SAKARYA’DA OLAN GEBZE’DE DE OLMALI Ahmet Penbegüllü “Dünyayı Güzellik Kurtaracak” öykü yarışması
Bir kıyıdan baktım dünyaya / Ellerimde tuz avucumda sedef / Bir mavilik bir açıklık / Özgürlük hasreti / Yüreğime vuruyor / Nerede nerede insanlar / Dünyayı güzellik kurtaracak / Bir insanı sevmekle başlayacak her şey
Zülfü LİVANELİ / Ada
**
Sevgili okur…
Bugünkü yorumun merkezinde Adapazarlı Sait Faik Abasıyanık ile Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin yer almasından ötürü doğum yerimden sebep böyle bir tercihte bulunduğumu düşünebilirsiniz. Doğaldır.
Kaldı ki merhum Abasıyanık, fikirlerinden sebep benimsediğim bir şahsiyet olmakla birlikte, her ne kadar kökenim iki farklı yere uzansa da, hemşerisi olmaktan da zaman zaman gururlandığım bir şahsiyettir. Ama bu yorumda asıl dikkat çekmek istediğim iki husus var:
İlki; siyaseten milliyetçi muhafazakâr bir şehrin AKP’li Büyükşehir Belediyesi tarafından;
Şahmerdan isimli kitabındaki Çelme isimli hikâyesiyle halkı askerlikten soğuttuğu gerekçesiyle askeri mahkemeye verilen…
Peyami Safa tarafından; - Marksistliğin suç sayıldığı zamanlardı galiba- Marksçıların ardına takılmakla suçlanan Sait Faik Abasıyanık için ulusal ölçekli hikâye yarışması düzenlemektedir.
Bir diğeri; dünden devam içerdiğinden ötürü aslında bu yorumun da ana konusu merhum Ahmet Penbegüllü’nün bence hayli eksik olan anma etkinliklerine dair öneridir.
Bu arada bu yorum, mezarı başında anmaya bir karşıtlık içermemektedir. Kaldı ki sürmelidir ama tek başına yetersizdir.
Sait Faik Abasıyanık’ın, “Sevmek, bir insanı sevmekle başlar” veya “Dünyayı güzellik kurtaracak. Bir insanı sevmekle başlayacak her şey” sözü ile merhum Penbegüllü’yü ölüme getiren etken, insanlık suçu işkence ile örtüşen bir detay var sevgili okur:
Penbegüllü şahsında gerek 28 Şubat gerek 12 Eylül süreçlerinde, gerek ilçemiz bölgemiz, gerek ülkemiz dünyamızda tüm işkence mağdurlarının işkencecileri, bir insanı sevseydi veya insanı sevseydi, dünyada işkence diye bir şey olmazdı.
Bu detayda, herhangi bir işkencecinin kendisini, “Öyle emredildi. Emir demiri keser” tarzı savunması da geçersizdir. “İşkence et” diye bir emirin kendisi suçtur.
“Ve cellat uyandı yatağında bir gece / Tanrım dedi, bu ne zor bilmece / Ben öldürdükçe çoğalıyor adamlar / Ben tükenmekteyim öldürdükçe”
Dünkü yorumumu Penbegüllü’nün nasıl anılması gerektiğine dair her tür öneriye açık olduğumu, burada yer vereceğimi belirterek tamamlamıştım. Bir tane bile gelmedi. Hâlbuki özellikle muhafazakâr kimliğiyle bilinen kişilerden geleceğini öngörmüştüm.
Hiçbir zaman tık takıntım olmadı ama sitenin panel kontrolü de bende. Muhafazakâr kesim veya sağ kesimle ilgili yorumlarım, en az okunan yorumlarım. Dünkü yorumda biraz çıta yükselir dedim, yükselmedi. Hâlbuki ve naçizane, Penbegüllü şahsında bir insanlık suçu değerlendirmesinin, ben yazdım diye değil genel anlamda, daha fazla ilgiyi hak ettiğini düşünüyorum.
Yine dün sembolleri önemsediğimi belirtip Penbegüllü’nün vefatından bir gün öncesinin 30 Ağustos Zaferi ve Zafer Bayramı, bir gün sonrasının 1 Eylül Dünya Barış Günü olduğunu hatırlatmıştım. Bence ikinci seçenek, 1 Eylül çok daha anlamlı.
Önerilerime gelince;
Gebze Belediyesi öncülüğünde, Milli Eğitim işbirliğinde, İnşaat Mühendisleri ve Mimarlar Odası Gebze Temsilcilikleri lojistik desteğiyle, lise öğrencileri arası –örneğin- kent ana konulu kompozisyon yarışması;
Yine Gebze Belediyesi öncülüğünde, Gebze Teknik Üniversitesi işbirliğinde, İnşaat Mühendisleri ve Mimarlar Odası Gebze Temsilcilikleri lojistik desteğiyle, Mimarlık ve İnşaat Mühendisliği fakülteleri öğrencilerine yönelik –örneğin- kent merkezi proje yarışması;
İllaki Gebze Belediyesi öncülüğünde, insan haklarını merkezine alan herhangi bir sivil toplum örgütünün işbirliğinde, barışı veya her tür insanlık suçuna karşıtlığı merkezine alan, ilki yerel ölçekli ancak sonraki yıllarda ulusala yayılan tüm yurttaşlara açık öykü veya köşe yazısı yarışması;
Fena mı olur yani: Ahmet Penbegüllü ‘Dünyayı Güzellik Kurtaracak’ öykü yarışması!
Rahmetli AKP’li öldü ancak belediye başkanlığı daha ziyade Milli Görüş’te siyaset yaptığı yıllarda idi. Gebze’de “Penbegüllü Belediyeciliği” veya “Milli Görüş Belediyeciliği” tipi siyasetle ilintili
Ya da siyasetten bağımsız kentin ve belediyeciliğin,
Penbegüllü’nün yanı sıra 12 Eylül’de görevinden alınan Sedat Tüze’nin de yad edildiği bir panel, seminer, gerekirse çalıştay…
Nacizane önerilerimdir diyorum.
Şimdilik olmak kaydıyla başka da bi’şi demiyorum.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
- O “gazete” de hem rakibi hem bizi düşürdü 22 Ekim 2025 Çarşamba
- Nilgün Erol: Dünya bozkurt/Asena görsün 21 Eylül 2025 Pazar
- Zemine sağlam basıyorsak 1’nci Lig’e bu sezon çıkalım 19 Eylül 2025 Cuma
- “Hay Tavşancıl Belediyesi’ni kapatanın…” 18 Eylül 2025 Perşembe
- GTO erzak, Gebze Belediyesi çikolata yolladıydı 17 Eylül 2025 Çarşamba
- İYİ’de tek adaylı kongreler İYİ bi’şi olabilir mi? 16 Eylül 2025 Salı
- Şekerpınar Kartal’dan tek, Kartepe’den kaç vasıta? 15 Eylül 2025 Pazartesi
- Bayramoğlu Ada gönüllüsünün oğlu babasının ikisi Ata'nın izinde 14 Eylül 2025 Pazar
- “Gebzespor istese daha fazla atardı” 13 Eylül 2025 Cumartesi
- Darıca ve Çayırova’da çarşaf liste şimdi daha kıymetli 12 Eylül 2025 Cuma