SÖZÜN AYNASI Doğruyu eğmeden Yanlışa eğilmeden
Olcay Öğüt

İNSANLAR BIRAKILAN ESERLERİ HATIRLAR Siyaset kıyafeti değil hizmeti konuşmalı

09 Temmuz 2026 03:17
Bir vali görevini yapmıyorsa, vatandaşa tepeden bakıyorsa, şehrini ihmal ediyorsa... Elbette en sert şekilde eleştirilmelidir, arkasından ilk ben giderim. Ama çalışıyorsa, üretiyorsa, şehrini tanıtıyorsa... Onu da takdir edebilmeliyiz.

**

Son günlerde CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp'in, Ardahan Valisi Mehmet Fatih Çiçekli hakkında yaptığı açıklamalar gündem oldu.

Ben bir Cumhuriyet Halk Partili olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; doğruya doğru, yanlışa yanlış demekten hiçbir zaman çekinmedim, bugün de çekinmeyeceğim. Bir siyasi partiye gönül vermek, o partinin yaptığı her açıklamayı körü körüne alkışlamak değildir. Gerektiğinde kendi partimizi de eleştirebilmeliyiz. Bence gerçek siyaset, gerçek vatanseverlik tam olarak budur.

Açık konuşayım... Bu tartışmayı çok ama çok gereksiz buluyorum.

Türkiye'nin onca ekonomik sıkıntısı, gençlerin işsizlik problemi, çiftçinin derdi, emeklinin yaşadığı o ağır geçim sıkıntısı ortadayken, bir valinin spor yaptığı sırada giydiği kıyafet üzerinden siyaset yapılmasını asla doğru bulmuyorum.

Çünkü benim kafamdaki kamu yöneticisi profili bambaşka.

Ben makam odasında oturup sadece protokol ağırlayan, siyasi parti temsilcileriyle fotoğraf veren, halkın arasına yılda birkaç kez bayramda seyranda çıkan vali, kaymakam, emniyet müdürü istemiyorum.

Ben halkın içine karışan, köy köy gezen, esnafın çayını içen, gençlerle spor yapan, çocukların başını okşayan, yaşlıların halini hatırını soran, bulunduğu şehri Türkiye'ye tanıtmak için proje üreten yöneticiler görmek istiyorum.

Çünkü devlet dediğiniz şey sadece makam odasında temsil edilmez.

Devlet bazen bir köy kahvesinde içilen sıcak bir çaydır... Bazen bir öğrencinin omzuna dokunan eldir... Bazen de bir ilin tanıtımı için ortaya konulan o büyük vizyondur.

Valiler, kaymakamlar, emniyet müdürleri ve bulunduğu bölgede geniş kitlelere hitap eden bütün kamu görevlileri görev yaptıkları coğrafyanın ruhunu anlamalıdır. Her ilin kendine özgü bir hikâyesi var sonuçta. Kimi şehir tarımıyla öne çıkar, kimi tarihiyle, kimi gastronomisiyle, kimi doğasıyla... İşte başarılı bürokrat dediğimiz kişi de o potansiyeli ortaya çıkaran kişidir.

Ben Sayın Mehmet Fatih Çiçekli'yi Ardahan Valisi olduğu ilk günlerden beri sosyal medyada takip ediyorum. Paylaştığı çalışmaları ilgiyle izliyorum. Hatta zaman zaman yaptığı güzel projeleri destekleyen paylaşımlar yaptım, kendisini etiketledim. Sağ olsun bazı paylaşımlarımı kendi hesabında paylaşarak destek de verdi. Bunu kişisel bir mesele olarak anlatmıyorum kesinlikle. Bunu, yapılan güzel işlerin görünür olmasına önem veren bir yönetici anlayışı olarak gördüğüm için paylaşıyorum.

Son dönemde özellikle bisiklet organizasyonları çok dikkatimi çekti. Birçok kişi belki detayını bilmiyor, kulaktan dolma konuşuyor. Festival ücretsiz... Konaklama ücretsiz... Bisiklet transferleri ücretsiz... Bisikleti olmayanlar için kiralama imkânı var... Katılımcılar için kahvaltı organizasyonu yapılıyor. Üç gün süren festival boyunca Ardahan'ın eşsiz doğasında 40 kilometre gidiş, 40 kilometre dönüş olmak üzere toplam 80 kilometrelik bir sürüş gerçekleştiriliyor.

