HER SLOGANIN HİKÂYESİ VAR Erkek vuruyor devlet koruyor Yoğurtçu'da türedi
1985’te eşinden şiddet gören hamile kadın boşanma davası açtı. Hâkim, ‘Karının sırtını sopasız, karnını sıpasız bırakmayacaksın’ dedi. 1987’de Kadıköy Yoğurtçu Parkı’ndaki ilk feminist eylemde, “Erkek vuruyor devlet koruyor” türedi
Yazı Dizisi: 116’ncı yılında 8 Mart – 8
Bölüm: Dünyada ve Anadolu’da Kadın Mücadele Tarihi – 2
CHP Çayırova Kadın Kolları’nın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle bir gün öncesinden düzenlediği “Kadın Gücü: Haklarımızı Bilmek. Mücadeleyi Büyütmek” başlıklı seminerinde;
Parti eğitmenlerinden CHP Gebze İlçe Sekreteri ve önceki dönem kurultay delegesi Dilesen Karataş’ın “Dünyada ve Anadolu’da Kadın Mücadele Tarihi / Kıvılcımlar, Direnişler ve Kazanımlar” sunumundan, dünden devam
TÜRKİYE’DE İLK 8 MART
Türkiye'de ilk 8 Mart, 1921'de iki komünist kız kardeş, Rahime Selimova ve Cemile Nuşirnovana tarafından Ankara'da bir dağ evinde kutlandı. Daha sonra yasaklandı. Kadınlar 1975’de bir girişimde daha bulundu. Ülkemizde ilk kitlesel 8 Mart kutlaması, 1976'da yapıldı. 1980 askeri darbesi ile yine yasaklar geldi.
1984'ten sonra kadınlar yeniden harekete geçti. Artan erkek şiddeti, istihdamda eşitsizlik, siyasi temsil eksikliği kadınları sokağa çıkarıyor. Yine yasaklar vardı, yine polis müdahaleleri, gözaltılar vardı ama kadınlar vazgeçmedi. Kadın cinayetleri ve kadına şiddetin toplumsal mesele olarak görünür olmasını sağladılar bu eylemlerle. Eşitlik ve yaşam hakkının politik başlık haline gelmesini sağladılar.
Günümüzde 8 Martlar ve 25 Kasımlarda, Anneler Gününde birçok kamu spotu niteliğinde yayın yapılar. İşte bunların tamamı bu mücadelenin ürünüdür.
DÜNYADA İLK KADIN ÖRGÜTLENMESİ
ANADOLU’NUN ERKEN ÖRNEĞİ: BACIYAN-I RUM
Anadolu’da kadınların örgütlü varlığı modern döneme ait değildir.
Ahi Teşkilatı’nın bir kolu olarak ortaya çıkar.
Bacıyan-ı Rum örgütünün lideri Fatma Bacı, Ahilerin lideri Ahi Evran’ın eşidir.
Hacıbektaş’ın evlatlığı ve ilmi varisi olan Fatma Bacı’nın adı da o tarihten sonra “Kadıncık Ana” olarak anılmaya başlamıştır.
- yüzyılda ortaya çıkan Bacıyan-ı Rum, yalnızca sosyal bir dayanışma ağı değil; üretim, eğitim ve toplumsal savunma alanlarında aktif bir kadın teşkilatıydı.
Dünyada ilk kooperatifçilik örneğidir.
Moğol istilasına karşı kentlerini savunmuşlardır.
Bu yapı, Anadolu’da kadınların tarihsel olarak “ev içi” ile sınırlı olmadığını; üretim ve toplumsal organizasyonun içinde yer aldığını gösterir.
Mesleki anlamda insanlara destek olan Ahi Evran'ın eşi, kadınlar için de aynısını yaptı ve bir dernek oluşturdu. İlk önce yetim çocuklara, dul kadınlara dayanışma için kurulan dernek bir süre sonra meslek de öğretmeye başladı. El emeği ürünleri bir pazarda, panayırda satmaya başlayan kadınlar ev ekonomisine de katkıda bulundu.
Birçok yerde Moğol istilasına direnmeden kentlerini teslim edenler varken o bölgede kadınlar ve o bölgenin insanları direnmişler, kentlerini teslim etmediler. Bu coğrafyanın bence kaderi bu; genetiğinde var o direnç, mücadele.
