Ne baskılara boyun eğer, ne karanlığa teslim oluruz
31 Ekim 2026 08:52

Mücadeleden emeklilik yok Ne baskılara boyun eğer, ne karanlığa teslim oluruz

Eğitim-İş Kocaeli 2 No’lu Şube’nin Cumhuriyet Bayramı Balosu'nda İki emekli öğretmene veda edilen, Orhan Yıldırım ve Bülent Metin’in de katıldığı programda Adem Eliçora, “Ne baskılara boyun eder ne karanlığa teslim oluruz” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Adem Eliçora başkanlığındaki Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube’nin geleneksel Cumhuriyet Bayramı balosu yine Şişecam tesisleri Cammekan Restaurant’da tekrarlandı. Emekli öğretmenler Yalçın Erden ve Cihat Hançer’e veda edilen, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Orhan Yıldırım ve Eğitim-İş Genel Örgütlenme Sekreteri Bülent Metin’in de ağırlandığı programda sunumu Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube Sekreteri Sibel Çellik Fındık üstlendi. Programın açış konuşmasını Şube Başkanı Adem Eliçora gerçekleştirdi.

Cumhuriyet’in ilanının 103’ncü yılında sadece bir yönetim şeklinin kutlanmadığını belirten Eliçora, “Cehalete, emperyalizme, saltanata karşı kazanılmış bir aydınlanma devrinin yıldönümünü kutluyoruz. Bizler Başöğretmen Mustafa Kemal'in izinde yürüyen öğretmenleriz. Ne baskılara boyun eğeriz, ne de karanlığa teslim oluruz. Bizim yolumuz aydınlığın, bilimin, emeğin ve Cumhuriyetin yoludur” dedi.

Günümüzde Cumhuriyetin temel niteliklerinin, laik ve bilimsel eğitimin yıpratılmaya çalışıldığı bir dönemden geçtiğimizi kaydeden Eliçora, “Ancak herkes bilsin ki; Eğitim-İş olduğu sürece, Atatürk ilk ve devrimlerini rehber edinen öğretmenler görevde olduğu sürece Cumhuriyetin ışığını söndürmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Cumhuriyet’in ilan edildiği o ilk günkü coşku ve kararlılık bugün bölgemizdeki her bir okulda, her bir sınıfta bizimle birlikte yaşamaktadır” diye konuştu. Eliçora şöyle devam etti:

“Bizler bilimin ve aklın ışığında laik, demokratik, kamusal ve çağdaş eğitimi savunmaktan tek bir adım bile geri adım atmayacağız. Müfredattan Cumhuriyetin izlerini silmeye çalışanlara, eğitimi dinselleştirmek, piyasalaştırmak isteyenlere karşı kalemimizle, fikrimizle, sendikal mücadelemizle barikat olmaya devam edeceğiz.

Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesizidir. Cumhuriyet emekçinin hakkı, kadının özgürlüğü, çocuğun düşü, öğretmenin başı dik yürüyüşüdür. Bugün ödevimiz bu ulu çınarı sadece korumak değil, onu adaletsizliğin, haksızlığın ve yoksulluğun üzerinde bir güneş gibi yeniden doğurmaktır.

Şehrimizin üretim ve emek kokan, alın teri kokan topraklarında Eğitim-İş için oluşan şube olarak bizim duruşumuz nettir.

Eğitim haktır, emek kutsaldır, Cumhuriyet vazgeçilmezdir.

Başta ebedi önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bize bu toprakları vatan kılan tüm şehitlerimizi ve devrim şehitliği öğretmenlerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Eğitim-İş! Hepimizin bayramı kutlu olsun dostlar.”

Eliçora’nın ardından şubenin önceki dönem başkanı, Eğitim-İş Genel Örgütlenme Sekreteri Bülent Metin söz aldı.  “Bu mücadeleden bir adım geri atmak yok. Bizler Eğitim-İş Sendikası üyeleri, paydaşları, birlikte yol yürüdüğümüz arkadaşlarımız, biliyoruz ki Cumhuriyet yoksa bizim için aydınlık bir gelecek de yok. Aydınlık bir gelecek mücadelesini sürdürmek bizim birinci görevimiz olsun diyorum” diyerek başladığı konuşmasında ayrıca özetle şunları kaydetti:

“Cumhuriyet ilan edileli, üzerinden103 yıl geçmiş. Son iki yılda yılda yaşadıklarımızla özetlemeye çalışalım. Ülkenin belediye başkanları içeride, muhalif kanalları her gün susturuluyor. Sendikacılar, öğrenciler, gazeteciler içeride. Emekliler, asgari ücretliler geçinemiyor. Memur yoksulluk sınırının altında, açlık sınırına sıkışmış. Fabrikada işçilerin grevleri yasaklanıyor. Okullarda öğretmenler, öğrenciler artık hayatta kalamıyor. Dünyanın en güvenli yerleri dediğimiz, canımızı emanet ettiğimiz okullar okul olmaktan çıkmış, çocuklarımızı gönderirken endişe içindeyiz.

Cumhuriyetin, Cumhuriyetin hali bu. Yalnız şunu biliyoruz ki bizler mücadele etmekten bir adım geri atmayacağız ve Cumhuriyetimizi esas hak ettiği yerlere getirinceye kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.

