YERİN MÜLKİYETİ BELEDİYEYE AİTMİŞ Zabıta kamyoneti ile gücün "adaleti"

11 Haziran 2026 04:33
Darıca Belediyesi’nin parktan barınağa açılan yolun girişini bir süreliğine de olsa belediyeye ait kamyonetle bariyerle engellemesi, izahı değil mizahi olabilen bir vakadır. Adaletin gücünün göz ardı edilip, “güc”ün “adaleti”nin devreye sokulduğu bir pratiktir.

**

Darıca Balıkçı Barınağında, Darıca Belediyesi ile Darıca Su Ürünleri Kooperatifi arasında yaşanan, Gebze Emek’in sürekli gündemde tuttuğu süre giden sorunda öne çıkan detaylardan biri, balıkçı barınağının Darıca Belediyesi kurumsalında belediye tarafından işletilip işletilemeyeceği idi.

Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık geçen hafta içi yaptığı bir açıklamada, barınağın belediye tarafından işletileceğini açıkladı ama bu durum ilgili mevzuata düpedüz aykırı idi.

Dün Gebze Teknik Üniversitesi bünyesinde oluşturulan;

Araştırmacıları, çiftçileri, üreticileri, kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, teknoloji geliştiricilerini ve özel sektör temsilcilerini aynı ekosistemde buluşturarak tarımsal sorunlara birlikte çözüm üretmeyi amaçlayan yeni nesil bir açık inovasyon ve iş birliği modeli olan

GTÜ Agroekolojik Living Lab Ekosistemi'nin açılışını yerinde takip ettim.

İl Tarım Müdürlüğünden gelen bürokratlardan edindiğim bilgiye göre marina ve balıkçı barınağın kurulduğu sahildeki yerin mülkiyetinin Darıca Belediyesinde olmasından ve ilgili mevzuat, Milli Emlak’a ait yerlerde kurulan balıkçı barınaklarının işletmesinin o il veya ilçedeki su ürünleri kooperatifine verilmesini kapsadığından vaka “kördüğüm.”

04 Nisan Perşembe günü KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın katılımıyla gerçekleşen Darıca’dan denize balık salımı töreni sürecinde balıkçı barınağına park içinden açılan yolun önündeki barikatın belediye tarafından kaldırılması,

Darıca Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Akın Ateş’in pazartesi günkü basın toplantısında anlattığı üzere;

Bıyık ile Ateş arasında “tatlı sert” bir görüşme daha gerçekleşmiş olması beraberinde her iki tarafın uzlaşacağı bir çözüm ve işleyişi beraberinde getirir mi?

Bilemiyorum ama öyle olmasını diliyorum.

GTÜ’deki dünkü programda, -sohbet ettiğimiz için adını açmam uygun olmayabilir-, bir belediye yöneticisi tarafsız ve objektif bir habercilik yaptığımı söyledi. Ben de kendisine tarafsızlığımın söz konusu olmadığını ancak objektif olmaya çalıştığımı söyledi.

Antiparantez; “Objektif ve tarafsızlık” kelimelerinin eş anlamlı olduğunu söyledi. Ben aksini iddia ettim ama haklı imiş. Gerek Türk Dil Kurumu gerekse TÜBİTAK Ansiklopedisinde objektiflik, aynı zamanda tarafsızlık olarak da tanımlanıyor.

 Sevgili okur..

Darıca Balıkçı Barınağındaki konunun geçen haftadan bugüne, pazar günü hariç sekiz ayrı bölümde seri haber konusu edilmesi, yine bu süreçte dizi haricinde iki haber daha yapılması, bugün de köşe yazıma konu edilmesi balıkçılığın gerek balıkçıları, gerekse halkı, tüketiciyi çok yakından ilgilendiren bir konu olmasından ötürüdür.

İki üç sene kadar önce musilaj sorunu patlak verdiğinde de konuyu sürekli gündemde bu sefer Eskihisar’dan, Eskihisar ve Gebze Su Ürünleri Kooperatifi üzerinden gündemde tutmuş ve bir izlenimimi aktarmıştım.

