ADALET APARTMANI… İNŞA EDİLMELİ Memlekette ev değil, mucize satıyorlar
Dokunanın parmağı değil, ömrü yanıyor.
Eskiden ev almak, insanın hayatındaki büyük kararlardan biriydi.
Şimdi büyük hata.
Çünkü bir zamanlar ev, aile kurmanın başlangıcıydı…
Bugün borç bataklığının ilk adımı.
Konut krizi değil artık bu, konut ayıbı.
Hani derler ya, “Nerede o eski bayramlar?” Biz onu geçtik… “Nerede o eski kiralar?” diye hatıra defteri karıştırıyoruz.
Sabit gelirli ailelerin yarısı, maaşını daha ayın başında ev sahibine teslim ediyor.
Ev sahibi ne iş yapıyor? Ev sahipliği.
Maaşın yarısı kira, üçte biri aidat…
Gerisi de hayatta kalma mücadelesine sponsor oluyor.
Devlet?
Devlet hâlâ yap-sat müteahhitlerini alkışlıyor.
Emlak sektörü dediğin, bir asansör misali…
Yukarı,yukarı çıkıyor. Bir tek inmiyor. Fiyatlar uzaya ulaştı, ama milletin ayağı yerden kalkamadı.
Bir zamanlar bu ülkenin yüzde 73’ü ev sahibiydi. Bugün 56. “Yaparsa, AK Parti yapar” dediler. Eee yaptılar. Milleti kiracı yaptılar.
Ev sahibi olmak, artık ancak babaannenin çeyiz sandığından tapu çıkarsa mümkün.
İstanbul’da ev almak mı?
Gel de anlat çocuklara…
Sihirli değnek ister. Banka “Buyurun kredi” diyor ama o krediyi ödemek için hatta üç, dört iş yetmiyor…
Asgari ücretin sekiz katı maaşla yaşayacaksın ki bir ihtimal…
Bir ihtimal taksitleri bitene kadar ölmemen gerekecek.
Bugün bir eve 5 milyon lira desen, bankadan 3 milyon kredi alsan… Aylık 80-90 bin lira taksit.
Bu memlekette 90 bin lira maaş alan kaç kişi var? Yok da… Var gibi davranıyoruz.
Hayal satılıyor, ev değil.
Peki gençler?
Ülkeyi taşıyacak olanlar? Onlar için barınmak artık temel hak değil; lüks. Öğrenci evleri, yurtlar, sosyal konutlar… Ne sosyal var, ne konut.
Sosyal devlet nerede?
Sosyal devlet, vatandaşının başını sokacak evi garantileyen devlettir. Sosyal devlet, düşük gelirliye yüksek kira uygun gördüğünde, aslında kendisinin çöktüğünü ilan etmiş devlettir.
Merkezi yönetim ayrı, yerel yönetim ayrı…
İkisinin de karnesi kırık dolu.
Çünkü problem sadece imar değil, zihniyet.
"Vatandaş" değil, "müşteri" görülen bir düzende konut politikası olmaz.
Sosyal adalet olmaz. Barınma hakkı olmaz.
Ve sonra diyorlar ki: “Bu sorunların çözümü zor.”
Hayır efendim, zor olan çözüm değil.
Zor olan, çözme isteği.
Çünkü çözmek için önce bu politik akılla yolları ayırmak gerekiyor.
Gerçekten vatandaşın derdini önceleyen, gerçekten sosyal devlet ilkesine inanan bir anlayış gerekiyor.
Bu ülkenin gençlerini çaresizliğin koynuna itmeye kimsenin hakkı yok. Onlara ev değil, gelecek borçlu kaldık.
Sadece barınma değil, konut değil, adalet lazım bize.
Ya da, adalet apartmanı’nı inşa etmeli artık.
İnsanca yaşama hakkını o çatıda tesis etmek
Çünkü memlekette bir süredir ev satılmıyor…
Mucize satılıyor!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- İran Halkı kazanabilİir mi!.. 11 Mart 2026 Çarşamba
- Mahir gibi olmak 10 Mart 2026 Salı
- "Kaybedersek biz" diye kazananlar, millete kaybettirdiler! 07 Mart 2026 Cumartesi
- Sevinmek mi, üzülmek mi? 06 Mart 2026 Cuma
- Savaşı, korkaklar ister 04 Mart 2026 Çarşamba
- Osuruklu g... Arpa ekmeği bahane!.. 03 Mart 2026 Salı
- Bataklık haritada değil, akılda 02 Mart 2026 Pazartesi
- Ölenin adı değişiyor. Kazanan aynı 01 Mart 2026 Pazar
- Şiiri yaşayıp, acıyı bal eyleyen adam 28 Şubat 2026 Cumartesi
- Acısını yaşayan bizler ve coğrafyamız!... 27 Şubat 2026 Cuma