SANAYİ DEVİNDE DELİL KARARTILDI İDDİASI Zihinsel engelliye cinsel tacizde tutuklama bekleniyor
Gebze’de çok uluslu ve “kurumsal” bir fabrikada zihinsel engelli T.K.T’ye cinsel tacizde bulunmakla suçlanan ve tutuksuz yargılanan L.T hakkında tutuklama, işyerinde delil kararttığı iddiasıyla dönemin yöneticileri için soruşturma bekleniyor
İddiaya göre “Kurumsal” ve çok uluslu bir sanayi kuruluşunun Gebze’deki lokasyonlarından birinde T.K.T isimli zihinsel engelli erkek çalışan, aylar boyunca L.T adlı bir diğer çalışanın cinsel istismarına maruz kaldı. Yine bir cinsel istismar sırasında sinir krizine giren T.K.T’nin o anki tepkisiyle su yüzüne çıkan vaka sonrası daha önce de benzer suçtan cezası ve sabıkası olduğu öne sürülen L.T önce Gebze 5’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz yargılanmaya başladı. Ancak mahkeme takipsizlik kararı ile dosyayı 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk etti. 1.5 sene sonra açığa çıkan vakanın ilk celsesinde tanık ifadeleri ve bazı belgelerden ötürü L.T hakkında tutuklama kararı öngörülüyor ve bekleniyor. Ancak T.K.T’nin Darıca’da oturan babası A.T ve avukatları dönemin bazı firma yöneticileri, iki polis memuru ve bilirkişi hakkında delil karartma ve gizleme suçlarından soruşturma açılması isteniyor.
T.K.T’nin Darıca’da oturan babası B.T, Gebze Emek’e yaptığı değerlendirmede öncelikle tüm adalet arayanları, engelli federasyonu ve derneklerini Salı günkü celseye davetle desteklerini istedi. B.T, Cinsel taciz aslında 1.5 senedir sürüyor, oğlum dayak ve tehditten ötürü ses çıkaramıyormuş. Bir gün, karton katlama bölümündeki bir cinsel taciz esnasında krizi girip, ‘Artık yeter’ diye bağırarak kendini dışarı attı. Daha sonra ikiyüzlülük yapan T.K adlı bir çalışan tarafından oğlum fabrika müdürüne çıkartıldı. Vaka da o gün açığa çıktı.
Ben vakayı öğrendikten hemen sonra, Darıca’da servisten ineceği yere elimde bıçakla gittim. O sinirle adamı görsem, öldüreceğim. Bir de o süreçte eşimle aramın gergin olduğu bir dönemdi. Oğlumdan, eşimin evden ayrı olduğunu öğrenince gidip ziyaret etmek istediğini falan söylemiş. Bir zincir markette çalışan kızım var. Onun üzerinden de tehditte bulundu.
Oğluma vaka sonrası Darıca’daki Aile ve Sosyal Hizmet Merkezinden psikolog desteği oldu. Oğlum içine tamamen kapandı. Yakın zamanda yine psikolog tedavisinden geçecek.
Kadına da anlatırken utandı. Kadın, ‘Utanma’ dedi, utanıyor. Erkek çocuğu sonuçta. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı dosyaya müdahil oldu ama benim iki tane avukatım olduğu için avukat vermiyorlar. Avukatım olmasa avukat vereceklermiş” dedi.
A.T diğer sorularımız üzerine şunları kaydetti: “21 yaşındaki zihinsel engelli oğlum T.K.T çalıştığı işyerindeki ustası L.T tarafından cinsel istismara uğradı. L.T daha önceden de kadına yönelik cinsel istismardan cezaevine girmiş, sabıkası var. Oğluma 7-8 ay boyunca işyerinde cinsel istismarda bulunmuş. Döverek, tehdit ederek sürtünmede bulunmuş.
Fabrikada istismarı görüp şahitlik eden üç görgü tanığı var. Başkaları da var ama onlar işlerinden olacağı kaygısıyla şahitlik yapmıyor. Şikâyetçi olduk. Savcılık, fabrika bölgesindeki ilgili polis merkezine bir iş gününde ivedi şekilde kayıtların toplanmasına dair talimat verdi ancak onların bu işlemi 8-9 gün sürdü. Fakat öncesinde fabrikaya gidip işbirliği yapmışlar. Belli.
Firmanın insan kaynakları müdürü S.A ve bilgi işlem sorumlusu H.A ile iki polis memuru, tutanak tutmuşlar. ‘Fabrika bir iki aylıktır ve içeride kamera yoktur’ diye yazmışlar.