OSMANLI’DA İLK KADIN DERGİSİ
Cumhuriyet öncesi Osmanlı'da da kadın mücadelesi vardı. Kadınlar orada da mücadele ediyorlardı ve birçok yayın, gazete çıkarıyorlardı. Bunların en önemlisi "Kadınların Dünyası"; çünkü feminist bir yaklaşımı vardı. Dergi Ulviye Mevlan tarafından yayınlandı.
Ulviye Mevlan, ‘Kadınlık meselesi bir hak meselesi, hürriyet meselesidir. Kadın asırlardır yaşadığı esir hayattan bıkmıştır. Kadınlar erkeklerin güzel sözlerine kanmayın, kurtuluş sizin ellerinizde’ der.
Ulviye Mevlan’a destek olarak Fatma Nesibe Hanım, beyaz konferanslar düzenler. Yaklaşık 10 konferansta 300 kadına ulaşabilir.
O dönem Enver Paşa da bir kadın cemiyeti kurar ama hiç kadın üyesi yoktur.
Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti yine kadınların birlikte mücadele için kurdukları bir cemiyet.
Osmanlı’nın son döneminde kadınlar dernek kurdular, gazeteler çıkardılar, eğitim hakkı talep ettiler.
Bu dönemin en önemli isimlerinden biri de Nezihe Muhiddin'dir Kadınların siyasal temsilini savundu ve örgütlenme girişimlerinde bulundu. Milli Mücadele yıllarında kadınlar yalnızca destekçi değil, doğrudan mücadeleciydi.
Nezihe Muhiddin, ‘Kadın Halk Fırkası’nı kurdu. İlk kadın siyasi partisi de diyebiliriz bunun için.
İlgili fotoğrafta;
Oturanlar sağdan; Nesime İbrahim, Nimet Rumeyde, Zeliha, Feyza Emrullah.
Ayakta duranlar sağdan; Fırkanın müşaviri Fethi Bey, Saniye Hanım, Latife Bekir, Nezihe Muhiddin, Şukufe Nihal, Muhsine Salih, Matlube Ömer hanımefendiler.
Halide Edib Adıvar yine o dönemin en önemli isimlerinden biridir. Milli mücadeleyi destekleyen mitingler düzenledi, cephe gerisinde örgütlenme yaptı, ulusal mücadelede aktif rol üstlendi. Cumhuriyet dönemindeki bu toplumsal birikim hukuki kazanımlara dönüştü.
Halide Edib Adıvar, ‘Hükümetler düşmanımız ama milletler dostumuzdur’ der. ‘Yaşasın halkların kardeşliği’ sloganı da buradan doğar.
TÜRKİYE’DE KADIN MÜCADELESİ
CUMHURİYET ÖNCESİ VE SONRASI
Kadınların bu mücadelesi onlara 1930'larda seçme, 1934'te seçme ve seçilme hakkını kazandırdı. Bu kazanımlar kadınların örgütlü mücadelesinin sonucuydu. Kadınların bugünkü yurttaşlık statüsü işte bu mücadelenin ürünüdür.
24 Eylül 1934 tarihli Vakit Gazetesi’nde; İstanbul Genel Meclisi’ne aday gösterilen kadınlar;
Celile Fikret, Hayriye Emin, Makbule Erat, Refika Hulusi Behçet, Latife Bekir, Safiye Hüseyin, Kaniye Hanım, Mebrure Gönenç, Hatı Çırpan, Türkan Örs Baştuğ, Sabiha Gökçül Erbay, Şekibe İnsel, Hatice Özgener, Huriye Öniz Baha, Fatma Memik, Nakiye Elgün, Fakihe Öymen, Benal Nevzat İştar Arıman, Ferruh Güpgüp, Bahire Bediz Morova Aydilek, Mihri Pektaş, Meliha Ulaş, Esma Nayman, Sabiha Görkey, Seniha Hızal
Günümüzde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 130 milletvekilinin içinde sadece 28’i kadın. Mecliste sadece 118 kadın milletvekilimiz var Aslında sonuç çok değişmemiş. Temsil noktasında sadece vitrini süsleyen ya da o kotayı dolduran varlıklar olarak varız. Yani, ‘Bunu yapmadık, bu eksik kaldı’ dedirtmemek için bizi oraya alıyorlar aslında.