İzmit Körfezinde avlanma alanları, öyle sınırsız değil. Örneğin Osmangazi Köprüsü civarında, köprü güvenliği gerekçesiyle çok yakınında avlanamıyorsunuz ama av sahaları aynı zamanda İzmit Körfezi içindeki gemi trafiğinden ötürü de kısıtlı.

Yine dün GTÜ’deki toplantıda GTÜ Rektörü Prof.Dr.Hacı Ali Mantar tarafından anlatılan, çok bilinmeyen konuşulmayan bölgemiz tarihine göre,

Bölgemiz vakti zamanında, tarımın başkenti idi.

Sermayenin bakışıyla sanayinin, emekçi hareketi bakışıyla emeğin başkentine, tarım arazileri üzerine kurulan fabrikalar ile dönüştük. Gebze’nin özellikle yerel eşrafı düne kadar her tür sebze meyve üretip çoluk çocuğunu büyüttüğü tarlaları elden çıkardıktan sonra, aynı arazi üzerinde kurulan fabrikaların asgari ücretli bekçileri, vasıfsız işçileri oldu. Sanayi yetinmedi. “Ben ürettiğimi sevk edeceğim” deyip denize de dadanıp sahilleri limanlarla işgal etti. İzmit Körfezi’ndeki gemi trafiği, balıkçılığı daha da daralttı.

Gebze Bölgesinde balıkçılık istihdam açısından önemli. Gerek Darıca gerekse Eskihisar’daki kooperatiflerin üye sayısına baktığınızda, orta ölçekli bir fabrikanın istihdam kapasitesine sahipler.

Tüketicinin uygun fiyatla balığa erişimi, sadece aile ekonomisi ile değil bireysel gelişimi ve sağlığıyla da ilişkili.

Darıca’daki vakanın sosyal medyada paylaşımları ve belediye basın bürosundan gönderilen haberleriyle kısıtlı kalmayıp giderek, görerek, bakarak, gözlemleyerek, söylenenleri doğru okumaya çalışan bir tanığı ve meselede aleni şekilde taraf olarak belirtirim ki…

Darıca Belediyesi’nin parktan barınağa açılan yolun girişini bir süreliğine de olsa belediyeye ait kamyonetle bariyerle engellemesi, izahı değil mizahi olabilen bir vakadır. Adaletin gücünün göz ardı edilip, “güc”ün “adaleti”nin devreye sokulduğu bir pratiktir. Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ın belediye meclisinin son toplantısında öne sürdüğü ve haberimizde yer alan hiçbir gerekçesi, belediyenin uygulamadaki hukuksuzluğunu örtbas edemez.

Darıca Belediye Zabıtasının tutanak tuttuğu ve kaçak olduğu öne sürülen o tenteyi de gördüm. Aynı tutanakta sözü geçen iki konteyneri de. Tenteye, “İmara aykırı yapı” demek bence tek kelimeyle komiktir. Konteynerler de kullanım amacı göz önünde tutulduğunda, balıkçılık için olmazsa olmaz bir ihtiyaçtır. O ağları, nasıl muhafaza etmelerini bekliyorsunuz?

Başkan Bıyık’ın meclis toplantısındaki konuşmasında da üç defa tekrar ettiği, “Bundan sonra yeşil kâğıtlılardan para alınmayacak” açıklaması, siyaseten AKP tipi yönetim anlayışının, yerele yansıyan halidir. Darıca’da da balıkçılar balıkçılığı, önlerinin açılması halinde para kazanmak, kendilerinin ve ailelerinin geçimini sağlamak için yapmaktadır. Balıkçılar da bir girişimci ve yatırımcıdır. Her işin de bir yatırım, girişim maliyeti vardır.

Öte yandan marinada sezonluk kira bedelinin 160 bin liradan 60 bin liraya düşürüldüğünü Başkan Bıyık tarafından değil Darıca Amatör Balıkçılar ve Su Sporlarını Sevdirme Derneği Başkanı Hüsnü Papakçı tarafından açıklanması, manidardır. Kuruluşundan hemen birkaç ay sonra marinada düzenlenen, belediye başkanı ve bürokratlar bir tarafa, sosyal medyaya yansıyan fotoğraflara göre siyaseten sadece AKP çevresinin yer aldığı gözlenen marinadaki etkinlikte, Başkan Bıyık artık her ne güzellikler yapmışsa, dernek tarafından onurluk ile onurlandırılmıştır. Başkan Papakçı, Gebze Emek’e yaptığı açıklamada derneğin kuruluşunun bu zamana denk gelmesini, “Tesadüf” diye tanımlamıştır. Derneğin açılımında, “Su sporlarını sevdirme”nin de yer alması, belediyenin ilgili imar planında su sporları alanının da yer alması, ayrı bir “tesadüf” olsa gerek.

