EMPERYALİSTLER AMBALAJI KALDIRDI, BARKOD GÖSTERDİ Geçici "kayyum", kalıcı "varil" demokrasisi!!!..
***
“Biz yöneteceğiz.”
Cümle bu kadar.
Ne diplomasi var içinde, ne örtü, ne makyaj… Ne de eski usul “özgürlük getireceğiz” ambalajı.
ABD Başkanı çıkıyor, Venezuela için “ülkeyi biz yöneteceğiz; güvenli, uygun bir geçiş olana kadar biz koşacağız” diyor.
Hatta “Bir grupla yöneteceğiz, düzgün yönetildiğinden emin olacağız” diye ekliyor.
Bakın kelimelere.
“Geçici” diyor… Ama “biz yöneteceğiz” diye ilan ediyor.
Bu, siyasetin “geçici” dediği ama tarihin “işgal” diye kaydettiği o meşhur ara bölgeye benziyor.
Bizim memlekette bunun adı tanıdık: “kayyum.”
Dünyanın başka yerinde adı daha süslü: “geçiş idaresi.”
Ama öz aynı: Seçilmiş-seçilmemiş tartışmasını rafa kaldır, iradeyi askıya al, dümeni “ehil ellere” teslim et.
Kim o ehil eller?
Cevabı da veriyor: Petrol şirketleri.
“Petrol altyapısını yeniden inşa edeceğiz, milyarlarca dolar doğrudan petrol şirketleri ödeyecek, petrol akacak” diyor.
ABD, Venezuela’nın petrol sektöründe “çok güçlü biçimde” yer alacağını söylüyor.
Demokrasi mi?
Hayır.
Uyuşturucu ile mücadele mi?
Belki vitrin.
Asıl sahne arkası daha net: Enerji.
Üstelik bu kez utanma da yok.
TIME’ın aktardığı gibi mesele, “uzun süreli müdahale” sinyali veriyor: “Ülkeyi biz yürüteceğiz” diyerek, geçişin süresini ve sınırını da kendisi belirliyor.
Bir ülkenin devlet başkanını “yakala”, “uçur”, “biz yöneteceğiz” de…
Bu hangi evrensel hukuk kitabında yazıyor?
“Büyük ölçekli saldırı”, “Maduro’nun yakalanması” ve “ABD’nin ülkeyi yönetmesi” gibi, uluslararası düzenin en hassas kırmızıçizgilerine basıyor.
İşin daha karanlık tarafı şu:
Bu model normalleşirse, yarın başka bir güç “ben de komşumun liderini ‘suçlu’ ilan ettim, alıyorum” derse, hangi ilkeyle itiraz edeceksiniz?
ABD iç siyasetinde bile “Kongre devre dışı mı bırakıldı?” tartışmasını ve “tehlikeli emsal” kaygısını büyüttüğünü gösteriyor.
Yani mesele yalnız Venezuela değil.
Mesele, dünyaya “kural” diye satılan şeyin aslında “güç” olduğunun, canlı yayında itirafı.
Dert gerçekten “insan hakları”, “hukuk”, “sivil hayat”, “suçla mücadele” ise…
Netanyahu’ya gelince tablo neden değişiyor?
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Netanyahu hakkında tutuklama kararı bulunduğu, ICC’nin (Uluslararası Ceza Mahkemes) kendi kayıtlarında yer alıyor.
Birleşmiş Milletler’e bağlı bağımsız soruşturma mekanizmalarının, Gazze bağlamında çok ağır ihlaller ve “soykırım” dâhil suç isnatları içeren değerlendirmeleri de kamuya açık.
Ama ABD siyaseti, tam da bu dosyalar büyürken, ICC’ye yaptırım uygulamayı “meşru” görüyor.
Beyaz Saray’ın yayımladığı metin, ICC’yi “meşruiyetsiz ve temelsiz” eylemlerle suçlayıp yaptırımı ilan ediyor.
Şu soruyu sormak gerekmez mi?
Venezuela’da “hukuk” diye girip, Gazze’de hukuku niye kapının dışında bırakıyorsun?
Aslında herkesin bildiği cevabı basit: Hukuk, çıkarın alt başlığı yapılmışsa…
“İnsan hakları” da sadece pazarlama cümlesi olur.
Eskiden işgallere;
“Demokrasi getireceğiz.”
“İstikrar sağlayacağız.”
“Özgürlük.” gibi gerekçeler ileri sürülüyordu.
Şimdi?
“Biz yöneteceğiz.”
“Petrol akacak.”
“Şirketler ödeyecek.”
Yani emperyalistler;
Ambalajı kaldırdılar. Barkodu gösterdiler.
Bu, emperyalizmin pespayeleşmesi değil de nedir?
Üstelik bu pespayelik yalnız dışarıya değil, içeridekine de mesaj:
“Kuralları ben yazarım. İtiraz edeni de ‘suçlu’ diye paketlerim.”
Venezuela halkının iradesi, kendi iç siyasi hesaplaşmaları, kendi yaraları…
Hepsi bir kenara.
Çünkü,petrol var.
Çünkü,jeopolitik var.
Çünkü,rekabet var.
Ve çünkü dünyanın “kayyum” düzeni artık sadece yerel bir hastalık değil; küresel bir yönetim tarzına dönüşüyor.
Bugün Venezuela.
Yarın başka bir ülke.
Öbür gün, başka bir kıta.
Sonra dönüp “dünya neden istikrarsız?” diye soracaklar.
Siz “istikrarı” silahla, “geçişi” kayyumla, “barışı” petrol kontratıyla tarif ederseniz…
Dünya da size ancak şu cevabı verir:
Bu düzenin adı düzen değil;
Zorbalıktır!
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Çarklar, çıkarlar, çöküş ve çıkış 11 Haziran 2026 Perşembe
- Arınma mı dediniz 10 Haziran 2026 Çarşamba
- Dostun gülü, yargının taşı 05 Haziran 2026 Cuma
- Sizleri Asla Unutmayacağız 04 Haziran 2026 Perşembe
- İbrahim'in masası, sarayın kasası 03 Haziran 2026 Çarşamba
- Sivas bildirisinden kurultay çağrısına 02 Haziran 2026 Salı
- Kardeş Kavgasından Cumhuriyetçi Çıkışa 01 Haziran 2026 Pazartesi
- Yankee Go Home 30 Mayıs 2026 Cumartesi
- Sandık yoksa meşruiyet de yok 29 Mayıs 2026 Cuma
- Demokrasiyi gazla dağıtamazsınız 25 Mayıs 2026 Pazartesi