AKP’de 275 milletvekilinin 51’i kadın. Oran: Yüzde 18.55
CHP’de 138 milletvekilinin 28’i kadın. Oran: Yüzde 20.29
DEM Parti’de 56 milletvekilinin 27’si kadın. Oran: Yüzde 48.21
MHP’de 47 milletvekilinin 4’ü kadın. Oran: Yüzde 8.51
İYİ Parti’de 30 milletvekilinin 3’ü kadın. Oran: Yüzde 10
Yeni Yol Partisi’nde 20 milletvekilinin 2’si kadın. Oran: Yüzde 10
TİP’te 3 milletvekilinin 1’i kadın. Oran: Yüzde 33.33
Demokratik Bölgeler Partisi’nde 2 milletvekilinin 1’i kadın. Oran: Yüzde 50
Emek Partisi’nde 2 milletvekilinin 1’i kadın. Oran: Yüzde 50
8 bağımsız milletvekilinin arasında kadın yok.
4’er milletvekiline sahip Hür Dava ve Yeniden Refah; 1’er milletvekiline sahip Saadet, Demokratik Sol ve Demokrat Partilerin kadın milletvekili yok.
Toplamda 592 milletvekili olan TBMM’de 118 kadın milletvekilinin oranı, yüzde 19.93. Buna karşın 474 erkek milletvekilinin oranı ise yüzde 80.07
İLK MÜSLÜMAN KADIN OYUNCU: AFİFE JALE…
Afife Jale'yi. İlk Müslüman kadın oyuncu. O dönemler Müslüman kadınların sanatsal faaliyetlerde, sahnelerde rol alması yasaktı.
Afife Jale uğraştı, emek verdi, sahneye çıktı; her oyun bitimi yakalanıp tutuklanmamak için koştur koştur kaçtı. En sonunda yakalandı ve tutuklandı.
Sağlık problemi, ciddi baş ağrıları vardı. Doktoru morfin tedavisi uyguladı. Onu morfinman yaptı. Durumundan yararlanıp taciz etti.
Evlendi. Eşi sanatını destekledi. Morfin nedeniyle sanatına devam edemedi ve öldü.
İLK KADIN TİYATRO YAZARI: FATMA NUDİYE YALÇI
Fatma Nudiye Yalçı. Devrimci. İlk kadın tiyatro yazarı. Afife Jale gibi mücadele etti ve hayatın içinde yer aldı, tutuklandı ve şiddete maruz kaldı.
Eşi, ‘Sen mesleğini icra edebilirsin, evde sana bir ofis kurarız, evde çalışırsın’ der. Bu duruma bir süre katlandı, sonra eşinden ayrıldı ve Hikmet Kıvılcımlı ile tanıştı. Mücadelesi orada başladı. Politik mücadelesini Nazımlarla beraber sürdürdü, onlarla beraber cezaevine girip çıktı.
Hikmet Kıvılcımlı sağlık problemleri başladığında kurduğu partinin başına Fatma Nudiye Yalçı’nın gelmesini önerdi. Ama erkekler, ‘Partiyi bir kadına mı bırakacağız?’ diye karşı çıktı. Karşı çıkanlar bugünkü TİP’in geleneği, TKP’nin kurucuları. Fatma Nudiye Yalçı partiden uzaklaştırıldı ve şüpheli/şaibeli bir şekilde öldü.
TÜRKİYE’DE İLK FEMİNİST EYLEM
Cumhuriyet'te elde edilen hukuki haklar çalışma yaşamında otomatik olarak eşitlik getirmedi.
Özelleştirmeler, güvencesiz çalışma, düşük ücret ve sendikasızlaştırma kadın emeğini yeniden mücadele alanına taşıdı, kadını tekrar sokaklara çıkardı.
10 Eylül 1985’te eşinden şiddet gören hamile bir kadın boşanma davası açtı. Hâkim talebi, ‘Karının sırtını sopasız, karnını sıpasız bırakmayacaksın’ diyerek ret etti.
17 Mayıs 1987’de feministler, Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda buluşarak, ‘Dayağa paydos’ adı altında ilk sokak eylemlerini yaptı. Bu ilk feminist eylem olarak tarihe yazıldı.
‘Erkek vuruyor, devlet koruyor’ sloganı buradan türedi.
Dizide/Bölümde dün
İhtiyaçtan doğdu. İsyanla göründü
Kadınlar her hakkı ağır bedeller ile edindi
https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/kadinlar-her-hakki-agir-bedeller-ile-edindi/3276.html
Dizide/Bölümde yarın
Tekel direnişi
Belediye ve kamu emekçisi kadınların mücadelesi
Fabrika ve atölye direnişleri
Kadın direnişlerinin ortak özelliği
Bergama… Cumartesi anneleri