İŞÇİ, EMEKÇİ… GENÇLER İÇİN CHP bilinçli bir tercih midir?

11 Kasım 2025 07:21
Memleketin beş ayrı yarası. Bugün hepsinin reçetesine tek kelime yazıyor: “CHP”.Peki bu ne?

Gerçek bir “dönüşüm” mü? Yoksa topluca “ehven-i şer polikliniği”ne başvuru mu?

İşçi, artık bordrosuna bakınca siyaset okuyor.

Emekli, maaşını alınca enflasyon grafiğini değil, iktidarın vicdanını ölçüyor.

Üniversite genci, KYK borcuna bakınca anayasadaki “sosyal devlet” maddesini hatırlıyor.

Kadın, sokakta yürürken bile yürürlükteki ceza kanununa değil, iktidarın diline güven duyup duymadığını tartıyor.

İşsiz zaten İŞKUR’dan önce TÜİK’le dalga geçiyor.

Bu insanlar bugün CHP’yi “umut” diye telaffuz ediyorsa…

Bu, CHP gerçekten çok büyüdüğü için mi? Yoksa iktidarın hepsini aynı torbaya doldurup “makbul vatandaş / makbul olmayan vatandaş” diye ayırmaya kalktığı için mi?

Sorunun güzelliği şu: “CHP’ye ilke ve değerlere dayalı mı yöneliş var, yoksa AKP zulmüne karşı şimdilik CHP ile dayanışma mı?

Cevap da tam Türkiye gibi: Hem öyle, hem değil.

Bir kısım için bu, gecikmiş bir yüzleşme: Laiklik, sosyal devlet, hukuk devleti, sendikal haklar, kadın-erkek eşitliği, kuvvetler ayrılığı…

Bugüne kadar “kitap cümlesi” gibi duran kavramlar, elektrik faturasıyla, kira kontratıyla, icra kağıdıyla “gerçek hayata” düştü.

Yani ilk kez milyonlar, soyut bir “cumhuriyet değerleri” tartışmasından değil, çok somut bir “ay sonunu getirememe” travmasından CHP’ye bakıyor.

Ama aynı anda… Bu yönelişin hatırı sayılır bir kısmı “aşk” değil, “mecburiyet”.

İşçi şöyle düşünüyor: “Sendikamı böldüler, grevimi ertelediler, hak arayınca terörist ilan ettiler… Bari sandıkta bariyer olalım.”

Emekli diyor ki: “Yılda iki ikramiye ile, bayram mesajıyla, sadaka diliyle yaşatılmak istemiyorum… Bari bu dili değiştirecek olana yedek lastik olayım.”

Üniversite genci: “Yurt yok, özgürlük yok, bilim yok, üzerine bir de tweet yüzünden ifade verme var… Bari bu karanlık iklime fren olsunlar.”

Kadın: “Her gün birimizin adı haber bülteninde, bir de çıkıp ‘bir kereden bir şey olmaz’ cümleleriyle siyaseten aklama çabası var… Bari bu zihniyete siyasal karşı ağırlık olsun.”

İşsiz: “İşe girmek için torpil, partili referansı, biat kültürü dayatılıyor… Bari bu düzeni en azından tartışmaya açan tarafa mecburen yanaşalım.”

Yani geniş kitleler açısından tablo şu:

CHP, şimdilik “ideal sevgili” değil…

Ama iktidar, resmen “zehirli ilişki”ye dönüştüğü için, toplum “sağlam bir arkadaş” arıyor.

Bu yüzden bugün CHP’ye bakan iki göz var:

Birinci göz, analitik: –“Gerçekten sınıfsal siyaset yapabilecek mi?”

– “Emekliye, işçiye, işsize kaynak yaratırken sermayeyle kavgasını göze alacak mı?”

– “Kadınlar için sadece 8 Mart’ta poz veren parti mi olacak, yoksa yasaların sonuna kadar uygulandığı bir düzen için çatışmayı göze alacak mı?”

 – “Gençleri seçimden seçime hatırlayan değil; özgür üniversite, özgür kampüs için risk alan bir özne olacak mı?”

İkinci göz, refleksif:

– “Şimdilik bunlar olsun, en azından nefes alalım. Sonrasına bakarız.”

Bugünkü yönelişin sırrı tam da burada.

CHP’ye açılan kapı, sadece “tarihsel misyon” kapısı değil, aynı zamanda “şimdilik acil çıkış kapısı”.

İşin acı tarafı şu: Kitleler, CHP’den önce kendilerini değiştirdi.

Emekçi, “ben kimsenin otomatik oy deposu değilim” noktasına geldi.

Emekli, “biz bu Cumhuriyet’in kurucu kuşağının çocuklarıyız” demeye başladı.

Kadın, “yaşam tarzıma müdahale edeni affetmem” çizgisine geldi.

Genç, “bize gelecek değil, gerçekten gelecek lazım” diye bastırıyor.

Soru şu: CHP bu dönüşümü gerçekten anlıyor mu?

Eğer bu yönelişi, “sonunda herkes akıllandı, bize döndü” diye okursa aynı filmi bir kez daha izleriz.

Ama “bu insanlar, AKP zulmüne karşı bir demokrasi, özgürlük ve eşitlik siperinde bizi ön safa koyuyor” diye okursa, işte o gün, ilke ve değerlerle gerçek bir buluşmanın kapısı aralanır.

Son söz:

Bugün işçinin, emeklinin, gencin, kadının, işsizin CHP’ye bakışı, “büyük bir aşk hikâyesi” değil…

Bu, yoğun bakımda bir memleketin, acil serviste “en az zararlı doktoru” seçme çabası.

Eğer CHP, “acil servis nöbetçisi” olmaktan çıkıp “kalıcı tedaviyi üstlenecek hekim” olmayı başarırsa,

işte o zaman sandıkta verilen oy, kerhen dayanışma değil, bilinçli bir tercihe dönüşür.

Bugün umut olarak görülmek bir şanstır. Yarın gerçekten alternatif olabilmek ise, sadece CHP’nin değil, tüm o saydığınız kitlelerin vereceği ortak sınavdır..

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X