Giriş gelişme sonuç Komisyonlar muhalefetsiz karar alacak
KBB Meclisinin dünkü toplantısında ilk gündem, Yeni Parti’ye geçen meclis üyelerinin komisyonlara seçilmesi idi. Küçükkaya’nın gündem dışı konuşmasında gerilim tavan yaptı ve Yeni Partililer ayrıldı. Komisyonlar, eylül meclisine kadar muhalefetsiz toplanacak
Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin dün gerçekleşen ağustos ayı olağan toplantısı aksiyonlu başladı. Yüksek tansiyonlu sürdü. Gerilimle devam etti. Dingin sona erdi.
KBB’nin resmi sitesinde hala CHP’li gözüken Yeni Partili meclis üyelerinin henüz gündem maddeleri görüşülmeden salonu terk etmesi, CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye geçtiklerine dair istifa dilekçelerini meclisten önce tamamlamamış olmalarından ötürü, komisyonların Yeni Partili üyelerinin belirlenmesi için gündemin birinci maddesinde yer alan ‘Komisyon ara seçim’i görüşülmedi ve gerçekleşmedi. Eylül ayı olağan meclis toplantısı öncesi tüm komisyon toplantıları, muhalefetsiz gerçekleşecek.
KBB Meclisinin ağustos ayı olağan toplantısı dün KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın başkanlığında gerçekleşti. Gündemin birinci maddesinde “İhtisas komisyonu seçimleri” yer aldı.
Bu seçimlerin gerçekleşmesi için öncelikle tamamı CHP’den İYİ Parti’ye geçen 25 meclis üyesinin yasa gereği KBB’ye de CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye geçtiklerine dair dilekçelerin verilmesi gerekiyordu. Meclis öncesi istifa dilekçelerinin tamamlanıp teslim edilmediği anlaşıldı.
Bilindiği üzere İzmit Belediye Başkanı Av.Fatma Kaplan Hürriyet, İzmit Belediyesi’ne yönelik soruşturmadan ötürü tutuklu yargılanıyor. Yerine İzmit Belediye Başkanvekilliğine seçilen Lütfü Obuz ile Karamürsel Belediye Başkanı Ahmet Çalık’ın dilekçelerinin eksik olduğu görüldü. Dünkü toplantıya katılan Ahmet Çalık’ın istifa dilekçesi o esnada alındı. 2024’teki yerel seçimlerde İzmit Belediye Meclisine seçilen ancak KBB Meclisine giremeyen, dünkü toplantıda da yer almayan Lütfü Obuz’un istifa dilekçesi kendisine ulaşılarak istendi. KBB Başkanvekili Berna Abiş bu esnada, vakit kazanılması için meclisin ilk gündem maddesinin, meclis sonunda görüşülmesini önerdi ancak Başkan Büyükakın buna gerek olmadığını belirtip, “Bekleyelim” dedi.
Bu esnada da CHP Grup Başkanvekili Ümit Küçükkaya gündem dışı söz istedi ve meclis kürsüsünden, CHP’deki mutlak butlan kararı sonrası niçin CHP’den istifa edip Yeni Parti’ye geçtiklerine dair konuşacağını söyledi. KBB Başkanı Tahir Büyükakın ise meclisin birinci gündem maddesine uyumlu şekilde, ihtisas komisyonunun Yeni Partili üyelerinin belirlenmesine ilişkin olması kaydıyla söz hakkı verebileceğini, Küçükkaya’nın sözünü ettiği konunun meclisin konusu olamayacağını söyledi. 8 – 10 dakika kadar süren tartışma sonrası Küçükkaya konuşmasını yazılı metinden yapmaya başladı.
“Siyaset yalnızca bir partinin çatısı altında bulunmak değildir. Siyaset inandığımız değerleri, hukuku, demokrasiyi ve milletin iradesini savunma zorunluluğudur. Biz bugün Cumhuriyet Halk Partisinden ayrılırken bir ömürlük siyasi mücadeleyi bir kalemde silmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasal hayatında önemli bir yere sahip olan, Cumhuriyet'in kurucu iradesinden doğmuş büyük bir siyasi gelenektir. Bu geleneğe olan saygımızı muhafaza ediyoruz. Tüm değerleri yüreğimizde mıh gibi durmakta ve tüm CHP'liler öz kardeşlerimizden farksızdırlar. Ancak siyaset insanlara sadece geçmişi hatırlatma değil, geleceğe dair hesap verme sorumluluğu da yükler.
