ESKİ ALIŞKANLIKLAR. YENİ LOGO Yanlışın alkışçıları
Yanlışı alkışlıyorsan fikrin; eğriyle doğruyu ayıramıyorsan aklın; yalana sahip çıkıyorsan ahlakın yoktur.
Bu sözler boşuna söylenmemiştir.
Memlekette bugün alkış bol, ekmek azdır.
Sarayın ışıkları yanarken emeklinin mutfağında tencere kararır.
İktidar, enflasyonu kâğıt üzerinde küçültür; pazardaki domates, kasaptaki et, gerçeği büyütür.
Yoksulluk artık istatistik değil, evin sessizliğidir.
İşsizliğin en ağır biçimi ise yalnızca iş bulamamak değil; çalışırken de geçinememektir.
Tarla ekilmez, ahır boşalır, üretici borca gömülür.
Sonra ithalat “başarı”, zam “güncelleme”, yoksulluk “sabır” diye pazarlanır.
Ekonomiyi yönetenler halka kemer taktırır, kendileri makam araçlarında gevşer.
Buna politika değil, ayrıcalığın mali disiplini denir.
Eğitimde çocuklar sınava, öğretmenler mülakata, üniversiteler itaate mahkûm edilir.
Bilgi değersizleşirken diploma çoğalır; düşünce azalırken bina yükselir.
Kurumların tabelası yerinde durur, fakat içinden ciddiyet çekilip alınır.
Ehliyet ve liyakat kapıda bekletilir; itaat ile sadakat protokolde başköşeye oturtulur.
Böyle bir düzende devlet yönetilmez, yalnızca emir dağıtır.
Hukukta da sözlük değiştirilmiştir.
Muhalifsen şüpheli, eleştiriyorsan tehlikeli, örgütlüysen suçlu sayılırsın.
Gazeteci haberinden, öğrenci sloganından, öğretmen itirazından, madenci ekmeğinden, çevreci ağacından, bilim insanı gerçeğinden sanık edilir.
Önce suçlu ilan edilir, sonra dosyası hazırlanır. İtirafçı bulunur, iftira tutanağa geçirilir, tutuklama cezaya çevrilir.
Oysa hukuk, iktidarın sopası değil; yurttaşın kalkanıdır.
Masumiyet karinesi, doğal hâkim, somut delil ve gerekçeli karar süs değil, devlet olmanın asgari şartıdır.
CHP’ye ve belediyelerine yönelen operasyonlar, eski genel başkan üzerinden yapılan operasyonlarla, sandıkla değiştirilemeyeni mahkeme koridorlarında değiştirme görüntüsü yaratmaktadır.
İktidar “yargı bağımsız” dedikçe, yurttaş dosyaların neden hep aynı siyasi kapıya çıktığını sormaktadır.
Her hafta farklı bir belediye kapısında sabah baskını, başka bir seçilmişin önünde kelepçe görüntüsü beliriyor.
Suç varsa elbette soruşturulur; fakat soruşturmanın yönü sürekli muhalefeti gösteriyor, iktidarın kapısında pusula şaşıyorsa, mesele yalnız ceza hukuku değildir.
Bu, “düşman ceza hukuku”nun siyasete tercümesidir: Önce düşmanı seç, sonra suçu ara.
Muhalefet ise yalnız mağduriyet anlatmakla yetinemez.
Bölünmeye karşı örgüt, korkuya karşı dayanışma, propagandaya karşı belge, umutsuzluğa karşı program kurmalıdır.
Halkın öfkesi kendiliğinden iktidar olmaz; örgütlenmeyen öfke, akşam haberlerinde tükenen bir gürültüdür.
Sandığı beklemek yetmez; sandığa giden yolu, hukuku, basını, sendikayı, sokağı ve yurttaşlık bilincini birlikte savunmak gerekir.
Büyük umutlarla kurulan Yeni Parti’nin sınavı burada başlar.
Yeni olmak, tabelayı değiştirmek değildir.
Eski alışkanlıkları yeni logoyla taşımak hiç değildir.
İşçiye, emekliye, çiftçiye, gence dokunan kamucu bir ekonomi; bağımsız yargı; liyakatli devlet; temiz siyaset; cesur kadrolar ve mahalle mahalle örgütlenme gerekir.
Parti, halkın önüne yalnız öfke değil çözüm; yalnız lider değil kadro; yalnız slogan değil takvim koymalıdır.
Tek adam rejimi ancak tek bir kahramanla değil, milyonların ortak iradesiyle biter.
Değişim, kurtarıcı bekleyenlerin değil, sorumluluk alanların eseridir.
Ve örgütlü halk, en karanlık saraydan daha güçlüdür, bunu asla unutmayalım.
Çünkü umut alkış istemez.
Akıl ister.
Ahlak ister.
Cesaret ister!..
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- Hukukun sustuğu yerde barış mı dediniz 07 Ağustos 2026 Cuma
- Yeni Parti: Bir Programın Anatomisi - 2 28 Temmuz 2026 Salı
- Bir Programın Anatomisi - 1 27 Temmuz 2026 Pazartesi
- Korkunun iktidarı, umudun halkı 23 Temmuz 2026 Perşembe
- Petrol aktı, fatura halka kaldı 17 Temmuz 2026 Cuma
- 15 Temmuz’un illiyet zinciri 16 Temmuz 2026 Perşembe
- Kurtarıcı Bekleyenler Cumhuriyeti 14 Temmuz 2026 Salı
- Savunma susturulamaz, adalet şikâyetle örtülemez 13 Temmuz 2026 Pazartesi
- Bir Çöküşün Anatomisi 10 Temmuz 2026 Cuma
- Tedbirle gelenlerin tarihi sınavı 09 Temmuz 2026 Perşembe