VİCDAN ÇIKARLA KARŞILAŞINCA GERİ ÇEKİLİYOR Samimiyetsizliğin Normalleştiği Bir Çağda Yaşıyoruz
***
İnsanlar neden bu kadar samimiyetsiz?
Bu soru artık bir merak değil, bir tespit. Çünkü samimiyetsizlik istisna olmaktan çıktı, adeta bir yaşam biçimine dönüştü.
Herkesin dili doğruyu söylüyor ama kalbi başka yerlerde dolaşıyor. Yüzlere takılan gülümsemeler içten değil, mecburiyetten. Dostluklar menfaate, fikirler rüzgâra, duruşlar ortama göre şekil değiştiriyor. Aynı insan, farklı masalarda bambaşka biri olabiliyor. Buna da “uyum sağlamak” deniyor.
En tehlikelisi de şu: Kimse artık bu durumdan rahatsız değil. İkiyüzlülük ustalık, omurgasızlık pragmatizm, suskunluk akıllılık sayılıyor. Doğruyu söyleyen “sert”, yanlışa itiraz eden “problemli”, dürüst kalan ise “saf” ilan ediliyor. Böyle bir düzende samimi kalmak neredeyse bir kusur gibi görülüyor.
Herkes haklı, herkes mağdur, herkes masum… Ama nedense ortada hep aynı yanlışlar var. Çünkü samimiyet bedel ister. Yalnız kalmayı, dışlanmayı, kaybetmeyi göze almayı gerektirir. İnsanlar da tam burada geri adım atıyor. Doğruyu savunmak yerine güçlüden yana durmak daha kolay geliyor. Vicdan, çıkarla karşılaşınca sessizce geri çekiliyor.
Sorun insanların hata yapması değil. Sorun, hatayı savunacak kadar samimiyetsizleşmeleri. Dün söylediklerini bugün inkâr ederken yüzleri kızarmıyor. Çünkü utanmak da bu çağda lüks sayılıyor.
Belki de asıl soru şu olmalı: İnsanlar neden bu kadar samimiyetsiz değil de, biz neden hâlâ samimiyet bekliyoruz?
Bu düzende dürüst kalabilmek hâlâ bir tercihse, en azından şunu bilelim: Samimiyet azınlıkta olabilir ama değersiz değildir. Sadece pahalıdır
**
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Yeter Artık! Bu Milletin Derdi Yemek Programı Değil 22 Nisan 2026 Çarşamba
- Bir Toplum Nasıl Ayağa Kalkar? 14 Nisan 2026 Salı
- Cehalet bir toplumu nasıl esir alır 08 Nisan 2026 Çarşamba
- Herkes konuşuyor ama pek azı hakikati söylüyor 31 Mart 2026 Salı
- Amerika geri vites mi yaptı? 24 Mart 2026 Salı
- Mahalle Bakkalında Sessiz Bir İyilik 16 Mart 2026 Pazartesi
- Komşuya sızdı bize de sızar mı? 14 Mart 2026 Cumartesi
- Kadının Değeri 08 Mart 2026 Pazar
- Ortadoğu: Sadece savaş sadece suç değil 07 Mart 2026 Cumartesi
- Vicdan dirilmeli. Ahlak yerine oturmalı 28 Şubat 2026 Cumartesi