Çerçevenin içi adım adım dolduruluyor
18 Eylül 2026 04:19

Hacı Filik yazdı Çerçevenin içi adım adım dolduruluyor

“Aynalı kemer olmazsa ben gelin gitmem” diyen gelin misali, bugün de “statüm olmazsa geçmem” diye direten teröristbaşına 250 metrekare yaşam alanı, komisyon rolü ve yeni taviz başlıkları açılıyor.

**

Konuk Yazar: Hacı FİLİK

Zafer Partisi Çayırova İlçe Başkanı

Bilim • Birlik • Barış

**

Statü İsterim Diyen Terörist başına Sırada Ne Verilecek? Maaş da bağlanacak mı?

Bugün Türk milletinin sorması gereken asıl soru budur.

Yozgat’ın tozlu yollarından günümüze uzanan ünlü bir “Aynalı Körük” türküsü ve onun hüzünlü bir hikâyesi vardır. Köyün zavallı marangoz çırağı Ömer, gönlünü gösterişi ve lüksü seven Sultan’a kaptırır. Evlilik günü geldiğinde Sultan, akranlarına nispet yapmak için Ömer’in karşısına geçer ve şartlarını bir sıralar:

“Oğlanın adı Ömer, belimi sıktı kemer...
Benim ince belime yakışır gümüş kemer!
Aynalı körük olmazsa ben gelin gitmem,
ud kemani çalmazsa aynalı körüğe de binmem!”

Cebi boş, yüreği sevda dolu Ömer ne yapsın? Çaresizlikten “tamam” der. Ancak düğün günü kapıya derme çatma bir araba geldiğinde, Sultan o katı inadıyla direnir. Vaat edilen lüksler, gümüş kemerler, aynalı körükler ayaklarının adına serilmedikçe o kapıdan adımını atmayacağını söylüyor.

Bugün Türkiye’nin önünde konulan siyasi tablo da ne yazık ki tam olarak bu hikâyeye benziyor. Ancak çok acı bir farkla: Karşımızda masum bir halk hikâyesinin gelini yok!

Karşımızda; Binlerce insanımızın kanına girmiş, dün idamla yargılanıp bugün ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan bir teröristbaşı var. Ve ne yazık ki o türküdeki gibi, bu kişi için bugün adım adım “statü” satışları yapılıyor. Elindeki Sultan’ın bitmek bilmeyenler gibi, bu cani için hazırlanan Villa ( af edersiniz) “250 metrekare yaşam alanı” tartışılıyor, “statü istiyor” statü olmadan oraya geçmem diyor. Gözümüzün içine baka baka İmralı’nın nazı çekiliyor!

O halde Türk Milleti adına sorgulama da bizim en doğal hakkımızdır: Maaş da bağlanacak mı?

ŞEHİTLERİN KEMİKLERİ SIZLATILIYOR

Dün idam sehpasının gölgesinde yargılanan terörist başı, bugün adeta bir siyasi pazarlığın içine yerleştiriliyor. Bu ülke; daha dün Mehmetçiğini, polisini, öğretmenini, mühendisini ve kundaktaki bebekleri katleden eli kanlı elebaşına bugün nasıl bir konfor alanının açılacağı tartışılır hale getirildi.

Önce “Villa değil” diyerek kamuoyunu yatıştırmaya çalıştılar. Daha sonra “250 metrekarelik yaşam alanı” gerçeği ortaya çıktı. Ayrıca “Statü isterim” diye direttiği kulislere düştü. Bugün ise bir komisyon sürecinde nasıl rol alınacağı, hangi yasal çerçevenin içine yerleştirileceği anlatılıyor.

Yaşanan bu rezalet, “aynalı kemer” nazının çirkin ve tehlikeli bir siyasi versiyonudur. Aynı koşul koşma, aynı gün, aynı “İstediğimi vermezseniz adım atmam,” küstahlığı…

Çerçevenin İçi Adım Adım Dolduruluyor

  • 250 metrekare yaşam alanı verildi
  • Statü tartışması açıldı, statüyü verdiler.
  • Komisyon içinde bir rol biçildi.
  • Sırada ne var; terörist başına maaş da bağlayacak mısınız?

Bu sorular basit birer siyasi polemik değil, Türk Milletinin vicdanında biriken haklıdır. Milletimiz net bir şekilde görüyor: “Çerçeve yasa” adı altında açılan o karanlık çerçevenin içi, terörün kesilmesinin talepleriyle adım adım dolduruluyor.

TERÖR TAVİZLE DEĞİL, DEVLET AKLIYLA BİTER

“Terörsüz Türkiye” vaadiyle milletin karşısına çıkıyorlar. Elbette bu millet terörün bitmesini, anaların ağlamamasını, babaların evlatlarının tabutlarına sarılmamasını istiyor. Ancak terörün bitmesi, terörist başına statü vermek değil! İmralı’yı siyasi bir aktör hâline getirmek asla değil!

Biz bu toprakları birilerinin şımarık şartlarıyla değil; “Dönmeyi düşünmediler” diye arkalarından ağıt yakılan Çanakkale kahramanlarının, terörle mücadelede can veren aziz şehitlerimizin asil duruşuyla vatan yaptık. İmralı’dan akıl kartları, o şehitlerin kemiklerini sızlatıyor. Terörün bitmesi; ancak ve ancak kararlılıkla, hukukun tavizsiz üstünlüğüyle ve millî iradenin dik tutulmasıyla mümkündür.

BİZİM SÖZÜMÜZ TERÖREDİR, VATANDAŞIMIZA DEĞİL

Şunun altını kalın çizgilerle çiziyoruz: Biz Kürt vatandaşlarımızı terörle asla aynı kefeye koymadık, koymayız! Bu cennet vatanın her bir ferdini, Türk milletinin eşiti, onurlu ve ayrılmaz bir parçası olarak görürüz. Bizim isyanımız vatandaşımıza değil; terörü ve onun elebaşını meşrulaştırmaya çalışan kirli siyasi oyunlaradır.

  • Türkiye Cumhuriyeti’nin Gazi Meclisi, İmralı’dan akıl alacak bir makam değildir.
  • Türk milletinin iradesi, bir teröristin taleplerine göre şekillendirilemez.
  • Şehitlerimizin aziz kanı ve gazilerimizin onuru, masa başı hesaplarına konu edilemez.

Türk devleti, terörizmine diz çöktürerek büyür; kendi milletine sırtını yaslayarak güçlü kalır. Bu millet, terörist başına açılan bu konforlu yolu da, “çözüm” adı altında sunulan yeni çözülme süreçlerini de asla kabul etmeyecektir!

Türk Devletini Türk Milleti yönetecek!

 

Güncelleme: 18 Eylül 2026 04:22
BENZER HABERLER
X