Bahçeli haklı. Terzi  Fikri işi yanlış yerden tuttu
06 Eylül 2025 02:03

KAHRAMAN İLE DÜN BUGÜN. 12 EYLÜL/FATSA Bahçeli haklı. Terzi Fikri işi yanlış yerden tuttu

Dilovası Belediye eski Başkanı MHP’li Musa Kahraman’a göre Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hamlesinde haklı. 80’lere de değinen Ordulu Kahraman’a göre Fatsa’nın efsanevi belediye başkanı Terzi Fikri haksızlığa tahammül edemezdi ama, “İşi yanlış yerden tuttu.”

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri röportaj: 2 / Haber Analiz…

Bir ara adı farklı partililerle de anılan Dilovası Belediyesi eski Başkanı Musa Kahraman, partisi MHP’den vazgeçmiyor ve Devlet Bahçeli, DEM Parti ile de ittifak sağlanan “Terörsüz Türkiye” hamlesinde haklı. 80’lere de değinen Bahçeli’ye göre Ordulu hemşerisi Fatsa’nın efsanevi belediye başkanı Terzi Fikri haksızlığa tahammül edemezdi ama, “İşi yanlış yerden tuttu.

2004 – 2009 yılları arasında Dilovası Belediye Başkanlığı yapan Musa Kahraman ile görevinin sona ermesinin ardından 16 yıl sonra, - belki orada burada karşılaşmış olabiliriz ama – ilk defa yine bir araya, oturduğu Tavşancıl Mahallesi’nde bir araya geldik.

Dilovası Belediyesi’nde Kahraman’ın yanı sıra kuruluşundan bu yana merhum Ercan Dalkılıç, Refah Partisi’nden Halit Yaşar, AKP’den Cemil Yaman, Ali Toltar, Hamza Şayir başkanlık yaptı, günümüzde AKP'li Ramazan Ömeroğlu yapıyor. Eski başkanlardan merhum Dalkılıç sağlığında kendini gündemden hiç düşürmedi. Halit Yaşar, 2004’teki hamlesi hariç kenarda kalmayı tercih etti ama oğlu Sinan Yaşar aktif siyasette. Yaman malum milletvekili. Toltar ve Şayir yeni fırsatlar peşinde gibi. Musa Kahraman hepten kenara çekilmişti. Naçizane, Gebze Emek haber sitesi ile en azından birkaç günlüğüne görünür hale geldi.

Bu arada konuşmayı da özlemiş olsa gerek. 12 Eylül sürecine kendiliğinden girdi. Kahraman 12 Eylül’e inince, Terzi Fikri sorusu doğal olarak, bizden geldi. Musa Kahraman, Ordu’nun Gürgentepe İlçesi eşrafından, CHP’li ailenin siyaseten ülkücülüğü, milliyetçiliği, parti olarak MHP’yi seçen öğretmen evladı. Mesleğini örgütlü olarak da sürdürmüş. TÖBDER’in yaygın olduğu zamanlarda doğal olarak, kısa adı Ülkü-Bir olan Ülkücü Eğitimciler Birliği Derneği saflarında yer almış: Ben buraya sürgün geldim. Ordu’da 5 bin öğretmen varsa 4 bini sürgüne gönderildi. Sürgünler siyasi idi. Bir TÖBDER bir de Ülkü-Bir vardı. Bizim sendikamız Ülkü-Bir idi, onların ki TÖBDER.

Demirel’in deyimiyle, siyasette 24 saat bile çok uzun süre. Kaldı ki yıllar ve siyasi tezatlıklar! Şöyle ki…

Türkiye 12 Eylül’ün 30’ncu yıldönümünde çok kritik bir referanduma; o dönem Hocaefendi idi, Fettullah Gülen’in “Mezardaki ölüler bile oy versin” ve liberal demokratların “Yetmez ama evet” propagandaları ile bıçak sırtında giderken…

Taksim Meydanı bile o referandumda evet çıkması uğruna yıllar sonra emeğe geçici olarak yine açılmışken…

Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan televizyon ekranlarından gerek sol gerek sağ kesimden idam edilen dava şehitlerinin son mektuplarını ağlayarak paylaştı. Onlar arasında ülkücü şehit Mustafa Pehlivanoğlu da vardı.