Savcı da bunun üzerine oğluma, ‘Git, nerede istismar ettiyse dövdüyse içerideki kameraları tespit et’ dedi. Çocuk hepsini çekti. Flaş bellek ile dosyaya koyduk.
Savcı, fabrika müdürüyle polisler hakkında suç duyurusunda bulundu ama diğer savcı kovuşturmaya gerek yok diye karar verdi.
CD'de oğlum T.K.T; "Beni dövdü." diyor. Fabrika müdürü ile N ve S hanımlar tutanakta, ‘Fabrika içi kameralar incelendi, böyle bir olaya rastlanmadı’ diyor. Ama diğer ifadelerinde, ‘Fabrikada kamera yoktu’ demişlerdi. Çelişki orada. Bir de emekli polis memuru olan bilirkişi yine sahte tutanak tutmuş. O da, ‘T.K.T yalan söylüyor. Bahsettiği gibi L.T ile herhangi bir şekilde çay paydosunda bir araya gelmemiştir, dayak yememiştir’ diyor. Bir de nasıl becermişse oraya; ‘L.T çay paydosunda sadece tek başına duruyor’ deyip oraya üç dört fotoğraf eklemiş,
Oğlum, ‘Baba, yalan söylüyor. Dövdü, ben eminim. Flaş bellekte nasıl yok deyince savcıdan, bir nüshasını istedik. İnternet kafeye gittik, seyrettik. Geliyor, anlattığı şekilde çocuğun ensesini arkadan sıkıyor. Kolunu büküyor, ‘Birine anlatırsan ananı avradını senin…’ diyor çocuğa. Orada da dövüyor.
Üç görgü tanığına rağmen fabrika müdürü, oğluma ve oğlumun yanındaki K adlı kişiye, ‘Artık savcıda gelse bir şey tutturamazsınız. Dosyayı kapatıyoruz’ diyor.
Şahitlerden biri, ‘Saçını tutarken gördüm. Müdüre ilettim. (Sen karışma) dedi’ diye ifade verdi.
60-65 yaşlarında bir temizlikçi, ağız yoluyla cinsel tacizi gördüğüne dair şahitlik etti.
Fabrika artık araya kimi koyduysa, diğer savcı kovuşturmaya gerek olmadığını söyledi.
Oğlumun davası önümüzdeki salı günü Ağır Ceza’da görülecek. Avukatım, delillerin gizlendiği, karartıldığı gerekçesiyle yeniden suç duyurusunda bulunacak. Mahkeme heyeti ne derece ciddiye alır, bilemiyorum.
Oğluma tacizde bulunan L.T ilk Gebze 5’nci Asliye Ceza’da yargılandı. Dosya konusu, ağır cezalık olduğu gerekçesiyle Gebze 5’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. L.T halen tutuksuz yargılanıyor ama bu duruşmada bir tutuklama kararı çıkar diye öngörüyor ve tutuklanmasını istiyoruz.
İşyerinde sendika da örgütlü. Sendika yöneticileri ile görüştüm. Çok yakın ilgilerini gördüm. ‘Bizim yapabileceğimiz bir şey yok ama Allah belalarını versin’ dediler. Ama işyeri temsilcisi H.Ş de bizi o süreçte tehdit etti. Savcılığa şikâyetimiz sonrası, ‘Şikâyetçi olmayın, geri çekin. Sonra siz zararlı çıkarsınız’ dedi.
Vaka sonrası müdürler N.K ve A.D başları ağrıyacağı gerekçesiyle istifasını verdi. L.T adlı sapık da hemen emekliliğini verdi.
Öte yandan zamanla emekliliği dolduğu gerekçesi veya başka sebeple işten ayrılanlar ile işyerinin delil gizleme ve karartmaktan yargılanmasını istiyoruz.
S.A adlı çalışan oğlum T.K.T’yi işten çıkartmaya çalıştı. Zihinsel engelli olduğundan hep gündüz vardiyasında çalışmalı. Gece vardiyasına vermekle tehdit etti. Oğluma, ’13 aydır seninle çalışıyoruz, memnunuz’ denilerek engelli olmasından sebep vergiden muaf tutulması için antetli kağıda yazılı dilekçe verip vergi dairesine yönlendirdikten 15 gün sonra işten çıkardılar. Oğlum işe iade davasını kazandı. İstinafa başvurdular. Cinsel tacizi görüp şahitlik eden diğer üç kişinin de işine son verdiler.
Fabrika çok uluslu. Yurt dışındaki genel merkezine mail gönderdik. ‘Maddi manevi sonuna kadar arkanızdayız. Olayın gelişmelerinden bizi sürekli bildirin, haberdar edin’ diye yanıt gönderdiler. Bizim derdimiz, delil karartan müdür ve yöneticiler aradan sıyrılmasın.”