BİR İNTİHAR VAKASINDA SÜRECİN TANIĞI Tefeciye sakın borçlanmayın. Bir verip 10 alıyorlar
Gebze’de bir süre önce gerçekleşen intihar vakasında kişiyi intihara sürükleyen sürecin tanıklarından Avukat Murat Yılmaz borca giren kişilerin tefecilerden uzak durmasını önerdi. Yılmaz, “Ödeyemezseniz, bir verdiyse 10 alıyorlar” dedi.
Röportaj Analiz - 2
Gebze’de bir süre önce gerçekleşen intihar vakasında kişiyi intihara sürükleyen sürecin tanıklarından Avukat Murat Yılmaz borca giren kişilerin özellikle bir sektörde yoğunlaşan tefecilerden uzak durmasını önerdi. Yılmaz, “Ödeyemezseniz, bir verdiyse 10 alıyorlar” dedi.
Bu röportajda intihar eden kişinin ismi bizde saklı olmakla birlikte ilgili sektörün ismi de, sektörün tamamının töhmet altında kalmaması için saklı tutulmuştur.
Murat Yılmaz gerek vakaya, gerekse sürece dair Gebze Emek’e yaptığı açıklamada şunları kaydetti:
“Kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Arkadaşlığımız da vardı.
Son zamanlarda, özellikle dükkânı açtıktan sonra da yanlış tercihlerde bulundu. Yanlış kişilere bulaştı. İyi bir arkadaştır, kişidir ama ailesine, çevresine işin içinden çıkamadığından dolayı biraz yalan söylerdi.
‘Şu işi, ticareti yaptım. Buradan bu kadar kazanacağım..’
İnsanlar da kendisini kandırıyordu ve o da inanıyordu. İş tercihinden olayından ötürü çıkmaza girdi. Çıkmaza giren herkeste bir şekilde gidip, ‘tefeci’ dediğimiz kişilere bulaşıyor. Tefecilerin çalışma şekli belli. Ödemenizi bir şekilde geciktirdiğinizde, ‘Faizini alayım. Vade farkını alayım’ diye bir şey yok. Tefeciler bir kişiye bu şekilde ellerine geçirdi mi, ne var ne yok sömürme peşindeler.
Benim de bildiğim; o dönemde yanlış giden ticaretini biraz düzeltebilmek için tefecilerden borç alıyor. Bu borç kapsamında da esasen kendisinin üzerinde emanet olarak duran bir arsa üzerindeki taşınmazı da bunlara veriyor. O arkadaşının da ondan dolayı kendisi ile araları bozuldu. Çünkü kardeş gibi bildiği birinin kendisine emanet ettiği taşınmazı vermek zorunda kaldı. Akrabaları onun zararını karşıladı, bir sıkıntı yoktu. Kendisinin zaten eti budu, neyi var neyi yok belli. Tefeciler şunu biliyordu: ‘Biz eğer kendisini ketenpereye getirirsek, zorlarsak akrabasının hali vakti yerinde. Borçtan sıkılan biri. Laf, söz olmasın diye bu şekilde giderlerse, akrabalarının o borcu ödeyeceğini biliyorlardı. Bu mantıkla kendisine borç para veriyorlardı. Ama onlar da bir vermişlerse üç, beş, on.. artık neyi var neyi yoksa bu şekilde almaya kalktılar. Yine etrafındakileri de kullandılar. En yakınındakiler dahi kendisine yanlış yaptı diye biliyorum. Onlarla da davalık olundu. Kendisi ile yapılan ticaretlerin tamamında, ‘Hiç hatası, kusuru yok’ diyemeyiz. Ama günün sonunda onu intihara sürükleyen olay, tefecilerden dolayı oldu.
Kendisi bu borçlanma vakasında işin içinden çıkamayınca, 1-1.5 sene önce yine bir intihar mektubu bırakmıştı ve bir yerlere gitmişti.
O dönemde de kendisi ile görüştüm. Akrabaları araya girdi ve borçlarını ödeyeceğini söyledi. Burada da görüştük. Özetle, ‘Borçlarını bu şekilde ödeme. Onlarla da oturalım, konuşalım. Makul rakamda uzlaşalım. Bir vermişlerse beş isteyeceklerdir. Bu hak değil” dedim. Tefecilerin sistemini bildiğim için, diğer aile efradının haklarını da bu kişilere yedirmemesi için önerilerim oldu. Kim için olursa olsun yedirme, verme dedim yani. Akrabası buna rağmen, ‘Akrabamdır’ diyerek bunların borçlarını, ben o şekilde olmasını istememe rağmen kapattı.
Kendisi, uzun bir aradan sonra tekrar döndü. Bir şeyler yapmaya çalıştı ama o cenderenin içinde yapabileceği pek bir şey de yoktu. Muhtemelen yine bazı çevrelerden para alışverişi oldu. Bir de önceki borçlanmada kendisinin bir şey yapamaması, akrabasının kendisine ait borçları üstlenmesinden ötürü psikolojik bir rahatsızlık hissediyordu. Onun tek amacı, ‘Bir şeyler başarayım, edeyim. Çevreme kendimi kanıtlayayım. İspatlayayım’ mantığıydı.
