İNSAN BİRAZ DA ÇAY OLMALI!.. Çaylarrr

25 Şubat 2026 03:25
Çay demek, memleket demektir, bu memlekette. Ekseri Rize’dir ama aynı zamanda Trabzon’dur, Artvin’dir, Hopa’dır. Çayına oynanan tavlalarda, “Gelmeyen” zarlara edilen isyanın tanığıdır.

Gönlünde dert olanın çayı demli olur” derler.

Boşuna demezler.

Çay dediğin, sadece suyla yaprak meselesi değildir çünkü.

Biraz bekleyiştir.

Biraz susuştur.

Biraz da insanın içine çökeni, fincanın kenarına oturtma çabasıdır.

Kimse keyfinden demli çay içmez bu memlekette.

İnce belli bardağın içinde sadece çay durmaz.

Geçim derdi durur.

Evlat kaygısı durur.

Yarım kalmış cümleler durur.

Söylenememiş kırgınlıklar durur.

Hele akşam olunca…

Mutfakta bir çay koyulur.

Ocakta su kaynar.

Evde ses azalır.

Televizyon açıktır ama kimse tam izlemez.

Herkes başka bir şeyi düşünür.

Baba bardağı avuçlar.

Anne çayı tazeler.

Çocuk odasında sessizleşir.

Aynı evin içinde, herkes kendi derdine bakar.

Çay, işte o anda konuşur.

Bazılarının çayı açıktır.

Hayat da ona göre hafif geçmiştir belki.

Bazılarının çayı demli olur.

Çünkü yükü fazladır.

Çünkü içine atmıştır.

Çünkü “iyiyim” demeyi öğrenmiştir.

Bu ülkede en çok o kelime yorar insanı:

İyiyim.”

İşi gücü yolunda olmayan “iyiyim” der.

Ay sonunu getiremeyen “iyiyim” der.

Canı yanan “iyiyim” der.

İçinden ağlayıp dışından gülümseyen “iyiyim” der.

Sonra gider…

Bir çay koyar kendine.

Demli.

Çünkü insan bazen kimseye anlatamadığını çaya anlatır.

Kahve gibi gösterişli değildir çay.

Nazı yoktur.

Tören istemez.

Fotoğraf istemez.

Memleket gibidir.

Sade.

Yorgun.

Ama direnen.

Sabah işe yetişirken de vardır.

Esnaf kepenk açarken de vardır.

Adliye koridorunda da vardır.

Hastane kantininde de vardır.

Otogar bekleyişinde de vardır.

Taziye evinde de vardır.

Sevinçte de vardır.

Kederde de…

Çay, bu memleketin ortak dili gibidir.

Birine “gel çay içelim” demek, çoğu zaman “gel biraz insan olalım” demektir.

Çünkü çayın olduğu yerde acele biraz durur.

Öfke biraz iner.

Mesafe biraz kapanır.

İnsan bazen bir bardak çayla barışır hayata.

Ama yine de…

Bazı dertler vardır, çayla da hafiflemez.

Sadece yanında durur çay.

Sessizce.

Terbiyeli bir dost gibi.

İnsanın omzuna el koyamaz.

Ama avucunu ısıtır.

O yüzden demli çay içenlere dikkat edin.

Onlar çoğu zaman en çok gülenlerdir.

En çok toparlayanlardır.

En çok “hallederiz” diyenlerdir.

Çünkü acıyı saklamayı öğrenmişlerdir.

Çünkü dağılma hakkını bile kendilerine çok görmüşlerdir.

Çünkü hayat, onları erken büyütmüştür.

Ve bu memlekette bazı insanlar vardır…

Çayı demli, kalbi yorgun, vicdanı diri.

Onlar olmasa bu ülke çoktan soğurdu.

Bir komşunun kapısını çalan,

Bir dosta gece yarısı yetişen,

Bir lokmayı bölüşen,

Bir cenazede sessizce omuz veren,

Bir çocuğun başını okşayan insanlar…

Onların çayı hep demli olur.

Çünkü gönüllerinde dert vardır.

Ama o dert sadece kendilerine ait değildir.

Memleket derdi vardır.

İnsan derdi vardır.

Adalet derdi vardır.

Ekmek derdi vardır.

Merhamet derdi vardır.

İşte asıl mesele de budur.

Dertsiz olmak marifet değil.

Başkalarının derdini de dert edebilmek marifet.

Çayı demli yapan biraz da budur.

Yani…

Bir gün bir yerde, elinde ince belli bardakla dalıp gitmiş birini görürseniz, hemen “ne düşünüyorsun?” diye sormayın.

Belki anlatamaz.

Belki anlatmak istemez.

Belki anlatsa da eksik kalır.

Sadece yanına oturun.

Çay taze mi?” deyin.

Gerisini hayat söyler.

Çünkü bu memlekette bazı yaralar konuşarak değil, aynı masada susarak iyileşir.

Ve evet…

Gönlünde dert olanın çayı demli olur.

Ama unutmayın:

Çayı demli olanların kalbi de çoğu zaman temiz olur.

Çünkü en çok canı yananlar, kimsenin canı yanmasın diye uğraşır.

Çay demek, memleket demektir, bu memlekette.

Ekseri Rize’dir ama aynı zamanda Trabzon’dur, Artvin’dir, Hopa’dır.

Çayına oynanan tavlalarda, “Gelmeyen” zarlara edilen isyanın tanığıdır.

İşte bu yüzden…

Bu memleket hâlâ dönüyorsa,

Birileri hâlâ birbirine “çay koyayım mı?” diyorsa,

Umut tamamen bitmemiştir!..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X