Türkiye yakın siyasi tarihin en önemli dönemlerinden geçti. Ergenekon sürecinde hukuk ile siyaset arasındaki çizginin nasıl tartışmalı hale geldiğini hep birlikte gördük. O günlerde birçok insan, ‘Hukuk siyasetin aracı haline gelirse yarın ne olur?’ diye sordu. Bugün aynı soruyu başka bir zeminde yeniden sormak zorundayız. Bir siyasi partinin kaderi üyelerinin ve delegelerinin iradesi dışında belirlenebilir mi? Mutlak butlan tartışmaları sırasında bizim itirazımız tam olarak da buydu. Mesele yalnızca bir genel başkanın, bir yönetimin veya bir kurultayın meselesi değildir. Mesele siyasi partilerde iradenin kime olduğuna dairdir.
Biz siyasette şuna inanıyoruz: Sandık varsa siyaset vardır, irade varsa parti vardır, hukuk varsa demokrasi vardır. Bunlardan birini kaybettiğiniz zaman geriye yalnızca tabela ve makamlar kalır.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi içerisinde yıllarca mücadele ettik, eleştirdik, savunduk, zaman zaman itiraz ettik. Bunu hiçbir zaman kişisel bir hesaplaşma olarak görmedik, bugün de görmüyoruz. Bizim meselemiz kişiler değil, bizim meselemiz siyasi iradenin tabandan tavana doğru işlemesidir. Bir meclis üyesinin iradesi yok sayılıyorsa, örgütün iradesi yok sayılıyorsa, delegenin iradesi tartışmaya açılıyorsa orada yalnızca bir parti içi problemden söz etmiyoruz demektir.
Türkiye'de demokrasinin nasıl işlemesi gerektiğini tartışıyoruz. Biz dün ne söylediysek bugün de aynı şeyleri söylüyoruz. Meclis iradesine saygı duyulmalıdır, örgüt iradesine saygı duyulmalıdır, sandığın iradesine saygı duyulmalıdır. Bunu söylemek partiye karşı olmak değildir. Tam tersine bir siyasi partinin daha demokratik, daha güçlü, daha itibarlı olması gerektiğine inanmanın sonucudur.
Bugün Yeni Parti’iye geçme kararımız bir makam, bir koltuk veya kişisel bir hesap değildir. Bu karar siyasette yeni bir yol açılması gerektiğine dair inancımızın sonucudur. Biz yeni bir tabela peşinde değiliz, yeni bir siyasi anlayışın peşindeyiz. Türkiye'nin ihtiyacı birbirini susturan değil, birbirini dinleyen; liderin iradesini milletin iradesinin önüne koymayan; hukuku konjonktüre göre yorumlamayan; geçmişten ders çıkartan, geleceğe güven veren bir siyasettir.
Ergenekon deneyiminden, parti içi krizlerden, kurultay tartışmalarından ve mutlak butlan sürecinden çıkartılması gereken ders aynıdır: Hukuk kişiye göre değişmemelidir, demokrasi şartlara göre uygulanmamalıdır.
O yüzden Milli Görüş gömleğini çıkaran yenilikçi hareketin aksine biz Atatürk ilkelerine daha sıkı sıkıya bağlı, demokrasi aşkıyla yeni bir yola çıkıyoruz.
Bu kararı almamız kolay olmadı. Cumhurbaşkanı adayımız elimizden alındı, belediye başkanlarımız elimizden alındı, ilçe başkanlarımız elimizden alındı, partimiz elimizden alındı ve nihayetinde dostlarımız elimizden alındı. Ama laik, üniter Cumhuriyet'imizi elimizden kimse alamayacak.
Hiçbir şey olmamış, her şey normal gitmiş gibi davranmamızı bizden kimse bekleyemez. Biz kimsenin avukatı veya savcısı değiliz. Lakin Ergenekon ve Fenerbahçe davalarında siyasetin avukat-savcı oyununu da unutmuş değiliz. Suçlanan bazıları yine Fenerbahçe Başkanı, bazıları ise maalesef şu an aramızda yok. Kuddusi Okkır kasaydı, cenazesini belediye kaldırdı. Türkan Saylan aramızda değil, Ali Tatar intihar etti ve daha nice acı çeken yüzlerce kişi. Bir, ‘Allah affetsin’ ile, ‘Aldatıldık’ ile süreç geçiştirildi.
