ASRIN ZÜBÜKLERİ!.. Rozet ile Mal İlişkisi!..

03 Şubat 2026 07:02
Bizde öyle mi? Hayır. Bizde dün söyledikleri doğru. Bugün söyledikleri de doğru. İkisinin arasında çelişki yok, çünkü çelişkiyi taşıyan bir şey yok: O m u r g a...

***

Bizde öyle mi? Hayır. Bizde dün söyledikleri doğru. Bugün söyledikleri de doğru. İkisinin arasında çelişki yok, çünkü çelişkiyi taşıyan bir şey yok: O m u r g a...

Bu ülkede bazıları fikir değiştirmez… sadece yakasını değiştirir.

Hani şu (Necat Uygur’a atfedilen) ;

Satın alınabilen her şeye mal denir. O malın yürüyor, konuşuyor ve nefes alıyor olması bir şeyi değiştirmez.” cümlesi var ya...

Şimdi bunu al, siyasetin kapısına as.

Altına da şunu yaz:

Giriş serbesttir, çıkış iktidardan yapılır.”..

Çünkü bizde “istifa” dediğin şey artık istifa değil.

Teslimat fişi.

Kargo takip numarası bile var.

Önce klasik metin geliyor:

Partimle görüş ayrılığı yaşadım.”

“Daha iyi hizmet etmek istiyorum.”

“Milletimizin menfaatleri…”

“Memleketin bekası…”

Bekâ…

Hizmet…

Menfaat…

Bu kelimeler bizde çok çalışkan.

Kimin üstüne koysan yakışıyor.

Dün muhalefetteyken de yakışıyordu, bugün iktidara geçince de yakışıyor.

Sonra fotoğraf…

Sonra rozet…

Sonra alkış…

Sonra o meşhur gülümseme:

Ben aslında hep buradaydım.”

Heh.

Biz de zaten onu diyoruz.

İsmail Saymaz’ın o cümlesi var ya:

CHP’nin verilmiş sadakası varmış… yılın en iyi siyasi transferi…”

Daha iyi özet bulunamaz.

Çünkü memlekette siyaset, bazen ideoloji değil…

Süper Lig.

Kulüpler var.

Forma var.

Taraftar var.

Bir de futbolcu var:

Dün “tek adam” diye bağırıyor.

Bugün “istikrar” diye alkışlıyor.

Dün “israf” diyordu.

Bugün “yatırım hamlesi” diyor.

Dün “yargı bağımsız değil” diyordu.

Bugün “yargıya saygı” diyor.

Aradaki fark ne?

Cümle değişti.

Rozet değişti.

Ama hikâye aynı kaldı:

İnsan fikir değiştirebilir.

Siyasette olur.

Dün başka düşünür, bugün başka düşünür.

Ama bunun bir asgari şartı var:

Dün söylediklerinle hesaplaşacaksın.

Çıkıp diyeceksin ki:

Evet, yanılmışım.”

“Evet, o günkü sözlerim hatalıydı.”

“Evet, o ithamlarımı geri alıyorum.”

Bizde öyle mi?

Hayır.

Bizde dün söyledikleri doğru.

Bugün söyledikleri de doğru.

İkisinin arasında çelişki yok, çünkü çelişkiyi taşıyan bir şey yok:

O m u r g a...

O yüzden de “fikir değiştirdim” demiyor çoğu.

Diyor ki:

Daha çok hizmet edeceğim.”

Hizmet kime?

Millete mi?

Madem millete hizmet edecektin…

O zaman yıllarca niye “bunlar yanlış” dedin?

İşte tam burada “hizmet” kelimesi devreye giriyor.

Şemsiye gibi.

Ne yağsa üstüne açılıyor.

Seçmen bu işin neresinde biliyor musun?

Seçmen afişte.

Seçmen kalabalıkta.

Seçmen sandıkta sayılsın diye var.

Ama karar anında?

Seçmen, “hayırlı olsun” fotoğrafının kadrajında yok.

Onun yerine kim var?

Protokol var.

Kameralar var.

Yeni arkadaşlar var.

Yeni övgüler var.

Ve en tuhafı…

Dün “millet iradesi” diye konuşanlar, bugün milleti “izleyici” yapıyor.

O söz var ya…

Satın alınabilen her şeye mal denir.”

Bazıları “yürüyor” gibi görünür.

Aslında yürümüyor: yanaşıyor.

Bazıları “konuşuyor” gibi görünür.

Aslında konuşmuyor: meşrulaştırıyor.

Bazıları “nefes alıyor” gibi görünür.

Aslında nefes almıyor: koku vermemeye çalışıyor.

 Rozet değişir.

Cümle değişir.

Fotoğraf değişir.

Değişmeyen tek şey, memleketin ezberi:

Ben sana oy verdim… sen beni sattın.”

Ve unutmayalım:

Sandık bazen seçim değildir…

İade kabul bölümüdür!..

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X