Takvim haberi: Mustafa Pehlivanoğlu, #12Eylül'de Kenan Evren ve darbeci ekibin mahkemelerinde yargılanıp idam edilen ülkücülerden biriydi. 40 yıl sonra bile hafızalardaki yerini koruyan Pehlivanoğlu'nun mektubunu, dönemin Başbakanı olan Başkan Recep Tayyip Erdoğan da ağlayarak okumuştu.

https://www.facebook.com/watch/?v=4567158163324797

 

Aynı Erdoğan, bu sefer Cumhurbaşkanı sıfatıyla 2022’de Ordu'da yaptığı konuşmada "Terzi Fikri" olarak bilinen eski Fatsa Belediye Başkanı Fikri Sönmez'i hedef alarak, "Terörün belini kırdık. Bu Ordu, terörün ne menem şey olduğunu gayet iyi bilir. Bu Ordu, Terzi Fikri'yi de iyi bilir. Onların bedelini benim Ordu'm çok ödedi çok. Artık böyle bir şey yok" dedi.

İyi de Fikri Sönmez, Türkiye’nin 12 Eylül’e doğru sürüklendiği süreçte 12 Eylül’ün provası bir darbeyle görevden alınmış, tutuklanmış, işkencelerden geçmiş ve mahpusta can vermişti. Erdoğan sözüm ona 12 Eylül darbesi, hatta Kenan Evren muhaliydi. Bu derece siyasi tezatlığa diyebileceğim bir şey var:

Neyse ki 28 Şubat sürecinde görevden alınıp o süreçte gördüğü işkenceden ölen Gebze Belediyesi eski Başkanı Ahmet Penbegüllü, 2002’de AKP’ye geçmişti. Yoksa vay halineydi!”

Erdoğan’ın Ordu’daki o söylemi ülkede solun solu diye tanımlanan kamuoyunun da tepkisini çekti. SOL Parti kurucu genel başkanı, gazeteci ve siyasetçi, aslen Ordu eşrafından Önder İşleyen, “Erdoğan bugün bir şey daha söyledi, Terzi Fikri’ye atıf yaptı. Evet Ordu, Fatsa ve bütün memleket Terzi Fikri’yi bilir, onun köylünün emeğine nasıl sahip çıktığını bilir. Halkın, işçinin, köylünün geleceğine, hayatına nasıl tutunduğunu canı pahasına nasıl mücadele ettiğini bilir. Erdoğan, Kenan Evren’in sözlerini tekrarladı, biz de Fatsa meydanında ‘Fındıkta sömürüye son’ diyen Terzi Fikrilerin sözünü tekrarladık” dedi.

 

Analizden röportaja döndüğümüzde ise;

75 yaşındaki Musa Kahraman, 12 Eylül askeri darbesinde 30 yaşında idi. Öncesinde, Fatsa’da bir operasyon ile görevden alınan Terzi Fikri’yi tanışıklığı olmasa da biliyor ve gözlemlemiş. Kısa yorumu şöyle: “-Fatsa’ya 42 kilometre mesafede- Ordu’nun Gürgentepe ilçesindenim. Fatsa’ya yakınız. Terzi Fikri o süreçte Fatsa’da görev yapan devlet adamlarına karşı kurtarılmış bölge mücadelesi başlatan; girişimci, haksızlığa tahammül edemeyen ama işi yanlış yerden tutan biriydi. Biz bu işlerin içindeyiz.”

