BİR ÇOCUK ÖLÜR: “YAN HASAR” Osuruklu g... Arpa ekmeği bahane!..
**
Ortadoğu’da savaş çıkmaz.
Çıkarılır.
Gerekçe aranmaz.
Yazılır.
Önce manşet hazırlanır.
Sonra füze.
ABD “kaygılıyız” der.
Dünyanın en pahalı kaygısıdır o.
Uçak gemisi eşliğinde gelir.
“Demokrasi” der.
Yanında Tomahawk getirir.
“Uluslararası hukuk” der.
Altına küçük harflerle not düşer:
Bizim yorumumuzdur.
Osuruklu g... arpa ekmeği bahane…
İsrail hükümeti “güvenlik” der.
O kelime sihirli kelimedir.
Her kapıyı açar.
Her eleştiriyi kapatır.
Güvenlik varsa, soru yoktur.
Güvenlik varsa, muhalefet lükstür.
Güvenlik varsa, siviller “istenmeyen sonuçtur.”
Bir şehir yıkılır.
“Operasyon.”
Bir mahalle yanar.
“Önleyici hamle.”
Bir çocuk ölür.
“Yan hasar.”
Yan hasar dedikleri bir annenin hayatıdır.
İran da boş değil.
Orada da “direniş” kutsaldır.
Direniş konuşulurken, işsizlik konuşulmaz.
Direniş konuşulurken, enflasyon konuşulmaz.
Direniş konuşulurken, özgürlük hiç konuşulmaz.
Dışarıda düşman büyür.
İçeride hesap küçülür.
Osuruklu g... arpa ekmeği bahane…
Gerçek ne?
Gerçek şu:
Bu coğrafyada kriz bir ihtiyaçtır.
Tansiyon düşerse, satış düşer.
Gerilim azalırsa, bütçe azalır.
Silah şirketleri barış sevmez.
Enerji devleri istikrarı sevmez.
Lobiciler sakinliği sevmez.
Çünkü sakin dünyada savunma bütçesi şişmez.
Savaşın bile sponsorları vardır.
Barışın sponsoru yoktur.
Bir füze atılır.
Petrol artar.
Dolar yükselir.
Borsa dalgalanır.
Ortadoğu’da bomba patlar.
Bizim pazarda fiyat artar.
Türkiye her krizde aynı yerde:
Televizyonda harita.
Cebimizde zam.
“Kınıyoruz” deriz.
Kınama bizim milli sporumuzdur.
Etkisi sınırlı, dozu yüksek.
“Tarafları itidale davet ediyoruz” deriz.
Sanki mahallede iki komşu kavga etmiş.
Sanki araya girsek bitecek.
Oysa mesele mahalle değil.
Mesele küresel hesap.
ABD için Ortadoğu bir dosyadır.
İsrail için varoluş meselesidir.
İran için rejim sigortasıdır.
Halk içinse, mezarlıktır.
Osuruklu g... arpa ekmeği bahane…
Her seferinde aynı senaryo:
“Tehdit var.”
“Önlem aldık.”
“Karşılık verdik.”
“Gerginlik tırmandı.”
Gerginlik tırmanmaz.
Tırmandırılır.
Sonra ekranlara uzmanlar çıkar.
Harita çizerler.
Ok atarlar.
Strateji anlatırlar.
Hiçbiri cenazeye gitmez.
Çünkü savaş ekran başında analitik,
Saha başında matemdir.
En acısı ne biliyor musunuz?
Bu düzen, barışı radikal sayar.
Barış konuşanı saf sayar.
Savaşı ise “gerçekçilik” diye pazarlar.
Gerçekçilik dedikleri… güçlünün konforudur.
Osuruklu g... arpa ekmeği bahane…
ABD emperyalizmi demokrasi götürmez.
Bağımlılık götürür.
İsrail’in güvenlik siyaseti huzur üretmez.
Sonsuz teyakkuz üretir.
İran’ın direniş siyaseti refah üretmez.
Sürekli kriz üretir.
Ve biz?
Biz haritaya bakarız.
Faturaya bakarız.
Bir de dua ederiz:
“Aman bize sıçramasın.”
Oysa çoktan sıçramıştır.
Markete.
Pompayа.
Cebimize.
Ortadoğu yanarken, dünya çıkar hesaplar.
Yangın sönerse bazıları üşür.
O yüzden kibrit hiç soğumaz.
Asıl mesele şu:
Emperyalizm ve bu küresel düzen, barışla değil, savaş ve gerilimle ayakta durur!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Çarklar, çıkarlar, çöküş ve çıkış 11 Haziran 2026 Perşembe
- Arınma mı dediniz 10 Haziran 2026 Çarşamba
- Dostun gülü, yargının taşı 05 Haziran 2026 Cuma
- Sizleri Asla Unutmayacağız 04 Haziran 2026 Perşembe
- İbrahim'in masası, sarayın kasası 03 Haziran 2026 Çarşamba
- Sivas bildirisinden kurultay çağrısına 02 Haziran 2026 Salı
- Kardeş Kavgasından Cumhuriyetçi Çıkışa 01 Haziran 2026 Pazartesi
- Yankee Go Home 30 Mayıs 2026 Cumartesi
- Sandık yoksa meşruiyet de yok 29 Mayıs 2026 Cuma
- Demokrasiyi gazla dağıtamazsınız 25 Mayıs 2026 Pazartesi