HUKUK BAŞKA. EKONOMİK OPERASYON BAŞKA Tavuk, adaletin terazisi ve kayyım
***
Ramazan yaklaşırken beyaz et fiyatları arttığımda devlet önce ihracatı yasakladı.
Çünkü Ankara’nın eski defterinde her sorunun kolay bir cevabı vardır:
Yasakla.
Olmazsa tehdit et.
Yine olmazsa operasyon yap.
Sektöre “ihracatı durdurun” dendi.
Peki, yem ucuzladı mı?
Enerji faturası düştü mü? İlaç, veteriner, civciv, nakliye, işçilik, kredi faizi geriledi mi? Hayır.
Hatta maliyet arttı.
Ama devlet, maliyete değil etikete baktı.
Etiketi görünce de sanıldı ki suçlu raftadır; oysa suçlu çoğu zaman ekonomi politikasının mutfağındadır.
Bizde iktidarlar sebebe dokunmayı sevmez, sonuca bağırır.
Yangına su taşımak yerine, dumanı sorguya çeker.
Tavuğun fiyatı artınca kümese savcı gönderir. Yemin fiyatı artınca dövize bakmaz. Enerjinin fiyatı artınca faturayı okumaz. Faizin bedeli üreticinin sırtına binince, finansman zincirini görmez.
Sonra “fahiş fiyatla mücadele ediyoruz.” cümlesi kurulur.
Mücadele mi?
Fahiş maliyetle mücadele etmeden fahiş fiyatla mücadele edemezsiniz.
Üreticinin yemini, enerjisini, ilacını, veterinerini, personel giderini, finansman maliyetini aşağı çekmeden fiyatı aşağıda tutamazsınız.
Tutarsanız, önce üretici zarar eder. Sonra kapasite kısılır. Sonra işçiler çıkarılır. Sonra arz düşer. Sonra fiyat yeniden artar. Sonra yeni operasyon yapılır. Bu ekonomi değil, kısır döngüdür.
Şimdi beyaz et sektörüne topyekûn kayyım gölgesi düşürülüyor.
Elbette kartel varsa soruşturulsun.
Haksız rekabet varsa cezası verilsin.
Tüketicinin sofrasına uzanan haksız el kırpılsın.
Ama hukuk, piyasa mühendisliğinin sopası haline getirilirse, yarın o sopa yalnız patrona değil, işçiye, tüketiciye ve ülkenin üretim kapasitesine de değer.
Bir şirketi cezalandırmak başka şeydir; bir sektöre korku salmak başka şey.
Denetim başka şeydir; yönetim değiştirme ihtimali bambaşka şey.
Hukuk başka şeydir; ekonomik operasyon başka şey.
Türkiye bu filmi daha önce gördü. Önce “kamu yararı” denir. Sonra şirketlere kayyım atanır. Sonra piyasa oyuncuları değişir. Sonra bazı mallar bazı ellerden çıkar, bazı ellere geçer.
Sonra yıllar sonra dosyalar kapanır; ama şirketler, insanlar, sektörler eski yerine dönemez.
Bu tablo yalnız ticari hayatı değil, hukuk devletini de ilgilendirir.
Çünkü kayyım, sıradan bir idari uyarı değildir. Kayyım, mülkiyet hakkının kalbine dokunan ağır bir tedbirdir.
Hele halka açık şirketlerde bu tedbir, küçük yatırımcının birikimine, emeklilik fonlarına, bankalara, tedarikçilere ve ihracat bağlantılarına kadar uzanır.
Bir imza, yalnız yönetim kurulunu değil, binlerce hanenin hesabını da değiştirir.
Şu soruların sorulması gerekiyor;
Delil mi konuşuyor, yoksa siyasal ihtiyaç mı?
Tüketici mi korunuyor, yoksa sektör yeniden mi dizayn ediliyor?
Pahalı tavuğun hesabı patrona sorulurken, pahalı dövizin, pahalı enerjinin, pahalı faizin hesabı kimden sorulacaktır?
Bir hukuk devletinde soruşturma sessiz, delil açık, yargılama adil olur.
Bizde ise çoğu zaman önce manşet gelir, isimler dolaşıma sokulur, sonra savunma beklenir.
Oysa masumiyet karinesi, zenginlerin lüksü değil, herkesin güvencesidir.
Bugün şirket yöneticisi için çiğnenen ilke, yarın sıradan yurttaşın kapısını çalar.
Devlet aklı dediğiniz şey, öfke ile değil ölçü ile çalışır.
Ölçü kaybolduğunda, adalet terazisi değil, iktidarın kantarı konuşur; kantar da hep güçlünün lehine tartar. Ve o kantarda halkın payına hep eksik gram düşer.
Bugün tavuk ucuzlasın diye alkış tutanlar, yarın işsiz kalan işçiyi, kapanan işletmeyi, düşen üretimi, artan ithalatı ve yeniden yükselen fiyatı görünce şaşırmasın.
Çünkü piyasa polis düdüğüyle yönetilmez.
Ekonomi savcı talimatıyla dengelenmez.
Hukuk, maliyet muhasebesi bilmez; mahkeme kararı yem fiyatını düşürmez.
Devletin görevi tüketiciyi korumaktır, doğrudur. Ama tüketiciyi korumanın yolu üreticiyi boğmak değildir.
Gıda güvenliği, ancak üretim güvenliğiyle sağlanır.
Üreticinin güvenmediği ülkede tüketici de güvenle alışveriş yapamaz.
Mesele tavuk değildir.
Mesele, devletin terazisidir.
Terazi eğrilirse, fiyat da şaşar, adalet de...
KAPAK KONUSU FOTO
Tavukçulara kayyum atındı: Genç tavuklar rahatsız
https://www.youtube.com/watch?v=Dmh14oxOlDI
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- O satıh, halkın iradesidir! 25 Haziran 2026 Perşembe
- Kurultayı beklerken 24 Haziran 2026 Çarşamba
- Arınma mı dediniz? Mutlak bahanedir 23 Haziran 2026 Salı
- Saray operasyonu mu, saraya da mı operasyon 22 Haziran 2026 Pazartesi
- Haritadan silinen Batı yakası 19 Haziran 2026 Cuma
- Her yer Samsun olmadan asla 16 Haziran 2026 Salı
- Çarklar, çıkarlar, çöküş ve çıkış 11 Haziran 2026 Perşembe
- Arınma mı dediniz 10 Haziran 2026 Çarşamba
- Dostun gülü, yargının taşı 05 Haziran 2026 Cuma
- Sizleri Asla Unutmayacağız 04 Haziran 2026 Perşembe