MHP malum…

Terörsüz Türkiye” sürecinde MHP lideri Devlet Bahçeli’nin DEM Parti’ye yönelik önce çağrısı sonra AKP-MHP-DEM’in bu konu ekseninde ittifakı ile çok tartışılan bir sürece girdi. Önce yakın tarihli yerel haberlerden bir derleme/analiz yapacak olursak:

Gencay Söğütçü’nün sağlık sorunları nedeniyle görevi bırakmasının ardından mayıs ayının ortasında MHP Dilovası İlçe Başkanlığı’na atanan Yusuf Turhan, Terörsüz Türkiye propaganda çalışmaları kapsamında Dilovası Belediyesi eski Başkanı Musa Kahraman dâhil çok sayıda yurttaşa evinde konuk oldu. Turhan’a temaslarında KAÇEP Başkanı Sema Tonbuloğlu ve ilçe yöneticileri de eşlik etti. Heyet, Bingöl kanaat önderlerinden olduğu belirtilen İzzettin Bayat’a da konuk oldu.

 

Bugün Kocaeli’nin 05 Eylül 2025 tarih, “Dilovası’nda Terörsüz Türkiye seferberliği” başlıklı haberinde yer aldığına göre Ahmet Akbay adlı vatandaş şunları kaydetti: “Ortadoğu’da fitne odaklarının oyunlarına karşı ümmetin kardeşlik bağlarını güçlendirmesi gerekir. Bu süreçte Terörsüz Türkiye fikrini gündeme getiren ve bunun için emek verenler altın harflerle anılacaktır. Dilovası’nda Yusuf Turhan abimiz ve ekibinin yürüttüğü çalışmalar çok kıymetlidir. Rabbim onların yardımcısı olsun.”

 https://www.bugunkocaeli.com.tr/dilovasinda-terorsuz-turkiye-seferberligi

**

Kısa bir süre önce BBP Dilovası İlçe eski Başkanı Emrah Yakar, “MHP’nin terörle mücadeledeki kararlılığını bildiği” için MHP’ye geçti. BBP’den ihraç edildiğini yalanlayıp istifa ettiğini söyledi. Devlet Bahçeli’nin bugün kapağa da aldığımız, Musa Kahraman dönemi Dilovası Belediyesi ziyareti fotoğrafını şu ifadeyle paylaştı;  “Tarih boyunca milletimizin yolunu aydınlatan, hiçbir zaman yanılmayan Bilge Liderimiz Sayın Dr. Devlet Bahçeli Beyefendi’nin bugünlerde başlattığı “Terörsüz Türkiye, Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” hedefi; 20 yıl önce çekilen bu fotoğrafla da aslında dünden bugüne davamızın, liderimizin ve ülkücü hareketin kararlılığının göstergesidir.”

Analizden yine röportaja döndüğümüzde, seri röportajımızın bugünkü bölümünde Musa Kahraman konuya dair şunları söyledi:

“AK Parti, MHP ve DEM Parti ortaklığında; ben genel başkanımın bu kadar eleştirilmesine rağmen haklı olduğunu şimdi görüyorum. Dilovası’nda seçime girerken bizimle birlikte bizden fazla koşturan samimi arkadaşlarım, ‘Başkanım. Bizim genel başkan, seninki ne yapıyor’ diye soranlara doğruyu söylüyorum. Çoğuna o vakit cevap veremedim ama bugün vereceğim cevap var. Nedir bu cevap?

 İsrail’i görüyoruz. İsrail kendilerine vaat edilmiş toprakların oradaki tetikçisi. Müslümanların geri kalmışlığını düzeltme yerine Müslümanların oradaki değerlerini elinden alıp oraları dünyanın iş merkezi konumuna dönüştürmek için yapmış oldukları katliamları görüyoruz.

Bu katliamlar sadece Filistin ve Ürdün ile de kalmayacak. Bunların Irak’a, Suriye’ye ne yaptıkları belli. Öteden beri söyleniyordu: ‘Ortadoğu haritası değişecek. Sıra İran ve Türkiye’ye gelecek.’

“Önce İran mı, Türkiye mi?” diye gazetelerde yorumlar yapan ilim ve bilim insanlarının söylediklerinin gerçek olduğunu bugün görüyoruz. Bizim o zamanlar göremediğimiz bazı şeyleri demek ki genel merkezimiz, genel başkanımız gördü.

