Hadi buyursun. Dilovası’nı da incelesin!
08 Eylül 2025 08:03

YOLSUZLUK CHP’Lİ BELEDİYELERLE SINIRLI DEĞİL Hadi buyursun. Dilovası’nı da incelesin!

Dilovası Belediyesi eski Başkanı MHP’li Musa Kahraman ana muhalefetteki CHP’ye de, Cumhur İttifakı’nda partisinin birlikte yürüdüğü AKP’ye de, nalına da mıhına da yüklendi: “Yolsuzluk AK Partili belediyelerde de var. Buyursun, Dilovası Belediyesi’ni de incelesin.”

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri röportaj / 3…

 

Dilovası Belediyesi, geçen döneme dair en çok Dulkadiroğlu Belediyesi’ne yapılan veya “yapılmayan” deprem yardımı ile gündeme geldi. Belediyenin, Dulkadiroğlu Belediyesi’ne faturası kesilmesine rağmen sırra kadem bastığı öne sürülen yardım malzemeleri, yeni dönemin başında Dilovası Belediye Meclisi’nce, DEM Parti Grubu tarafından da soru önergesiyle iletildi ancak kamuoyuna bilinen bir yanıt verilmedi.

Öte yandan 2023 yılının nisan ayında, Hamza Şayir’in belediye başkanlığı döneminde gazeteci ve “gazeteciler”den oluşan ama tamamı gazeteci diye tanımlanan 30 kişilik bir Kocaeli heyeti, bölgede incelemede bulundu:

Heyetin Kahramanmaraş yerel basınına yansıyan haberlerine göre, her şey güllük gülistanlık idi:

https://l24.im/V5AYGI

Dilovası Belediyesi’ne dair bir ilginç iddia, 2004-2009 dönemi MHP’li belediye başkanı Musa Kahraman’dan geldi: “…Çünkü Türkiye’de yolsuzluk sadece CHP’li belediyelerde değil AK Partili belediyelerde de var. Hadi gelsin buyursun, Dilovası Belediyesi’ni bir incelesinler bakalım. Şu naylon faturalar nereden alınıp nereye konulmuş, görelim bakalım…”

Gebze Emek haber sitesinin bir süredir kendi kurumsalında da tasarladığı, daha önce çok sayıda ulusal ve yerel basında örnekleri görülen seri röportaj haberciliğinin ilk konuğu Musa Kahraman, ana muhalefetteki CHP’ye de, Cumhur İttifakı’nda partisinin birlikte yürüdüğü AKP’ye de, nalına da mıhına da yüklendi. Kahraman ile üçüncü bölüm, tamamen doğaçlama:

 

“Türkiye tamamen raylarından çıkmış, ben dâhil hiç kimsenin tahmin edemeyeceği bir sona doğru götürülmekte. Ama insanlar hala iyi ve iyi niyetli. Önemli kısmı Türkiye’de oluşmuş bir ortak akılla hala umutlu. Birbiriyle hısım akraba oluyor. Kız alıyor, veriyor. Birlikte ekip oluşturup aynı hedefe gidiyor. Ama bu oluşuma rağmen Türkiye’nin bu kadar bozulacağı; gerek üretimde ve ticari anlamda, gerekse güven ortamı ve devlet kurumlarının ciddiyeti konusunda bu kadar bozulabileceği hiçbir zaman akla gelmezdi.

CHP’nin ‘Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz’ sloganına atıfla-

Tek başına bu işler olmaz’ diyor. Güzel bir slogan buldular. Onların da içindeki bozuk bazı akılların yüzünden demeyelim: Önceden ayarlanmış, görevlendirilmiş, ülkenin birliğini beraberliğini oluşturanlardan ötürü değer vermeme yüzünden bu haldeler. Namaz kılmıyorsan kılma ama namaz ile uğraşma. Oruç tutmuyorsan tutma ama tutanın kendini güvenli, mutlu hissettiği bir ibadetle uğraşma.

Sloganları güzel ama bize bu sloganları bulmaya zorlayan aklı 1940’larda yitirmeseydik iyiydi. Birbiriyle uğraşmayı siyaset zannetme halinden çıkamadık. Biz bunları konuştuğumuzda bize, ‘Sizin genel başkanlarınız, sizin insanlarınız yüzünden Türkiye bu duruma dönüştü’ deniyor.

Zamanında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı edinen Türki Cumhuriyetindeki vatandaşlarımız ile hısım akraba, iş ortağı, mesai arkadaşı olunabildi. Aynı yerde yiyor, içiyor, seyahat ve siyaset özgürlüğü var. Peki., ne oldu sana. Arkandan biri seni gazlıyor diye Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin değerleriyle oynamaya ne hakkınız vardı? Bunlarla oynandı.

Toplumun büyük bölümü pasifize edildi. Emek vermeden diploma sahibi olanlar Türkiye’de kurum ve kuruluşların içini boşalttı, yetki sahibi oldu. Yetkilerini devletin, milletin, toplumun gayretine değil oraya doğru kullandı. MHP’nin bu kadar bozuk bir ortamın içinde her tarafta çalanın, kapanın bulunduğu bir grubun içine niye girdiğini bazen ben de düşünüyorum.

Demek ki Ortadoğu’da büyük bir coğrafyanın sınırlarının değişimi, Yugoslavya gibi olma riski var.

2000’li yıllarda, Ecevit’in sağlığının bozulmaya başladığı süreçte, ülke yönetiminde güvenilir bir grubun olmadığını görünce Ecevit’in devlet adamlığına güvenen Devlet Bahçeli destek vermişti. Bugün de aynı şekilde, ülkede bir sıkıntı var. İsrail tehlikesi var. Destek vermektedir.

