BUNA HUKUK, BUNA MEŞRUİYET DENMEZ Nefesin kalmasa bile; susma, haykır
**
Bir ülkede hukuk, iktidarın gölgesine sığınırsa, mahkeme kürsüsü adalet dağıtan yer olmaktan çıkar, siyasal mühendisliÄŸin soÄŸuk tezgâhına dönüşür.Â
O tezgâhta yalnız karar yazılmaz; irade biçilir, örgüt dağıtılır, seçilmişler tasfiye edilir, halkın egemenliği kağıt üzerinde boğulur.
 Mutlak butlan kararı budur. İhtiyati tedbir kararı da budur. Adı hukuk, özü siyasettir. Görünüşü yargı, gerçeÄŸi müdahaledir.Â
Mührü mahkemenin, iradesi Saray’ın olan kararların demokrasiye söyleyecek tek sözü vardır:Â
Sus, eğil, teslim ol!
Ama bu ülkenin demokratları susmayacaktır. Çünkü susmak hukuksuzluÄŸa verilen sessiz onaydır.Â
EÄŸilmek, seçilmiÅŸÂ iradeye vurulan darbeyi kabullenmektir.Â
Teslim olmak, parti emekçilerinin yıllarca ilmek ilmek ördüğü mücadeleyi, karanlık dehlizlerde yazılmış birkaç satıra terk etmektir.
Bir siyasi partinin il ve ilçe baÅŸkanları, örgütün iradesiyle seçilir.Â
Onları görevden alma yetkisi, Saray koridorlarında mevzi arayanların deÄŸil, partililerin demokratik iradesinindir.Â
Seçme ve seçilme hakkını askıya alan her karar, yalnız parti hukukuna deÄŸil, anayasal demokrasiye de aykırıdır.Â
Hukukun görevi, iktidarın iştahını doyurmak değil, yurttaşın hakkını korumaktır.
Bugün butlan ve tedbir kılıfıyla yapılmak istenen şey açıktır:Â
Muhalefeti dizayn etmek,Â
örgütlü iradeyi parçalamak,Â
partiyi içerden kuÅŸatmak,Â
seçilmiÅŸÂ kadroları azlederek atanmış gölgeleri ikame etmek.Â
Buna hukuk denmez. Buna meÅŸruiyet denmez.Â
Buna olsa olsa, cübbe giydirilmiş siyasi linç denir.
MeÅŸruiyeti olmayanların aldığı karar da meÅŸru deÄŸildir.Â
Parti emekçilerinin gözünde, gönlünde ve vicdanında bu kararlar yok hükmündedir.Â
Çünkü bir kararın adil sayılması için halkın rızası, örgütün kabulü, vicdanın onayı gerekir.
Bu parti, masa başı hesaplarında deÄŸil, savaÅŸÂ meydanlarında doÄŸdu.Â
Bu partinin damarlarında Kuva-yi Milliye’nin  direnci, bağımsızlık savaşının onuru, halk egemenliÄŸinin ateÅŸi dolaşır.Â
O ateşi ne sarayın soğuk duvarları söndürebilir ne de butlancıların geçici hevesleri.
Bugün yapılacak şey bellidir: Hukuk içinde direnmek, siyaset alanında direnmek,örgütlü akılla direnmek, halkın önünde direnmek.Â
Dilekçeyle, itirazla, kongreyle, kürsüyle, meydanla, sandıkla direnmek.Â
Çünkü haksızlığa karşı susan, yarının zulmüne kefil olur.Â
Normalleşsin diye beklenen her hukuksuzluk, yarın daha büyük bir gaspın önsözüne dönüşür.
Bu nedenle mesele kiÅŸilerin makamı deÄŸil, örgütün namusu, partilinin oyuna sahip çıkıp çıkmayacağıdır.Â
Mesele, iktidarın muhalefeti mahkeme kararlarıyla terbiye etme cüretine karşı demokratik onurun ayaÄŸa kalkıp kalkmayacağıdır.Â
Bu hesaplaÅŸmada tarafsızlık yoktur;Â
Ya iradenin yanında durulur,
Ya da iradeyi boğanların.
Ne iktidarın dayatmaları ne de butlancıların hesapları partililerin iradesinden büyüktür.
Ne atanmış gölgeler seçilmiÅŸ baÅŸkanların yerini alabilir, ne de geçici güç, kalıcı meÅŸruiyet yaratabilir.Â
Tarih, makam odalarında kurulan tuzakları değil, o tuzakları bozanların cesaretini yazar.
Bu yüzden her partili, kendi oyunun bekçisi, kendi onurunun tanığı, kendi örgütünün nöbetçisi olmak zorundadır.Â
Çünkü demokrasi, kendiliÄŸinden yaÅŸayan bir çınar deÄŸildir; emek ister, cesaret ister,direnç ister.Â
Köküne balta vurulduğunda sessiz kalanlar, yarın gölgesiz kalır.
Ve bugün o cesaretin görevi eğilmemek, susmamak, teslim olmamaktır.
Çünkü iradesine sahip çıkmayan bir örgüt, yalnız bugünü değil, yarının özgür, onurlu ve aydınlık Türkiye umutunu da yitirir, kaybeder.
Çünkü bir partinin onuru, tabelasında değil, emekçilerinin omurgasındadır. O omurga eğilmezse, hiç bir butlan kararı tarihi teslim alamaz!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- 30 AÄŸustos: Zaferin tapusu 30 AÄŸustos 2026 Pazar
- Kömür karası, adaletin aynası 29 Ağustos 2026 Cumartesi
- Efsaneler de takvime yenilir 26 Ağustos 2026 Çarşamba
- Paşa paşa yatmak boyun eğmemektir 25 Ağustos 2026 Salı
- Hukukun sustuğu yerde barış mı dediniz 07 Ağustos 2026 Cuma
- Yanlışın alkışçıları 31 Temmuz 2026 Cuma
- Yeni Parti: Bir Programın Anatomisi - 2 28 Temmuz 2026 Salı
- Bir Programın Anatomisi - 1 27 Temmuz 2026 Pazartesi
- Korkunun iktidarı, umudun halkı 23 Temmuz 2026 Perşembe
- Petrol aktı, fatura halka kaldı 17 Temmuz 2026 Cuma