Türkiye’nin üzerinde de belli emeller var. Şu anda iktidarda bir yapı var. Liderimiz Devlet Bahçeli bu yapıyı dağıtarak, yeniden kurulacak partilerle birlikte tutarlı güçlü bir şeyin olamayacağını gördüğünden zamanında Ecevit’e nasıl destek verdiyse bugün de İran’dan önce Türkiye’ye girişmesinler diye gitti. Erdoğan’ın yanında oldu. Devletin menfaatine mesajlar vererek mevcut hükümeti ayakta tuttu. Bahçeli’nin bu duruşunu haklı görüyor, uyarılarını da yerinde buluyorum.”

Beş yıl süreli belediye başkanlığı deneyimine sahip olan Musa Kahraman, “Terörsüz Türkiye” konusunda üyesi olduğu Cumhur İttifakı bileşeni MHP’ye, Devlet Bahçeli şahsında hak verdi. Adını anmasa dahi, kendiliğinden değindiği, CHP’li belediyelere yönelik operasyonlarda yargılama sürecinin bu kadar uzun olmaması gerektiğini savunuyor ve Bahçeli’ye, benzer söylemlerinden ötürü yine katılıyor. Öte yandan, parti ayırımı gözetmeksizin bütün belediyelerdeki sıkıntılara eşit bakılmasını da savunuyor:

“Bize güvenen, çevremizdeki arkadaşlarımız sıkıştırıyor. Aynı partiden olmasak bile Dilovası Belediyesi’ndeki vermiş olduğumuz hizmetteki tarafsızlığımıza güvenen insanların sorduğu soruya böyle hemen pat diye cevap vermeden önce insan düşünüyor. Çünkü biz (ben) Türkiye’de epey bir süre feleğin süzgecinden geçmiş bir insan olarak ani, fevri bir davranışla karar vermenin Türkiye’ye zarar verdiğine dair bir düşüncenin sahibiyim. O yüzden Bahçeli’yi haklı görüyorum.”

Musa Kahraman’ın kendiliğinden değindiği, dizimizin bugünkü bölümünün final bölümünü oluşturan 12 Eylül süreci yorum tespitleri ise şöyle:

“Sıkıntıya giren Türkiye’ye 1980’de Kenan Evren zamanın başbakanları Ecevit ve Demirel’i ‘Birlikte olun. Bir araya gelin’ çağrısında bulundu. Türkiye hıyar gibi ikiye bölünmüş, yarısı sağcı yarısı solcu bir Türkiye. İşte bu iki aptal düşünceyle Türkiye ikiye bölünmüştü. O günkü siyasilerin umursamazlıkları veya inatları yüzünden birbirini kıran, devletin otoritesini zaafa uğratan, Devlet ve kurumlarının değil sokaktakilerin sözünün geçtiği bir dönemde Kenan Evren kaybolan devlet otoritesini yeniden tesis etmek için yönetime el koydu. Demek ki o gün Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kaybolan devlet otoritesine müdahale hakkı vardı. Bugün böyle bir şey yok.

Kim ne derse desin o gün rahatladı Türkiye. Kenan Evren de bugün memlekete çok büyük zararlar verdi. Benim de ülküdaşlarım asıldı, insanlarımız bu yolda kendini ifade edemeden ağır bedeller ödedi. Bizde çok insan kaybettik ama daha fazla kan dökülmesini önlemek adına yapılan bu hareketle Türkiye rahatladı. Kenan Evren demokrasiye de erken geçti, istese geçmezdi. Dört kuvvet komutanı kendindeydi. Yeni Anayasayı hazırlatıp onaylattı ve büyük bir çoğunlukla Türk halkına onaylattı.”

Pazartesi günü sürecek…

Fotolar: Gebze Emek ve sosyal medyadan anonim

**

 

Dalkılıç’a maaşını ödedim. Yaman’a servet bıraktım

https://www.gebzeemek.com/haber/siyaset/dalkilica-maasini-odedim-yamana-servet-biraktim/1786.html

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 06 Eylül 2025 02:14
BENZER HABERLER
X