HUKUK, SİYASETİN DETERJANI DEĞİLDİR. Arınma mı dediniz? Mutlak bahanedir

23 Haziran 2026 02:32
Cumhuriyetçi cesaret, kişiye sadakat değil, ilkeye sadakattir. Lider vesayetine de yargı vesayetine de hizip vesayetine de aynı cümleyle karşı çıkabilmektir. CHP kişilerin tapulu malı değildir; Cumhuriyet’in siyasal emanetidir.

**

Siyasette bazı kelimeler vardır; ağızdan çıktığı anda temizlemez, kirletir.

Arınma” bunlardan biridir.

Çünkü arınma, kürsüde okunan dua değil, insanın kendi defterini açıp altına imza atmasıdır.

Bugün CHP’nin önüne konulan mesele, bir eski genel başkanın dönüşü, bir yeni genel başkanın koltuğu, bir kurultayın tutanağı değildir.

Mesele bir partinin iradesini delege mi belirleyecek, mahkeme mi?

Sandık mı konuşacak, ara karar mı?

Örgüt mü hesap soracak, cübbe giydirilmiş siyaset mi?

Hukuk, siyasetin deterjanı değildir.

Kirli elleri yıkamak için değil, haksızlığı önlemek için vardır.

Ama hukuk, ikbal kapısına çevrilirse adalet terazisi değil, maymuncuk olur.

O maymuncukla açılan kapıdan giren de temizlenmiş sayılmaz; yalnızca gölgesini büyütür.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “arınma” sözü, bu yüzden aynaya muhtaçtır. Dün adayları merkezden belirleyenler, bugün örgüt ahlakı dersi veremez. Dün yenilgiyi “strateji” diye açıklayanlar, bugün başarıyı mahkeme koridorunda arayamaz.

Dün susan, bugün vicdan kürsüsü kurarsa, insan sorar: Omurganız hangi dosyada kaldı?

Elbette CHP de masumiyet tapınağı değildir.

Belediyelerde, adaylıklarda, delegeliklerde, dost-akraba düzeninde, çıkar ağlarında çürüme varsa üstü örtülmemelidir.

Ama bunun yolu polis barikatı, tedbir kararı, butlan duası değildir.

Yolu üyeye gitmek, önseçim yapmak, hesapları açmak, masumiyet karinesini korumak ve örgütün iradesini işletmektir.

Pir Sultan’ın dediği gibi, düşmanın taşı şaşırtmaz; dostun gülü yaralar. İktidarın taşı bellidir. Yargı mühendisliğinin taşı bellidir. Fakat içeriden gelen gül, partinin kalbine saplanırsa yara derinleşir.

Bugün bulanık suda balık avlayanlar, selden kütük kapanlar, mahalle yanarken saçını tarayanlar unutulmayacaktır.

Çünkü yangın söner; fakat yangın sırasında kimin su, kimin benzin taşıdığı hafızaya kazınır.

Cumhuriyetçi cesaret, kişiye sadakat değil, ilkeye sadakattir.

Lider vesayetine de yargı vesayetine de hizip vesayetine de aynı cümleyle karşı çıkabilmektir.

CHP kişilerin tapulu malı değildir; Cumhuriyet’in siyasal emanetidir.

Bu emaneti kurtaracak olan mahkeme gölgesi değil, açık kurultay güneşidir.

Arınma mı istiyorsunuz? Önce yöntemi temizleyin. Kapıyı polisle değil oyla açın. Sözü tehditle değil hesapla kurun. Partiyi korkudan, biatten, merkez yoklamasından ve çıkar ağlarından kurtarın.

Çünkü demokrasi, iyi insanların niyetine bırakılmış süs eşyası değildir; kötü zamanlarda bile uyulacak usuller bütünüdür.

Usul çürürse söz de çürür. Sandık eğilirse kürsü doğrulamaz.

Bugün partinin ihtiyacı yeni ahlak polisleri değil, eski defterleri de bugünün hesaplarını da aynı masaya koyacak soğukkanlı bir Cumhuriyet aklıdır.

Kim dosyadan, kim sandıktan, kim örgütten, kim halktan yanadır; çıksın söylesin.

Kim makam için susmuş, kim menfaat için eğilmiş, kim yenilgiyi örgüte, başarıyı kendine yazmıştır; ortaya dökülsün.

 Ahlak başkasının alnına yapıştırılan etiket değil, insanın kendi aynasında verdiği sınavdır.

Aynaya bakmadan arınma vaazı verenlerin sesi yüksek çıkar; ama tarih, sesin desibeline değil, duruşun temizliğine bakar. İktidar ve düzen yandaşı medyanın haberlerine değil.

Çünkü memleketin kaderi, dar koridorlarda fısıldanan hesaplara değil, gün ışığında verilen açık oyların ve açık hesapların namusuna teslim edilmelidir; aksi halde halk kaybeder, Cumhuriyet yaralanır ve demokrasi yeniden öksüz kalır.

Gerisi mi?

Butlan değil, mutlak bahanedir...

YORUMLAR
  • Toplam 1 yorum
Coşkun Sayılır 07:05 - 23 Haziran 2026

Başkanın analizi süper ????

0 Beğenmedim

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X