuz 2020 tarihinde ifade özgürlüğünün ihlal edildiği sebebiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Anayasa Mahkemesi, 4 yıl sonra Genel Kurul kararını açıklayarak, mahkeme 1’e karşı 12 oyla ifade özgürlüğünün ihlal edildiği kararını verdi.

Özgür Kocaeli Gazetesi’nde “Haber Merkezi” imzasıyla yayınlanan, 12 Kasım 2024 tarih, “Karaosmanoğlu ‘şarlatan’ davasından tazminat kazandı’ başlıklı haberinden.

**

Komik: Gerçekten çok komik .. İki lise hocam genç yaşta kanserden vefat etti.. Burada belediyeyi sorgulayacağımıza cezayı söz söylemeye çalışanlara bilim adamlarına kesiyorlar. Sanki hava kirliliği, su kirliliği toprak kirliliğini yapan, önlem almayan akademisyenlermiş gibi.

Özgür Kocaeli Gazetesi’nin ilgili haberine, haberin tam altındaki yorumlar bölümünden, yurttaş yorumu.

**

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak! / Yarın bakarsınız söner bugün çatırdayan ocak! / Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak / Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak…

Yiyin efendiler yiyin, bu han-i pür-neva sizin / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin.

Servet-i Fünûn dönemi; şair ve öğretmen Tevfik Fikret’in (1867 – 1915) “Han-i Yağma” adlı şiirinin son iki dizesinden.

**

Kelimesayara göre 416 kelimelik bir girizgahın ardından nihayet köşemi yazmaya başlarken sevgili okur…

Yayın hayatına 05 Ocak 2024 tarihinde “Yaşam alanı değil cezaevi. Yazın oturamayacağız” başlıklı haberle başlayan haber sitem(iz) Gebze Emek; ilgili haberle 11 bin 841 okura erişti.

Malum sorunlarımdan ötürü yayın hayatına bir yılı az aşkın süre ara verdi.

Bugüne kadar 2 bin 63 haber ve yorum yer aldı. Geçiniz beş haneli okur sayısı rakamlarını, dört hanelilere tek tük ulaşmıştır.

İki seneyi aşkın bir aradan sonra okunurlukta ikinci sırayı, bu sabah 06.00 suları itibariyle, 1783 okuma ile, “Ölçümü gördüm. Rapora yazılmadı. Siyanürdü” başlıklı haber edindi:

GEPOSB’dan pazar akşamı Gebze’ye yayılan ağır kokuda siyanür endişesi gerçeğe dönüşmek üzere. Muhtar İsmail Ayar ölçüm sonucuna göre yüzde 49.9 hidrojen siyanürü gördüğünü, rapora yansımadığını saldı. Öte yandan dün akşam Betek Boya’dan da koku gelmiş

 

Haber yayına gireli 40 saat oldu. Üzerinden bir iş gününü aşkın süre geçti. Herhangi bir açıklama veya yalanlama gelmedi.

Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz’ün yine sitemizde haber olarak yer edinen demecine göre belediyemiz, yetki alanı dışında olsa dahi halk sorunsalı ile ilgili. AFAD da incelemesini tamamlasın. “Güvenilir” sonuç kamuoyu ile paylaşılacaktır.

Ancak Muhtar Ayar’ın iddiası doğru ise o geceki çözümde tespit edilen siyanür, rapora girmediyse veya ilgili haberimiz sonrası girdiyse, halk sağlığı pahasına görevi ihmal eden daha doğrusu ihanet eden zevat hakkında soruşturma başlatıldığını da, okuyacak mıyız veya duyacak mıyız?

Siyasal İslamcı Vahşi Kapitalist düzenin sürdürücüsü AKP, seçimden seçime güç kazandıkça güç zehirlenmesi ile “Yokmuş” gibi davranmayı ve “Sümenaltı etmeyi”, “Örtbas etmeyi” hala sürdürüyor.

Yerel basın; her il ve ilçede tek tük istisnalar hariç…

Ama belediye kaynaklarından bir şekilde nemalandırma, ama belediye ve hatta kaymakamlıklarda kadro tahsisi ile neredeyse tamamen susturuldu.

Şahsım adına; en düşük kademeden dahi olsa emekliliğim sonrası bağımsız gazeteciliği tercih ettiysem, sebebi var.

Gazetecilik oynamayıp gazetecilik yapabileceğimi bilsem niye sabit maaşla, bir gazetede çalışmayayım.

Gebze’de beş altı günlük gazete; yanılmıyorsam 40 civarı haber sitesi ve “haber sitesi” var.

Tek tük, cılız bir iki istisna hariç hangisinde var GEPOSB’daki o sızıntı.

GEBKİM OSB’deki patlama sonrası bir iki cılız ajans haberine yer vermek dışında, fikri takibi ve sorguyu kim yapmış?

Gebze Belediye Meclisi’nde üstelik 2025 tarifesinin görüşüldüğü, halkın hemen her kesimini konu itibariyle ilgilendiren bir toplantının takipçisi tek bendim ama sahibi niye tek bendim?

Tarifelere dahil her söz alan meclis üyesi eksik olmasın salonu selamlarken “Basın mensupları” da dedi ama doğrusu, “Basın mensubu” idi.

Velhasıl kelam;

Başta Dilovası olmak üzere Gebze Bölgesi’nde yurttaşlar kanserden kıvranır veya can verirken bu düzenin sebepleri, eşine az rastlanır bir yüzsüzlük ile, hala besleniyorlar.

Günümüz itibariyle Cumhurbaşkanlığı Etik Komisyonu Üyesi İbrahim Karaosmanoğlu örneğinde olduğu gibi.

Şarlatan” demekten yargılandığı davayı kaybedince Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonrası misliyle götürdü.

Ola ki o parayı bir hayır kurumuna falan filan verdi ise… Bence keşke vermeseydi veya hayır kurumu ret etseydi. O para, kirli para. O para kanserden kaybettiğimiz yurttaşlarımız şahsında, “kanlı” para. O para Karaosmanoğlu’nun boğazından geçebilir. Ama yurttaşın, ahlaklı olanın ve önce insan olanın boğazında düğümlenir, o para…

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını / Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini / Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini / Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin / Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!

Servet-i Fünûn dönemi şair ve öğretmeni Tevfik Fikret’in (1867 – 1915) “Han-i Yağma” adlı şiirinin son üç ve dördüncü dizesinden.

Özetle; aslında kime ne anlatılıp yazılsa, az biraz o da belki canlarını sıkmaktan öteye köy yok gibi!

Bu bölge; hele ki Dilovası’nda ne dramlar yaşadı, çevresel etkilerden sebep.

Bu ülkenin insanı; şimdi gündemden düşürülerek soğutulmaya çalışılan Yenidoğan vakasında sistemin beslenenleri kazansın diye evlatlarının canını verdi. Sistem o cinayetler döneminde ihbara rağmen kılını kıpırdatmayan İstanbul İl Sağlık Müdürü’nü Sağlık Bakanlığı’na getirirken cinayet zanlılarından birine de vakti zamanında aynı görevi verdi.

Şimdi de Kirazpınarlılar başta olmak üzere siyanürle zehirlenen halktan, neyden zehirlendiğini saklayarak yokmuş gibi davranıyorlar.

Halkımız 2002’de aslında zehir dolu şırıngayı koluna enjekte etmiş de zehir uyuşukluk etkisi yaratmış olsa gerek.

Siyasal İslamcı vahşi kapitalist sistem, her geçen gün daha da vahşileşerek sürüyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X