FETÖ ilişkileri olan onlarca belediye başkanına el çektirdiniz, hiçbiri tutuklu yargılanmadı. Bakanlığa deterjan satan Bakan eşleri ve Bakanlar sokaklarda. Sizin büyük abinizin, ‘Ankara'yı parsel parsel sattı’ dediği belediye başkanınızın oğlu şu an mecliste. Altın kaçakçılığı suçlamasıyla suçlanan vekiller basit bir istifa ile geçiştirildi. Pudra şekeri seven bürokratlar halen görevlerinde. Kendiniz tarafından suçlananların, kadrosuna dokunulmuyor. Sizde neden kimse tutuklu yargılanmıyor? Sizde neden herkesin masumiyet karinesi korunuyor? Mantık arıyoruz, biz kimsenin ne avukatıyız ne savcısıyız ama yaşananları adalet terazisine maalesef oturtamıyoruz.
Hukukta eşitlik: Belediye başkanlarının yargılanma süreci hepinizin malumu. İçişleri Bakanlığının onayıyla bakanlık müfettişleriyle gerçekleştiren süreçlerden aklanan başkanlar, özel ve görevlendirilmiş savcılarla masumiyet karinesi yok sayılarak suçlanıyor. Kendi bakanlığınızın müfettişlerine güvenmiyor musunuz? Bu ülke buna benzer süreçleri acı tecrübelerle öğrendi. Bu süreçlerde herkesi rahatlatacak bir hukuk çıkmayacağı aşikar. Bir an için kendinizi başına bu süreçlerin geldiğini düşünün. Hizmet ederken tüm sevdiklerinizden uzak, bir kumpas ağına düştüğünüzü düşünün. Sadece bir anlık için bir empati istiyoruz sizden.
Hz. Ali bu konuyla ilgili, ‘100 kişi içinden bir kişi masumsa o masumun hakkı için 100 kişiyi affedin’ demiş. Sizler 100 kişi içinde bir kişi suçluysa 100 kişiyi de baştan suçlu ilan ediyorsunuz. Üzülerek söylemek isterim ki ne masumiyet karinesi ne insanlık onuruyla dertleniyorsunuz.
Siyaseti bir an için unutun çünkü acı çeken insanların hikâyesini dinlediğimizde hepiniz kuşkusuz ‘Lanet olsun siyasete’ diyeceksiniz.”
Mehmet Ümit Küçükkaya bu süreçte tutuklu yargılanan İzmit Belediye Başkanı Av.Fatma Kaplan Hürriyet ve CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın ve ailelerinin, çocuklarının yaşadığı mağduriyete dair konuşmasını sürdürürken AKP sıralarından da tepkiler artmaya başladı ve meclis yeni bir tartışma ortamı içine girdi. KBB Başkanı Tahir Büyükakın’ın da dâhil olduğu, gerek AKP gerekse Yeni Partili meclis üyelerinin birbirlerine hakarete varacak derecede ifadeler kullandığı sürecin sonunda Yeni Partili meclis üyeleri, henüz gündem maddeleri görüşülmeye başlamadan salonu terk etti. Küçükkaya ve beraberindekiler açıklamanın devamını, meclis devam ederken fuaye salonundaki açıklama ile tamamladı. Büyükakın da Yeni Partili meclis üyelerinin amacının zaten önceden belli olduğunu öne sürüp meclisi sürdürdü.
Gündem maddeleri çok hızlı bir şekilde görüşüldü. Komisyonlardan şerhli gelen veya oy çokluğuyla kabul edilen gündem maddeleri oylamaya sunulduğunda, DEM Partili meclis üyeleri ret oyu kullanınca ilgili maddeler oy çokluğuyla kabul edildi. İYİ Partili Belediye Meclis Üyesi İlhami Bayrak’ın gündem dışı konuşmasının ardından meclise katılmayanların izin dilekçesi okunup onaylandı. KBB Meclisi eylül ayı olağan toplantısının 10 Eylül’de gerçekleşmesi karara bağlanıp toplantı sona erdirildi.
Öte yandan komisyonlara Yeni Partili meclis üyelerinin seçilmesine dair ara seçimin gerçekleşmemesinden ötürü dünkü mecliste komisyonlara havale edilen gündem maddeleri komisyonlarda, muhalefetten meclis üyeleri olmaksızın karara bağlanıp meclisin onayına sunulacak.