Hikmet Kahraman yazdı Tarihi Bir Dönemin Eşiğinde
**
Bazı dönemler vardır; sıradan insanların, sıradan hesapların ve günlük siyasi tartışmaların çok ötesindedir. İşte Türkiye bugün böyle bir dönemin içerisinden geçiyor.
Böylesine kritik zamanlarda insanın kendisine sorması gereken soru çok basittir: Ben bu ülkenin geleceği için ne yapıyorum?
Çünkü bugün mesele, kimin daha fazla alkış aldığı, kimin hangi makamda oturduğu veya kimin siyasi olarak kazandığı değildir. Asıl mesele, Türkiye'nin yarınını nasıl inşa edeceğimizdir.
Bu tarihi sürece kim samimiyetle katkı sunuyorsa, kim Türkiye'nin huzuru, güvenliği ve selameti için elini taşın altına koyuyorsa, toplum olarak onun çabasını görmek zorundayız. Bu destek, körü körüne biat etmek anlamına gelmez. Tam tersine; doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilecek kadar özgür ve cesur olmaktır.
Ne yazık ki bizim siyasetimizde çoğu zaman ülkenin menfaatinin önüne kişisel hesaplar, makam hırsı ve parti taassubu geçiyor. Dün savunduğuna bugün sırf karşı tarafta diye düşman olanlar, dün eleştirdiğini bugün kendi çıkarına dokunduğu için savunanlar var.
İşte tam da burada samimiyet sorgulanmalıdır.
Türkiye'nin geleceği, siyasi hesaplardan daha büyüktür.
Bugün kim bir adım atıyor, kim bir fedakârlık yapıyor, kim bu ülkenin yarınları için sorumluluk üstleniyorsa; onun siyasi kimliğine bakmadan yaptığı işin doğru olup olmadığına bakmalıyız.
Çünkü tarih, makam sahiplerinin değil, tarihi dönemeçlerde doğru yerde duran insanların hikâyesini yazar.
Gün gelecek bugünü konuşacağız. O zaman kimlerin ülkenin önünü açmak için mücadele ettiğini, kimlerin ise kişisel çıkarları uğruna taş koyduğunu herkes görecek.
Bugün susmak kolaydır. Eleştirmek kolaydır. Kenardan ahkâm kesmek kolaydır.
Zor olan, ülke için sorumluluk almaktır.
Bizim de tam olarak bunu yapmamız gerekiyor.
Türkiye'nin selameti söz konusu olduğunda, küçük hesapları bir kenara bırakmalı; ülkenin geleceğine katkı sunan her samimi çabayı desteklemeli, yanlış gördüğümüz her noktada da kim olursa olsun cesaretle karşısında durmalıyız.
Çünkü makamlar geçicidir, iktidarlar geçicidir, siyasi hesaplar geçicidir.
Geride kalan ise bu ülkeye ne kattığımızdır.
Ve unutmayalım:
Tarih herkesin önüne aynı soruyu koyar:
“Ülken zor günlerden geçerken sen neredeydin?”
Cevabımızın yüzümüzü kızartmayacağı bir Türkiye için bugün sorumluluk alma zamanıdır.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Aile Sadece Evimizin İçindekiler Değildir 28 Ağustos 2026 Cuma
- Hak, Hukuk ve Allah İçin Konuşmak 22 Ağustos 2026 Cumartesi
- Din Kardeşliği ve Ümmet Olmanın Anlamı 15 Ağustos 2026 Cumartesi
- Kefenin cebi yok 09 Ağustos 2026 Pazar
- Müslümanlar Su İçemez! 23 Temmuz 2026 Perşembe
- Gazetecilik, Hakikatin Vicdanı Olmaktır 17 Temmuz 2026 Cuma
- Madımak: İnsanlığın Vicdanında Kapanmayan Bir Yara 04 Temmuz 2026 Cumartesi
- Amedspor, Türkiye liglerinde bir futbol kulübüdür 26 Haziran 2026 Cuma
- Bu Dünya Size Kalmayacak 20 Haziran 2026 Cumartesi
- Taraftar somut adım görmek istiyor 09 Haziran 2026 Salı