Bıyık’ın açıklamasına göre barınaktaki sorun kooperatif üyesi balıkçıların kooperatife ödedikleri aidat. Mesele Gebze Emek kurumsalında basına yansıdıktan sonra, daha fazla ama tek taraflı yayılım göstermiştir. Muzaffer Bıyık’ın konumundan sebep üstünlüğün belediyede olmasının getirdiği avantajla, kamuoyunun desteğini almaya çalışma çabası da “takdire şayan.”

Karşı hamle kooperatiften basın açıklaması ile gelmiş ancak belediye başkanları ve erk “ikramlı hediyeli” toplantı düzenlediğinde salonlara sığmayan basın ve “basın”ı davet eden Darıca Su Ürünleri Kooperatifi kurumsalında halk olunca ara ki bulasın. Kaç yere davette bulunuldu bilmiyorum ama basın açıklamasını toplam üç gazeteci takip etti.

Detayına fazla girmeden

Darıca’da bugün yaşanan sorun AKP tipi belediyecilikte sivil toplum ilişkisi ve ortak akıl mekanizmasının, “Uydum akıllı” olunması ve belediye tarafından dayatılana uyulması halinde işlevsel olduğunun su yüzüne çıkan halidir.

Bayramoğlu, Yelkenkaya’da suyu ve elektriği bağlanmadanhizmete” açılan hayvan barınağı yine o süreçte kurulan Darıca Hayvanseverler Derneği’ne anında pas edilirken, balıkçı barınağının işleticiliğinin işin ehline bırakılmaması, tutum ve tercih biçimi itibariyle ilginçtir.

Bence çözüm…

Madem Bakanlık veya İl Tarım Müdürlüğü, mülkiyetin belediyede olmasından ötürü, “Balıkçı barınaklarını su ürünleri kooperatifleri işletir” şeklindeki mevzuatı uygulatamıyor.

Belediye de, “Mülkiyet bende. Kiralamıyorum. Ben işleteceğim” diyor.  

Belediyenin, kendisine ait yeri bir önce Milli Emlak’a devretmesi ve balıkçı barınağında kooperatif sözleşmesinin önünün açılmasıdır.

Belgeleriyle açığa çıkmıştır ki Darıca Belediyesi tarafından yaptırılan marina ve balıkçı barınağında Bakanlığın ilme bilme dayalı projesinin dışına çıkılmıştır. Marina ve balıkçı barınağının ağzının genişliğini 23 metre dar tutan belediye mi, balıkçı barınağı işletecek veya başka çevrelere pas edecektir?

Sorunun bu şekilde gündeme gelmesi bazı çevreleri rahatsız etmiş olabilir. Ama gazetecilik aynı zamanda rahatsız etme, zaman zaman kızdırma mesleğidir.

İlgili soruna dair bugüne kadar yaptığım her haber ve nihayetinde neyden taraf olduğumu aleni izah ettiğim bu yorum, masa başından değil sahadan türemiştir.

Darıca’da balıkçılığın sürmesi, bölgemizde sayıları 100’lerle anılan kişinin ve ailesinin geçimini sürdürmesi, halkın sağlıklı ve uygun fiyatlı balığa ulaşabilmesi için olması gereken..

Önce taraflar arasında gerekirse bir aracı marifetiyle uzlaşının sağlanması,

Şayet mevzuat öyle gerektiriyorsa yerin mülkiyetinin belediyeden Milli Emlak’a devriyle birlikte

İşletmesinin Darıca Su Ürünleri Kooperatifi’ne devridir, diyorum.

Şimdilik olmak kaydıyla, başka da bi’şi demiyorum.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X