RAPOR DEĞİL, MÜTALAA Gebze Belediyesini ilgilendiren bir durum yok
Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Arslan Apartmanı faciasına dair günümüz itibariyle konuşulanın rapor değil mütalaa olduğunu belirtti. Büyükgöz, “Şu anki mevcut raporda bizi ilgilendiren bir durum söz konusu değil” dedi
Gebze, Akse Sapağında 29 Ekim 2025 günü meydana gelen Arslan Apartmanı faciası sonrası kamuoyuna yansıyan 65 sayfalık bilirkişi raporu, Gebze Belediye Meclisinde konuşuldu. İYİ Parti Grubu tarafından verilen soru önergesini bekletmeden yanıtlayan Başkan Büyükgöz özetle konuşulanın rapor değil mütalaa olduğunu ve günümüz itibariyle, o mütalaaya dayanarak kurumsal kimliğiyle Gebze Belediyesini bağlayan bir durum olmadığını söyledi.
Gebze Belediye Meclisinde İYİ Parti Grubu tarafından Birol Elüstü, Zeynep Aslan Çapçı ve Umut Aydoğdu imzasıyla verilen önergede Arslan Apartmanının çökmesiyle ilgili olarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi ve sürecin şeffaf bir şekilde yürütülmesi adına şu sorular yöneltildi:
“Söz konusu yapının çökmesine ilişkin hazırlanan bilirkişi raporu tamamlanmış mıdır? Tamamlanmış ise raporda yer alan temel tespit ve sonuçlar nelerdir?
Hazırlanan bilirkişi raporunda herhangi bir kamu kurumu, belediye birimi veya belediye personeline atfedilen kusur ya da ihmal bulunmakta mıdır?
Gebze Belediyesi bünyesinde görev yapan herhangi bir personel hakkında adli soruşturma süreci başlatılmış mıdır? Başlatılmış ise süreç hangi aşamadadır?”
Facianın yaşandığı ilk günden itibaren olan duruşlarını, “Konu yargıya intikal etmiştir. Yargı bunu en doğru şekilde sonuçlandıracaktır” diye söze giren Başkan Büyükgöz konuya dair ayrıca şunları söyledi:
“Bugüne kadar farklı kurumlar, farklı üniversitelerden oluşan heyetlerce üç dört rapor hazırlandı. Bunlardan birisi zaten mahkemenin Savcılık marifetiyle hazırlattırdığı bilirkişi raporu ki esas olan odur.
O rapordaki ifadelere karşı kendini savunma gerekçesiyle firma tarafından bir, ‘Rapor hazırlattık’ deniyor ama piyasada şu an konuşulan rapor değil, mütalaa.
Mahkeme tarafından talep edilmiş bir bilirkişi raporu değil ama akademisyen mütalaası. Onun üzerinden tartışılıyor ama bu mütalaa mahkeme heyetini nasıl etkiler, nasıl yönlendirir, mahkeme heyeti tekrar bir bilirkişi ek raporu mu ister? Veyahut farklı bilirkişi heyetinden farklı rapor mu ister? Ona bundan sonraki süreçte mahkeme heyeti karar vermiş olacak.
Diğer raporlar ile birlikte, mahkemenin kontrolünde yürütülen bir ana rapor var. Bir de altı kişilik heyetin oluşturduğu bir rapor var. Savcının, mahkemenin talebi üzerine hazırlanan ana rapor diyelim ona. Bir de kurumların ve kişilerin hazırlattıkları, olayın savcılık aşamasının kanuni süreci içerisinde hazırlattırılan raporlar var. Sizin bahsettiğiniz üniversite raporları var. AFAD’ın raporları var. Bir de mütalaa var. Şu anda konuşulan şey, mütalaa.
Bu mütalaayı mahkeme heyetinin kabul edip etmeyeceği, şayet kabul ederse kabul ettikten sonra ya bilirkişi heyetinden ek rapor isteyecektir. Mütalaadaki konuların geçerliliği, geçersizliği ya da karşılığı nedir? 17 yıl Türkiye’nin çeşitli yerlerinde mahkeme bilirkişiliği yapmış bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Mahkeme ek raporla tatmin olmazsa yeni bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor isteyebilir. Akse Sapağı konusu bu şekilde cereyan ediyor.
Soru üzerine
Cümleleri okurken herkes farklı yorumluyor. Hâkim dışarıda konuşulan hiçbir yoruma uymak durumunda değil. O yorumların hangisini esas alarak kanaatini geliştirecek, bilemeyiz. Bu kanaati geliştirmeden önce yine söylüyorum, ek rapor isteyecektir. Ek rapordan gelecek cevap üzerini kararını ya o zemin üzerinde, ya da yeni rapor isteyecektir. Bilemeyiz.
Soru üzerine
Orada belediyeyi hukuken ilgilendiren hiçbir şey yok. Velev ki zorlama bir yorumla mütalaada bahsedilen konuları hâkim esas kabul etti; Sorumluluk dağılım bilirkişi raporu istemek zorunda. ‘Şu suçludur’ diyemez. Orada kimin hangi oranda sorumlu olduğu, kimin hangi oranda muhataplığının olduğunu tespitten sonra kurumla alakalı yorum devreye girer. Ama şu anki mevcut raporda bizi ilgilendiren bir durum söz konusu değil.”