SUSMA DEĞİL HAKİKATİ HAYKIRMA ZAMANI Ortadoğu: Sadece savaş sadece suç değil
**
Ortadoğu’da yıllardır süren bu kan ve ateş artık insanlığın vicdanını yakacak noktaya gelmiştir. Her gün masum çocukların, kadınların ve sivillerin hayatını kaybettiği bu zulme karşı artık herkesin yüksek sesle “dur” demesi gerekiyor. Toprak uğruna, güç uğruna, iktidar uğruna dökülen bu kanın hiçbir izahı olamaz. Hele ki Müslümanların kalbinde ayrı bir yeri olan bu coğrafyada, bu kadar zulmün yaşanması insanın yüreğini daha da parçalamaktadır.
Bugün Ortadoğu’da yanan ateş sadece bir bölgenin meselesi değildir; bu, bütün insanlığın imtihanıdır. Kur’an’da Rabbimiz zulmün karşısında susmamayı, adaletle hükmetmeyi emreder. Buna rağmen dünyanın güçlü devletleri çıkar hesapları uğruna bu acılara ya göz yummakta ya da bizzat bu yangını körüklemektedir. Bir yanda bombalar altında kalan şehirler, diğer yanda bunu sadece bir haber başlığı gibi izleyen dünya… İşte insanlığın en büyük ayıbı budur.
Özellikle mübarek zamanlarda, insanların ibadete yöneldiği, merhametin ve kardeşliğin hatırlanması gereken günlerde bile saldırıların devam etmesi kabul edilemez bir alçaklıktır. Ramazan’ın, rahmetin ve merhametin ayı olduğu bir zamanda dahi masumların üzerine bomba yağdırmak sadece bir savaş değil, aynı zamanda insanlığa karşı işlenen büyük bir günahtır. Unutulmamalıdır ki zulüm ile abad olunmaz. Tarih boyunca zulmedenlerin sonu hep hüsran olmuştur.
Buradan bütün dünya liderlerine ve vicdan sahibi insanlara çağrımız nettir: Artık bu kanın durması için samimi adımlar atılmalıdır. Savaşın değil barışın dili konuşulmalı, silahların değil adaletin yolu açılmalıdır. Çünkü bir masumun hayatı, bütün insanlık kadar değerlidir. Bu gerçek Kur’an’da da açıkça ifade edilmiştir.
Ortadoğu’da yanan bu ateş daha fazla büyümeden söndürülmelidir. Çünkü bu ateş sadece şehirleri değil, insanlığın vicdanını da yakmaktadır. Eğer bugün zulme karşı susulursa yarın bu ateş herkesi saracaktır. Bu yüzden artık susma zamanı değil, hakikati haykırma zamanıdır. Zulme karşı durmak, mazlumun yanında olmak hem insanlığın hem de inancımızın bize yüklediği en büyük sorumluluktur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Taraftar somut adım görmek istiyor 09 Haziran 2026 Salı
- Ey İnsanoğlu, Ölüm Var 01 Haziran 2026 Pazartesi
- Kurban Bayramı’nın Manasını Yeniden Hatırlamak 27 Mayıs 2026 Çarşamba
- Bir Yanda Bayram, Bir Yanda Hüzün 24 Mayıs 2026 Pazar
- Önce Ülke, Sonra Birey 18 Mayıs 2026 Pazartesi
- Çağımızın Sessiz Hastalığı: Ötekileştirme 12 Mayıs 2026 Salı
- Yeter Artık! Bu Milletin Derdi Yemek Programı Değil 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Bir Toplum Nasıl Ayağa Kalkar? 14 Nisan 2026 Salı
- Cehalet bir toplumu nasıl esir alır 08 Nisan 2026 Çarşamba
- Herkes konuşuyor ama pek azı hakikati söylüyor 31 Mart 2026 Salı