O yazının asıl muhatabı odur Müslümanlar Su İçemez!

23 Temmuz 2026 06:27
Daha sonra bir cuma günü bir imamı yakaladılar. Ben bekledim ki camiyi dolduran cemaat ayağa kalksın, hocasına sahip çıksın. Bir gün geçti, bir hafta geçti...

**

Anlatılan ibretlik bir kıssa vardır...

Rivayete göre bir adam bir çeşme yaptırır ve üzerine şu cümleyi yazdırır: “Müslümanlar su içemez.”

Bu yazıyı görenler öfkelenir ve durumu padişaha şikâyet eder. Padişah adamı huzuruna çağırır ve sorar:

  • Bu ne cüret? Neden böyle bir yazı yazdın?

 

Adam saygıyla başını eğer ve şöyle der:

  • Padişahım, maksadım kimseyi aşağılamak değil, bir gerçeği hatırlatmaktır. Bir gün bir hahamı yakaladılar. Bütün Yahudiler bir araya gelip onun suçsuz olduğunu söylediler ve sahip çıktılar. Sonunda haham serbest bırakıldı.
  • Başka bir gün bir keşişi yakaladılar. Bu kez de bütün Hristiyanlar toplandı, 'Keşişimizin suçu yok.' diyerek onun arkasında durdular. O da serbest kaldı.
  • Daha sonra bir cuma günü bir imamı yakaladılar. Ben bekledim ki camiyi dolduran cemaat ayağa kalksın, hocasına sahip çıksın. Bir gün geçti, bir hafta geçti... Ne gelen oldu ne giden, ne de sesini yükselten. İşte ben de bunun üzerine o çeşmeye 'Müslümanlar su içemez.' diye yazdım. Çünkü aynı inancı paylaşan insanlar, birbirlerinin derdiyle dertlenmiyorsa, birbirine sahip çıkmıyorsa, o yazının asıl muhatabı da budur.

Bu kıssadan çıkarılacak ders, öfke değil muhasebedir. Elbette adalet, suçlu ile suçsuzu delillerle ayırmayı gerektirir. Ancak insanlar, haksızlığa uğradığını düşündükleri kişilere karşı duyarsız kalmamalı; doğruluk, adalet ve vicdan ölçüsünde birbirlerine sahip çıkmalıdır.

Toplumları güçlü yapan yalnızca aynı inancı paylaşmaları değil, zor günlerde birbirlerini yalnız bırakmamalarıdır. Sessiz kalan vicdanlar, zamanla en büyük kaybeden olur.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X