Bakanı eleştirdi diye üç gün önce iki genç kızımız evinden gece yarısı baskınla alındılar. Söyledikleri şey şu: ‘Bize gelecek yoksa size de huzur yok.’

Bu pankartla huzuru kaçan Bakan’ın; Okullarda cemaatler, tarikatlar cirit atıyor; huzuru kaçmıyor. Okullarda öğrenciler öğretmenlerini ve arkadaşlarını katlediyor; huzuru kaçmıyor. Okullarda güvenlik personeli yok, temizlik yok; huzuru kaçmıyor. Okullarda öğrenciler aç, susuz; huzuru kaçmıyor. Ama gençler ‘Geleceğimiz karardı, sizden umudumuz yok’ dediği için Bakan’ın huzuru kaçıyor.

Bu ülkede birileri gözaltına alınıp tutuklanacaksa adresi belli. Gidin, fon vurgunlarıyla bu ülkenin kaynaklarını yurt dışına kaçıranları adreslerinden alın. Öğrencilerimizin, gençlerimizin, gazetecilerimizin yakasından düşün. Cumhuriyet bayramınız kutlu olsun. Umarız 104. yılı daha iyi bir şekilde kutlama imkânıyla bu salonda buluşuruz.”

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Genel Sekreteri Orhan Yıldırım salonu selamlayıp, şube yönetimini geleneksel programdan ötürü kutladıktan sonra, “Bugünkü zor koşullarda ne olursa olsun şunu biliyoruz: Hiçbir olumsuz koşul Kurtuluş Savaşı'ndaki olumsuzluklarla yarışamayacak kadardır. O günkü o koşullarda Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını o yoksullukta bu kavgayı, mücadeleyi başarıp bizlere önce bu güzel vatanı, arkasından da bu Cumhuriyeti armağan ettikleri için bir kez daha hepsini minnet ve şükranla anıyoruz” dedi. Yıldırım şöyle devam etti:

“Bizlere; ‘Susun, konuşmayın. Doğruları söylemeyin, anlatmayın. Herkes bulduğu yemeğini yesin. Kiralayabiliyorsa kiralık bir evde otursun, kapansın ve bizlere ses çıkartmasın’ diyorlar.

Ama biz Cumhuriyet emanet edilenleriz. Hiç ama hiç kimse sandıktan çıktı diye, Cumhurbaşkanı ya da Bakan oldu diye asla ama asla bizlere hükmedemez, talimat ve emir veremez. Kendi vatanımızda bizlere parya muamelesi yapamaz. Buna müsaade etmeyiz. Kimseden korkumuz yok. Korkmamız için para çalmamız, adam öldürmemiz, fon vurgunu yapmamız, bankaları soymamız, insanlara eziyet etmemiz lazım. Eğer bunlar iktidarı arkasına alarak korkmuyorsa biz masumlar, biz iyiler kötülerden asla korkmayacağız. Biz cesurlar, korkarak iktidar gücüyle hareket edenlerden ötürü geri adım asla atmayız.

Bu ülkenin her bir vatandaşı Saray’da oturan Cumhurbaşkanı kadar vatandaşlık haklarına sahiptir. Hiç kimse bize bu ülkenin vatandaşlığını, yasaları, kuralları asla kendi kafasına göre dayatamaz. Dün de yapamazdı, bugün de yapamaz, yarın da yapamaz. O yüzden tutuklu gazeteciler, siyasetçiler, sendikacılar bizden güç alarak orada duruyorlar. Herkesi içeri atamazlar. Ne kadar adam alırlarsa alsınlar, dışarıda kalan Cumhuriyet sevdalıları emin olunuz doğruyu, haklıyı ve doğru kavgayı yaparak bu mücadeleyi, demokrasi mücadelesini kazanacaktır.”

Programda konuşmaların ardından emekliye ayrılan öğretmenlerimiz Yalçın Erden ve Cihat Hançer’e onurlukları Orhan Yıldırım, Bülent Metin ve Adem Eliçora tarafından takdim edildi.

Nakliyat-İş Sendikası Genel Sekreteri ve Gebze Şube Başkanı Erdal Kopal, Yeni Parti Gebze İlçe Başkanı Cüneyt Akın ve Çayırova İlçe Başkanı Okay Ağyol, Gebze Sendikalar Birliği sözcüsü ve BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Sinan Kaya, Lastik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Özay Bektaş, MMO Gebze Temsilciliği Yürütme Kurulu Başkanı Tanfer Yeşiltepe, ÇYDD Gebze Şube Başkanı Nurcan Çınar, ADD Gebze Şube Başkanı Sezer Nilgün Aydın, Eğitim-İş’in İstanbul, Kocaeli (1), Eskişehir ve Sakarya Şubelerinden başkan ve yönetim kurulu üyelerinin de ağırlandığı program konuşmalar ve onurluk takdiminin ardından gecenin ilerleyen saatlerine kadar müzik eşliğinde eğlence ile sürdü.  

Güncelleme: 01 Kasım 2026 02:23
BENZER HABERLER
Barış Su
X