Biz doğru neyse, yanında oluruz. Aradığımız doğruyu toplumun içinde çoğunlukla görüyoruz. Ama bu güçler bölünerek onların içine mutlaka bazı fırsatçılar sokulup, ‘Bak yeni bir parti kuruluyor. Bunların içine gir. Sakın ha burayı boş bırakmayalım. Burada bir ayağımız olsun’ anlamındaki üçbuçukları buranın içerisine sokuyorlar.

Kurnaz siyasetçiler siyasette tekrar etkili olmaya başlayınca 2000’li yıllarda hem ekonomik hem de siyasi bozulmuşluk yönünden tekrar sıkıntılar yaşandı. Tam toparlanıldı denilirken, Bahçeli’nin Ecevit’i desteklediği süreçte toparlanmaya yakınken Türk Milleti, Erdoğan’ın lehine oy kullanarak iktidara getirdi. Türkiye’de bir rahatlama daha var gibi görüldü. Evet, sağ sol budanmıştı. Türkiye’de kimsenin ümit etmediği bir parti iktidara aday olmuştu. Millette, ‘Siz misiniz kavga eden’ diye verdi yetkiyi. Bunlar ders alınması gereken şeyler. Erdoğan’ın Türkiye’de Başbakan, Cumhurbaşkanı, Cumhur İttifakı’nın başkanı konumu ve yetkileri edinmesinin altında yatan sebeplerde bunlar.

 

Günümüzde Türkiye’nin aynı şeye ihtiyacı var. Ülkemizde güven ve devlet daireleri bozulmuştur. Mevcudun devamına ihtiyaç yok. Günümüzde Türk toplumu rahat değil. Siyaset rahat değil. O ona inat ediyor yanlış yapıyor, o ona.

Türk Milleti, Kurtuluş Savaşı yaşamış bir millet. Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının yönetimi ve manevralarıyla beraber, topyekûn Türk Milletinin gayretleriyle işgal edilmiş bir ülke yeniden ayağa kalkmış taze ve genç bir devlet olmuştur. Demokrasiyi getirmiştir. Bütün halklarına devletin elemanı olarak bakarak herkesin hakkını, hukukunu korumuştur. Böylesi bir ülke neden gittikçe bozulsun, bozuldu.

Şimdi aynı şekilde devlet benim devletim, vali benim valim. Hükümet benim hükümetim. Benim öğrencilerim ülkeye faydalı birer insan olarak yetişsin diye hedef belirlemiş, o manada hizmet eden bir Hükümeti, Türkiye bugün özlemektedir. Böyle bir hükümet bugün yok, kesinlikle yok. Bu kadar açık. Çünkü Türkiye’de yolsuzluk sadece CHP’li belediyelerde değil AK Partili belediyelerde de var. Hadi gelsin buyursun, Dilovası Belediyesi’ni bir incelesinler bakalım. Şu naylon faturalar nereden alınıp nereye konulmuş, görelim bakalım.

Zamanında tüm bu yapılardan uzak, işi gücü eğitim olan, Devletine, milletine dürüst, üretken, sorumluluk alan bir gençliği nasıl yetiştireceğim diye uğraşırken belediye başkanlığına aday gösterildim, seçildim. Borçta, batakta, kendi başkanına bile maaş ödeyemeyen belediyeyi borç yükünden kurtardım. ‘Ak’ diye tanımladığı bir zihniyet ve İslami söylemlerle benden sonra yönetimi devralanlar, Dilovası Belediyesi neden şimdi batak içinde?

Dilovası Belediyesi’nin bir binası, ilçenin hükümet konağı yok. Kurumlar dörde beşe bölünmüş. Kiraları nasıl olsa devlet tarafından ödeniyor diye 50 bin liralık ofisler belediyeye 150 bin liraya kiralanmış. Bugün borç batağında, Büyükşehir Belediyesi desteği olmadan işe aldığı insanlara maaş veremeyen bir Dilovası Belediyesi var.

Musa hoca bunları niye konuşmasın. Ben isim vermiyorum. Şu başkan bu başkan demiyorum. O başkanlara yüz veren bir yapı var arkada. Büyükşehir Belediyesi, AK Parti’nin genel yönetimi var.

Benim genel başkanım seçildiğimizde ‘Bize oy verenlerin yüzünü kara çıkarmayalım. Millete hizmet vermede azami gayreti sarf edelim. Yanlış işlerden kaçınalım’ anlamında gayret sarf ediyordu.

Şimdi kazanamadığı yerdeki belediye başkanlarını ezmeye çalışan yapı kendi belediyelerinde, örneğin Dilovası Belediyesi’nde ne kadar yer satılmış. Kime ne kadar yer verilmiş. Bu yerlerin paraları Dilovası Belediyesi’nin kasasına yatırılmış mı? Paralar nereye gitmiş? Hiç bakılmış mı?

Ankara’daki ama gözü Dilovası’nda olan, organize sanayi çevresinden yer edinmek isteyen, deponi alanları peşinde koşturan, belediye başkanlarını pohpohlayıp, ‘Benim Ankara’da adamım var’ deyip şımarttıkları kendi başkanlarını gelip incelesinler bakayım.”

Yarın sürecek

Seri röportajda 2’nci gün…

Bahçeli haklı…

Terzi Fikri işi yanlış yerden tuttu..

 

https://www.gebzeemek.com/haber/siyaset/bahceli-hakli-terzi-fikri-isi-yanlis-yerden-tuttu/1788.html

Güncelleme: 08 Eylül 2025 08:05
BENZER HABERLER
X