Öte yandan bence; kendisinin hiçbir alakası, ilgisi olmamasına rağmen birileri kendisinin adını kullanarak bir dolandırıcılık olayı yapmışlardı. Dava sürecini biliyorum. Yakın çevrelerinden birileri kendisinin ismini vererek bir dolandırıcılık olayına karışmışlardı. Telefonla milleti arayıp bir şey satacağız deyip ön ödeme alıyorlar, sonra göndermiyorlar. Bundan sebep kendisinin hiçbir suçu olmadığı halde bir ilimizde, ağır Ceza Mahkemesinde aleyhine dava açıldı. İmza örnekleri alındı vesaire ve mahkeme kendisine, 2 bin TL tutarlı bir dolandırıcılık gerekçesiyle 4 yıl hapis cezası verdi. Biz her şeyi güzelce ortaya koyarak mahkemeye itirazda bulunduk. Mahkeme heyeti itirazlarımızı hiç incelemeden cezayı çok kısa sürede onadı. Dosya onunca kendisinin cezaevine girme durumu oluştu.
Biz de; üst mahkemede itiraz edelim. Bunun kesinlikle bozulması gerekiyor yani.
Kendisi o dönemde boşu boşuna cezaevine girmemek için saklandı. Saklanınca insan yalnızlaşıyor. Kendisi tefecilere bulaştı ama eğer yalnız kalmasaydı bugün bunlar olmazdı diye düşünüyorum.
O mahkemeyle ilgili sürecimiz halen devam ediyor.
İntiharı, İntihara teşvik ve sürüklemekle ilgili kanun maddesine tam anlamıyla uymuyor.
İlgili madde; birilerini sürekli intihara telkin ederseniz örneğin, intihara yönlendirme suçu diyor. Türk Ceza Kanunu’nun 84’ncü maddesi. İntihara teşvik etme. Başkasının intiharına yardım etme..
Olaylara bütün olarak baktığımızda kendisini buraya, intihara sürükleyen olayların içinde bu da var ama ilgili yasa maddesi uyarınca, buna uymaz.
Diyelim ki; biri intihara karar verdi ve bir başkası da ona, ‘Senin için en doğru karar’ dedi. Burada öyle bir durum yok. İntihara sürükleme suçu burada olmaz.
Tefe tüfeyle, tefecilikle ilgili ki bunlar insanın hayatını mahvediyor. İnsanlar bundan bıktıklarından aileleri parçalananlar, intihar edenler oluyor. Başka suçlar işlemek zorunda kalanlar oluyor şeklinde üzerinde durulursa daha etkili olacaktır.
Bir diğer arsa vakasında olayları biliyorum ama evrak ne verdiler, ne aldılar. Bunları bilemiyorum. Evrak, senet sepet muhakkak vardır. Bununla birlikte icra konulmuştur. Direk onların adına devredilmiştir. Onlar bilinirse. Bedelsizlikten dolayı, borcu olmadığından dolayı ya da bu kadar borcu olmadığından dolayı bir dava açılırsa suçlanan kişinin yeri kardeşine devrettiği için.. Kardeşi de bilebilecek durumda bunu. Dava açılıp talep edilebilir.
Arsa ile ilgili davalarını ben takip etmedim. Akrabası kendisinin çözeceğini söyledi. Bildiğim kadarıyla da insanlar araya girerek, o şekilde bu şekilde görüşerek onları çözdü. Sonradan dava açıldı mı, bilmiyorum.
Eşiyle boşanmadılar. Problemli süreç yaşadılar. Sorun çözüldü.
Peşpeşe gelen olaylar, aileden saklaması, işin içinden çıkamaması, hiç alakası olmamasına rağmen bir mahkemenin kendisine vermiş olduğu cezadan kaçmış olması ve yalnızlaşması onu bu süreçlere getirdi.
İntiharına biz de inanamadık. En sıkıntılı süreçlerinde dahi kendisiyle görüşüyorduk. Göstermiyordu ama demek ki varmış içinde bir şeyler.
Kimseyi suçlayacak değiliz ama onu hatadan hataya sürükleyen, etrafında pek çok insan vardı.
İnsanlar ticaret yapabilir. Ticarette kar da zarar da edersiniz. Ama dediğim tefeci grubu yakaladığında tamamında neyi var neyi yok her şeyini almaya çalışan insanlardır.
Tefecilik Gebze’de uzun zamandır, ilgili sektör grubu üzerinden yürüyor. Hem resmi kılıfına uydurmak için hem de büyük bir bölümü kendince olayı istismara sokarak, sanki bir ticaret varmış gibi göstermek için klasik yapılan şeyler. Doğu ve Güneydoğu’da arpa buğday ‘ticareti’ ile yapılıyor. Buralarda genelde o sektör grubu üzerinden.
O olay olmasaydı belki olmazdı. Kader sonuçta. Belki bu kadar erken olmazdı ve belki ileride başka şeyler olurdu. Özellikle sözünü ettiğim mahkemede haksız yere, hiçbir inceleme yapılmadan verilen ceza nedeniyle yalnızlaştı. Karar neticesinde, Cumhuriyet Savcısı da lehimize tutum sergilemişti, karar vermişti. O karar bir gelsin. O karar geldikten sonra gerekli yazışmaları yapacağım. Yalnızlaşmasına etken olmuştur.
Söz konusu durumda birçok aile var. Boşanmayla sonuçlanan birçok olay oluyor. Kendilerine veya başkasına zarar veren birçok olay oluyor.
Uyuşturucu, kumar, tefe tüfe işleri insanın hayatını bitiren, mahveden şeyler, hatalar.”
İLGİLİ HABER
Kozanoğlu, “Ya düzenin kenara attıkları?” demişti…
https://www.gebzeemek.com/haber/yasam/kozanoglu-ya-duzenin-kenara-attiklari-demisti/2542.html