Şimdi bir düşünün...

İstanbul'dan, Ankara'dan, İzmir'den, Bursa'dan, Kocaeli’den, Şırnak’tan Antalya'dan, Konya'dan, Bitlis’ten, Eskişehir'den, Trabzon'dan, Diyarbakır’dan, Samsun'dan... Türkiye'nin dört bir yanından insanlar sırf bu organizasyon için Ardahan'a geliyor.

Oteller doluyor mu? Doluyor. Esnaf kazanıyor, restoranlar hareketleniyor. Şehir sosyal medyada günlerce konuşuluyor. Ardahan'ın gölleri, yaylaları, ormanları ve doğal güzellikleri binlerce, belki milyonlarca kişiye ulaşıyor.

...Ardahan'ın gölleri, yaylaları, ormanları ve doğal güzellikleri binlerce, belki milyonlarca kişiye ulaşıyor.

Dahası da var, sadece bisikletle de sınırlı kalmıyor bu vizyon. Van Gölü'nden sonra en büyük gölümüz olan Çıldır Gölü’nde kano ve kürek eğitimleri de başlayacakmış yakın zamanda. Çıldır Gölü gibi bir doğa harikasının sadece kışın buz tuttuğunda değil; yazın da su sporlarıyla, bölgedeki muazzam kuş popülasyonuyla ve doğa turizmiyle anılması için kollar sıvanmış durumda. Eminim ki buralar su sporlarında, kuş gözlemciliğinde Türkiye'nin en iyi yerlerinden biri haline gelecek.

Şimdi sormak lazım; bundan rahatsız olmak yerine destek olmak gerekmez mi?...

 

Bundan rahatsız olmak yerine destek olmak gerekmez mi?

Ben tam tersini düşünüyorum. Keşke Türkiye'nin bütün valileri, kaymakamları görev yaptıkları şehir için böyle projeler üretse. Keşke herkes bulunduğu ili tanıtmak için biraz daha fazla çaba gösterse. Çünkü kamu yöneticiliği sadece evrak imzalamak değildir. Şehre değer katmaktır. İnsanları o şehre çekebilmektir. O şehrin adını duyurabilmektir.

İnan Akgün Alp'i bugüne kadar üslubu ve birçok konudaki duruşuyla beğenen biri oldum. Belki de bu yüzden bu açıklamasına daha çok şaşırdım ve yakıştıramadım. Çünkü bana göre siyaset, insanların kıyafetini değil, yaptığı hizmeti konuşmalıdır. Bir vali görevini yapmıyorsa, vatandaşa tepeden bakıyorsa, şehrini ihmal ediyorsa... Elbette en sert şekilde eleştirilmelidir, arkasından ilk ben giderim. Ama çalışıyorsa, üretiyorsa, şehrini tanıtıyorsa... Onu da takdir edebilmeliyiz.

Ve aklıma ister istemez şu soru geliyor: Acaba Ardahan'ın son dönemde adından daha fazla söz ettirmesi bazı çevreleri rahatsız mı ediyor?

Kimsenin niyetini okumak istemem, belki de hiç alakası yoktur. Ama bu soru insanın aklına gelmiyor da değil yani.

Yıllarca Ardahan birçok konuda Kars'ın gölgesinde kaldı. Turizmde, yatırımda, tanıtımda... Bunun çeşitli sebepleri olabilir. Ancak artık Ardahan'ın kendi markasını oluşturması, kendi potansiyelini göstermesi kimseyi rahatsız etmemeli. Bir şehrin büyümesi, diğer şehrin küçülmesi demek değildir.

Kars da büyüsün, Ardahan da büyüsün, Iğdır da büyüsün, Ağrı da büyüsün. Doğu Anadolu'nun tamamı kazansın. Bizim artık birbirimizin ayağına basan değil, birbirimizi yukarı taşıyan bir anlayışa ihtiyacımız var.

Benim istediğim bürokrat modeli çok net:

Makam odasında oturup sadece protokol ağırlayan değil... Halkın içinde yürüyen, çocuklarla gülen, sporun içinde olan, doğasını tanıtan, şehrine değer katan, insanların gönlünde yer edinen yöneticiler...

Çünkü günün sonunda insanlar koltukları değil, geride bırakılan eserleri ve kendilerine dokunan insanları hatırlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X